Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1657 E. 2026/449 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1657
Karar No
2026/449
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1657

KARAR NO:2026/449

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:30.09.2020

NUMARASI:2016/669 Esas - 2020/395 Karar

DAVA:İtirazın İptali (... sözleşmesiden kaynaklı)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki 15.10.2014 tarihli ... Ticaret Sistemi Alım Satım Sözleşmesi gereğince müvekkili tarafından davalıya 220.000,00 TL tutarında alacak devredilerek aynı tarihli 220.000 TL tutarlı ... çekinin davalıya verildiğini, davalının çeki ... sisteminde kullanarak karşılığını tahsil ettiğini, davalının çek karşılığı müvekkiline 220.000 TL tutarında kumaş verme borcu altına girdiğini, ancak bu edimini yerine getirmediğini, müvekkilinin 220.000 TL alacağının tahsili amacıyla İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dosyanın incelenmesinde; davacı .... Şti ile üçüncü kişi ... ... ... Ltd. Şti arasında 27/09/2012 tarihinde üyelik sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmenin örneğinin sunulduğu, keza dosya içerisinde davacı .... Şti tarafından 15/10/2014 tarih, 220.000,00 TL miktarlı ve ... seri nolu ... ... çekinin davalı ... ... AŞ adına düzenlenmiş olduğu ve ancak bu çekin davalıya teslim edildiğine dair herhangi bir belgenin sunulmamış olduğu, keza dosyaya üçüncü kişi .... Şti, davalı ... ... AŞ ve ... ... ... Ltd. Şti'nin taraf olduğu ve 220.000,00 TL'nin hesap devrine ilişkin ... Ticaret Sistemi Alım Satım Sözleşmesi adı altında bir sözleşme fotokopisinin sunulmuş olduğu, tüm dosya, alınmış olan bilirkişi raporları ve dosyaya sunulmuş olan belgelerin tamamının fotokopi niteliğinde olması hep birlikte değerlendirildiğinde davacının atipik bir sözleşme olan ... Sözleşmesi kapsamında ve alacağın temlikine ilişkin iddiasını usulüne uygun yazılı belge ile ivazlı olarak devir ve temlik ettiğini ve bu devir ve temlik kapsamında davalının tahsilatta bulunduğunu ve bu nedenle takip dosyasına konu borç itibariyle kendisine borçlu olduğunu ispat edememiş olduğu..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin, müvekkili şirket ile üçüncü kişi ... ... arasında üyelik sözleşmesi akdedildiği ve bu sözleşmenin örneğinin sunulduğ, davacının 220.000 TL tutarlı ... çekinin davalı ... adına düzenlendiğini, ancak bu çekin davalıya teslimine dair belgenin sunulmadığını kabul ettiğini, ayrıca 20.000 TL hesap devrine ilişkin ... alım satım sözleşmesinin, raporlar ve tüm belgelerin fotokopi olması nedeniyle davanın kanıtlanmadığını kabul ettiğini,Oysa ... işlemlerini, borcu, alacağı tam anlamıyla ispat edebilecek olan ... şirketinin kayıt ve defterlerinin incelenmesinin müvekkilince istendiğini, mahkemece inceleme kararı verilmesine rağmen usulüne uygun bir inceleme yapılmadığını, ... firmasının kayıtları incelenmeden verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu, bu kapsamda... AŞ'nin defterlerinin müvekkilince ibrazı mümkün olmadığından bu şirkete tebligat gönderilmesi veya bilirkişiye bu defterlerin incelenmesi izin yetki verilmesinin istendiğini, mahkemenin 19.02.2020 tarihli ara kararı ile bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek ek rapor alınmasına karar verildiğini, bilirkişinin yerinde inceleme yapmadığını, bilirkişinin şirket vekili olduğu bildirilen kişi ile irtibat kurmaya çalıştığını, fakat dönüş sağlanmadığını ve defterlerin ibraz edilmediğini bildirerek üçüncü kişilerin ticari defterleri incelenmeden rapor düzenlendiğini, tüm bu işlemlerin 11.03.2020 ile 25.04.2020 tarihleri arasında Covid pandemisi nedeniyle işlemlerin askıya alındığı, sürelerin durduğu dönem içerisinde oluştuğunu, bu dönemde dava dışı şirkete veya vekiline ulaşılamaması gerekçe gösterilerek inceleme yapılamadığından rapora itiraz edildiğini, bu tarihlerde esasında mahkemelerin önceden belirledikleri incelemeleri dahi yapamadığını, buna rağmen üçüncü kişinin defterleri hazır etmediği iddia edilerek ... firmasının defterleri incelenmeden karar verildiğini, bilirkişinin pandemi döneminde şirkete veya vekiline ulaşamadığını belirterek yerinde inceleme yapmadan rapor düzenlemesinin hatalı olduğunu, bilirkişinin üçüncü kişi ile mahkeme dışında WhatsApp ile ulaşım kurmaya çalıştığı dikkate alındığında yapılan işlemlerin eksik ve hatalı olduğunu,Müvekkilince gösterilen tanıkların dinlenmediğini ve bu hususun ek rapora yönelik itirazda beyan edildiğini, ek raporda müvekkilinin alacağının belirlendiğini, raporda ... çekinin karşılıksız verilmediği, çekin sözleşmese ilişkisi nedeniyle verildiğinin belirlendiğini, bir an için tereddüt yaşanması halinde ise tanıkların dinlenmesi gerektiğini taraflar arasındaki tüm ticari ilişkinin, ... sisteminde kayıtlı olduğunu, alacağın tahsil edilemediğinin ... sisteminde ve ... firmasının tutmakla yükümlü olduğu kayıtlarda bulunduğunu, Bilirkişinin de müvekkilinin, ...AŞ'den olan 440.000 TL alacağını berter yoluyla tahsil edebilmek için ... sistemine üye olduğunu, bu alacağı karşılığında ... çeki kesildiği ve alacak oluştuğunu, müvekkilinin 15.10.2014 tarihinde ... alacağının yarısı olan 220.000 TL'yi davalıya devrettiğini, aynı tarihte davalının ... havuzundan taşınmaz alışverişi yaparak 220.000 TL ... alacağını kullandığını tespit ettiğini, burada tespiti gereken, fakat edilmeyen sonraki adımın davalının kullandığı bu alacak karşılığı hangi bir şey verip vermediği hususu olduğunu, bu kapsamda davalının mal ve hizmet sunup sunmadığı ve davacının ... alacağını alıp alamadığı hususunun da tespiti gerektiğini,... sisteminin özünün, davalının da sistem üzerinden elde ettiği bu alacak( taşınmaz) karşılığı mal veya hizmet sunması olduğunu, sistemin niteliği gereği davalının mal veya hizmet verdiğini kanıtlaması gerektiğini, ... sistem kayıtlarında bu edimin yerine getirildiğine ilişkin hiçbir kayıt olmadığı gibi, davalının da edimini yerine getirildiği iddia etmediğini, cevap verilmeyerek davayı inkar ettiğini, bilirkişilerin davacı ile davalı arasında ... işlemi yapıldığı tespit ettiklerini, davalının alacak devrinin borca karşılık yapıldığı yönünde bir itirazı bulunmadığını, ... alacağını sabit olması ve bu yönde bir itiraz olmadan, ... alacağının borca karşılık olup olmadığı, saikinin bilirkişice tartışılmasının gereksiz ve taraflarca ileri sürülmeyen hususun araştırılması niteliğinde olduğunu, raporla taraflar arasında borç alacak ilişkisi bulunduğu ve ... sisteminde alacağın davalıya devredildiği tespit edildiğine göre HMK gereği ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalının bu durumda davacıya mal veya hizmet verdiğini ispatlaması gerektiğini, aksi halde borçtan davalının sorumlu olduğunu, belirtildiği üzere taraflar arasında ... alacağının devri karşılığında, davacıya mal verileceğine yönelik sözlü protokol yapıldığını, davalının ... alacağını kullandığı ... kayıtları ile sabit olduğunu, bu alacağın devir sebebinin protokol saiki gibi hususların tanıkla ispatlanabileceğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ... sözleşmesi kapsamında davalıya verilen ve bedeli davalı tarafça tahsil edilen 200.000,00 TL bedelli çek karşılığı malların davacıya teslim edilmemesi nedeniyle çek bedelinin tahsili almacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı ile dava dışı ... şirketi arasında düzenlenen 27.09.2012 tarihli ... üyelik sözleşmesi ile davacı, dava dışı ... şirketinin üyesi olmuştur. Davacı ile davalı arasında düzenlenen 15.10.2014 tarihli ... ticaret sistemi alım satım sözleşmesi ile tarafların ... Şirketinin organizatörlüğünü yaptığı sistemini kullanarak mal veya hizmet satımı konusunda anlaştıkları görülmüştür.Mahkemece alınan 25.12.2017 tarihli raporda, ... sistemi tartışılarak davacı ile davalının arasındaki ilişki incelenmiştir. ... ticareti, üyelik sistemiyle çalışan, üyelerinden satın alman mal ve/veya hizmetin bedelinin, yine sistem üyelerine mal ve hizmet satışı yoluyla ödenmesi ve satılan mal ve/veya hizmetin bedelinin de yine sistem üyelerinden mal ve/veya hizmet olarak satın alınması suretiyle tahsil edilmesi temeline dayalı bir finans ve ticaret sistemidir. Yani ..., en kısa anlatımla mal ve hizmet Mübadelesi yoluyla ticaret veya takas sistemine dayalı bir finansman modeli anlamına gelmektedir.Dava dışı ... organizatörü ... A.Ş'nin kayıtlarına göre, davacı 2012 yılında dava dışı ...A.Ş.'nden olan 440.000 TL tutarındaki alacağını ... yolu ile tahsil edebilmek adına 27.09.2012 tarihinde.. Sistemine üye olmuştur. ... organizatörü şirket, üstlendiği ve ... yolu ile ödemeyi taahhüt ettiği ...borcu olan 440.000 TL karşılığında, davacıya ... çeki kesmiş ve davacı adına ... alacağı oluşturmuştur. Bu işlemden sonra 15.10.2014 tarihinde davacı şirket, başka bir ... işlemi ile bu alacağının 220.000 TL'sini davalıya devretmiştir. Ancak devir sözleşmesinde devrin sebebi ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin detayları yazmamıştır. Ayrıca bilirkişi raporuna göre ... organizatörü şirket yetkililerinin de bu konuda bilgisi bulunmamaktadır.... A.Ş. kayıtlarına göre, davalı şirketin aynı tarihte ... havuzundan bir gayrimenkul alışverişi yaparak söz konusu 220.000 TL tutarındaki ... alacağını kullanmıştır. ..., AŞ'nin hesaplarında yapılacak inceleme ile bu devrin bir alacak karşılığında mı devredildiği ya da davalının iplik alımı karşılığında mı devredildiği hususunda ise inceleme yapılamamıştır. Davacı ile davalı arasında var olduğu iddia edilen alacak hakkında bir sözleşme olup olmadığın bilinmediği, davacı alacağı olduğunu iddia ettiği bakiyenin hangi borca ait olduğuna dair bir sunulmaması nedeniyle incelenemediği, davacının davalıdan alacağı olduğunun ispata muhtaç olduğu 25.12.2017 tarihli raporda açıklanmıştır.Davacı vekili bu rapora yönelik 09.01.2018 tarihli itirazında, tarafların her ikisinin ... siteminde kayıtlı olduğu, müvekkilin sistemdeki ... alacağının 220.000 TL'sini davalıya devretmesi ile davalının da iplik ve kumaş verme borcu altına girdiğini, taraflar arasında cari hesaba dayalı bir ilişki bulunmadığını, müvekkilinin alacağımızın ... sisteminden anlaşılacağını, bilirkişinin ... sistemindeki araştırmalarından davalının müvekkilden devraldığı ... alacağını kullanarak taşınmaz aldığının belirlendiğini, buna karşılık müvekkiline verilen herhangi bir mal veya hizmet bulunmadığını, devir sözleşmesinde devrin sebebinin belirtilmediği tespit edilmesine rağmen ... sözleşmelerinin matbu şekilde hazırlandığını ve sadece alacağı devreden ve devredilen kişiler ile tutarların belli olduğunu, davalının bu sistemde alacağını kullandığının belli olmasına rağmen, müvekkili için devrettiği alacak karşılığını alması halinde, bunun da yine ... kayıtlarından anlaşılabileceğini, kayıtlardan müvekkilinin alacağını almadığının anlaşılacağını, ... sözleşmesinde devrin sebebi veya ... işleminin saiki belirtilmese de taraflar bu konuda şifaen anlaşma yapıldığını, tanıkların dinlenmesi halinde bu hususun belirlenebileceği belirtilerek tanıkların dinlenmesi ve bilirkişinin davacının defterlerini incelemesi istenmiştir.Bilirkişinin davacının defterlerini inceleyerek düzenlediği 01.06.2018 tarihli raporda ise, dosyadaki belgeler ile ... organizatörü firma yetkililerinden alınan bilgilerin sadece davacı ile davalı arasında 220.000 TL tutarında bir ... işlemi yapıldığını gösterdiğini, ancak bu işlemin hangi saikle yapıldığı ve bu işlem sonunda kimin kimden alacaklı olduğu konusunda bir bilgi bulunmadığı, davacının defterlerinde davacı vekilinin belirttiği gibi bir kayıt bulunmadığı, davacının kayıtlarına dava dışı ...AŞ'den 140.376,85 TL alacaklı olduğunu, ... şirketinin sunduğu devir evrakında ve kök raporda da belirtildiği üzere, ... sisteminde devir işlemi göründüğü, ancak davacı şirketin defterlerinde davalı şirket adına bir cari alacak bulunmadığı gibi, imzalanmış başka bir sözleşme de bulunmadığını, mevcut sözleşmelerin davalıyı ... şirket kayıtları ile sözleşmeye göre borç altına sokacak nitelikte olmadığı belirlenmiştir.Davacı vekili ek rapora yönelik itirazında, tanıkların dinlenmesini ve ... şirketine yazı yazılarak davacıya ... sisteminden ne miktarda çek verildiği ile çekin verilme amacının, alacağın ne kadarının davalıya devir edildiği, davalının devir sonucu çek alıp almadığı ile bu ... çeki karşılığı mal hizmet alıp alamadığı, almış ise ne aldığı, devir işlemleri karşılığında müvekkilinin herhangi bir mal hizmet alıp almadığı, davalının da müvekkiline mal veya hizmet verip vermediği, ... sitemindeki cari hesap kayıtlarına göre davalının alacaklı olup olmadığı ve alacağın miktarının bildirilmesi için ... şirketine yazı yazılması istenmiştir. Mahkemece yazılan 13.09.2018 tarihli yazıya cevap verilmemiştir.Bunun üzerine mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulundan 14.06.2019 tarihli raporda; dosyadaki belgeler ile ... organizatörü firmasından alınan bilgilerin davacı ile davalı arasında 220.000 TL bedelli bir ... ilişkisini gösterdiği, ancak davacının defterlerinde bu işleme ilişkin alacak görünmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği kumaş alım satımına ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, ancak ... ticaret sistemi alım satım sözleşmesinin 2. maddesine göre yazılı sözleşme olmasa, davacının defterinde kayıt olmamasına ve buna ilişkin bir sözleşme sunulmamasına rağmen kimsenin bir karşılık almadan ve münferit bir sözleşme ilişkisi bulunmadan ... çeki vermeyeceği, bu hususun ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının aldığı bartter çeki karşılığında kendisine düşen edimini yerine getirdiğini kanıtlayamadığı kabul edilmesi halinde davanın haklı olduğu belirtilmiştir.Mahkemenin 23.10.2019 tarihli ara kararı ile dava dışı... AŞ'nin defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve bu hususta bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilerek, davalı şirketin dava konusu ... çeklerini kullanıp kullanmadığı husunda ek rapor düzenlenmesi istenmiştir. Mahkemece HMK'nın 221. maddesine göre dava dışı şirkete bir muhtıra gönderilmemiş, sadece bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmiştir. Bilirkişi de şirketin avukatları ile WhatssApp üzerinden yazışma yapmış ve raporların sunulmaması üzerine ek raporu ibraz etmiştir. İstinaf incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle davacının iddia ettiği alacağına ilişkin tutulan ticari defterlerin saklanma süresi dolmuştur. Bu nedenle artık ticari defterler üzerinde bir inceleme yapılması mümkün değildir. Tarafalar arasında ... sözleşmesi yapılmıştır. Ancak davacı ile davalı arasında yapılan sözleşmede davalının, davacıya ... çeki karşılığı kumaş teslim etmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Davacının incelenen ticari defterlerinde davalının borcu bulunmamaktadır. Taraflar arasında imzalanan sözleşme esas itibariyle alacağın havalesine ilişkindir. Mevcut bir borç için ... sözleşmesi yapılmasını engelleyecek bir durum bulunmamaktadır. Havale, kural olarak mevcut ve muaccel bir borcun ödenmesi için yapılır. Davacı mevcut bir borç olmaksızın, kumaş alımı için davacıya ... çeki verdiğini ispatlayabilir. Ancak dosyadaki belgelerden, davacının ... çekini kumaş satımı karşılığı davacıya verdiğine ilişkin bir kanıt bulunmamaktadır. HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesine göre ispat yükü kendisinde olan davacı, ... çekini kumaş alımı için davalıya verdiğini kanıtlayamamıştır. Davalının bu çeki alıp ... sisteminde kullanması ve davaya cevap vermemesi havale işleminin niteliğine göre davacının iddialarının kanıtlandığını göstermemektedir. Davacının mal teslimi için ... çeki verdiğini usulüne uygun delillerle kanıtlamaması halinde, bu kez çekin mevcut bir borcun ödenmesi için verildiğinin kabulü gerekmektedir. Çekin avans ödemesi olarak verildiğinin usulüne uygun sözleşme ve delillerle kanıtlanmaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL nispi istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 12.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1657, K. 2026/449, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1657-e-2026-449-k-4cee2befa9b4