İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/286 E. 2026/55 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/286
- Karar No
- 2026/55
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/286 Esas - 2026/55 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/286 Esas KARAR NO : 2026/55
... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2024 KARAR TARİHİ : 23/01/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 23/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... faaliyet gösteren ve inşaat, ticaret işleri yapan saygın bir şirket olduğunu, davalı şirket ile ticaretleri çerçevesinde birçok alışveriş yapıldığını, yapılan alışverişlere dair faturalar kesindiğini ve bu çerçevede ödemeler yapılmasının istendiğini, davalı şirketin, müvekkili şirketten ticareti çerçevesinde gerekli malzemeleri aldığını, alınan bu malzemeler karşılığında müvekkiline ödemesi gereken bedelleri ödemediğinden .... sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ardından davalı tarafça takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile davalı borçlunun ... sayılı icra dosyası ile aleyhine yapılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamını, davalı borçlunun ana para tutarının %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davada görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, işin Türk Ticaret Kanunu’nda Düzenlenmiş Olması: Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen işler ister tacirler ister tacir olmayanlar tarafından yapılsın, onları yapanların sıfatına bakılmaksızın ticari iş sayıldığını, işin Ticari İşletmeyle İlgili Olması: İşin ticari işletmeyle (fabrika, ticarethane veya ticari şekilde işletilen diğer müesseseler) ilgili olması gerektiğini, işin ticari işletmeyi ilgilendirmesi, yapılan işlerin alanı (yapıldığı yer) olabileceği gibi, konusu da olabileceğini, nitekim davalı tarafın tüzel kişi tacir olduğu ve uyuşmazlık konusunun “Limited Şirket Ortaklığı ve ortaklık sebebiyle gönderilen paralarla ilgili” olduğu gözetildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin TTK da düzenlenen bir konu olduğu (Limited Şirtkette Ortaklık ve Sermaye) ve uyuşmazlıkta görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunun açıkça ortada olduğunu, aksi kanaatte harici ortaklık adi ortaklık hükümlerine tabi olsa dahi taraflar yine de tacir olacakları için yine de Ticari İş sayılacak ve görevli mahkeme Ticaret mahkemesi olacağını, iş bu sebeplerle, görev itirazının kabulü ile yargılamanın ticaret mahkemesi'nde görülmesi gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, tarafların yaptıkları ticaret gereği birbirlerinden malzeme alım satımında bulunulduğunu, ancak mal alışverişinden kaynaklanan bedel davacı tarafın belirttiği miktar kadar olmadığını, bu sebeple davalının .... sayılı takibine haklı nedenle itiraz ettiğini, davacı tarafın başlatmış olduğu takip haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu durumun mahkemece yapılacak olan yargılama sonucunda da ortaya çıkacağını, bu nedenle takibin devamı için açılan işbu davanın reddi gerektiğini, izah edilen nedenler ile; Öncelikle mahkemenizin görevsiz olmasından dolayı itirazın kabulü ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, icra takiben vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyaya kazandırılan 19.12.2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacının, açılış ve kapanış onayları yapılmış, birbirini doğrulayan, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, 2024 yılı ticari defterlerinin, HMK'nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu; 17.10.2025 tarihli duruşmada davalı tarafa uyuşmazlık yılı olan 2024 yılına ait ticari defter ve belgeleri ibraz etmeleri, ibrazında güçlük var ise inceleme yapılacak adresi ve defterleri zimmetinde bulunduran kişinin adı, adresi ve iletişim bilgilerini mahkemeye sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen sürede defterlerin ibraz edilmemesi ve aynı sürede delilleriyle birlikte ibraz edilmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret gösterilmemesi durumunda HMK 220/3 maddesi uyarınca ticari kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğinin ihtarına, ayrıca ihtarı içeren davetiyelerin davacı ve davalı asile ayrı ayrı tebliğine,” şeklinde ara karar verilmiş olup, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya sunmadığı ve yerini bildirmediği, davacının kendi ticari defterlerine göre, takip ve dava tarihleri itibari ile 4 adet toplam 226.367,62 TL tutarlı faturaların karşılığı davalıdan 217.178,53 TL faturalardan kaynaklanan açık hesap alacağının kayıtlı olduğu, takip tarihinden önce davalının temerrüdü görülemediğinden takip tarihinden öncesi dönem için faiz hesaplanmamış olduğu bildirilmiştir. İncelenen evrak ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, taraflar arasında inkar edilmeyen ticari ilişki bulunmasına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 217.178,53 TL asıl alacağının bulunduğu, davalının HMK'nun 222. Maddesi gereğince yapılan ihtara rağmen defterlerini sunmayarak davacının usulüne uygun tutulan defter kayıtlarını kabul etmiş sayıldığı, davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü belgelendirilmediğinden davacının temerrüt faizi isteminin yerinde olmadığı, haksız görülen itiraza binaen davacı yararına icra inkat tazminatı verilmesi de gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ... Esas sayılı dosyasında 217.178,53 TL asıl alacak yönünden itirazının iptaline, takibin bu asıl alacak ile avans faiz oranı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan 217.178,53 TL meblağın %20'si oranıda hesaplanan 43.435,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı borçlunun ....Esas sayılı dosyasında 217.178,53 TL asıl alacak yönünden İTİRAZININ İPTALİNE, takibin bu asıl alacak ile avans faiz oranı üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Alacak likit ve itiraz haksız olmakla hükmolunan 217.178,53 TL meblağın %20'si oranıda hesaplanan 43.435,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Kabul edilen 217.178,53 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 14.835,47 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 2.557,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.275,68 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 2.557,79 TL peşin harç ve 220,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.205,39 TL harcın davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 595,00 TL posta ve tebligat gideri, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.595,00 TL yargılama giderinin kabul oranına göre 10.012,36 TL'sinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, bakiye kısmın DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 7-Davacı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen 217.178,53 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 8-Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. Maddesi uyarınca reddedilen 12.638,01 TL üzerinden takdir edilen 12.638,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 9-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin 3.402,03 TL'sinin davalıdan, 197,97 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2026 ...