Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1623 E. 2026/3457 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1623
Karar No
2026/3457
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/56 E., 2025/2 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Muğla ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 3 31... sayılı 5.852,92 m² yüzölçümlü taşınmaz hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Muğla ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 3 31... sayılı parselin gerçekte müvekkiline ait olmasına rağmen Hazine adına tespit edildiğini, bu taşınmazın müvekkili adına kayıtlı 3 31... sayılı parsel ile birlikte uzun yıllardır bir bütün hâlinde tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazın evvelinde 1950 yılında dava dışı ... tarafından imar ve ihya edilerek tarım arazisi hâline getirildiğini ve 20.01.1999 tarihinde harici satışla zilyedinden müvekkilinin satın aldığını, kadastro sırasında taşınmazın bütünlüğüne rağmen içinde bulunan çam ağaçları nedeniyle 3 31... parselden ayrılarak ayrı bir parsel olarak tespit edildiğini ileri sürerek, taşınmazın tarla vasfıyla müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman vasfında bulunduğunu ve bu nitelikteki yerlerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2020 tarihli ve 2016/4 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı ile 3 31... sayılı taşınmazın 21.01.2020 tarihli teknik krokide (D) harfi ile gösterilen 4.814,45 m²lik bölümünün zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine ve Hazine adına tesciline; (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen sırasıyla 378,23 m², 432,58 m² ve 222,93 m²lik bölümler yönünden ise davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, bu kısımlar yönünden Hazine adına yapılan tespitin iptali ile tarla vasfıyla davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 15.01.2024 tarihli ve 2021/12907 Esas, 2024/138 Karar sayılı ilamıyla "davacı vekilinin (D) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının yerinde görülmediği; davalı Hazine vekilinin (A), (B) ve (C) bölümlerine yönelik temyiz itirazlarının ise kabulü ile bu kısımlar yönünden zilyetlikle iktisabın mümkün bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, 3 31... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdidi kapsamında "orman sayılmayan yer" olduğu halde İlk Derece Mahkemesince yeniden orman ve orman içi açıklık değerlendirmesi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca taşınmazın uzun süreli, nizasız ve ekonomik amaca uygun zilyetlikle kullanılması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddeleri uyarınca müvekkili lehine mülkiyet koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/1623, K. 2026/3457, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-1623-e-2026-3457-k-1687964c5cee