İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/680 E. 2025/1042 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/680
- Karar No
- 2025/1042
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/680 Esas - 2025/1042 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/680 KARAR NO : 2025/1042
DAVA : Menfi Tespit (6183 Sayılı Yasanın 79. Mad. Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2025 KARAR TARİHİ : 26/12/2025 G. KARAR YAZIM TARİH : 13/01/2026 Mahkememizde açılan Menfi Tespit (6183 Sayılı Yasanın 79. Mad. Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gelir İdaresi Başkanlığı ...Defterdarlığı Muhammed Karagüzel Verigi Dairesi Müdürlüğü'nün, 6183 sayılı kanunun 79. Maddesi hükmü gereğince karşı taraf aleyhinde yaptığı takipte müvekkiline ödeme emri gönderildiğini. İş bu ödeme emrinin iptali için ...5. Vergi Mahkemesi'nde dava açtıklarını, adı geçen mahkemece, kanun hükmü ve yerleşik içtihatlar nazara alınarak genel mahkemede dava açılarak, karşı tarafa borçlu olmadığına dair ilam getirilmesine karar verildiğinden işbu davanın açıldığı belirtilerek, karşı tarafa borçlu olmadığnın tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı şirket yetkilisi cevabında; Tebligatın kendisine ulaşmadığından davaya karşı herhangi bir beyanda bulunamadıklarını belirtilerek davanın reddi istenmiştir. GEREKÇE: Dava, 6183 sayılı yasa 79. maddesi kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra "Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır." hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. 6183 Sayılı Yasanın "Üçüncü Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak Ve Hakların Haczi" başlıklı 79. Maddesinde;" Hamiline yazılı olmayan veya cirosu kabil senede dayanmayan alacaklar ile maaş, ücret, kira vesaire gibi her türlü hakların ve fiilen tutanak düzenlemek suretiyle haczi kabil olmayan üçüncü şahıslardaki menkul malların haczi, borçlu veya zilyed olan veyahut alacak ve hakları ödemesi gereken gerçek ve tüzel kişilere, kurumlara haciz keyfiyetinin tebliği suretiyle yapılır. Tahsil dairesi tarafından tebliğ edilecek haciz bildirisi ile; bundan böyle borcunu ancak tahsil dairesine ödeyebileceği ve amme borçlusuna yapılacak ödemenin geçerli olmayacağı veya elinde bulundurduğu menkul malı ancak tahsil dairesine teslim edebileceği ve malın amme borçlusuna verilmemesi gerektiği, aksi takdirde amme borçlusuna yapılan ödemeler ile malın bedelini tahsil dairesine ödemek zorunda kalacağı ve bu maddenin üç, dört ve beşinci fıkra hükümleri üçüncü şahsa bildirilir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri, alacaklı tahsil dairelerince ya da alacaklı amme idaresi vasıtasıyla, posta yerine elektronik ortamda tebliğ edilebilir ve bu tebligatlara elektronik ortamda cevap verilebilir. Elektronik ortamda yapılacak tebliğe ve cevapların elektronik ortamda verilebilmesine ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir. Tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirileri; amme borçlusunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bankaların şubelerine doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığı ile tebliğ edileceği gibi Maliye Bakanlığınca belirlenecek tutarın üzerindeki alacaklar için doğrudan bankaların genel müdürlüklerine de tebliğ edilebilir. Haciz bildirisi bankanın genel müdürlüğüne de tebliğ edilmiş ise tüm şubelerini kapsayacak şekilde beyanda bulunma yükümlülüğü bankanın genel müdürlüğüne aittir. Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur. Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu hükümde, menfi tespit davasının açılacağı yerin genel mahkeme olduğu belirtilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, 6183 sayılı yasa 79. Maddesinde menfi tespite ilişkin davanın açılacağı mahkemenin genel mahkeme olarak belirtilmesi karşısında, bu mahkemenin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekmiştir. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamları ile ...Bölge Adliye Mahkemesi 23. HD nin 26.02.2020 tarih ve 2020/191 Esas 2020/362 Karar sayılı kararları da bu yöndedir.) Uyuşmazlık, davalı aleyhinde Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 6183 sayılı kanunun 79. Maddesi hükmü gereğince yapılan takipte gönderilen haciz ihbarları sonrasında düzenlenen ödeme emrinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosyamızda, taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından başlatılan 6183 sayılı yasa kapsamında başlatılan kamu alacağı tahsili hakkındaki kanun kapsamında çıkartılan haciz ihbarnamelerine itiraz edilmemesi nedeniyle davacının yedinde sayılan borçtan dolayı borçlu olup olmadığına ilişkindir. Yine 01.10.2011 tarihinden sonra açılan bu nedene dayılı menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ...2013, sh:476) ve 6100 sayılı HMK'nın 1. maddesindeki göreve ilişkin kuralların kamu düzenine ilişkin olduğu nazara alınarak , dosyamızda 6183 sayılı yasa 79. maddesine dayalı olarak açılan iş bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 114/(1)-c ve 115/(2). maddeleri uyarınca Mahkememizin görevsizliği ve dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacıların davasının, HMK 114/1-ç 115/2 maddeleri uyarınca, Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve HMK 20. Maddesi uyarınca süresinde talep halinde, dosyanın görevli ve yetkili ...NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-6100 sayılı yasanın 20/1 maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra 2 haftalık süre içerisinde taraflarca dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde, mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar VERİLECEĞİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı, oy birliği ile verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.26/12/2025
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."