İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/241 E. 2025/883 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/241
- Karar No
- 2025/883
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/241 Esas - 2025/883 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/241 Esas KARAR NO : 2025/883
... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 02/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin çember üretimi ve satışı yapan bir firma olduğunu, davalı taraf ile şimdiye kadar birden fazla ticaretleri olduğunu, müvekkili ile davalı taraf aralarında.... Polyester çember satışı için anlaştıklarını, aralarındaki sözlü anlaşmadan sonra 23.05.2024 tarihinde malın cinsi, miktarı, birim fiyatı ve toplam tutar bilgilerinin yazdığı sipariş teyit formu her iki tarafça kaşe imza yapıldığını, yine sipariş teyit formunda ödemenin yapılacağı hesap bilgileri, teslim süresi ve ödeme şekli bilgilerinin de mevcut olduğunu, müvekkili sipariş teyit formundaki teslim süresi içerisinde malı teslim ettiğini, böylelikle sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirket 24.05.2024 tarihinde ....irsaliye numaralı e irsaliye düzenlediğini, işbu irsaliyede nakliye işlemi için taşıyıcı aracın plakası, şoförü ve şoförün kimlik numarası bilgileri bulunmadığını, davalı taraf e irsaliyeye karşı herhangi bir itirazda bulunmamış olup taşıyıcı araç ve sürücüsüne de herhangi bir itirazda bulunmadığını, akabinde müvekkili şirket aynı gün .... irsaliye numaralı ve ....fatura numaralı faturayı kestiğini, davalı taraf bu faturayı sebepsiz yere reddettiğini, yapılan görüşmeler sonrasında müvekkili şirketin 29.05.2024 tarihinde.... irsaliye numaralı ve ....fatura numaralı faturayı kestiğini, işbu fatura hakkında işlem yapmayan davalı tarafa müvekkili şirket 30.05.2024 tarihinde tekrar Whatsapp isimli uygulama üzerinden nakliyenin malı teslim alacağını ve faturanın açıkta beklediğini ve onaylanmadığını bildirdiğini, davalı taraf birazdan onaylayacaklarını mesaj olarak bildirdiğini, onaylayacaklarını söylemesine rağmen faturayı tekrar reddetmelerinin davalı tarafın haksız ve kötü niyetli davrandığını açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafın mesajlarda faturayı onaylayacakları söylemlerine güvenen müvekkilinin malı nakliye firmasına teslim ettiğini, malı teslim ettiğine dair ambar tesellüm fişi alındığını, malı davalı tarafın sigortalı çalışanı teslim aldığını, son olarak 11.06.2024 tarihinde .... fatura numaralı yeni bir fatura kesildiğini, davalı taraf kesilen bu faturayı süresi içerisinde reddetmemiş olup böylelikle fatura kesinleştiğini, davalı taraf malı teslim almasına rağmen kesilen faturaları reddederek sürekli müvekkili şirketi oyaladığını, davalı taraf hem malı iade etmemiş hem de ödeme yapmayarak müvekkili şirketi zarara soktuğunu, ayrıca davalı taraf kötü niyetli olarak bulundukları bölgedeki diğer firmalara müvekkili şirket hakkında asılsız ve uygunsuz söylemlerde bulunarak müvekkili şirkete olan güvenin sarsılmasına neden olmuş olup böylelikle müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, bu duruma ilişkin müvekkili şirket davalı tarafa mail attığını, müvekkilinin söz konusu alacağından kaynaklı zararın tahsili amacıyla davalı aleyhinde .... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı taraf işbu icra takibine, borca, faize ve tüm ferilere itiraz ettiğini ve itirazlar neticesinde takibin durduğunu, davalının itirazlarının müvekkilinin alacağına geç kavuşmasını sağlamaya yönelik, haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflarınca uyuşmazlığın çözümü amacıyla arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, ancak sürecin anlaşamama olarak sonuçlandığını, bu sebeple işbu davanın açılması gereğinin hasıl olduğunu ileri sürerek, haklı davanın kabulü ile, şimdilik 227.760,00-TL kısım üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, davalının haksız olarak itiraz ettiği takipteki dava konusu miktar üzerinden %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı taraf arasında bahsi geçtiği üzere sözlü veya yazılı bahse konu malın alım-satımına ilişkin sözleşmesi yapılmadığını, davacı taraf çember üretimi ve satışı yaptığından bahisle müvekkili şirketle sözlü olarak çember satımına ilişkin sözleşmesi yapıldığını ve akabinde ürünlerin müvekkili şirkete teslim edildiğini, ancak müvekkili şirket tarafından sözleşmeden kaynaklı bedelin ödenmediği ileri sürülmüşse de taraflar arasında iddia edildiği gibi bir anlaşma yapılmadığı gibi müvekkili şirketin de davalıdan bahse konu malları teslim almadığını, davacı tarafça dosyaya sunulan e-irsaliye faturalar ve ambar tesellüm fişi taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kanıtlamamakla, müvekkili şirket adına tek yanlı olarak düzenlenen faturanın da hizmetin alındığına delil teşkil etmediğini, faturanın sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenip gönderilen ve sözleşmenin icra aşamasıyla ilgili bir belge olduğunu, ancak ifa sırasında veya daha sonradan düzenlenip verilmesi yanında ifadan önce de düzenlenebileceğini, bu sebeple de borcun ifa edildiğini göstermeyeceğini, faturayı tanzim eden ve alan kimse arasında böyle bir temel borç ilişkisinin bulunmadığı hallerde faturanın hukuki bir sonuç doğurması da söz konusu olmadığını, geçersiz bir sözleşmeye 8 gün içinde itiraz etmemenin muteber olmayan sözleşmeye geçerlilik de sağlamayacağını, müvekkili şirketin bu faturayı 2 defa reddettiğini, borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatabı tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olmasının onu borç altına sokacağı şeklindeki bir görüş hem mantiki hem de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının icra inkar tazminatı talebinin de usul ve yasaya aykırı olup alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği hallerde icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığından icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini, taraflar arasında faturada belirtildiği gibi alım-satıma ilişkin akdi bir ilişkinin mevcut olmaması, davacı tarafça bahse konu malların müvekkili şirkete teslim edildiğinin usulünce ispatlanamaması, salt fatura ve fişlerin de bu ilişkiyi ispat etmediği ve bahse konu fişte yer alan imzanın müvekkili şirket veya yetkilisine, çalışanına ait olmaması sebebiyle davacının huzurdaki davada sebepsiz zenginleşmeye yönelik taleplerinin kötü niyetli olduğunun anlaşıldığını savunarak, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak takibe geçen davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından satımı yapılan mal karşılığı düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile;Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler .... tarafından düzenlenen 11.10.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçesinin verilmiş olduğu, sunulan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olup, hükme esas almaya medar olduğu görülmekle ve dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine "... fatura numaralı, 11-06-2024 tarihli faturadan ve cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili" talebiyle 05.11.2024 tarihinde ...Esas sayılı dosyasından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine geçildiği, davalıya gönderilen örnek 7 nolu ödeme emrinin; 227.760,00 TL asıl alacağın tahsili tarihine kadar % 51,75 reeskont avans faizi ile birlikte tahsili emriyle düzenlendiği, takibe karşı davalı tarafça vekili aracığıyla itirazda bulunulduğu, takip dayanağı faturanın .... nolu 11.06.2024 tarihli fatura olduğu, içeriğinin birim fiyatı 730'ar TL olan 260 adet 19 X 1 polyester çember olduğu, fatura toplamının KDV dahil 227.760,00 TL olup.... nolu irsaliye ile ilişkilendirildiği, davacının kendi ticari defterlerinin usulüne uygun olarak incelenemediği, hukuki niteliği bilirkişi tarafından anlaşılmayan 11/06/2024 tarihli muhasebe kaydının dosyaya sunulduğu, anılan kayıtta; davalıya 11.06.2024 tarihli 65 nolu faturaya dayanılarak 227.760,00 TL tutarında satış yapıldığının açık hesaba kayıt edildiğinin görüldüğü, anılan muhasebe kaydına göre davacının, davalıdan 11.06.2024 tarihli 65 nolu faturanın karşılığı 227.760,00 TL alacaklı olduğu, davacının sunmuş olduğu kayıtların TTK’nın 64/3. maddesinde belirtilen ticari defterlerden olmadığı, davacının aleyhine delil niteliğinde olduğu, davalının ticari defterlerinin ise belirtilen adreste incelendiği ve davalının 2024 yılı ticari defterlerinin onaylarının TTK’nın 64/3. maddesine göre, yasal sürelerde ve usulüne uygun şekilde düzenlenmiş olduğu, davalının 2024 yılı ticari defterlerinin kayıt nizamının Vergi Usul Kanunu’nun 215-219 maddelerine ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olduğu, ticari defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, davalının kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş 2024 yılı ticari defterlerinin HMK’nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu, takip konusu 65 nolu 227.760,00 TL tutarlı faturanın davacının sunmuş olduğu muhasebe kaydında ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, davalının, kendi ticari defterlerine göre takip konusu 65 nolu 227.760,00 TL tutarlı faturanın karşılığı 221.788,00 TL tutarında takip tarihi itibarı ile davacıya borçlu olduğunun görüldüğü, davalının, kendi ticari defterlerine göre takip konusu 65 nolu 227.760,00 TL tutarlı faturanın karşılığı 221.788,00 TL takip tarihi itibari ile davacıya borçlu olduğu, faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının, taşıyıcının ad-soyad, TC kimlik no ve dorse plaka bilgilerini içeren e-irsaliyeyi dosyaya sunduğu, bu e-irsaliyeye göre davacının davalıya teslim ettiğini iddia ettiği ürünlerin ... plakalı dorse ile ... TC kimlik no'lu şoför ... tarafından taşındığının görüldüğü, yine davacının dosyaya ıslak imzalı ambar fişini de ibraz ettiği, bu belgeyle, 5 palet teşkil eden malzemenin ....'ye sevkine ilişkin ambar tesellüm fişinin düzenlenip imzalandığının görüldüğü hususlarının yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmiş olması karşısında, ticari defterlerini sunmayan davacının sunmuş olduğu muhasebe kayıtları, fatura, irsaliye ve ıslak imzalı ambar fişi ile davalının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter kayıtları değerlendirildiğinde; davacının davalıdan takibe konu faturadan dolayı 221.788,00-TL alacaklı olduğu hususunun davalının usulüne uygun olarak tutulmuş kendi ticari defterler kayıtları ile de belirlenmiş olmasına göre, davacının 227.760,00 TL üzerinden açtığı işbu itirazın iptaline ilişkin davanın takibe konu faturadan dolayı takip tarihi itibariyle alacaklı olduğu 221.788,00 TL asıl alacak tutarı üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının ...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 221.788,00-TL Asıl Alacak tutarı üzerinden İPTALİ ile, takibin bu miktar üzerinden ve takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin alacak isteminin REDDİNE, 3-Takip konusu alacağın satım ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle likit nitelikte bulunduğundan, hüküm altına alınan 221.788,00-TL alacağın %20'si olan 44.357,60-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davalının kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ilişkin isteminin ise, yasal koşulları bulunmadığından REDDİNE, 5-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 221.788,00-TL üzerinden hesaplanan 15.150,33-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 3.889,58-TL harcın mahsubu sonucu kalan 11.260,75-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 3.889,58-TL peşin harç, 175,00-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.679,98-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 90,00-TL posta ve tebligat gideri, 15.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.889,58-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 18.394,28-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 9-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 5.972,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, 10-Davalı tarafça yapılan 175,00-TL vekalet harç giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 11-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin 3.505,60-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 94,40-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 12-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 02/12/2025
...