İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/522 E. 2026/419 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/522
Karar No
2026/419
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/522 Esas KARAR NO : 2026/419

DAVA : İtirazın İptali

DAVA TARİHİ : 23/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin davalı-borçlu şirkete taşıma hizmeti vermiş ve bu hizmet karşılığı taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak ilgili dönemde yapılan her taşıma işi için fatura düzenlemiş ve ödemeler alınmış olduğunu ancak davalı şirketin taşıma işleri devam etmesine ve faturalar düzenlenmesine rağmen bir süre sonra haksız ve mesnetsiz gerekçelerle son düzenlenen faturaların bedellerini ödemediğini, yapılan taşımalar sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklı açık hesap ilişkisi alacağının toplam bedeli olan 107.418,00-TL takip tarihi itibariyle davacı müvekkili şirkete ödemediğini, iş bu faturaların davalı şirkete iletilmiş ve davalı şirketin hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden faturaları ticari deftere işletildiğini bildirerek, fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarı olan 107.418,00-TL tutarındaki alacağın takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek avans faizi ve değişen oranlarla faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı müvekkil şirkete verilmesine, davalı taraf icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edip davalı müvekkilinin alacağını geciktirmeye çalıştığından asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, davacı müvekkilinin alacağının koruma altına alınması için dava bedeli oranında davalılara ait araç, taşınmaz, taşınır ve banka hesaplarına İİK 257/1 hükmü kapsamında teminatsız olarak ihtiyaten haczine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, müvekkili şirket aleyhine başlatmış olduğu icra takibine yapılan haklı itirazı bertaraf etmek amacıyla işbu davayı açtığını, ancak dava konusu iddiaların gerçeğe aykırı, mesnetsiz ve kötü niyetle ileri sürülmüş olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacının iddia ettiği alacağın, likit ve çekişmesiz olmadığını, taşımaya ilişkin olaylarda ciddi ihtilafların doğduğunu, taraflar arasında uyuşmazlığın çıktığını, Yargıtay’ın istikrar kazanmış içtihatlarına göre, ihtilaflı ve ispatı gerektiren alacaklarda faturanın tek başına bağlayıcı olamayacağının açık olduğunu, davacının, taşıma hizmetinin “sorunsuz” şekilde ifa edildiği yönündeki beyanı, somut olayların akışı ve mevcut deliller karşısında gerçeği yansıtmadığını, davaya konu taşıma sırasında, müvekkili şirketin iradesi ve kusuru dışında birtakım olayların cereyan ettiğini, ...'ya gerçekleşen taşımada fazla kap açıldığı iddiasıyla, yük alıcısının tırı durdurarak “benim üzerimden kaçakçılık mı yapıyorsunuz” şeklinde ithamda bulunularak yükü taşıyan tırın durdurulduğunu, alıcının kendi mallarını araçtan indirdiğini, Uluslararası taşımacılığı düzenleyen CMR Konvansiyonu uyarınca, taşıma esnasında meydana gelen olağanüstü haller ve üçüncü kişilerin müdahaleleri taşıyıcıyı sorumluluktan kurtaran hallerden olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'na göre de borçlunun edimini ifa etmesine engel olan ve kendi kusurundan kaynaklanmayan hallerde sorumlu tutulamayacağı düzenlendiğini, müvekkili şirketin bu kapsamda kendi kusurundan kaynaklanmayan ve üstüne yükün alıcısına ödeme yapmak zorunda kaldığı bu somut olay kapsamında davacı şirketin taleplerinin gerçeği yansıtmadığı ve müvekkili şirketi zarara uğrattığının açık olduğunu, davacı tarafın, tüm bu olguları bilmesine rağmen, gerçeğe aykırı şekilde alacak iddiasında bulunduğunu, icra takibi başlattığını ve müvekkilinin haklı itirazına rağmen işbu davayı açtığını, bu durumun açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, haksız ve kötü niyetle itirazın iptali davası açan taraf aleyhine, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, iddiasını ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davacı tarafın, taşımanın sorunsuz gerçekleştiğini ve alacağın varlığını ispat edemediğini, müvekkilinin zararı ve davacının ödemediği bedelin ise somut delillerle sabit olduğunu, söz konusu bedelin müvekkili şirkete ödenmesi, davacı tarafından müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini, neticede davanın reddine, davacının kötü niyetli olarak dava açtığı sabit olduğundan, asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, Taraflar arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında fatura ve cari ekstreye istinaden davacının alacaklısı olduğu meblağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Büyükçekmecce Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; .... tarihinde ..... sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 107.418,00-TL alacak (% 49,25 faiz) yönünden 10/03/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari ekstrenin gösterildiği, davalı tarafından 12/03/2025 tarihinde borcun tamamına ve talep edilen harç, masraf, faiz ve vekâlet ücreti de dâhil tüm fer’ilerine ayrıca ve açıkça itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturalar nedeni ile cari hesap alacağı olup olmadığı, hizmetin ifa edilip edilmediği, alacaklı ise tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların hâlli için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine verildiği, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Netice itibariyle, ticari defter ve kayıtlara göre takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan 107.418,00 TL alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faiz talep edebileceği, Tarafların tazminat, muhakeme masrafları ve benzeri taleplerinin, sayın mahkemenizin takdirlerine ait olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. TTK madde 888 hükmü; " (1) Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcının gönderen veya gönderilen ile, sorumluluğun genişletilmesi için yaptığı sözleşmeler, fiilî taşıyıcıya karşı, bunları yazılı olarak kabul etmesi şartıyla geçerlidir. (2) Fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinden doğan asıl taşıyıcıya ait bütün def’ileri ileri sürebilir. (3) Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar. (4) Fiilî taşıyıcının yardımcılarına başvurulursa 887 nci madde hükmü uygulanır.(5) Fiilî taşıyıcı taşıma senedinde veya diğer bir belgede kendisine teslim olunan eşyanın ne hâlde bulunduğunu tespit ettirebilir. Bu hükme uyulmadığı takdirde 858 inci maddenin ikinci fıkrası hükümleri uygulanır." şeklindedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davacının taşıma hizmetinin ifasını ve bu fatura nedeni ile alacaklı olduğu iddiası karşısında TMK m.6 ile HMK m.190 uyarınca ispat yükü kendisi üzerindedir. Davalı cevap dilekçesinde taşıma sırasında meydana gelen araç ve yol masraflarından kaynaklı ödenen bedelin düşüldüğünde davacının alacaklı olmadığı savunmasında bulunmuştur. Tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemsi yapılmış, her iki tarafın defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil olarak kullanılabileceği tespiti ile 20/12/2025 tarihli raporda davacının defterlerine göre 223.473,25-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre 257.044,02-Tl davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edildiği, 33.570,77-TL farkında virman kayıt işlemi olduğu, davacının 107.418,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekilinin rapora itirazları ile dosya ek rapora gönderilmiş 06/03/2026 tarihli ek raporda da davalının faturanın defterine işlemesi ile hizmetin ifasını kabul ettiği ve kendi defterleri ile takip alacak miktarından daha fazla borçlu olduğu TTK madde 1182 hükmünün somut olaya uygulanabilir olmadığı yönündeki tespitler de dikkate alınarak davacının davasını ispatladığından açılan davanı kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Davacının alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile asıl alacak olan 107.418,00-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 21.483,60- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 7.337,72-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.297,35-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 6.040,37-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 1.297,35-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.000,25-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 18.935,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-Davalı tarafça yatırılan avanstan kullanılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 9-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026 Katip ... ¸e-imzalı

Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/522, K. 2026/419, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-522-e-2026-419-k-4932bed9601a