İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/576 E. 2025/614 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/576
- Karar No
- 2025/614
- Karar Tarihi
T.C. .... TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/576 Esas - 2025/614 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... ... TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/576 Esas KARAR NO : 2025/614
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/03/2016 KARAR TARİHİ : 03/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 05/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 03/01/2016 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı davalı ... Petrolcülük Ltd. Şti. adına kayıtlı diğer davalı ...'in yönetimindeki çekici araç ile davacıların murisi ...'nin yönetimindeki aracın karışmış oldukları trafik kazasında ...'nin hayatını kaybettiğini, olayın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu, muris ...'nin babası ... adına kayıtlı ... .... .... işletmesi bulunduğunu, ölümü ile davacıların onun desteğinden mahrum kaldıklarını, cenaze ve defin gideri yapmak zorunda kaldıklarını, bu suretle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacıların her biri için 1.000'er TL destekten yoksun kalma, 500 TL cenaze defin gideri olmak üzere toplam 5.500 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, davacı ... için 100.000 TL, Emir ve ... için 60.000'er TL, ... ve ... için 70.000er TL, ... .... .... için 20.000'er TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan sigorta şirketi yönünden temerrüt, diğer davalılar yönünden olay tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 14/08/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; maddi tazminat talebini davacı eş ... için 162.759,12 TL, davacı çocuk ... .... .... için 38.803,57 TL, davacı çocuk ... için 19.369,91 TL, davacı anne ... için 47.609,22 TL, davacı baba ... için 32.816,32 TL olmak üzere toplam 301.358,14 TL'nin davalı gerçek kişiler yönünden olay tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... .... .... plaka sayılı aracın advalı şirkete Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının poliçe teminat limiti ve gerçek zararla sınırlı olduğunu, davadan önce davalı şirkete başvuru yapılmadığını, olayın kusur yönünün araştırılması için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, davacıların maddi zararlarının tespiti için aktüer sicilinde kayıtlı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davacıların olaydan dolayı Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan herhangi bir ödeme alıp almadıklarının tespitinin gerektiğini, talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, talebin haksız fiilden mütevellit tazminat istemi olduğunu, bu nedenle davacı tarafın ticari faiz talebinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde davalının kusursuz olduğunu, dava dilekçesindeki kusura yönelik iddia ile murisin gelirine yönelik iddianın gerçeği yansıtmadığını, kazada davalının kusuru bulunmadığından davacıların maddi taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin çok yüksek ve fahiş olduğunu, manevi tazminat taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından dava konusu olaya karışan aracı ... .... .... tarihli "araç kiralama sözleşmesi" ile dava dışı ...Ltd. Şti'ne kiraladıklarını, bu nedenle davalı aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde davalı şirkete ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin miktarlarının çok fahiş olup, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verecek miktarda olduğunu, talep edilen faiz miktarının hatalı olduğunu, davacıların ancak yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkememizin 26.12.2024 tarihli ... .... .... Karar sayılı ilamı ile "1-Davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat davasının KABULÜ ile; ... için 162.759,12 TL, ... için 38.803,57 TL, ... için 19.369,91 TL, ... için 47.609,22 TL, ... için 32.816,32 TL, Maddi tazminatın davalılar ... ve ... Petrolcülük Taş. İnş. Gıda. Teks. San. Tic. Ltd. Şti yönünden 03/01/2016 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden 08/02/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davacılara verilmesine, 2-Davacıların cenaze ve defin giderinin tazmini talebinin konusu kalmadığından, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; -Davacı ... için 80.000,00 TL, -Davacı ... için 50.000,00 TL -Davacı ... için 50.000,00 TL -Davacı ... için 20.000,00 TL -Davacı ... için 20.000,00 TL -Davacı ... .... .... .... .... .... .... ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 230.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Petrolcülük Taş. İnş. Gıda. Teks. San. Tic. Ltd. Şti’den 03.01.2016 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından 03/03/2025 tarihinde, davalı HDİ sigorta vekili tarafından 17/03/2025 tarihinde, davalı ... Petrolcülük Ltd. Şti. vekili tarafından 21/03/2025 tarihinde istinaf edilmesi üzerine ...Bölge Adliye Mahkemesi ... .... .... Karar sayılı ilamı ile "Sigorta Şirketi tarafından meydana gelen kaza nedeniyle bir miktar ödeme yapmış, zarar miktarı teminat limitini aşıyor ve bakiye limit çerçevesinde tazminata karar verilmesi gerekiyor ise infazda tereddüt oluşturmaması için, Sigorta Şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarı kararda gösterilmelidir. Mahkemece Sigorta Şirketinin poliçe limitiyle sorumlu olduğu belirtilmişse de, limit miktarı (kararda sorumlu tutulan tutar) açıkça belirtilmemiş olup, bu husus infazda tereddüt oluşturacağından kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. Kabule göre de, husumete ilişkin olarak, husumet (taraf sıfatı), bir Usul Hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur (Kuru, B.: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, ...2020, C.I, s. 331 vd). Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır. Taraf sıfatının bulunmadığı (işleten olmadığı) yönündeki itirazın taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği, mahkemece re'sen nazara alınması gerektiği göz önüne alındığında mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaması isabetsizdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2021 tarih ve 2021/(17)4-104 Esas, 2021/818 Karar sayılı ilamı). Mahkemece, kiralama sözleşmesi dikkate alınarak, taraflar arasında tanzim edilen kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak güçte bir kira sözleşmesi olup olmadığı, aracın teslim edilip edilmediği, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma olup olmadığı, kira sözleşmesinin ve kira bedelinin Maliye ve Vergi Dairelerine bildirilip bildirilmediği, kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin, gerektiğinde davalı malik ve kiracının ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmak suretiyle kira sözleşmesinin belirtilen bu deliller ile fatura ve cari hesap hareketleri gibi yan delillerle desteklenip desteklenmediği, davalı ... Petrolcülük Taş. İnş. Gıda Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin işletenlik sıfatının devam edip etmediği hususları tartışılarak varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Manevi tazminat davalarında ücret” başlıklı 10. maddesinde; “Madde 10- (1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” denilmekte olup, bu hükme aykırı olarak, reddedilen miktarı aşacak şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davalı ... Petrolcülük Taş. İnş. Gıda Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf sebeplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin 2025/576 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacılar vekili 04/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalılar ... Petrolcülük Taşımacılık İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (VKN: ) ile ... .... .... .... .... .... .... .... Arabulucu numaralı Arabuluculuk Anlaşma Belgesi ile anlaşıldığını ve uyuşmazlık konuları yönünden herhangi bir hak ve alacaklarının kalmadığını belirterek konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir. 28/05/2025 tarihli 2025/338249 Arabulucu numaralı Arabuluculuk Anlaşma Belgesinde başvurucular olan davalılar ... Petrolcülük Taşımacılık İnşaat Gıda Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile ... ile karşı taraf olan davacılar arasında tanzim edilen anlaşma tutanağında; ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacıların 878.700,00 TL alacağının bulunduğu, manevi tazminat ve cenaze ve defin masrafları yönünden herhangi bir alacağının bulunmadığı, ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacıların 147.750,00 TL alacağının bulunduğu, manevi tazminat olarak herhangi bir alacağının bulunmadığı, ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacıların 288.000,00 TL alacağının bulunduğu, manevi tazminat olarak herhangi bir alacağının bulunmadığı, ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacıların 143.700,00 TL alacağının bulunduğu, manevi tazminat olarak herhangi bir alacağının bulunmadığı, ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olarak davacıların 41.850,00 TL alacağının bulunduğu, manevi tazminat olarak herhangi bir alacağının bulunmadığı, 1. Madde hükmü başvurucular tarafından yerine getirildiğinde karşı taraflar, bu uyuşmazlığın konusu olduğu .... Ticaret Mahkemesi'nin 2023/246 E. Sayılı Dava Dosyası'nda yapmış oldukları istinaf başvurusundan vazgeçileceği, aynı şekilde Başvurucu şirket vekili de istinaf başvurusundan vazgeçecek, .... Ticaret Mahkemesi'nin 2023/246 E. Sayılı Dava Dosyası kapsamında verilen söz konusu kararın bu haliyle kesinleştirileceği, taraflar, vekalet ücretlerine ilişkin ödemeleri öncesinden yapmış olup sonrasında biribirlerinden vekalet ücretlerine ilişkin bir talepte bulunmayacakları, her bir karşı taraf için belirtilen net tutarların toplamının 1.500.000 TL olduğu, buna göre başvurucular, herhangi bir başvurucunun hesabından karşı taraf vekiline bu bedelin ödemesini defaten aşağıda yazılı vade de karşı taraf vekilinin vermiş olduğu banka hesabına yapacakları, Arabuluculuk ücreti olan 70.800,00 TL (KDV Dahil), imza tarihini müteakip en geç 3 (üç) gün içinde, arabulucuya ait... .... .... .... .... .... .... IBAN No.lu hesaba münferiden Başvurucu ... tarafınrdan yatırılacağı hususunda anlaştıkları anlaşılmıştır. Davacılar vekilinin 22/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile belirtildiği üzer davalı işleten ve sürücünün davacılar ile ihtiyari arabuluculuk neticesinde anlaşması suretiyle eldeki davaya konu uyuşmazlıklar yönünden herhangi bir hak ve alacak kalmadığından davanın konusunun kalmadığı davacı vekilince bildirilmiş olmakla HMK 331 maddesi anlamında tüm dosya kapsamı incelendiğinde; Adli Tıp Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu 15/04/2024 tarihli raporunda da sürücü ...’in %85, sürücü ...’nin %15 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiş ve bu kusur oranları üzerinden rapor hükme esas alınabilir nitelikte kabul edilmiş, davalı sigorta şirketi tarafından davalılara 27/05/2016 tarihinde yapılan 225.850,00 TL tutarındaki ödeme yönünden yapılan değerlendirmede gerçek zararın davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin üzerinde olduğu, buna göre ödeme tarihindeki verilere göre ödemenin gerçek zararı karşılamaya yeterli olmadığı anlaşılmış, hükme esas alınabilir nitelikteki 21/10/2024 tarihli aktüer bilirkişi ek raporu ile hesaplanan tutarlar dikkate alınmak suretiyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinde haklı olduğu, yine doğan manevi zararlarının tazmini istemlerinde de haklı oldukları, davalılar sürücü, işleten ve sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve davacıların zararlarını tazminle sorumlu oldukları, bu halde yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu oldukları, bununla birlikte davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını bildirdiği, haklılık durumu itibariyle davalıların hak kazandığı vekalet ücreti ve giderilmesi gerekli yargılama gideri bulunmadığı anlaşılmış olup, davacıların maddi ve manevi tazminat davaları konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların maddi ve manevi tazminat davaları konusuz kaldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2.a-Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat davası yönünden alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacılar tarafından yatırılan 692,50 TL peşin harç ve 1.263,00 TL ıslah harcı toplamı 1.340,10 TL'den mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 724,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 2.b-Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacılar tarafından yatırılan 692,49 TL harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 77,09 TL karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 3-Davacılar yargılama gideri talep etmediğinden, davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davacılar vekalet ücreti talep etmediğinden, davacılar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansında kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/09/2025