İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/288 E. 2025/288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/288
- Karar No
- 2025/288
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/288 Esas - 2026/56 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/288 Esas KARAR NO : 2026/56
... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 06/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı ... marka kamyonet davacı ... tarafından 11.07.2023 tarihinde 0 km araç olarak davalılardan ...'den satın alındığını aracın alınmasından kısa bir süre sonra araç yaklaşık 7.300 km iken, 22.12.2023, 02.07.2024, 29.07.2024, 12.08.2024, 13.08.2024 tarihlerinde arıza lambasının yanması - gaz yememe şikayetleri ile ... adresinde bulunan davalı Tan Oto servisine başvurulduğunu, Araç her seferinde onarım yapıldığı belirtilerek davacıya teslim edildiğini, tesliminden itibaren kısa süre içerisinde araçta yeniden arıza oluştuğunu, aracın ayıplı olup olmadığı ve ayıp oranında indirim bedelinin tespiti için ... D.iş Sayılı dosyasından tespit talep edildiğini, alınan raporda davalılar tarafından istenilen belgelerin geç ibraz edilmiş olması sebebiyle söz konusu dosyada ayıba ilişkin ve ayıp oranında bedel indirimine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığını ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ayıp oranında satış bedelinden indirim bedeli talep edildiğini davalılardan herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davacıya ait ... plakalı araçta HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası kapsamında, yargılama sırasında bedel arttırımı yapılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL ayıp oranında indirim bedelinin 11.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın dpf (dizel partikül filtresi) parçasında herhangi bir ürün üretim kaynaklı sorun olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, delil tespiti süreçlerine katılımlarının sağlanmadığını ve sadece neticesi olan rapor kendilerine tebliğ edildiğini, Bu arıza ürün kaynaklı değil kullanım alışkanlıklarından doğan; buna bağlı kullanıcı el kitabındaki öneri mahiyetindeki direktiflerin de uygulanmamasından ileri gelen bir arıza olduğunu, davaya konu araç olan ...' nun kullanıcı el kitabının ilgili kısmında açık direktifleriyle yer verildiğini, Somut olayda davanın şehir içi ekmek - unlu mamul dağıtımına özgülenmiş aracın, kullanım kılavuzunda da belirtilmiş belli periyotlarla rejenerasyon yapmaksızın tıpkı ticari araçlarda daha sıkça rastlanıldığı gibi sürekli sıkça kısa sürüşlerle stop edip-çalıştırmaya maruz bir kullanımında dpf inin tıkanması kaçınılmaz bir hal aldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 22.08.2025 tarihli raporda özetle; "Dava konusu aracın Katalitik Konverterinin imalat hatalı olduğu ve bu sebeple AYIPLI MAL niteliğinde olduğunun değerlendirildiği, Nitelikli Hesaplamalar İncelemesi neticesinde, Davacının 227/2 maddesi gereğince satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim istediği, Yargıtayın yerleşik içtihatları nispi metod yöntemi ile hesaplama sonucu davacının talebinin 142.800 TL, olabileceği, Temerrüt tarihi 27/12/2024 tarihi olduğu, tarafların tacir olması sebebi ile davacının bu tarihten itibaren 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi gereğince aşamalı avans faizi talep edebileceği Tespit ve hesaplanmış olup" şeklinde görüş bildirmiştir. Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 17.11.2025 tarihli ek raporda özetle; " İtiraz konusunun incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde kök raporda değişikliğe gidilmediği, İndirilecek bedelin 112.746,87 TL olduğu, Tespit edilmiş olup" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava ticari satımdan kaynaklanmaktadır. Davacı ... plakalı aracı davalılardan ... Şirketinden 11/07/2023 tarihinde satın aldığını, aracın 7300 kilometreye geldiğinde 22/12/2023, 02/07/2024, 29/07/2024, 12/08/2024, 13/08/2024 tarihlerinde arıza lambası yanması nedeniyle servise başvurduğunu aracın her seferinde arızası giderildiği gerekçesiyle iade edildiğini, ancak araçtaki arızaların giderilmediğini, ... delil tespiti yaptırıldığını beyanla ayıp oranında bedelde indirim talebinde bulunulmuş, davalılar ise delil tespitinin usulsüz olduğunu, aracın arızalanmasının dpf tıkanmasıdnan kaynaklı olup kullanım kaynaklı olduğunu bu hususun kullanıcı el kitabında yazdığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şirketinden aracın tamir servis kayıtları, iş emirleri vs tüm evrakları celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. ... İş sayılı dosyası celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Dava konusu uyuşmazlıklarda 6102 sayılı TTK'nin 23.maddesi yollamasıyla Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacaktır. TBK madde 223. maddesinde"...Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır..." maddesi, TBK 219. maddesinde "...Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur..." maddesi, TBK 227.madde ise "...Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir..." maddelerinin eldeki dava dosyasında uygulanacağı tabidir. Öncelikle uyuşmazlığın temelini oluşturan “ayıp ve ayıba karşı tekeffül” kavramları üzerinde durmakta yarar vardır. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenleme “Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur” şeklindedir. Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır. Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir (... Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK 23’de malın muayene ve ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. Eğer alıcı iğfal edilmiş ise yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağı gibi 231. maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinden de yararlanamayacaktır. Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde ise alıcı TBK’nın 227. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarından birini kullanabilecektir. Alıcının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanması halinde TBK’nın 229. maddesi uyarınca, alıcı satıcıdan, ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi, ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesini isteyebileceği gibi ayrıca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. Ayrıca alıcı TBK’nın 230. maddesi uyarınca birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Sözleşmeye konu aracın ayıptan ari misli ile değişimi veya bedelinin iadesi için satış konusu araç üzerinde inceleme yapılarak ayıbın varlığının ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kanıtlanması gerekir. (... Karar sayılı ilamı). Taraflar arasında, davaya konu aracın 11/07/2023 tarihinde davalı ... satın alındığı 22/12/2023, 10/06/2024, 03/07/2024, 29/07/2024, 05/08/2024, 12/08/204 tarihlerinde arıza lamba ışığı yanması, gaz yememe şikayeti nedeniyle servis kayıtlarının olduğu, arızanın aracın dizel partikül filtresinin tıkanmasından kaynaklandığı hususu ihtilaflı olmayıp, ihtilaf aracın davacı kullanımından kaynaklı olarak mı arıza verdiği ve satılanın ayıplı araç olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde Mahkememizce alınan bilirkişi kök ve ek raporundan da anlaşılacağı üzere, davacının aracındaki arızanın katalatik konverter imalat hatasından kaynaklandığı ve aynı nedende davacının servise başvurduğu, aracın ayıplı mal niteliğinde olduğu, davacının servise başvurmasının ayıp ihbarı niteliğinde olup gizli ayıpta yasanın aradığı 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Esasen davalılar cevap dilekçesinde araçtaki arızanın dize partikül filtresinden kaynaklandığını kabul etmiş ancak bu arızanın kullanım nedeniyle olduğunu beyan edilmiştir, ancak satım alınması öncesinde davacının aracı yüksek devirde kullanmaması aksi taktirde aracın arıza vereceği şeklinde bilgilendirildiğini iddia ve ispat edememiştir. Araçtaki ayıp aracın rutin kullanımı sonrasında ortaya çıkmış olup, davalılar aracın rutin kullanımının dışına çıkarak kullanıldığını da ayrıca ispat edememiştir. Bu nedenler ile davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 112.746,87 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, alacağa 27.12.2024 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Alınması gereken 7.701,74 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL, ıslah dilekçesi ile yatırılan 1.910,00 TL harcın toplamı olan 2.525,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.176,34 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç, 1.910,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.140,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 455,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.455,00 TL masrafın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin ve e-duruşma sistemi üzerinden davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/02/2026
...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.