İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/3 E. 2025/3 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/3
- Karar No
- 2025/3
- Karar Tarihi
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/3 Esas - 2026/563 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/3 Esas KARAR NO : 2026/563 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/01/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde, 10/11/2024 tarihinde... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonetin, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıkarak takla atmasıyla tek taraflı, ölümlü ve yaralamalı bir trafik kazası meydana geldiğini, kaza esnasında aracın arka yolcu koltuğunda bulunan müvekkillerinin oğlu ve desteği olan ...'in araçtan savrularak vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı ve Sivrihisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/1691 sayılı soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporuna göre araç sürücüsü...'ın KTK'nın 52/1-b maddesini ihlal etmesi nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla davalı ...... Sigorta Şirketi nezdinde 119609597 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu ve poliçenin kişi başına ölüm teminatının 1.800.000,00 TL olduğunu, Anayasa Mahkemesi'nin KTK'nın 90. maddesini iptal eden kararı uyarınca tazminat hesaplamasının genel hükümlere göre, progresif rant yöntemi ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılması gerektiğini, müteveffanın muhtemel evlenme yaşının TÜİK verilerine göre 28,3 olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketine 04/12/2024 tarihinde yapılan başvuruya rağmen KTK'nın 99. maddesinde öngörülen sekiz iş günü içinde ödeme yapılmayarak 17/12/2024 tarihinde temerrüde düşüldüğünü, sigortalı aracın kamyonet olması nedeniyle ticari temerrüt (avans) faizi talep ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK'nın 107. maddesi uyarınca şimdilik davacı ...için 100,00 TL ve davacı Birgül Esen için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 17/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 04/05/2026 tarihli talep artırım dilekçesiyle davacı baba ...için talebini 780.180,44 TL'ye, davacı anne Birgül Esen için talebini 1.019.819,56 TL'ye yükselterek toplam 1.800.000,00 TL'nin aynı koşullarla tahsilini istemiştir. CEVAP : Davalı ...... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça KTK'nın 97. maddesi uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen tüm evraklarla usulüne uygun bir müracaat yapılmadığını, nüfus kayıt örneği sunulmadan ödeme talep edildiğini, bu nedenle dava şartı noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün yoldaki mıcırdan dolayı direksiyon hakimiyetini kaybettiğini beyan ettiğinden kusur durumunun Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nden alınacak raporlarla tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında 04/12/2021 tarihli Genel Şartlar gereği %1,65 iskonto oranının ve TRH 2010 hayat tablosunun esas alınması gerektiğini, usulüne uygun başvuru olmadığından müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve faiz talebinin hatalı olduğunu, haksız fiil nedeniyle avans faizi değil yasal faiz istenebileceğini, SGK tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılmışsa bunun tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, kazada birden fazla kişinin zarar görmesi nedeniyle poliçe limiti dahilinde garameten paylaşım (proporsiyon) uygulanması gerektiğini, anne ve baba lehine hesaplama yapılırken %5 oranında yetiştirme giderinin tenzil edilmesi gerektiğini, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi ve karşılıksız taşınması nedeniyle hatır taşıması indirimi uygulanarak hesaplanacak tazminattan en az %40 oranında indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, Trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, ZMMS poliçesi, Adli Tıp Kurumu ...Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/11/2025 tarihli kusur raporu, nitelikli hesap bilirkişisi Şaziye Saadet Özfırat van Delft tarafından düzenlenen 10/04/2026 tarihli tazminat hesap raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 10/11/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacıların oğlu ...'in vefat ettiği, davacılar vekilinin kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinin destekten yoksun kalma zararının tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin, sigortalı sürücünün kusurunun tam olmadığını, müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, tazminat hesaplama yönteminin ve faiz talebinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İşletenin sorumlu olduğu zararların belirlendiği 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesinde "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." düzenlemesi, aynı Kanun'un 91/1. maddesinde ise "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92. maddesinde ZMMS kapsamı dışında kalan hususlar sayılmış olup, bu haller dışında sigortacı, sigortalı aracın sebep olduğu zararlardan sigorta sözleşmesi kapsamında, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve sigorta limiti ile sorumludur. Destekten yoksun kalma tazminatı istemi yönünden yapılan değerlendirmede; TBK'nın 53/1. maddesi uyarınca ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler, bu sebeple uğradıkları kayıpların tazminini talep edebilir. TBK'nın 55/1. maddesinde de "(1) Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. (2) Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır." düzenlemesi yer almaktadır. Adli Tıp Kurumu ...Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/11/2025 tarihli kusur raporunda, sürücü...'ın idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri dışında, azami hız limiti "50 km/s" olan köy yolunda seyrederken aracının hızını mahal şartlarına göre azaltmaması ve aracını güvenli bir biçimde sevk ve idare edememesi nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek takla atması sonucu meydana gelen kazada asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...'in emniyet kemeri takmadan yolculuk yapması hususunun TBK'nın 52. maddesi kapsamında müterafik kusur teşkil edip etmeyeceğinin takdirinin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir. Nitelikli Hesap Bilirkişisi... .... .... .... .... ... .... tarafından düzenlenen 10/04/2026 tarihli raporda, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemiyle hesaplama yapıldığı, müteveffanın SGK kayıtlarına göre tespit edilen ve asgari ücretin 1,049 katı olan net gelirinin, TÜİK verilerine göre 28 yaşında evleneceği varsayımının, davacı anne ve babanın bakiye ömür sürelerinin ve destek paylarının dikkate alındığı, bu kapsamda iki alternatifli hesaplama yapıldığı, birinci alternatifte müterafik kusur indirimi olmaksızın davacı baba ...'in zararının 1.369.348,49 TL, davacı anne Birgül Esen'in zararının 1.789.955,65 TL olmak üzere toplam 3.159.304,14 TL olarak hesaplandığı, ikinci alternatifte %20 müterafik kusur indirimi uygulanması halinde ise davacı babanın zararının 1.095.478,79 TL, davacı annenin zararının 1.431.964,52 TL olmak üzere toplam 2.527.443,31 TL olarak hesaplandığı, her iki durumda da toplam zararın 1.800.000,00 TL olan poliçe teminat limitini aştığı, bu nedenle poliçe teminat limitinin davacıların zarar oranlarına göre garameten paylaştırılması sonucunda, her iki hesaplama senaryosunda da davacı baba ...'e 780.180,44 TL, davacı anne Birgül Esen'e ise 1.019.819,56 TL tazminat ödenmesi gerektiği bildirilmiştir. Davacılar vekili 21/11/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak verdiği 21/11/2025 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde, 11/11/2025 tarihli kusur raporunda yer alan kusur izafiyeti, müterafik kusur tespiti gibi aleyhe olan tüm hususları kabul etmediğini beyan etmiştir. Davacılar vekili 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak verdiği 04/05/2026 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde, raporda kullanılan yöntem, bakiye ömür tablosu, destek payları, gelir verileri gibi hususların hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi değerlendirmesinin bilirkişinin yetkisini aştığını, müteveffanın emniyet kemerini takmadığına dair somut bir olgu bulunmadığını, mahkemece indirim uygulanması halinde dahi bunun gerçek zarar üzerinden yapılması gerektiğini ve bu nedenle reddedilen kısım için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir. Davalı vekili 04/05/2026 tarihli talep artırım dilekçesine yönelik olarak verdiği 25/05/2026 tarihli beyan dilekçesinde, ıslahla artırılan miktarın 8 yıllık ceza zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımına uğradığını, aksi kanaat halinde ise artırılan miktar için faizin ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini ve ticari faiz değil yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürerek ıslah talebinin reddini istemiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası ZMMS poliçesi, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu ...Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 11/11/2025 tarihli kusur raporu ile nitelikli hesap bilirkişisi Şaziye Saadet Özfırat van Delft tarafından düzenlenen 10/04/2026 tarihli tazminat hesap raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 10/11/2024 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonetin, sürücüsü...'ın sevk ve idaresindeyken tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteği ...'in vefat ettiği, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün hızını mahal şartlarına göre ayarlamayarak direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacıların desteğinin ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı; davalı vekilinin ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'inin, eylemin TCK'nın 85/1. maddesi kapsamında taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturması ve bu suç için öngörülen 15 yıllık ceza zamanaşımı süresinin (KTK m. 109/2) dava ve ıslah tarihleri itibarıyla dolmamış olması nedeniyle yerinde olmadığı; davalı vekilinin müteveffanın emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği savunmasına karşın, hükme esas alınan 10/04/2026 tarihli hesap raporunda, davacı baba ...'in zararının 1.369.348,49 TL, davacı anne Birgül Esen'in zararının 1.789.955,65 TL olmak üzere toplam 3.159.304,14 TL olarak hesaplandığı, %20 müterafik kusur indirimi uygulanması halinde ise davacı babanın zararının 1.095.478,79 TL, davacı annenin zararının 1.431.964,52 TL olmak üzere toplam 2.527.443,31 TL olarak hesaplandığı, davacıların toplam destekten yoksun kalma zararından %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılsa dahi, zararın 1.800.000,00 TL'lik poliçe teminat limitini aştığı, bu nedenle poliçe limitinin garameten paylaştırılması sonucunda davacılara düşecek nihai tazminat miktarının her iki halde de değişmediği, davacıların destekten yoksun kalma zararlarının hesaplanmasında, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili iptal kararları sonrası yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemini esas alan 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, raporda yapılan garameten paylaştırma neticesinde davacı baba ...için 780.180,44 TL, davacı anne Birgül Esen için 1.019.819,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı; davacıların davalı sigorta şirketine 04/12/2024 tarihinde başvurduğu ve KTK'nın 99. maddesi uyarınca sekiz iş günlük sürenin sonunda 17/12/2024 tarihinde davalının temerrüde düştüğü, kazaya karışan sigortalı aracın "kamyonet" olması ve ticari nitelik taşıması nedeniyle talep gibi avans faizine hükmedilmesi gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davacı ...için 780.180,44 TL, davacı Birgül Esen için 1.019.819,56 TL olmak üzere toplam 1.800.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 17/12/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine, 2-Kabul edilen 1.800.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 122.958,00 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 6.147,22 TL tamamlama harcı toplamı olan 6.762,62 TL harcın düşümü ile eksik kalan 116.195,38 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 6.147,22 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 7.465,52 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 4-Davacıların karşıladığı 395,00 TL yazışma gideri, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.895,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.800.000,00 TL üzerinden takdir edilen 270.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kabul oranlarına göre davacılara verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/06/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır