İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/321 E. 2026/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/321
Karar No
2026/666
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/321 Esas KARAR NO:2026/666

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/05/2025 KARAR TARİHİ:22/09/2026

Mahkememizde görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının bir takım ürünlerin analizi için müvekkilinin ürünler gönderdiğini, müvekkili şirket tarafından ilgili gıda ürünlerinin laboratuvar ortamında analizleri yapılarak sonuçlar davalı şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin analizlere ilişkin davalı tarafa verilen hizmet bedellerine ilişkin faturalar düzenlendiğini, düzenlenen fatura bedellerini toplamından 206.101,60-TL ödeme yapıldığını, kalan 110.000,00-TL'nin ödenmediğini, alacağın tahsili yönünden .... İcra Müdürlüğünün 2024/... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ancak davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu belirterek; .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından takibe, borcun tamamına, işlemiş ve işleyecek faize, fahiş orandaki faiz oranına ve borcun ferilerine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa 21.03.2024 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, haksız ve takibi uzatmaya yönelik itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20 oranından aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yasaların emredici hükmü gereğince davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakları sunulmadığını, sunulan belge ve evrakların hangi iddiaya dayanak oluşturduğuna açık şekilde yer verilmediğini, davacı yanın dava dilekçesine ekli olmayan ve yasal süresi içinde sunulmayan herhangi bir delil sunmasına ve tanık ismi bildirmesine, usul hükümleri hilafına delil ibraz edilmesi ve/veya tanık isimlerini bildirmesi halinde; ibraz edilen delillerin dosya ve değerlendirme kapsamına alınmaması gerektiğini, müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı şartları oluşmadığını, ispat yükü davacı tarafa ait olduğundan takip dayanağından dolayı alacaklı olduğunun ispatının gerektiğini, faturanın tek başına alacağın kanıtı olamayacağını, davaya konu alacak talebinin müvekkiliyle bir ilgisi olmadığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın kötü niyetli olduğunu, bu iddiayı ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını, davacının da iddialarını kanıtlayamadığını, müvekkiline teslim edilen bir mal veya hizmetin söz konusu olmadığını, taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme kurulmadığını, tüm bunlara ek olarak davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen belgeler üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını belirterek; haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, davacı taraf aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Dava: Ticari Satımdan Kaynaklanan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı tarafından borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığı, örnek 7 nolu ödeme emrinin borçluya 13.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09.10.2024 tarihinde borca itiraz ettiği, bunun üzerine davacı tarafından 10.10.2024 tarihinde arabuluculuk müessesine başvuru yapıldığı anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlık; taraflar arasında gerçekleştiği hizmete ilişkin olarak edimin yerine getirildiği iddiası karşısında davalının davacıya karşı borcunun bulunup bulunmadığı hususunda olduğu anlaşıldı. Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir(TTK m. 4/2). Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.(TTK'nın 83/1,2) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. 6102 sayılı TTK'nun 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Davacı tarafça düzenlenen faturalar e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderilmiş ve buna ilişkin zarf hareket dökümü de davacı tarafça sunulmuştur. Bilirkişi aracılığıyla sadece davacı tarafça sunulan ve usulüne uygun tutularak sahibi lehine delil niteliğine haiz davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 110.000,00-TL alacaklı durumdadır. Davalı taraf ise ticari defterlerini sunmamıştır. Davacının sunduğu analiz raporları ışığında hizmeti yerine getirdiği anlaşılmış olup, davalı taraf kendisine yapılan ihtarata rağmen yemin deliline de dayanmamıştır. Belirtilen açıklamalar ışığında davanın kabulüne ve de alacak likit olduğu için davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilecek şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; Davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/.... sayılı dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 110.000,00-TL asıl alacak tutarınca aynı koşullarda takibin DEVAMINA, İtirazın iptaline karar verilen icra dosyasındaki asıl alacak toplam tutarı 110.000,00-TL bedelin %20 oranına isabet eden 22.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 7.514,10-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.173,91-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.340,19-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.789,13-TL ilk gider, 10.151,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 11.940,31-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine, Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/09/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

*Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/321, K. 2026/666, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-321-e-2026-666-k-ef91c04b7d87