İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/269 E. 2025/524 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/269
Karar No
2025/524
Karar Tarihi

T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/269 Esas - 2025/524 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/269 KARAR NO : 2025/524

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında ticari ilişki gereği ürün üretim ve satım sözleşmesine binaen sipariş edilen ürünlerin tamamı davalı/ borçlu Şirkete teslim edildiğini, teslim edilen ürünlere karşılık müvekkili şirket tarafından 08-11-2024 tarihli, 237.744,71-TL bedelli, 12-11-2024 tarihli, 190.810,71-TL bedelli, 27-11-2024 tarihli, 139.927,76-TL bedelli ve 13-12-2024 tarihli,, 211.379,65-TL bedelli fatura tanzim edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye karşılık söz konusu faturaların bir kısmı ödenmiş, ödenmeyen cari hesap bakiyesi olan 537.749,30-TL'nin tahsili amacı ile davalı/ borçlu aleyhine ... 1. Genel İcra Dairesi 2025/13713 E. numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine süresi içinde davalı şirket tarafından itiraz edilmiş ve takip icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, arabuluculuk süreci tamamlanmış ve anlaşma sağlanamadığını, Fatura içeriğine usule uygun şekilde itiraz etmeyip faturaya ilişkin başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun, takibi sürüncemede bırakarak müvekkili Şirketin alacağına kavuşmasını geciktirme niyetinde olduğu açık olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davalarının kabulüne, davalının takibe yapılmış haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı/borçlu taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup, müvekkili şirket, davacıdan 10.07.2024 tarihli siparişe konu 232 set ürün sipariş verildiğini, sipariş kapsamında ürünlerin en geç 10.09.2024 tarihinde teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, teslim tarihini de davacı şirket belirlediğini, ancak ürünlerde davacıdan kaynaklı birçok hata ve kusur tespit edildiğini, ürünlerin zamanında teslim edilemediği görülünce sipariş adedi 180'e düşürüldüğünü, teslim edilmesi gereken tarihten çok sonra, 31.01.2025 tarihinde teslim edildiğini, geç teslimat doğrudan davacı şirketin kusurundan kaynaklandığını, gecikme süresince müvekkili şirketin üretim ve sevkiyat süreçleri aksamış, alıcı müşteri gözünde itibar kaybedilmiş, nakit akışı kaydığı için çekilmiş olan krediler ödenememiş ve yüklü faizlerle borçlanmak zorunda kalınmış, pazar payında önemli bir kayıp yaşanmış, müvekkilinin itibarı zedelendiğini, bu nedenlerle müvekkili şirket, davacının kusurlu davranışı sonucunda ürün bedelinin esasen çok üzerinde zarara uğradığını, bu konuda hukuki girişimleri mevcut olup fazlaya ilişkin her türlü dava ve icra hakkımız saklı olduğunu, siparişe konu ürünler davacının birçok kusuru ve ihmali nedeniyle aylar süren gecikmeyle teslim edildiğini, davacı şirket taraflar arasındaki anlaşmaya riayet etmediğini, müvekkilinin uğradığı maddi - manevi zarar nedeniyle takas mahsup defi ileri sürüldüğünü, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü dava-icra hakları saklı kalmak kaydıyla davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle davanın reddine, takas ve mahsup def'i dikkate alınarak müvekkili aleyhine ileri sürülen alacak iddialarının hukuki dayanağının bulunmadığının tespiti, davacının fatura bedeline yönelik talebinin, geç teslim nedeniyle doğan zararlar karşısında haksız olduğunun tespiti ile takas, mahsup talebimizin kabulüne, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile birlikte vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vâki itirazın iptâli istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 537.749,30-TL asıl alacağın tahsili için ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/13713 E sayılı dosyasında ilamsız haciz yolu ile icra takibine geçildiğini, takip borçlusunun borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, sonrasında eldeki davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, takip talebine itiraz edilen alacaklının alacağının varlığını genel hükümlere dayanarak ispat suretiyle itirazın iptali istemine ilişkindir. (İİK m.67) Davalı vekili, müvekkili aleyhine yürütülen icra takibine süresinde (01/03/2025) verdiği dilekçe ile; yetkili icra müdürlüğünün borçlunun yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu İcra müdürlüğü olduğunu, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, takibe konu borca ve ferilerini itiraz ettiklerini” bildirmiştir. Öncelikle davalı yanın, icra dairesinin yetkisine itirazının değerlendirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptâli davalarında mahkemenin yetkisine itiraz edilsin edilmesin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz incelenmelidir. Yetkisiz icra dairesinde yapılan takibe dayanılarak açılan itirazın iptâli davası dinlenemeyeceğinden mahkemenin bu nedenle davanın reddine karar vermesi gerekir (Yargıtay HGK 2001/13-241 esas 208 karar sayılı ilamı), çünkü itirazın iptâli davasını görme yetkisi takibin yapıldığı yer mahkemesine aittir. Eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme, genel yetki kuralı gereği davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi veya işin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir. Dava, sözlü eser sözleşmesine dayalı iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Taraflar tacir olmakla 6100 sayılı HMK 'nın 17.maddesi gereğince yetki sözleşmesi bulunması halinde icra takibi ve itirazın iptali davasının sözleşmeyle belirlenen yerde açılması gereklidir. Yazılı yetki sözleşmesinin bulunmaması halinde ise eser sözleşmelerinde yetkili mahkeme işin ifa yeri veya genel yetki olarak davalının ikametgahı icra dairesi ve mahkemeleridir. HMK'NUN Madde 6. Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. TBK'NUN Madde 89- Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık akdedilen sözlü eser sözleşmesi kapsamında davacı yüklenici tarafından üretilen malların karşılığı düzenlenen faturalar nedeniyle bakiye alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında sözlü bir akdi ilişki olduğu konusunda uyuşmalık yoktur. Bu tür davalarda yetkili mahkeme TBK'nun 89. maddesinde belirlenen şekilde çözüme kavuşturulmalıdır. Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Tarafla ifa yeri olarak bir yeri yazılı sözleşme ile belilememişlerdir. "Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır"; TBK'NUN 89/3.maddesi gereği, üretilen malların "Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir." hükmüne göre ifa yeri davalının yerleşim yeri olduğunun kabul edilmesi gerekir. Bu durumda yetkili icra dairesi İİK’nun 50. maddesi yollamasıyla, davalı borçlunun yasal yerleşim yeri, akdin ifa edildiği yer veya yetki sözleşmesi gereği belirlenecektir. Davacının seçimlik hakkı mevcut olup, davasını genel ve özel yetkili mahkemelerden herhangi birisinde açabilir. Davalının ikametgahının ... ... .... .... .... .... İlçesi olduğu taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve dolayısıyla yetki sözleşmesi bulunmadığı, Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda para borçları ile ilgili TBK'nun 89. maddesi yollaması ile HMK'nın 10. maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin yetkisi kabul edilmemektedir (Yargıtay 15 HD 2019/2884 esas 2020/2740 karar, ... BAM 31. HD 2021/1013 esas 2022/735 karar sayılı ilamları). Bu hale göre icra takibinin yapıldığı davacının ikametgahı olan ... İcra Dairesinin yetkili olmadığı ve ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle, 1-Davalının ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/13713 E sayılı dosyasına yaptığı yetki itirazının KABULÜ ile yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun icra takibi yapılmadığından, dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 9.183,42 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 8.568,02 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-HMK 333. Maddesi uyarınca Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14.07.2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/269, K. 2025/524, T. 14.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-269-e-2025-524-k-0a91f7796de7