İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/525 E. 2026/815 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/525
Karar No
2026/815
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/525 Esas - 2026/815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/525 KARAR NO: 2026/815

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 11/08/2025 KARAR TARİHİ : 06/10/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 05/11/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/03/2024 tarihinde davalı ....’nun sevk ve idaresindeki, davalı idareye ait ve davalı sigorta şirketince sigortalı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, kazada davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracını kendi imkânlarıyla onarttığını ve zararlarının karşılanmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL onarım bedeli ve 10,00 TL değer kaybının tüm davalılardan, 10,00 TL araç mahrumiyet bedeli ile 10,00 TL sigorta prim artışından kaynaklanan zararın ise davalı sürücü ve idareden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsilini, delil tespiti giderlerinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... cevap dilekçesinde özetle; kazanın dava dilekçesinde anlatıldığı şekilde gerçekleşmediğini, görev sırasında kullandığı araçla kavşaktan geçerken davacıya ait aracın kendi aracına çarptığını, kaza tespit tutanağında kendisinin %75, diğer araç sürücüsünün ise %25 kusurlu bulunduğunu, davacı aracının sürücüsünün yaralanmadığını ve kendisi hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, değer kaybının belirlenmesinde aracın önceki hasarlarının da incelenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ....... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacıya ait araç sürücüsünün de kusurlu olduğunu, kusur oranları ile aracın önceki hasarlarının araştırılması gerektiğini, delil tespiti raporunda aracın pert olduğunun belirtildiğini ve bu durumda onarım bedeli ile değer kaybının birlikte istenemeyeceğini, araç mahrumiyeti ve sigorta prim artışından doğan zararların teminat dışında kaldığını, sorumluluklarının 200.000,00 TL poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, kaza tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ..... İl Emniyet Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun arabuluculuk sürecine dâhil edilmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, olayda idarenin hizmet kusuru ve tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın kusurunun idare ile zarar arasındaki illiyet bağını ortadan kaldırdığını savunarak davanın reddini istemiştir. TOPLANAN DELİLLER: -Davaya konu araçlara ve varsa davaya konu kazaya ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesi için Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılmış ve cevabi yazı dosya arasına alınmıştır. -Dava konusu araçların tescil bilgileri sistem üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmıştır. -Sigorta Şirketine yazı yazılarak davaya konu kazaya ilişkin hasar dosyası dosyamız arasına alınmıştır. -Davaya konu olayda kusur oranının tespiti ve talep edilen tazminatların hesabı için dosya bilirkişiye gönderilmiş, tanzim edilen rapor dosya arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı tüm davalılar yönünden hasar (pert) bedeli, değer kaybı Sgorta Şirketi dışındaki davalılar yönünden araç mahrumiyet ve prim artış bedeli talebine ilişkindir. Davacı tarafından adli yardım talebinde bulunulmuş, davacının ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma da adına kayıtlı 4 adet tarla vasfında taşınmaz, 1 adet mesken vasfında taşınmaz ve 1 adet araç kayıtlı olduğu anlaşılmakla, davacının mevcut mal varlığı ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde 'yargılama giderlerini kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin karşılayamayacağına' ilişkin yeterli kanaat oluşmadığından adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen Mahkememizce alınan 17/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; ".... (Tahsis: ....) plakalı araç sürücüsü .....'nun, %75 (Yüzde Yetmiş Beş) oranında ASLİ KUSURLU olduğu, ...... plakalı araç sürücüsü .....'ın, %25 (Yüzde Yirmi Beş) oranında TALİ KUSURLU olduğu,'' nun belirlendiği tespit edilmiştir. Bakiye Pert Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, zararın doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Haksız fiil sorumluluğunda zarar kişinin kaza tarihi itibariyle uğradığı "gerçek zarar" olup, gerçek zarar TBK hükümlerine ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin zararın tespitine yönelik benimsediği ilkelere uygun olarak tespit edilmelidir.Bu çerçevede, araç onarım bedeline yönelik olarak açılan bir davada, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi emsal içtihatlarında da açıklandığı üzere, makine mühendisi bilirkişiden alınacak raporla kazalı aracın markası, modeli, yaşı, km'si, kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın rayiç değerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile buna göre kaza tarihinde hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle tazminat miktarının tespit edilmesi gerekir. (Ankara BAM 35. HD. 2024/1202 E, 2025/1510 K sayılı ilamı) Piyasa şartlarında aracın onarım bedelinin rayiç değerini aşması beklenmeden onarım bedeli yüksek ise aracın perte ayrıldığı, pert hasar tutarı = kaza öncesindeki rayiç değeri - sovtaj değeri olduğu, bir aracın kaza öncesindeki rayiç değeri ile hasarlı haldeki sovtaj değeri arasındaki farka pert hasar tutarı denildiği, aracın onarım bedeli pert hasar tutarından düşük olduğu sürece aracın onarılmasının ekonomik ve doğru olduğu, aracın onarım bedeli pert hasar tutarını aştığında aracı perte ayırmanın ekonomik ve doğru olduğu dikkate alınarak dava konusu araçta, pert hasar tutarı (640.000 — 280.000) =360.000,00 TL olarak hesaplandığı, dava konusu ...... plakalı aracın pert hasar tutarının 360.000,00 TL olduğu halde, onarım bedelinn toplam 391.000,00 TL olduğu dikkate alındığında, aracın onarılmasının ekonomik olmadığı belirtilmiştir. Dolayısı ile davaya konu uyuşmazlıkta pert bedeli 360.000,00 TL olup, davacının kusuruna karşılık gelen kısmın düşümü ile talep edilebilir tutarın 270.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Araç Mahrumiyet Bedeli Yönünden Değerlendirmeler; Davacı vekilinin araç mahrumiyetine ilişkin tazminat talep yönünden ise; mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davalı araç sürücüsünün %75 kusuru nedeniyle meydana gelen kaza neticesinde, davacının aracının pert olması nedeniyle yeni bir araç temin edebilmesi için makul sürenin 12 gün olacağı tespit edilerek, günlük 800,00-TL'den araç mahrumiyetinin kaza tarihi itibariyle 9600,00-TL olacağı tespit edilmiş, davalının kusuruna karşılık gelen tutar ise 7.200,00 TL' dir. TBK'nın 49. maddesi gereğince, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. KTK'nın 85/son maddesi kapsamında, araç işleteni de, sürücüsünün kusuru ile verdiği zararlardan kendi zararı gibi sorumlu olduğundan, zarar görenin zararının giderilmesinde, sorumludur. Geniş anlamda zararı; "bir kişinin mal varlığında veya şahıs varlığında iradesi dışında meydana gelen eksilme" olarak tanımlamak mümkündür. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler sy. 589 , 2020 ) Mal varlığında meydana gelen eksilme ise maddi zarar olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiil neticesinde ortaya çıkan her türlü ekonomik eksilme ve kayıp zarar kapsamına girer. Zarar gören, zarar sorumlusundan karşılanmasını talep edebilir. Bu kapsamda, meydana gelen trafik kazası neticesinde, kaza yapan aracın pert total olması yahut onarılması mümkün olması halinde onarım süresince kullanılamaması nedeniyle araç malikinin uğradığı kayıplar da, zarar niteliğinde olduğundan, zarara neden olan veya eylemlerinden sorumlu olanlardan talep edilebilir. Aracın onarılması için geçen makul süre kadar araçtan mahrum kalma nedeniyle oluşan kayıplar ile aracın pert total olması halinde, yeni bir araç alınması için gereken makul süre kadar araçtan mahrum kalma nedeniyle meydana gelen kayıplardan sorumluluk açısından fark bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi emsal içtihatlarında da, aracın onarımının ekonomik olmaması halinde de, zarar görenin yeni bir araç alacağı makul süre kadar araç mahrumiyetinden kaynaklanan zararların da talep edilebileceği kabul edilmektedir. (Yargıtay 17 HD'nin 2016/14304 E. 2019/5903 K.; 2015/13811 E. 2018/9512 K) (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2019/309 Esas 2021/1000 Karar sayılı ilamı) (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 2021/744 Esas 2023/525 Karar sayılı ilamı) Değer Kaybı Talebine Yönelik Değerlendirmeler; Aracın tamiri ile zararın karşılanabileceği durumlarda, zarar gören haksız fiil sorumlusundan, ancak bu kapsamdaki zararını ( hasar + değer kaybı) talep edebilir. Araç bedelini yahut aracı kaza sonrası kendi kusuru ile ucuza satmış ise, bu farkı talep edemez. Değer kaybının tespitinde ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. Kazalı aracın markası, modeli, yaşı, kazadan önceki mevcut durumu ve hasarın boyutu, irdelenmek suretiyle, aracın rayiç değeri tespit edilmiş, yukarıdaki açıklamalar gereğince aracın tamirinin ekonomik olmadığı, tamiri ekonomik olmayan araçlar için değer kaybı oluşmayacağı yönündeki yüksek yargı kararları dikkate alınarak değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. (Ankara BAM 35. HD. 2023/1308 E, 2025/120 K sayılı ilamı) Prim Artış Zararı Yönünden Değerlendirmeler; Davacı, dava konusu trafik kazası nedeniyle ilerleyen dönemlerde ödemek zorunda kalacağı sigorta primlerinde artış meydana geldiğini ileri sürerek bu kalemin de tazminini talep etmiştir.

Sigorta primi, sigorta ettirenin kişisel risk durumu, geçmiş hasar kayıtları, sürücülük geçmişi ve sigorta şirketlerinin ticari risk politikaları çerçevesinde belirlenen, bireysel nitelik taşıyan bir bedeldir. Bu nedenle prim miktarındaki değişim, doğrudan doğruya somut olaydaki kazanın zorunlu ve kaçınılmaz bir sonucu olmayıp, birden fazla değişkene bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Somut olayda davacının kaza öncesine ait birden fazla hasar kaydının bulunduğu, bu haliyle sigorta primine etki eden risk faktörlerinin yalnızca dava konusu kazayla sınırlı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, talep edilen prim artışının münhasıran eldeki kazadan kaynaklandığının kabulü mümkün değildir. Kaldı ki, ileri sürülen prim artışı geleceğe yönelik, varsayımsal ve kesinlikten uzak olup, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve miktarının ne olacağı da sigorta şirketlerinin takdirine bağlıdır. Bu niteliği itibarıyla söz konusu zarar kalemi, tazmini mümkün olan doğrudan ve belirli bir zarar olarak değerlendirilemez. Bu nedenlerle, davacının sigorta primi artışına ilişkin tazminat talebinin illiyet bağı bulunmaması ve zararın belirsiz- varsayımsal nitelikte olması gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, 08/06/2026 tarihli dilekçesi ile bedel artırım talebinde bulunmuştur. İşletilecek faiz türünün tespitinde, zarara neden olan aracın trafik kaydı ve kaza tarihindeki gerçek kullanım amacının değerlendirilmesi, bu değerlendirme neticesinde aracın kullanım amacının hususi olması durumunda yasal faize, ticari olması ve avans faizi talebi bulunması halinde avans faizine hükmedilmesi gerekmekte olup kazaya sebebiyet veren araç ticari nitelikte bulunmadığından yasal faize hükmetmek gerekmiştir. (Ankara BAM 35. HD. 2025/914 E, 2026/1042 K sayılı ilamı) Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüş, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan pert zararından tüm davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğuna dair hüküm kurulmuş, faiz başlangıç tarihi tüm alacak kalemleri için davalı sürücü ve araç maliki için kaza tarihi, davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihi olarak belirlenmiş , dolaylı zarar olan araçtan mahrum kalınan süre için belirlenen bedelden ise sadece araç sürücüsü ile araç malikinin sorumluluğuna gidilmiş, değer kaybı ve prim artış miktarına ilişkin taleplerin reddine, neticeten davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KISMEN KABULÜNE, 1-270.000-TL bakiye pert (hasar) bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 09/02/2026 tarihinden itibaren, davalı ..... ve ..... İl Emniyet Müdürlüğü yönünden kaza tarihi olan 14/03/2024 tarihinden itibaren yasal faizi işletilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile olan 200.000,00 TL ise sınırlı tutulmasına,) 2-7.200,00-TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 14/03/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve...... İl Emniyet Müdürlüğü'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Değer kaybına ve Prim Artış zararına ilişkin taleplerin REDDİNE, 4-Yapılan yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin taleplerin gerekçeli kararda yargılama giderleri ile ilgili hüküm fıkrasında değerlendirilmesine, 5-Alınması gereken 18.935,53-TL harçtan peşin olarak alınan 732,00-TL ve tamamlama harcı olarak alınan 5.000,00-TL harç olmak üzere toplam 5.732,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 13.203,53-TL harcın davalı Sigorta Şirketi ile davalı ......' dan (sigorta şirketinin sorumluluğu 9.526,36 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, ..... il Emniyet Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 5.732,00-TL ile 732,00 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 6.464,00 TL' nin davalılardan (sigorta şirketinin sorumluluğu 4.663,78 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Davalı Sigorta Şirketi ve ...... İl Emniyet Müdürlüğü kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 20,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendini vekille temsil ettiren davalılara VERİLMESİNE, 9-Davacı tarafça yapılan 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ile 8.141,10-TL tespit dosya masarfları olmak üzere toplam 15.141,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 15.140,00-TL'sinin davalılardan (sigorta şirketinin sorumluluğu 10.923,53 TL ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 11-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.800,00 TL arabuluculuk giderinin 3.799,62-TL'sinin davalı Sigorta Şirketinden bakiye 0,38-TL'sinin davacıdan alınarak tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, adli yardım talebi yönünden itiraz yolu açık olmak üzere, ayrıca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.06/10/2026

Katip .... e-imza Hakim ....e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/525, K. 2026/815, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-525-e-2026-815-k-e53a3ec91964