İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/221 E. 2026/333 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/221
Karar No
2026/333
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/221 Esas - 2026/333 TÜRK MİLLETİ Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/221 KARAR NO : 2026/333

... DAVA : İtirazın İptali/Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı DAVA TARİHİ : 21/03/2025 KARAR TARİHİ : 30/04/2026 KARAR Y.TARİHİ : 17/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan "itirazın iptali" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR 1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile asıl borçlu şirket ... arasında imzalanan kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında borçların kat ihtarnamesiyle muaccel hale geldiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi üzerine banka alacağının tahsili amacıyla ihtiyati haciz kararı alınarak borçlu şirket ve müşterek borçlu–müteselsil kefil ...aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluların haksız ve kötü niyetli borca itirazları üzerine takibin durduğunu beyanla; itirazın iptali ile takibin tüm ferileriyle devamına, gayrinakdi risklerin depo edilmesine ve borçluların %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR 2. Davalı tarafça usulüne uygun davetiye tebliğine karşın davaya cevap verilmemiş ve duruşmalara iştirak edilmemiştir. III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar 3. Taraflar arasında .... ve teminat sözleşmesi akdedildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları 4.Takip konusu kredilerin hangi sözleşme kapsamında kullandırıldığı, kefaletin Sözleşme ve Yasa koşullarına uygun olup olmadığı, gayri nakdi krediler yönünden kefilleri de kapsayıp kapsamadığı, muacceliyet ve temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, hangi tarihte gerçekleştiği, akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme ve hukuka uygun olup olmadığı, talep edilen asıl alacak, işlemiş faiz ve masrafların Kanun ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olup olmadığı, takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının ne kadar olduğu ve davacı tarafın gayri nakit alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 5. ...., borçluların .... ve ...olduğu, 4.330.754,75.-TL asıl alacak, 222.853,42.-TL işlemiş temerrüt faizi, 11.142,67.-TL Bsmv, 24.249,30.-TL masraf olmak üzere toplam 4.589.000,14.-TL alacağın tahsili amacıyla 19.02.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliği üzerine, davalı borçlu tarafından mükerrer takip kapsamında iddia edilen hususlara, sözleşmelere, kefaletnamelere, ihtarlara, hesap ekstrelerine, talep edilen tüm alacaklara, akdi, yasal, temerrüt ve her çeşit faiz oranlarına, her türlü faiz miktarlarına ve her türlü ferilerine itiraz edildiği ve takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresinde, itirazın iptali istemi ile açıldığı görülmüştür. 6. ....yevmiye numaralı ihtarnamenin incelenmesinde; davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu....ve müşterek borçlu müteselsil kefil ...'e kefil olarak keşide edilen ihtarnamede özetle; kredi sözleşmesinden doğan ve 22.11.2024 tarihinde kat edilerek muaccel hale gelen 7.392.836,81.-TL nakit, 55.620,00.-TL gayrinakit borcun ihtarnamenin taraflarına tebliğinden itibaren 1 gün içinde nakit borcun ödenmesi/çek yükümlülük riskinden kaynaklı gayrinakdi riskin depo edilmesi aksi halde tahsili için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği görülmüştür. 7. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin incelenmesinde; davacı .....arasında, 04.10.2023 tarihli 10.000.000,00.-TL tutarlı "Kredi Çerçeve Sözleşmesi"nin asaleten imzalandığı, davalı ...'in söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile kefalet türüne "müteselsil", kefalet tutarına "10.000.000,00.-TL" ve kefalet tarihini "04.10.2023" yazarak müteselsil kefalet verdiği görülmüştür. 8. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, 04.10.2023 tarihli 10.000.000,00.-TL tutarlı "Kredi Çerçeve Sözleşmesi"nin asaleten imzalandığı, davalı ...'in söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile kefalet türüne "müteselsil", kefalet tutarına "10.000.000,00.-TL" ve kefalet tarihini "04.10.2023" yazarak müteselsil kefalet verdiği, dava dışı asıl borçlu şirket tarafından ödemelerin vadesinde yapılmadığı, ekstrelerde söz konusu krediler için ihtarnamede ödeme için verilen süre zarfında herhangi bir ödeme tespit edilemediği, 22.11.2024 kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu şirketten ve TBK'nun 586. Maddesi uyarınca davalı müteselsil kefil ...'den olan alacağını talep etme hakkının doğduğunun değerlendirildiği, 19.02.2025 takip tarihinden sonra, 21.03.2025 dava tarihinden önce, 06.03.2025 tarihinde 53.061,31.-TL kısmi tahsilat sağlandığı, buna göre dava tarihi itibariyle davacı banka alacağının; 3.975.262,93.-TL asıl alacak, 235.187,44.-TL işlemiş temerrüt faizi, 11.759,37.-TL Bsmv, 24.249,30.-TL Masraf olmak üzere toplam 4.246.459,04.-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE 9. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 10. Genel ve özel dava şartları somut uyuşmazlık bakımından değerlendirilmiş, itirazın iptali davasının hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, takipte icra dairesinin yetkisine itiraz edilmemiş olduğu ve diğer dava şartı noksanlıklarının da bulunmadığı değerlendirilerek esasın incelenmesine geçilmiştir. 11. Davalı borçluların borç tutarına, faiz tutarına, faiz oranına yönelik itirazları ile kefaletin geçerliliği aşağıdaki şekilde değerlendirilmiştir. 12. Öncelikle genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalı borçlunun kefaletin geçerliliği yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmiştir. 13. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri'nin incelenmesinde; davacı.... arasında, 04.10.2023 tarihli 10.000.000,00.-TL tutarlı "Kredi Çerçeve Sözleşmesi"nin asaleten imzalandığı, davalı ...'in söz konusu sözleşmeyi el yazısı ile kefalet türüne "müteselsil", kefalet tutarına "10.000.000,00.-TL" ve kefalet tarihini "04.10.2023" yazarak müteselsil kefalet verdiği, 13.09.2023 tarih ve 10913 sayılı .... 896.sayfasında, davalı ...'in, dava dışı asıl borçlu .....'nin şirketin tek ortağı olduğu görüldüğünden, davalı tarafından 04.10.2023 tarihinde verilen kefalete, eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. maddesi ve Ek fıkra: 28.3.2013-6455 S.K. / m.77'ye göre gerek olmadığı tespit edildiğinden; kefaletin TBK m. 583 hükmü ve 584 hükümlerine uygun olarak tesis edildiği görülmüştür. 14. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı TBK "Borçlunun Temerrüdü" I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı, bu kapsamda; davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu şirkete ve müşterek borçlu müteselsil kefil ...'e kefil olarak keşide edilen, .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin, dava dışı asıl borçlu şirketin uets adresinde 01.12.2024 tarihinde kanunen tebliğ edildiği; davalı ...'e ... barkod numarası ile yapılan sorgulamada TK m. 21 kapsamında 28.11.2024 tarihinde teslim edildiği görülmüştür. 15. Bu bakımdan davalı kefil yönünden temerrüt tarihinin belirlenmesine ilişkin olarak müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorun olup müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul TBK m. 590/3 hükmü istisna olmak üzere yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebileceği ve aynı anda gönderilen ihtarnamelerin tebliğ tarihleri gözetildiğinde müteselsil kefile yapılan tebligatın asıl borçluya yapılan tebligattan sonra olması durumunda, TBK’nın 586/1 maddesindeki “borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması” şartı gerçekleşmiş olacağından, müteselsil kefil yönünden temerrüt tarihinin kefile gönderilen ihtarnamenin tebliği ya da ihtarda belirtilen ödeme süresinin sonundan başlayacağı, ancak müteselsil kefile yapılan tebligatın borçlununkinden önceki bir tarihte olması halinde, TBK’nın 586/1 maddesindeki koşul gerçekleşmeden kefile ihtarname tebliğ edilmiş olacağından ve şart gerçekleşmeden gönderilen ihtarname sonuç doğurmayacağından müteselsil kefilin temerrüdünün böyle bir durumda takiple başlayacağının kabulü gerektiğinden, davalının temerrütünün takiple başlayacağı kanaatine varılmıştır (....). 16. Uygulanacak faiz oranlarının belirlenmesine ilişkin olarak; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi'nde "Bakanlar Kurulu, bankaların ödünç para verme işlemlerinde ... uygulanacak azami faiz oranlarını tespit etmeye, bunları kısmen veya tamamen serbest bırakmaya yetkilidir. Bakanlar Kurulu, bu yetkilerini Merkez Bankası'na devredebilir." denildiği, 22.11.2006 tarih, 26354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ....Kararı'nda (m. 3) konuya ilişkin düzenlemelerin ....'nca yayımlanacak tebliğlerle yapılacağı,....’nın bu konudaki tebliğine göre bankaların mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmelerinin hükme bağlandığı, buna göre, davacı bankanın talep ettiği akdi ve temerrüt faiz oranının, sözleşme maddeleri gözetilerek denetlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 17. Bu kapsamda, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin; "Kredi Faizi" başlıklı maddesi altında akdi faiz oranının "Müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faiz, TCMB'ye bildirilen faiz oranlarını geçmemek kaydıyla, Banka'nın fiili kullandırım/işlem tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için cari olan en yüksek faiz oranı üzerinden Bankaca belirlenecek; Banka, kredi kullandırımına ait kredi ve faiz tutarlarını, BSMV, KKDF ve sair resim ve harçları ile birlikte müşterinin cari hesabına borç yazabilecektir." "Müşterinin Borçlar Tamamen Ödeninceye Kadar Yükümlülükleri ve Temerrüt Hükümleri" başlıklı maddesi altında temerrüt faiz oranının; "Müşteri, anapara, dönem faizleri, komisyon, masraf vb ödemelerde gecikme olması, adına açılmış cari hesap veya hesapların kesilmesi, taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerin herhangi birinin ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi, vadeli kredilerin vadelerinin gelmesi, temerrüde düşmesi, sözleşmenin feshi veya her ne suretle olursa olsun borçlarının sözleşme kapsamında muaccel kılınması halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye.... bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranı uygulanacağını kabul ve taahhüt eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür krediler ve hesaplar için Banka tarafından ... bildirilen TL/YP en yüksek cari akdi faiz oranının %50 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi halinde değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmasını ve bu tutarları ödeyeceğini kabul eder." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. 18. Temerrüt faiz oranına ilişkin taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmede yukarıda yer verilen yönde hüküm bulunmakta ise de, Yargıtay uygulamasında bankaların .... Karar). Bu durumda bankanın sözleşme hükmü uyarınca temerrüt tarihinde müşterilerine fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranına göre temerrüt faizinin belirlenmesi gerekmektedir. Ancak davacı banka tarafından delillerin ibrazı süresi içerisinde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranlarına ilişkin olarak her hangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla kredi borçlusu şirkete kullandırılan krediler arasında uygulanan en yüksek akdi faiz oranı faiz oranlarının belirlenmesinde esas alınmıştır. 19. Yapılan değerlendirmede; davalı şirkete kullandırılan kredilere uygulanan en yüksek faiz oranı % 57,50 olup; % 57,50'nin % 50 fazlasını hesaplayarak %57,50x1,50=% 86,25 oranından temerrüt faizi uygulanmasının taraflar arasındaki sözleşme ve mevzuata uygun olduğu kanaatine varılarak, ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye %57,50 üzerinden; temerrüdün doğduğu tarihten itibaren ise %86,25 oranından temerrüt faizi uygulanarak hesaplama yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. 20. Davacı banka tarafından takip talebinde 24.249,30.-TL masraf tutarının taraflarına ödenmesini talep etmiş olduğu görülmekle, söz konusu masraf tutarının işbu dosyadan icra dosyasına yapılan masraf olduğu görülmüştür. 21. Taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin, "Komisyon, Vergi ve Masraflar" başlığı altında "Müşteri hesabın kat edilmesi veya kredi ya da teminat ilişkisinden dolayı Banka'nın göndereceği ihtarname veya belgeler için yapacağı her türlü masrafları, noter masraflarını ve benzeri giderleri de Banka'ya nakden ve defaten derhal ödemeyi kabul eder." "Yargılama Giderlerinin Müşteri Tarafından Ödenmesi" başlığı altında "Gerek kredi kullanımından gerekse her ne nitelikte olursa olsun, diğer her türlü hesaplar, senetler ve taahhütlerden dolayı, müşterinin bankaya borçlu bulunduğu tutarların tahsili hususunda banka, müşteri aleyhinde dava açmak veya icra takibine başvurmak suretiyle alacağını müşteriden tahsil etmek zorunda kalırsa, müşteri tüm yargılama giderlerinin yanı sıra cezaevleri harcını da ödemeyi kabul ve taahhüt eder." Kefalet Sözleşmelerinin 17. Maddesinde "Kefil/ler, müşteri ile Banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğunu, bu maddelerin kendilerine de aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt ederler." şeklinde düzenlemeler yapılmıştır. 22. Bu kapsamda, davacı bankanın bilirkişi raporunda 25.785,90.-TL olarak tespiti yapılan masraflardan kaynaklı alacağının taleple bağlı kalınarak 24.249,30.-TL olarak dava dışı asıl borçlu ile birlikte davalı kefilden talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. 23. Takip tarihi itibariyle nakdi alacağın belirlenmesine ilişkin olarak; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında, 04.10.2023 tarihli 10.000.000,00.-TL tutarlı Kredi Çerçeve Sözleşmesi"nin asaleten imzalandığı, davalı ...'in söz konusu sözleşmeye müteselsil kefalet verdiği, söz konusu kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davalı borçlulara ihtarname keşide edildiği, borçlulara tanınan süre içerisinde borçların ödenmemesi üzerine, dava dışı asıl borçlu ve kefiller aleyhine icra takibine başlanıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, işbu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde ve itirazın iptali istemi ile açıldığı, kat tarihi itibariyle davacı bankanın, dava dışı asıl borçlu ile TBK m. 586 ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre, davalı müteselsil kefillerden olan alacağını talep etme hakkının doğduğu kanaatine varılmıştır. 24. Mahkememizce davacı banka alacağının belirlenmesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bankacılık konusunda uzman bilirkişice rapor tanzim edilmiş olup; yapılan tespitler sonucunda, 19.02.2025 takip tarihinden sonra, 21.03.2025 dava tarihinden önce olmak üzere 06.03.2025 tarihinde 53.061,31.-TL kısmi tahsilat sağlandığından, dava tarihi itibariyle davacı banka alacağının; 3.975.262,93.-TL asıl alacak, 235.187,44.-TL işlemiş temerrüt faizi, 11.759,37.-TL Bsmv, 24.249,30.-TL Masraf olmak üzere toplam 4.246.459,04.-TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Gayrinakdi Krediler Yönünden; 25. Çek sorumluluk bedelinin depo edilmesi yönündeki isteme ilişkin olarak, kefaletin kendisi tıpkı depo gibi bir teminat olup kefil açıkça çek bedelini ayrı bir garanti sözleşmesi ile garanti etmedikçe kefilin iradesinin dar olarak yorumlanması uygun olacaktır. Daha açık bir anlatımla, davalıların müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşmede açıkça çek bedelini depo etme yükümlülüğü bulunmaması halinde depo talebinden kefil sorumlu tutulamaz. (.... Karar). 26. Mülga 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun ve 5941 sayılı Çek Kanunu m. 3/3 ve 6273 sayılı Kanun m. 2 ile değişik ile bankalara keşideciye vermiş oldukları çek defterlerine ait karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için hamile belirli bir miktar ödeme yapmasını öngörmüştür. Her yıl Ocak ayında .... tarafından belirlenen ve Resmi Gazete’de yayımlanan bu tutarı, muhatap banka gerekli koşulların varlığı halinde, kısmen ya da tamamen karşılıksız yazılan her bir çek yaprağı için hamile ödemekle yükümlüdür. Bu husus, hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmündedir. 27. Taraflar arasında imzalanan Çek Taahhüt Kredisi Taahhütnamesi'nin 10. maddesi altında; "Bankanın ilgili mevzuat hükümleri gereğince ödemekle yükümlü olduğu tutarın, çek yaprağı sayısına çarpımı sonucunda bulunacak toplam tutarı, Bankanın ilk talebinde nakden ve defaten Bankaya derhal depo edeceğini kabul ve beyan eder." düzenlemesi ile çek yaprak bedelinin deposunun kredi müşterisinden talep edilebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. 28. Yine taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin Kefalet Sözleşmesi başlıklı bölümün 10. maddesinde kefillerin kefaletin devam ettiği süre içinde müşteriye kullandırılan çek karnesinin her bir yaprağı için bankanın ödemekle yükümlü olduğu miktarın, gerek görüldüğünde müşteri hesabında bloke edileceğini açıkça kabul ettiği, 17. maddesinde de, kefillerin, müşteri ile banka arasındaki tüm sözleşme maddelerini okuduğu, bu maddelerin kendileri aynen uygulanacağı hususlarını kabul ve taahhüt edeceği hususlarında düzenleme yapılmıştır. 29. Bu kapsamda davalı kefilin çek yükümlülük bedellerinden sorumlu olduğu kanaatine varılmakla; yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın 4 adet çek yaprakları için toplam 50.600,00.-TL çek yapraklarından kaynaklı ödemekle yükümlü olduğu tespit edilmiştir. 30. Yapılan hesaplamada görüldüğü üzere takip tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce ödeme yapıldığı anlaşılması karşısında bu durumda, dava tarihi itibariyle hesaplama yapılması yönündeki Mahkememiz görevlendirmesi kapsamında bilirkişi incelemesinde bu yönde hesaplama yapılmış olup ana paraya da dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 31. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu görülmekle, davanın kısmen kabulüne, Davalı ...yönünden takibin 3.975.262,93.-TL asıl alacak, 235.187,44.-TL işlemiş faiz, 11.759,37.-TL BSMV ve 24.249,30.-TL masraf olmak üzere toplam 4.246.459,04.-TL tutarları üzerinden devamına; 4 adet çek yaprağı için toplam 50.600,00.-TL çek sorumluluk bedelinin depo talebinin davalı ...yönünden kabulüne, takibin 50.600,00.-TL’nin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine imkan verecek şekilde devamına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. VI-HÜKÜM 1- Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-... takip sayılı dosyasına davalıların vaki itirazlarının İPTALİ ile, A-Nakit Alacaklar Yönünden; 3- Davalı ...yönünden takibin 3.975.262,93.-TL asıl alacak, 235.187,44.-TL işlemiş faiz, 11.759,37.-TL BSMV ve 24.249,30.-TL masraf olmak üzere toplam 4.246.459,04.-TL tutarları üzerinden devamına, Asıl alacak tutarı olan 3.975.262,93.-TL'ye dava tarihi olan 21/03/2025 tarihinden itibaren % 86,25 oranında temerrüt faizi işletilmesi ve faizin %5 BSMV'si ile tahsili suretiyle takibin yürütülmesine, 4- Fazlaya yönelik taleplerinin REDDİNE, 5- Hüküm altına alınan toplam alacak tutarı olan 4.246.459,04.-TL üzerinden % 20 oranında hesaplanan 849.291,81.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ÖDENMESİNE, B- Gayri Nakdi Alacak Yönünden; 6- 4 adet çek yaprağı için toplam 50.600,00.-TL çek sorumluluk bedelinin depo talebinin davalı ...yönünden KABULÜNE, 7- Takibin 50.600,00.-TL’nin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesine imkan verecek şekilde DEVAMINA, Karar ve İlam Harcı 8-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 290.075,62.-TL harçtan, peşin ve derkenarla alınan 78.368,65.-TL harcın tahsili ile bakiye 211.706,97.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 9-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, derkenar harcı ve vekalet harcı toplam 79.071,55.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 10-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.122,50.-TL ve bilirkişi ücreti olarak 8.000,00-TL olmak üzere toplam 9.122,50.-TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 8.542,15.-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 292,64.-TL'sinin davacıdan, 4.307,36.-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

12-Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 13-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 581.110,49.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Gayrinakit Alacaklar Yönünden Karar ve İlam Harcı 14-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 15-Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2026

....

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/221, K. 2026/333, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-221-e-2026-333-k-59e277fab2f0