İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/582 E. 2025/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/582
- Karar No
- 2025/699
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/582 Esas - 2025/699 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/582 Esas KARAR NO : 2025/699 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2025 KARAR TARİHİ : 20/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/11/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu ... .... .... plakalı ticari taksiye çarptığını, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle hasar gören müvekkil aracının 25/02/2025 ile 13/03/2025 tarihleri arasında en az 15 gün serviste kalarak tamir edildiğini, bu süre zarfında ticari taksi olarak işletilen aracın kullanılamaması sebebiyle müvekkilin kazanç kaybına uğradığını, davalıların bu zarardan müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 16/09/2024 tarihli kaza neticesinde 43 TA 009 plakalı aracın uğramış olduğu kazanç kaybı bedelinin bilirkişi atanarak belirlenmesini, şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin kaza tarihi olan 16/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı ...Endüstri İnşaat ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davanın haksız fiilden kaynaklandığını ve müvekkil şirketin ticari merkezinin Kahramankazan'da olması sebebiyle HMK'nun 6, 16 ve 21. maddeleri uyarınca yetkili mahkemenin... Batı Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının zarar miktarını belirleyebilecek durumda olması nedeniyle davanın HMK'nun 107. maddesi şartlarını taşımadığını ve belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle usulden reddi gerektiğini, kazadaki kusur oranının yeniden bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının günlük kazanç iddiasının fahiş olup ispat yükünün kendisinde olduğunu ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/5036 E. sayılı kararına atıfla, gerçek kazancın tespiti için ilgili vergi dairesinden davacının vergi matrahı kayıtlarının getirtilmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği 15 günlük onarım süresinin aksine, sunulan servis beyanına göre aracın fiilen 08/03/2025-12/03/2025 tarihleri arasında 4 gün serviste kaldığını, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/26777 E. ve 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/15596 E. sayılı ilamları uyarınca zararın makul onarım süresine göre hesaplanması gerektiğini, bu süreden hafta tatilinin düşülmesi ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2006/5225 E. sayılı kararı gereğince yakıt ve amortisman gibi zorunlu giderlerin mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle talep edilen avans faizi yerine yasal faiz uygulanması gerektiğini ve dava dilekçesinde belirtilen 16/09/2024 faiz başlangıç tarihinin hatalı olup, gerçek kaza tarihinin 25/02/2025 olduğunu ileri sürerek, öncelikle davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın HMK m. 107 uyarınca alacak belirlenebilir nitelikte olduğundan öncelikle usulden reddi gerektiğini, esas yönünden ise iddia edilen 15 günlük onarım süresinin makul olmadığını, aracın fiili onarım süresinin 4 gün olduğunu ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi (2014/15596 E., 2017/156 K.) kararlarına göre makul sürenin esas alınması gerektiğini, davacının aracını kaza sonrası 26/02/2025 tarihinde Emet Bekarlar Petrol'den yakıt alarak ticari faaliyette kullandığını, bu hususta tanıkları (Ramazan Coşkun, Murat Semerci ve Mesut Sayın) bulunduğunu, davacının iddia ettiği günlük 2.500,00 TL - 3.000,00 TL kazancın ispatlanamadığını, gerçek kazancın Vergi Dairesi ve Taksiciler ve Şoförler Odası kayıtları ile tespit edilmesi ve hesaptan zorunlu giderler (yakıt, amortisman) ile hafta tatillerinin (Pazar) düşülmesi gerektiğini, ayrıca kaza tarihinin 16/09/2024 değil 25/02/2025 olduğunu ve ticari avans faizi değil yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, servis kayıtları, yakıt alım fişleri ve vergi kayıtlarının celbine ve tanıkların dinlenmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, trafik kazasına ilişkin belge, tutanak ve fotoğraflar, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir. 25/02/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı vekilinin belirsiz alacak davası olarak şimdilik 100,00 TL kazanç kaybı bedelinin davalılardan tahsili istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 6/1. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK'nun 16/1. maddesinde de "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamına göre, HMK'nun 16/1. maddesi uyarınca davacı yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir ise de, yerleşim yerinin Kütahya ili Emet ilçesinde olduğu, trafik kazasının Emet ilçesinde meydana geldiği, davalılardan hiçbirinin adresinin... ili yargı çevresi dahilinde olmadığı, bu durumda davalı ...Endüstri İnşaat ve Ticaret A.Ş.'nin bildirdiği ticari merkezi olan Kahramankazan ilçesinin bağlı olduğu... Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu, diğer davalı ... vekili yetki itirazında bulunmamışsa da, yargılamanın ekonomik, doğru ve sağlıklı biçimde yürütülmesi, birbiri ile çelişen kararların verilmesinin önlenmesi ve usul ekonomisi gereği yargılamanın tek mahkemede yürütülerek sonuçlandırılmasının elzem olduğu, diğer taraftan HMK'nun 7/1 maddesi gereğince, davalı birden fazla ile davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde de açılabileceği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin yetkisizliğine, 2-HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin, mahkememizin yetkisizlik kararına süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak, dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın yetkili... Batı Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, bu süre içinde yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde mahkememizce aynı madde uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK'nun 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili mahkemece dikkate alınmasına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekillerinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2025 Katip ... Hakim ... ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır