Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1581 E. 2026/462 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1581
- Karar No
- 2026/462
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1581
KARAR NO:2026/462
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:14/04/2022
NUMARASI:2018/219 Esas - 2022/322 Karar
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Eşya taşımadan kaynaklı)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davanın, başlatılan icra takibine bağlı ödeme emrinin tebliğ edilmesine rağmen süresinde yapılamayan itirazın reddi üzerine takip borçlusunun aslında takip alacaklısına borcu olmadığının tespiti ve takibin durdurulması istemiyle ikame edildiğini, müvekkilinin ücretli kamyon şoförü olarak olay tarihinde ...'ın çalışanı olduğunu ve son altı ay sürekli olarak sabah saat 03.30 da Tuzla Organize idaresinden yükü alıp yedi adet ... mağazasına dağıttığını, bu kapsamda müvekkilinin 14.11 2016 saat 05.30'da Tuzla Organize idaresinden yükünü aldığını ve Eyüp'te bulunan ilk... mağazasının önüne gelip beklemeye başladığını, bekleme sırasında araçtaki bazı cep telefonlarının çalındığını, müvekkilinin son anda haberi olduğundan çalan kişilere mani olamadığını, müvekkilinin somut olayda TTK'nın yardımcının kusurunu düzenleyen 879. maddesine göre ...'ın çalışanı konumunda olduğunu, gerek madde 887'ye göre, gerekse müvekkilinin işvereni konumundaki ...'ın ....AŞ ile imzaladığı 16.07.2016'dan 31.12.2016 tarihine kadar yürürlükte olan Yük Taşıma Sözleşmesinin 3/2 maddesinde taşıyısı olarak ...'ın aracı kullanmak üzere başka bir sürücüyü istihdam etmesi hâlinde, sürücünün sebebiyet vereceği her türlü zarar ve ziyandan ve bunlarla ilgili yönettilebilecek tüm taleplerden bizzat sorumlu olacağını kabul ettiğini, somut olayda husumetin ... yerine müvekkiline yöneltilemeyeceğini, olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun da bulunmadığını, kullandığı kamyonda yükleme ve boşaltma işlemlerinin arka taraftan yapıldığını, mağazalarda yükleme yerlerine uygun bir şekilde yanaşamadığından sürekli yan taraftan yapılan yükleme ve boşaltmaların buradaki kilidin yalama olmasına sebep olduğunu, bu durumu işveren de bildiği hâlde önlem almadığı gibi somut olay vuku bulana kadar aracına alarm da taktırmadığını, alarm daha önce taktırılmış olsa idi hırsızlık olayının meydana gelmeyeceğini, müvekkilinin işvereni ile ... AŞ arasında bir sigorta sözleşmesi de bulunduğunu, dolayısıyla da onlar aleyhine icra takibi yapılması gerektiği hâlde müvekkiline üçüncü şahıs olarak ödeme emrinnin gösterilmesinin hukuka ve adalete uygun olmadığını iddia ederek, takibin durdurulmasına ve akabinde iptali ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; davacının öne sürdüğü gibi ödeme emrinin ev sahibine değil, adreste bulunamadığı için usulüne göre Muhtara tebliğ edildiğini, huzurdaki menfi tespit davasının icra takibinden sonra ikame edildiğinden ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına yönelik talebin dayanaksız olduğunu, taşıma frması ... yetkilisinin Göktürk Polis Merkezi Amirliğinde 21.11.2016 tarihinde verdiği ifadesinde malların çalınmasında kusurlu bulunan borçlu davacıdan şikâyetçi olduğunu beyan ettiğini borçlu davacının da 14.11.2016'da vuku bulan olay hakkında Göktürk Polis Merkezi Amırliğinde aynı tarihte vermiş olduğu ifadesinde olay günü 6.25 de ... mağazasının önüne geldiğini, mağaza kapısı 8.35'de açılacağından istirahat maksadıyla uzanmış olduğunu, 6.50'de ... Sitesi güvenlik görevlisinin gelip kendisini uyandırdığını ve böylelikle hırsızlıtan haberdar olduğunu beyan ettiğini, davacı borçlunun kullandığı aracın yan taraftaki kilidinin yalama olduğunu ve içerisindeki emtianın da cep telefonu olduğunu bile bile hırsızlık olayının en yoğun yaşandığı saatlerde uyumayı tercih ettiğini, uyanık vaziyette bekleme yapmış olması halinde olayın önüne geçebileceğini, bu durumun TIK. md.886 hükmüne göre taşıyıcı ve onun Md.879'a göre çalışanı yönünden ağır kusurlu davranış sayıldığı için davacı borçlunun tazminat bağlamında mesuliyetine sınırlama getiren herhangi bir haktan istifade edemeyeceğini, taşıdığı yükün özelliklerini ve alarm tertibatı olmayan aracın kilidinin bozuk olduğunu, dolayısıyla da böyle bir sonucun doğabileceğini bile bile araçta istirahat halindeyken yükünün çalınmasından kaynaklanan zararın tamamını tazmin etmesi gerektiğini, davacı borçlunun, taşıyıcı ...'ın yardımcısı konumunda olduğunu, müvekkilinin sigortalısı ile taşıyıcı ... arasındaki Yük Taşıma Sozleşmesinde taşıyıcının yardımcı şahısına talep yöneltilemeyeceği hususunda herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, sözleşmenin 9.maddesinde araca yüklenen mamullerin alıcısına teslim edildiği ana kadar her türlü sorumluluğunun müştereken taşıyıcı ve istihdam edilmesi halinde araç sürücüsüne - ait olduğunun kararlaştırıldığını , araç sürücüsü olarak davacının somut olaya bağlı zararın tamamırdan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Taşıma işlemine/dava konusu araçtaki telefonların çalınması eyleminden dava dışı alt/üst taşıyıcı ...'ın maliki ve işleteni olduğu ... plakalı araç sürücüsü olan davacının sorumlu olmadığı, dosya kapsamında alınan bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alındığında oluşan zarardan dava dışı asıl-alt ve üst taşıyıcıların sorumlu olduğu, davacının davalı ile dava dışı taraflar arasındaki taşıma sözleşmenin tarafı olmadığından oluşan zarardan sorumlu olmadığı anlaşılmış, davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar, davalı tarafından TTK 886. Ve 879 maddeleri gereğince davacı sürücününde hırsızlık sebebiyle oluşan zarardan taşıma hükümleri kapsamında sorumlu olduğu belirtilmiş ise de; alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile dosya kapsamındaki belgeler dikkate alındığında davalının oluşan zarardan sorumlu olmadığı anlaşılmış, davalı itirazlarına itibar edilmemiş, davanın kabulüne, davacının, davalıya İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve anılan icra takibinin iptaline karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır. (Adem Albayrak, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 Basım, sf; 1347 ) Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından davalının kötüniyeti ispat edilemediği ayrıca tedbir talebinin reddedilmiş olması (uygulanmamış olması) sebebiyle tazminat şartlarının oluşmadığı..." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının, davalıya İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve anılan icra takibinin iptaline, davacı tarafça talep edilen şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının taşımaya konu ve hırsızlığa konu aracın şoförü olduğunu, taşıyıcının adamı/yardımcısı niteliğinde olduğunu, meydana gelen olayda kusurunun bulunduğunu, dava dışı ...'ın maliki ve işleteni olduğu davacının şoförü olduğu ... plakalı araçta 14.11.2016 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığını, araç içerisindeki telefonların ve ekipmanların çalındığını, mahkeme tarafından verilen ret gerekçesine katılmadıklarını, davacının TTK 850 vd maddelerine göre taşıyıcının yardımcısı vasfında olduğunu, davacının kendi beyanına göre içerisinde teknolojik eşyaların bulunduğu aracın kilidinin yalama vaziyette olduğunu bilmesine rağmen hırsızlıkların en çok yapıldığı sabahın erken saatinde aracına ve içindeki eşyalara nezaret etmek yerine uyumayı tercih ettiğini, hırsızlık olayının bu esnada meydana geldiğini, davacının özen ve dikkat yükümlülüğünü ve görev sorumluluğunu yerine getirmemesi nedeniyle olayın gerçekleştiğini, pervasız davranışı ve ağır ihmali sonucunda davalının kusurlu olduğunu, TTK 886 ve 887.maddesi gereğince taşıyıcının yardımcısı olan davacının taşıma konusu eşyanın ziya nedeniyle uğranılan zarardan sorumlu olduğunu, kararın hukuka ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve ek rapora katılmadıklarını, raporun TTK hükümlerine ve hukuka tamamen aykırı olduğunu, bilirkişinin yalnızca dava dışı taşıyıcıyı sorumlu tutan görüşünün tamamen hukuka aykırı olduğunu, somut olayda hem taşıyıcı hem de taşıyıcı yardımcısının müştereken ve TBK 61.maddesi gereğince müteselsilen sorumlu tutulduğunu, davacı şoförün aynı zamanda ifa yardımcısı konumunda olduğunu, başka bir içtihatta Yargıtay'ın araç sürücüsünün otoyol üzerine park edip uyumasını ve araçta kilidin bulunmamasını pervasızca ve zararın meydana gelme ihtimalinin bilinci ile işlenmiş bir fiil olarak kabul ettiğini, taşıyıcının tamamen sorumlu tutulduğunu, araç sahibi işleten taşıyıcı ... hakkında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1414 Esas, 2022/382 Karar sayılı kararında, taşıma işleminden önce bozuk olan kapı kilidinin tamir ettirilmeden emtianın araca yüklenmesi sebebiyle araç maliki ve alt taşıyıcı olan ...'ın eşyaların çalınmasında %100 kusurlu olduğu ve bu nedenle zararın tamamından sorumlu olduğu hususuna yer verildiğini, aynı taşıma olayında davacı ...'unda pervasız davranışı ağır ihmali ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 72. maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacının sürücüsü olduğu araçtan emtiaların çalındığı, dava dışı ... AŞ ile dava dışı ... arasında yük taşıma sözleşmesinin mevcudiyeti ile davalı sigorta şirketi ve dava dışı .... AŞ arasında nakliyat emtia blok abonman sigorta poliçesinin mevcudiyeti hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı araç sürücüsünün meydana gelen zarardan dolayı sorumlu olup olmadığı, icra takip alacağından sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek rapor ile hükmün usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından; davadışı ... AŞ ile davalı sigorta şirketi arasında nakliyat emtia abonman sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede vasıta cinsinin kamyon olarak belirtildiği, dava dışı sigortalı ... AŞ ile dava dışı ... arasında 18.07.2016 tarihinde yük taşıma sözleşmenin imzalandığı, sözleşmede ...'ın taşıyıcı olarak yer aldığı, sözleşmenin 18.07.2016 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 31.12.2016 tarihine kadar geçerli olacağına yer verildiği, sözleşmenin konusunun 2.maddede düzenlendiği ve taşıyıcının sözleşmenin ekinde belirtilen araçlar ile sözleşme hükümlerine uygun olarak ...'in depolarından ve belirteceği tesislerden teslim alacağı malları ...'in tanımlayacağı bölgeler içerisinde dağıtım, boşaltma, istiflemesi işlerini yerine getirmesi ve ...'in bu hizmetlerin bedelini ödemesi olarak açıklandığı, karşılıklı yükümlülüklerin 3.maddede; taşıyıcının yükümlülüklerinin (a) bendinde düzenlendiği, 3.maddesinde; taşıyıcının aracı kendi kullanacağını beyan ve kabul ettiği, buna rağmen araçta çalışmak üzere şoför veya kurye istihdam edilirse araç sürücüsünün ve kuryenin ücret ve sigorta vb taşıyıcı tarafından ödeneceği, 12.maddesinde; taşıyıcının aracın daima bakımlı ve temiz bir şekilde yükleme ve boşaltma yerlerinde hazır olmasından sorumlu olduğuna vb hususlar ile ...'in yükümlülüklerine yer verildiği, ... plakalı kapalı kasa kamyonet ile taşıma işinin gerçekleştirilmesi aşamasında hırsızlık olayının meydana geldiği, davacının hırsızlık olayı ile ilgili olarak şikayette bulunduğu, dava dışı sigortalı ... güvenlik müdürünün 21.11.2016 tarihli şikayetinde, ... plakalı şirkete ait nakliye malzemesi taşıyan araçtan çalınan 17 koli içerisinde muhteviyatı ve seri numaraları bulunan maddi değeri 33.579,00 TL, 31 adet ... marka telefon, maddi değeri 80.420,00 TL olan 24 adet Iphone telefon, maddi değeri 27.517,040 TL muhtelif markalarda eşyaların çalındığının tespit edildiğini belirterek kusuru bulunan araç sürücüsü ve tespiti halinde hırsızlardan şikayetçi olduğunu ifade ettiği, dava dışı ... .. AŞ şirketi tarafından 24.11.2016 tarihinde Bakırköy ... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin dava dışı ... -...Nakliyata düzenlendiği, ihtarname içeriğinde 14.11.2016 tarihinde ... plaka nolu araçla taşıması yapılan ...'ya ait ürünlerin çalındığı, çalınan ürünlerle ilgili ekspertiz çalışmalarının devam ettiği belirtilerek zararın rücu edileceğinin ihtar edildiği, dava dışı .... AŞ şirketi tarafından dava dışı .... AŞ şirketi adına düzenlenen e-fatura örneklerinin mevcut olduğu, davalı şirket tarafından dava dışı sigortalıya 19.932,57 TL tutarındaki ve 110.736,53 TL tutarındaki hasar bedellerinin ödendiği, buna ait olarak tazminat makbuzu ve ibranamenin düzenlendiği, ibranamelerde temlik beyanında yer aldığı, davalı sigorta şirketi tarafından dava dışı yük taşıma sözleşmesinin muhatabı taşıyıcı ... aleyhine icra takibine yapılan itiraz üzerine İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1414 Esas, 2022/382 Karar sayılı dosyasında açılan dava sonucunda dava dışı ...'ın davalı vekilininde kabulünde olduğu üzere, taşıma işleminden önce bozuk olan kapı kilidinin tamir ettirilmeden emtianın araca yüklenmesi sebebiyle araç maliki ve alt taşıyıcı ...'ın eşyaların çalınmasında %100 kusurlu olduğunun kabul edildiği, söz konusu karara ilişkin kesinleşmenin olmadığı bu konuda uyuşmazlığın bulunmadığı, davalı sigorta şirketi tarafından İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.05.2022 tarihli ilamına dair dava dışı ... aleyhinde yargılama giderlerinin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında icra takibi başlattığı, davalı sigorta şirketi tarafından aynı dosyada 18.12.2017 tarihinde dava dışı ...'ın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı dava dışı ... AŞ, dava dışı ... ve ... aleyhine 130.669,00 TL ana para ile ferileri toplamı 140.919,27 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, takibe itiraz eden ... hakkında İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan yukarıda yer verilen mahkeme dosyasında 20.05.2022 tarihli karar verildiği, davacının ise icra takibinden sonra İİK 72/3.maddesi kapsamında adli yardım talepli olarak iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların dosyaya delillerini ibraz etmesi ile birlikte ilgili deliller dosya içerisine celp edildikten sonra bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 25.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacının dava dışı sigortalı konumundaki üst taşıyıcı ...'i akdi ve üst taşıyıcı olarak naklinin üstlendiği ...'ya ait ürünlerin yüklendiği davacı araç sürücüsünün varış yerine ulaştığı sabahın erken saatlerinde yükün kısmen veya tamamen boşaltılması için alıcının iş yerinin açılmasını beklediği sırada kimliği tespit edilemeyen kişi ya da kişiler tarafından çalınması durumunun taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı veya sonuçlarını önlenmeyeceği bir hal olarak değerlendirilmeyeceği, davacı araç sürücüsünün hırsızlık olayının vuku bulduğu sabahın erken saatinde içerisinde bir takım teknolojik eşyalar bulunan aracın maliki ve işleteni olmadığı gibi alarm tesisatı bulunmayan veya kilidi bozuk aracı dava konusu yüke tahsis eden taşıyıcı konumunda olmadığından davalının sigortalısı onu rücu muhatabı olarak göstermediği halde sevk idaresindeki araçla varış yerine ulaştığında araç hamulesi yükün kısmen veya tamamen alıcının iş yerinin açılmasını beklerken uyuklaması sırasında hırsızlık olayının meydana gelmesinden veya aracın durumunu bilmesi gereken sürücünün uyumasaydı hırsızlık hadisesininde yaşanmayacağı var sayımından ya da belli bir güzergah kat eden araç sürücüsünün sabahın erken saatlerinde uyumayı tercih etmiş olmasından hareketle başka hiçbir veriye dayanmadan araç sürücüsünün uyuklamakla aynı zamanda somut olaya göz yumduğu kabul edilip bu davranışların hırsızlık olaylarını çok yaşandığı bir bölge olduğunu bildiği halde pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelme ihtimalinin bilinci ile işlenmiş kasıtlı bir eylem sayılmamasının yerinde olmayacağının değerlendirildiği ve işverenin taşıma işini aldığı davalının sigortalısı konumundaki üst taşıyıcının araç sürücüsünün ağır kusurlu olduğunu öne sürüp ona değil sadece iş vereni konumundaki fiili taşıyıcı ...'a rücu talebi gönderdiği de gözetilmek suretiyle davacı araç sürücüsünün birbirinden farklı tarihlerde iki partide ödemeye ait iki farklı dekont haricinde herhangi bir veri olmadığından miktara yönelik irdeleme yapılamadığı, TTK 880 ile öngörülen şekilde belirlendikten sonra tazmin edildiği sübuta erse ya da akdi ve fiili taşıyıcı arasında sözleşmede fiili taşıyıcı araç sürücüsü ile birlikte nakliyat muhataralarına bağlı sorumluluğu üstlense bile sürücünün sözleşmenin tarafı olmadığından davacı sigorta şirketine karşı sorumluluğunun doğmadığı, ...'ın maliki ve işleteni olduğu, ... plakalı araç sürücüsü davacının 11.06.2016 günü sabah 06.30 civarında yaşanan hırsızlık olayından dolayı sorumluluğunun doğmadığı belirtilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; rapor alınmadan delillerin tam olarak toplanmadığını, raporun eksik inceleme ile oluşturulduğunu, hasar dosyası içerisinde ekspertiz raporu getirilmeden inceleme yapıldığını, menfi tespit davasına konu icra takibinin hem araç maliki ve hem sürücüsüne karşı başlatıldığını, ...'ın takibe itirazı üzerine İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1414 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davacının ...'in kusurlu olduğu yönünde bir beyanının bulunmadığını, ayrıca sigortalı ile taşıyıcı arasındaki sözleşmede taşıyıcının yardımcı şahsına talep yöneltilmeyeceği hususunda hiçbir kaydın bulunmadığını, sözleşmenin 9.maddesinde, her türlü sorumluluğun taşıyıcı ve istihdam edilmesi halinde araç sürücüsüne ait olduğunu, bu nedenle davacının kusurunun olmadığına ilişkin tespitin yerinde bulunmadığını, ... yetkilisi şikayetinde; Göktürk Polis Merkezi Amirliğindeki ifadeleri ile savcılık ve ceza dosyalarının celbi ile yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. 10.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; hasar dosyasında yer alan ekspertiz raporunda dava konusu kamyondan çalınan 17 kolideki toplam 141.522,04 TL tutarında tazminat talep edildiği, 24.11.2016 tarihli hasar yansıtma faturalarına göre ...'nın davalının dava dışı sigortalısı şirketten 4 hasar yansıtma faturasına göre toplam 141.547,40 TL tazminat istediğinin kayıt altına alındığı, eskper raporunda taşıyıcının TTK 882.maddede öngörülen sınırlı sorumluluğunun belirlenmesine elverişli herhangi bir bilginin bulunmadığı, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1414 Esas sayılı dava dosyasına intikal eden soruşturma dosyası içeriğinde mevcut taşıma sözleşmesinin 3/2.maddesinde; taşıyıcının aracı kendi kullanacağı, başka sürücü istihdam etmesi halinde sürücünün sebebiyet vereceği, her türlü zarar ziyandan ve yöneltilebilecek tüm taleplerden sorumlu olduğu kabul ve beyan ettiği, 9.maddesine göre TTK 887.madde hükmü gereğince davacı araç sürücüsünün somut olaya bağlı olan sözleşme dışı sorumluluğundan doğan istemler dolayısıyla herhangi bir mesuliyet yüklenmediği, kusur atfedilmediğinin görüldüğü, celp edilen soruşturma ve ceza dosyalarının somut olayda herhangi bir ilgisinin bulunmadığı, sonuç olarak kök raporda belirtildiği üzere icap ve kabule dayalı sözleşmede akdi taşıyıcı ... ile fiili taşıyıcı ...'ın kendi aralarında ayrıca kararlaştırılmamış olsa bile TTK 879.maddesi nazarında davacı araç sürücüsünün fiili taşıyıcı ...'ın çalışanı konumunda olduğundan ve taşıyıcı ...'ın kendi çalışanın veya taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri arasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olduğundan fiili taşıyıcı ... ile birlikte müştereken sorumluluğun doğmadığı belirtilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz ederek, davacının fiili taşıyıcı ...'ın yardımcı şahsı olduğunu, TTK'nın 887. maddesi gereğince yardımcı kişilerin sorumluluğunun düzenlendiğini belirterek, yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine dair hüküm tesis edilmiştir.Davacının, fiili taşıyıcının yardımcısı konumunda olduğu, dava dışı sigortalının akdî taşıyıcı ve yine dava dışı ...'ın fiili taşıyıcı olduğuanlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, davacı sürücünün 14.11.2016 tarihinde ... plakalı kamyona...'den yüklenen emtiaları taşımak için Eyüp'te bulunan ilk ... mağazasının önüne gelip beklemeye başladığı, 150.000,00 TL değerindeki kargonun saat 06:25'te İstanbul'daki teslimat adresine (... dükkanlarına) geldiği, dükkanın yaklaşık saat 8:30'da açılıyor olmasından dolayı sürücünün yüklü kamyon içerisinde bir kaç saat uyuduğu, saat 06:50 sıralarında site güvenlik personeli tarafından uyandırıldığı, kamyon kapılarının açık olduğunun beyan edildiği, bunun üzerine davacı sürücünün kamyonu kontrol ettiği ve kamyon kapılarının açık olduğu ve bazı emtiaların çalınmış olduğu sürücü tarafından anlaşılarak olayla ilgili emniyet birimlerine bilgi verildiği sabittir. Site güvenlik kameralarının kontrol edilmesi sonucunda hırsızlığın ford marka bir araçla gelen üç kişi tarafından gerçekleştirilmiş olduğu tespit edilmiştir. TTK'nın 850 vd. maddelerinde taşıma işleri düzenlenmiştir. TTK'nın 850/2.fıkrada, taşıyıcının taşıma sözleşmesi ile eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı buna karşılık eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcunun taşıyıcıya ödeme ücretini ödemeyi borçlanacağı belirtilmiştir. Eşya taşıma TTK'nın 856 vd. maddelerinde yer almaktadır. Taşıyıcının sorumluluğu ise aynı Kanun'un 875. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkrasında, taşıyıcının eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içerisinde eşyanın ziyaıdan, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir. Sorumluluktan kurtulma 876 vd. maddelerde düzenlenmiştir. TTK'nın 877. maddedesinde araç arızası ve kiraya verenin kusuru başlığı ile taşıyıcının taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerini veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı belirtilmiştir. Yardımcıların kusuru ise 879. maddede düzenlenmiştir. Söz konusu maddede taşıyıcının; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden kendi fiil ve ihmali gibi sorumlu olacağı belirtilmiştir. TTK'nın 888. maddesinde fiili taşıyıcı düzenlenmiştir. Maddenin 3. fıkrasında, asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcının müteselsil sorumlu olduğuna yer verilmiş, 4.fıkrada ise fiili taşıyıcının yardımcılarına başvurulması durumunda 887. madde hükmünün uygulanacağı belirtilmiştir.Somut olayda, dava dışı fiili taşıyıcının yardımcısı olan davacı sürücüye karşı başlatılan takip ve açılan davada TTK'nın 887. maddenin değerlendirilmesi gerekecektir. Anılan maddede, taşıyıcının yardımcıların birine karşı eşyanın zıyaı, hasarı veya geç teslimi sebebiyle sözleşme dışı sorumluluktan doğan istemlerin ileri sürülmesi hâlinde o kişinin kanunda öngörülen sorumluluktan kurtulma sebeplerine ve sorumluluk sınırlarına dayanabileceği ifade edilmiştir. Somut davada ise bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, davacı yardımcı kişiye karşı sözleşme dışı sorumluluktan doğan bir istem ileri sürülmemiştir. Davacı, dava dışı akdî taşıyıcı sigortalı şirket ile dava dışı fiili taşıyıcı arasında gerçekleştirilen yük taşıma sözleşmesinin tarafı değildir. Menfi tespit davasına konu icra takibinde borcun sebepleri arasında yük taşıma sözleşmesine yer verilmiştir.Davacı sigorta şirketi dava dışı akdî taşıyıcı ... Şirketi'nin sigorta şirketidir. Somut olayda, halefiyet ilkesi kapsamında sigorta şirketi akdî taşıyıcının yerini almaktadır. Dava dışı ... ile yine dava dışı ... yani akdî taşıyıcı ve fiili taşıyıcı arasında yük taşıma sözleşmesi gerçekleştirilmiştir. Sözleşmenin 12. maddesinde; taşıyıcının aracın daima bakımlı ve temiz bir şekilde yükleme ve boşaltma yerlerinde hazır olmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir. 9. maddede ise taşıyıcının aracın tesislere veya üçüncü şahıslara vereceği zarar ziyandan sorumluluğu düzenlenmiştir. Sorumluluk kapsamında taşıyıcı ve istihdam edilmesi hâlinde araç sürücüsünün müştereken sorumlu olduğu bu sorumluluğun araca yüklenen mamullerin alıcısına teslim edildiği ana kadar her türlü sorumluluk olduğu belirtilmiştir. Akdî taşıyıcı tarafından fiili taşıyanın yardımcısı aleyhine başlatılan icra takibinde TTK'nın 887.maddesinin değerlendirilmesi gerekeceğinden ve söz konusu maddede ise ancak sözleşme dışı sorumluluktan doğan istemlerin ileri sürülmesi hâlinde yardımcı kişilerin sorumluluğu tartışılabileceğinden, mahkemece bilirkişi raporu kapsamında davacı sürücünün sorumluluğunun doğmadığı yönündeki gerekçe ile verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Takip borçlularından fiili taşıyıcı aleyhine açılan İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1414 Esas, 2022/382 Karar sayılı karar gerekçesinde, taşıma işleminden önce bozuk olan kapı kilidi tamir ettirilmeden emtianın araca yüklenmesi nedeniyle araç maliki ve fiili taşıyıcı ...'ın eşyaların çalınmasında %100 kusurlu olduğu ve zararın tamamından sorumlu olduğu ifade edilmiştir. Fiili taşıyıcının bu husustaki sorumluluğu akdî taşıyıcı sigortalı şirketle imzaladığı sözleşmenin 12. maddisinden kaynaklanmaktadır. Davacı ise sözleşmenin tarafı değildir. Fiili taşıyıcının yardımcısı olarak kendisine sözleşme dışı sorumluluktan yani haksız fiil sorumluluğundan doğan istemler ileri sürülmemiştir. Bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf nedenleri ve iddiaları yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 7.219,65 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.