İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/637 E. 2026/329 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/637
- Karar No
- 2026/329
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/637 KARAR NO : 2026/329
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/07/2024 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı ..... Marine Turizm Tic. Ltd.Şti. 26.04.2024 tarihinde, davalı ..... Otomotiv A.Ş.'den, sıfır kilometre ..... marka ..... model, 02.05.2024 tarihli ruhsatname ile ..... plaka sayılı aracı 1.675.000,00 TL bedelle satın aldığını, davacı şirketin araca boya koruma işlemi yaptırmak istediği esnada,yetkililer tarafından aracın tavan kısmının hasarlı olduğu müvekkile bildirildiğini, bu durumun tespiti için ekspertiz raporu alınmadığını, bu haliyle sıfır kilometre araçtan beklenmeyecek şekilde ayıp olduğunun ortaya çıktığını, davalı tarafa bu durumun derhal bildirildiğini ve davalı tarafca yapılan Kontroller neticesinde araçtaki kusur teyit edilmiş olmasına rağmen çözüm konusunda herhangi bir işlem yapılmadığını, davalı tarafa Bakırköy .....Noterliği 08.05.2024 tarihli, ...... yevmiye numaralı ihtarname ile: “Satın alınan bu aracın ayıplı olmasından dolayı 6098 sayılı borçlar kanunu ve 6502sayılı tüketici kanunda yer alan seçimlik haklardan olan aracın iade alınıp hatasız kusursuz olan emsali ile değiştirilmesini (misli ile), bu mümkün değilse aracın geri alınarak ödenen miktarın ticari faizi ile birlikte hesaplanarak talep etme gereği hasıl olmuştur” şeklinde ihtarname gönderilmişse de,davalı tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını, davacı şirketin aracı satın aldığında gerekli dikkat ve özeni göstererek incelemesini yapmış,araçta bir problem göremediğini, araçtaki bu ayıbın müvekkilin önceden fark etmesinin imkanı olmadığını, gizli ayıbın alıcıdan beklenecek ölçüdeki olağan gözden geçirme ve muayeneyle ortaya çıkmayan ayıp olduğunu, satıcının malı teslimle yükümlü olduğu gibi belirtilen niteliklerde ve ayıpsız olarak teslim etmekle yükümlü olduğunu, davalının bu yükümlülüğünü yerine getirmeyerek müvekkilin mağduriyetine sebebiyet verdiğini belirterek ağır ve gizli ayıplı aracın taraflarınca kabulü mümkün olmayıp, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayıplı aracın davalı yanca misli ile değiştirilmesine ve bu mümkün olmadığı takdirde ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasına karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 02/02/2026 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde özetle, dava konusu aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesine, bu mümkün değil ise ayıp oranında satış bedelinden indirime ilişkin talep etmiş oldukları 10.000,00 TL alacak miktarını raporda yer aldığı üzere aracın onarım bedeli de dahil edildiğinde HMK 107 gereği 67.000,00 TL artırarak toplam 77.000,00 TL'ye çıkardıklarını belirtmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, ..... Pazarlama A.ş.yetkili bayisi olup, konu aracın tedarikçisi ve üreticisi olmadığını, üretici şirket tarafından araçların ithal edilip bayilere satış için teslim edildiğini, araçların fabrika çıkışının ithalat aşaması ve bayilere teslimi aşamasında titizlikle kontrol edilip teslim edildiğini, konu araç davacıya fatura edilmiş eksiksiz ve tam olarak imzalı tutanak ile teslim edildiğini, gizli ayıp iddialarına itiraz ettiklerini, üretici tarafından müvekkil şirkete tahsis edilen araçların üzerinde özel bir koruma muhafazası bulunduğunu, teslim aşamasında bu örtüler sökülerek araç üzerindeki maddeler özel olarak temizlenerek hazır hale getirilmediğini, araç üzerinde boya onarımı ve araca değer kaybettirecek herhangi bir işlem yapılmamıştır araç değişimi gerektirecek bir durum söz konusu olmadığını, ihtarhameye konu araç, müvekkil şirket tarafından 26.04.2024 tarihinde fatura edildiğini, teslimat aşamasında sol arka tavan barı parçasının eksik olduğu tespit edilmiş ve araç teslim edildiğini, bu eksik parçanın temini için sipariş verilmiş ve araca monte edilmiştir. aracın tesliminden sonra tavan boyasında çizik olduğunun belirtildiği, teslimat aşamasında tespit edilen bir durum olmadığını, müvekkil şirket üretici olan, ..... Otomotiv Pazarlam A.ş.'ye aracın mevcut durumunu ilettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu araçta iddia olunan ” tavan kısmı boyasında çizik var” şeklindeki iddianın varlığının kabulü halinde dahi aracın misli ile değişiminin talep edilmesinin orantısız olup,hakkaniyete de aykırı olduğunu belirterek davayı ihbar taleplerinin kabulü ile tüm dosya eklerinin ..... Pazarlama A.ş.'ye tebliğine,haksız davanın esastan reddine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa ödetilmesine karar verilmasini talep etmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 15/12/2025 tarihli raporda özetle, davaya konu taşıt kusurunun satın alma sırasında mevcut gizli ayıp vasfında değerlendirilmesi gerektiği, satın alma sırasında kusuru mevcut taşıtın kusurunun kaza neticesi değer kaybı şeklinde değerlendirilemeyeceği, ilk satışta iskonto şeklinde hesaplanmasına ihtiyaç bulunduğu, dolayısı ile nispi metodun tatbikinin de rakamda değişikliğe neden olmayacağı, taşıtta kusur ve onarım şekline bağlı iskonto miktarının, satın alındığı dönem ve bedele istinaden, %4 oranında 70.000,-TL mertebesinde gerçekleşeceği, taşıt onarımının satın alma tarihinde yetkili servis şartlarında garanti kapsamında kalması şartı ile KDV dahil 7.000,-TL seviyesinde tamamlanabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Deliller :Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, İTSM'nin yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ayıp iddiasına dayanan istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,davacı tarafça davalıdan satın alınan araçta 34 KKF 405 plaka sayılı aracın satış esnasında ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise niteliğiinin ne olduğu, ayıbın üretimden mi kullanımdan mı kaynaklı olduğu, davalının ayıp nedeniyle onarım ya da misli ile değişimden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Ayıp, aynı nitelikte, cinste normal bir eşyada bulunması gerekli olan iyi niteliklerin satılan malda bulunmaması ya da bulunmaması gereken kötü niteliklerin ise, satılan malda bulunması olarak tanımlanabilir. Satıcının satılan mallardaki ayıplardan sorumlu olabilmesi için kanunun alıcıya yüklemiş olduğu yükümlülükler satılanı gözden geçirme, muayene etme ve var olan ayıpları satıcıya bildirme (ayıp ihbarında bulunma) yükümlülüğüdür. Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada, alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan sorumlu olmayacaktır. Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı TTK.'nun 23/1-c maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. TTK'nun 23. maddesi uyarınca, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Ayıp açıkça belli değil ise, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde hakkını korumak için durumu aynı süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlüdür. Ayıbın, kullanma sonucu ortaya çıkan gizli bir ayıp olması halinde ise TBK'nun 223. maddesi uyarınca alıcı ayıbı öğrendiği tarih itibariyle hemen satıcıya bildirmelidir. Satım konusu malların ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığını ispat yükü HMK 190 ve TMK 6. maddelerine göre alıcıya ait olup, somut olayda bu hususların alıcı olan davacı tarafından ispatlanması gerekir. Somut olayda; davacı tarafça davalıdan satın aldığı"0"km aracın tavan kısmının ayıplı olduğu iddiası ile bedel indirim talebinde bulunulmuş olup taraflar arasında aracın satımına ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı uyuşmazlığın ayıp bulunup bulunmadığı ve davalının ayıptan sorumlu olup olmadığı hususuna ilişkin olduğu ,aracın davacı tarafça 04/05/2024 tarihinde teslim alındığı,davacı tarafça araca işlem yaptırılmak istenirken tavandaki çökmenin fark edildiği,ekspertiz yaptırılması neticesinde ayıbın ortaya çıktığı,ayıbın bulunduğu yer itibariyle kolaylıkla görünebilir olmadığı,erişimin ve görülmenin zor kısımda olduğu dolayısıyla gizli ayıp niteliğinde olduğu, ayıp hususunda davalıya 08/05/2024 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, dolayısıyla ayıp ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği, bilirkişi marifeti ile yapılan inceleme neticesinde ayıp nedeniyle satış bedelinin 70.000,00-TL daha az olması gerektiği anlaşıldığından talep arttırım dilekçesi ve TBK 227/1-2 uyarınca 70.000,00-TL bedel indirim talebi yerinde görülmüş,onarıma ilişkin yapılmış masraf bulunmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulü ile 70.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.781,7.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 427,60.-TL peşin harç ile ıslah ile tamamlanan 1.145,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.209,1.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL başvurma harcı, 427,60.-TL peşin harç ve 1.145,00 TL tamamlama harcının davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından dosyada yapılan 20.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 632,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 20.632,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Bakiye avansın karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 2.080,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA, Dair, davacı vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı verilen kararın gerekçesinin taraflardan her birine tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize yahut başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamını ödemek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen anlatıldı. 31/03/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ...... e-imzalıdır