İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/39 E. 2026/497 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/39
Karar No
2026/497
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/39 Esas KARAR NO : 2026/497

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2024 KARAR TARİHİ : 08/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili, ... model ... marka ... plakalı aracın sahibi olup işbu aracı davalıdan 18/11/2020 tarihinde satın aldığını, müvekkili işbu ayıplı aracın ilk sahibi olduğunu, müvekkili, davalıdan usulüne uygun ve bedelini ödemek suretiyle satın aldığı aracın Ticaret Bakanlığı Rehberlik Ve Teftiş Başkanlığı ... Tarih ...Sayılı ... Gümrük Müdürlüğünden Yapılan Bazı Otomobil İthalatlarının İncelenmesi Konulu Rapor'a konu olduğunu ve ülkeye çift/sahte faturalar ile kıymetin olması gerekenden oldukça düşük beyan edildiğini haricen öğrendiğini, müvekkilinin 18/11/2020 tarihinde davalı satıcıya bedelini ödemek suretiyle satın aldığı aracın hâlihazırda ayıplı olduğunu, ithalat sırasında düşük beyanname ile ülkemize getirildiğini, mevcut ve başkaca muhtemel ceza yargılaması sırasında müsadereye konu olacağını haricen öğrenmiş olup araç üzerindeki haklarından olması gerektiği gibi faydalanamayacağını, müvekkili ile davalı arasında tüketici işlemi bulunduğunu, tüketici sıfatına haiz müvekkilinin davalıya güvenerek bedelini ödemek suretiyle satın aldığı otomobilin Türk Ceza Kanunu, Gümrük Kanunu ve Kaçakçılık Kanunu uyarınca suça konu araç niteliğinde olduğunu, ilgililer hakkında ceza yargılamasının devam ettiğini, otomobilin hukuki ayıplı olduğunu, ilgililer hakkında ceza yargılamasının devam ettiği ve başkaca soruşturmaların açılmasının da kuvvetle muhtemel olduğunu, Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenen raporlar uyarınca aracın kamu düzeni ve Hazine'nin uğramış olduğu kayıplar nedeniyle tedbir ve müsadereye konu edilebileceğini, mevcut ayıbın hâlihazırda müvekkile ait aracın değerini düşürdüğünü, araçtaki ayıbın Yüksek Mahkeme kararları nezdinde hukuki ayıp sayıldığını, dolayısıyla müvekkilin Kanun'dan doğan seçimlik haklarını kullanması gerektiği, uğramış olduğu maddi manevi zararlar ve yaptığı harcamalar nedeniyle seçimlik haklara ek olarak tazminat hakkının davalıdan tahsilinin gerektiği sabit olduğunu, bu nedenlerle müvekkilinin davalıdan satın almış olduğu aracın ticaret bakanlığınca yapılan denetimler ile düşük beyannameye konu hukuki ayıplı ve Türk Ceza Kanunu, Gümrük Kanunu ve Kaçakçılık Kanunu uyarınca değer düşüklüğünün sabit olması nedeniyle sözleşmeden dönülmesine, mümkün olmadığı takdirde müvekkilce ifa edilen bedele sözleşme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile denkleştirici adalet ilkesi gözetilmek suretiyle iadesine, mümkün olmadığı takdirde uyuşmazlığa konu ... Marka ... İsimli 2021 model otomobilin ayıpsız misli ile değişimine,mümkün olmadığı takdirde müvekkilince ödenen bedele sözleşme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiz ile denkleştirici adalet ilkesi gözetilmek suretiyle bedel indirimi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, ... model ... marka ... plakalı aracın hukuki ayıplı satıldığı iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına Makine Mühendisi/Otomotiv Mühendisi bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda özetle; dosya kapsamında yer alan tüm belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Davaya konu aracın ... plakalı 2020 model ... marka ... isimli ... tipi, ... araç sınıfında şase no ... motor no ... 138 silindir hacmi 2995cm³ benzinli siyah renkli ilk tescil tarihi 18.11.2020, “...A.S.” adına kayıtlı olduğu,... Şirketi tarafından ... A.Ş. Adına 18.11.2020 tarihli ... nolu ve toplam tutarı 2.525.000,00 TL (KDV dâhil) satış faturasının düzenlendiği, araç satış sözleşmesinde verilen kasko değeri ve satış bedelinin o tarihlerdeki 0 (sıfır) km araç piyasa rayiçleri ile uyumlu olduğu, davaya konu aracın dava tarihindeki değerinin 6.931.934,00 TL olabileceği, mezkur aracın rapor tarihi itibariyle hasarsız 2. el fiyatının ortalama 8.850.000,00 TL olduğu, “hukuki ayıp” değerlendirmesinin teknik değil de hukuki bir nitelendirme olması nedeniyle bilirkişilik görevi alanı dışında kaldığınından bu hususta takdirin sayın mahkemeye ait olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 15/09/2025 tarihli ara kararı uyarınca, davacının kök rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve aracın ayıplı hali ile ayıpsız hali arasındaki değer farkının tespitine dair ek rapor tanzimi istenilmiştir. Bilirkişi ek raporunda özetle; davaya konu aracın dava tarihindeki kilometresi tramer kayıtları standart dışı ilave donanım özellikleri vb detayları bilinemediğinden kasko bedeli ve kök rapor tarihinin dikkate alınarak piyasa rayiç bedel araştırmasının yapıldığı, ilgili aracın dava tarihili itibariyle 2. El piyasa fiili alım- satım rayiç bedelinin 6.931.934,00 TL olabileceği, bu tutarın aracın km donanım paketi boya/ tramer durumu vd. Değişkenlere bağlı olarak değişebileceği, davaya konu hukuki ayıbın lüks araç sınıfındaki araçlar yönünden tedbir ve müsadere riski barındırması nedeniyle alıcılar tarafından ciddi bir risk olarak görüldüğü, bu durumun satışı zorlaştırarak değer kaybını artırdığı ve söz konusu ayıbın esaslı/ önemli ayıp niteliğinde olduğu, bu kapsamda yüksek risk grubundaki hukuki ayıplı araçlarda rayiç değer azalışının %30-%40 bandında (ayıpsız değerinin yaklaşık 1/3'ü oranında) olduğu, dava konusu lüks segmentte yer alması ve ayıbın niteliği gözetilerek %35 oranında bir değer azalışının hakkaniyete uygun olacağı, yapılan tespitler ışığında dava tarihi itibariyle aracın ayıpsız rayiç değerinin 6.931.934,00 TL, %35 oranında hukuki ayıplı rayiç değerinin 4.505.757,00 TL olduğu, netice itibariyle değer kaybının 2.426.177,00 TL olabileceği sonucuna varılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu'nun 214. ve devamı maddelerinde düzenlenen, zapta karşı tekeffül hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen TBK'nun 214. maddesinde, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir 3. kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcının, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olduğu açıklandıktan sonra, devamındaki maddelerde de bu yükümlülüğün koşulları ve zararın kapsamı konusunda açıklamalar getirilmiştir. TBK'nun 217. maddesinde "satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa, satış sözleşmesi kendiliğinden sona ermiş sayılır ve alıcı satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir" yazıldıktan sonra aynı maddenin (1) bendinde de "satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini isteyebilir" yazılıdır. Aynı yasa maddesinin devam eden bentlerinde de alıcının talep edebileceği diğer hakları sıralanmıştır. Anılan yasa maddeleri hükmünce satıcı kusursuz olsa dahi aracın zaptedilmesinden dolayı alıcı (davacı)ya karşı sorumludur. Somut olayda, davaya konu ... plakalı, 2020 model, ... marka, ... ticari isimli, ... tipi, ... araç sınıfında, şase no ..., motor no ..., silindir hacmi 2995cm3, benzinli, siyah renkli aracın 18.11.2020 tarihi itibari ile davacı ...A.Ş. adına kayıtlı olduğu, davacının söz konusu aracı ... 9. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi’ne istinaden, kasko kodu ... ve kasko değeri 2.448.936,00 TL olan 2.525.000,00 TL satış bedeli ile davalı satıcı “... Şirketi”nden satın aldığı, davacının davalıdan satın aldığı aracın Ticaret Bakanlığı Rehberlik Ve Teftiş Başkanlığı ... Tarih ...Sayılı ... Gümrük Müdürlüğünden Yapılan Bazı Otomobil İthalatlarının İncelenmesi Konulu Rapora konu olduğu ve ülkeye çift/sahte faturalar ile kıymetin olması gerekenden oldukça düşük beyan edildiğinden bahisle ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasına konu edilerek CMK'nın 128/4 maddesi uyarınca sicillerine şerh konulması suretiyle el konulmasına karar verildiği, aracın müsadereye tabi olma durumunun da söz konusu olduğu düşünüldüğünde davacı tarafça satın alınan aracın hukuki ayıplı olduğu konusunda tereddüt bulunmadığı kanaatine varılarak davacının asli talebi olan sözleşmeden dönme talebinin kabulü ile davaya konu .. plakalı ... model, ... marka, .... ticari isimli, .. tipi, ... araç sınıfında, şase no ..., motor no ... aracın ayıplı olması nedeniyle davalı tarafa iadesine ve trafik kaydının devir masrafları davalıya ait olmak üzere davalıya devrine, birlikte ifa kuralı gereğince araç bedeli olan 2.525.000,00-TL'nin araç teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, her ne kadar davacı tarafın uğradığı maddi zararları da sözleşmeden dönme ile talep edebileceği düşünülse de uğradığını iddia ettiği maddi zararı somutlaştırmadığı ve buna ilişkin delilleri ibraz etmediği anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine, hukuki ayıplı halen gelen ve zapt ihtimali bulunan aracın satılması ile davacı tüzel kişiliğin manevi zarara uğradığından söz edilemeyeceğinden manevi tazminat talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının sözleşmeden dönme talebinin kabulü ile, davaya konu ...plakalı 2020 model, ... marka, ... isimli, ... tipi, ... araç sınıfında, şase no ..., motor no ... aracın ayıplı olması nedeniyle davalı tarafa iadesine ve trafik kaydının devir masrafları davalıya ait olmak üzere davalıya devrine, birlikte ifa kuralı gereğince araç bedeli olan 2.525.000,00-TL'nin araç teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine, 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 172.482,75 TL karar harcından peşin alınan 3.416,00 TL'nin ve 43.120,69 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 125.946,06 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 46.536,69 TL peşin harç ve tamamlama harcı toplamı bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 8.910,00 TL yargılama giderinden tarafların haklılık oranına isabet eden 9.615,74 TL'nin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 370.250,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 8-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.08/06/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/39, K. 2026/497, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-39-e-2026-497-k-52da3658ad0c