İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/454 E. 2026/304 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/454
Karar No
2026/304
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/454 Esas - 2026/304 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/454 Esas KARAR NO : 2026/304 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/04/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin LPG dağıtım şirketi, davalının ise akaryakıt ve madeni yağ alım satımı yapan gerçek kişi tacir olduğunu, taraflar arasında 2007 yılından bu yana devam eden bayilik ilişkisi kapsamında son olarak 17/12/2019 tarihli bayilik sözleşmesinin akdedildiğini, bu sözleşme ve önceki sözleşmeler uyarınca davalıya bayilik faaliyetlerini yürütebilmesi için "1 adet 10 m3'lük LPG yer altı tankı, tank üstü kademe ve tank motoru, 1 adet çiftli dispenser ve 1 adet fiyat panosu"nun ariyet olarak teslim edildiğini, davalının ... .... .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesini haksız ve tek taraflı olarak feshettiğini, sözleşme hükümlerine göre fesih halinde ariyet malzemelerin iadesi gerekmesine rağmen davalının iade etmeyerek kullanmaya devam ettiğini, bu durumun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili tarafından ... 32. Noterliği'nin 21/02/2025 tarih ve 03172 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile malzemelerin iadesinin talep edildiğini, ancak davalının Kartal 23. Noterliği'nin 05/03/2025 tarihli cevabi ihtarnamesi ile malzeme teslim edilmediğini ileri sürdüğünü, bu iddianın kötü niyetli olduğunu belirterek, öncelikle dava konusu ariyet malzemelerin aynen iadesini, bunun mümkün olmaması halinde ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL malzeme bedelinin fesih tarihi olan 27/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17/03/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle 5.000,00 TL olan talebini 630.000,00 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının 2007 yılındaki teslim iddiasına dayandığını, bu nedenle talebin zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak ise taraflar arasındaki son geçerli sözleşmenin 17/12/2019 tarihli bayilik sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmede ve ekindeki protokolde müvekkiline herhangi bir ariyet malzeme teslim edildiğine dair bir kayıt veya ayrı bir ariyet sözleşmesi bulunmadığını, önceki sözleşmelerde ariyet malzeme bırakıldığı iddia edilse de son sözleşmede bu yönde bir düzenleme olmamasının, malzemelerin teslim edilmediğini gösterdiğini, davacının sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve haksız fiyat uygulaması nedeniyle sözleşmenin müvekkili tarafından 27/09/2023 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, davacının teslim ettiğini iddia ettiği malzemelerin marka, model, seri numarası gibi ayırt edici hiçbir bilgisini sunamadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın öncelikle zamanaşımından, aksi halde esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, taraflar arasında akdedilen 09/10/2007, 17/12/2019 ve diğer tarihli bayilik sözleşmeleri ve ekleri, Niğde 4. Noterliği'nin 27/09/2023 tarih ve 08225 yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi, Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/741 Talimat sayılı dosyası kapsamında yapılan keşif, Makine Mühendisi bilirkişi İbrahim Keziban tarafından düzenlenen 10/11/2025 tarihli rapor ile 29/01/2026 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle davalıya ariyet olarak verildiği iddia edilen LPG tankı ve ekipmanlarının aynen iadesi, mümkün olmaması halinde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 2007 yılından beri devam eden ve en son 17/12/2019 tarihli sözleşme ile yenilenen bayilik ilişkisinin, davalı tarafından 27/09/2023 tarihinde tek taraflı olarak feshedildiği, davacı vekilinin, bayilik ilişkisi kapsamında davalıya ariyet olarak LPG tankı ve çeşitli ekipmanlar verdiğini, feshe rağmen bu malzemelerin iade edilmediğini ileri sürerek öncelikle aynen iadesini, mümkün olmazsa 630.000,00 TL bedelin faiziyle tahsilini istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise son tarihli sözleşme uyarınca herhangi bir malzemenin ariyet olarak teslim edilmediğini, önceki sözleşmelere dayalı taleplerin ise zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kullanım ödüncü (ariyet) sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. TBK'nın 379. maddesine göre kullanım ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin bir şeyin karşılıksız olarak kullanılmasını ödünç alana bırakmayı ve ödünç alanın da o şeyi kullandıktan sonra geri vermeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Bu sözleşme uyarınca ödünç alan, ödünç aldığı şeyi sözleşme sonunda aynen iade etmekle yükümlüdür. Ancak, ödünç verilen şeyin uzun süreli kullanım sonucu doğal yıpranmaya uğraması veya ekonomik ömrünü tamamlaması durumunda aynen iade yükümlülüğünün ne şekilde yerine getirileceği uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır. TBK'nın 112. maddesi uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçlu, alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Ödünç verilen şeyin iadesinin, borçlunun kusuru olmaksızın imkansızlaşması veya uzun süreli kullanım sonucu ekonomik değerini büyük ölçüde yitirmesi halinde, aynen iade borcunun, şeyin iade anındaki ekonomik değerini (rayiç veya hurda bedelini) ödeme borcuna dönüşeceği kabul edilmelidir. ... .... .... Talimat sayılı dosyası kapsamında yapılan keşif sonrası Makine Mühendisi bilirkişi İbrahim Keziban tarafından düzenlenen 10/11/2025 tarihli raporda, 2007 yılında verilen dava konusu LPG ekipmanlarının 16 yıllık kullanım süresi sonunda ekonomik ömürlerini tamamladığı, bu nedenle 2023 yılı itibarıyla aynen iadelerinin teknik olarak mümkün olmadığı, iade borcunun malzemelerin kalan ekonomik (hurda) değerinin ödenmesi borcuna dönüştüğü belirtilmiştir. Mahkememizce alınan 29/01/2026 tarihli ek raporda ise, yer altı LPG tankının taşınmazla bütünleşmiş olması nedeniyle hasarsız sökümünün ve iadesinin mümkün olmadığı, diğer ekipmanların da doğrudan kullanıma uygun olmadığı, bu nedenle malzemelerin mevcut fiziki durumları dikkate alınarak 27/09/2023 fesih tarihi itibarıyla toplam rayiç bedelinin 365.000,00 TL, rapor tarihi itibarıyla ise 630.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmeleri ve ekleri, fesih ihtarnamesi, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 10/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 29/01/2026 tarihli ek rapor ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 2007 yılında başlayıp 27/09/2023 tarihinde davalının feshiyle sona eren uzun süreli bir bayilik ilişkisi bulunduğu, bu ilişkinin başlangıcında davacı tarafından davalıya dava konusu LPG tankı ve ekipmanlarının ariyet olarak teslim edildiği, sözleşmelerin yenilenmesi sırasında bu ekipmanların davacıya iade edildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, yapılan keşif sırasında da söz konusu malzemelerin davalının işyerinde kurulu ve faal olduğunun tespit edildiği, bu suretle davalının, son tarihli sözleşmede ariyet kaydı bulunmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği; bilirkişi raporları ile dava konusu malzemelerin uzun süreli kullanım ve nitelikleri (özellikle yer altı tankının taşınmazla bütünleşmesi) itibarıyla aynen iadelerinin teknik ve ekonomik olarak mümkün olmadığının saptandığı, bu durumda davacının terditli talebi olan bedel iadesi talebinin yerinde olduğu; hükme esas alınan 29/01/2026 tarihli ek raporda, malzemelerin sözleşmenin feshedildiği 27/09/2023 tarihi itibarıyla yıpranma payları düşülmüş rayiç değerinin toplam 365.000,00 TL olarak hesaplandığı, ancak sözleşmelerde "tank üstü kademe ve tank motoru"nun ariyet olarak verildiğine dair sözleşme metinlerinde bu iki kalemin sayılmadığı, bu nedenle bilirkişi tarafından bu kalemler için belirlenen 45.000,00 TL ve 35.000,00 TL'nin, toplam bedelden mahsubu gerektiği; bu durumda davalının sorumlu olduğu ariyet malzeme bedelinin (365.000,00 TL - 45.000,00 TL - 35.000,00 TL =) 285.000,00 TL olduğu; davalının sözleşmenin feshinden sonra makul süre içerisinde iade yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, hüküm fıkrasında belirtilen 05/10/2023 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, tarafların tacir olması sebebiyle talep edilen avans faizinin uygulanması gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 285.000,00 TL ariyet bedelinin temerrüt tarihi olan 05/10/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Kabul edilen 285.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 19.468,35 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 10.674,00 TL ıslah harcı toplamı olan 11.289,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 8.178,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 10.674,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 11.992,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 2.620,13 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50 TL keşif harcı, 2.880,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 14.861,63 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 6.723,12 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 8.138,51 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.519,05 TL'sinin davacıdan, 2.080,95 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 285.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 345.000,00 TL üzerinden takdir edilen 55.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/04/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/454, K. 2026/304, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-454-e-2026-304-k-b83c469cf6ff