İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/100 E. 2026/441 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/100
Karar No
2026/441
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/100 Esas - 2026/441 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/100 Esas KARAR NO : 2026/441

....

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 10/02/2024 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 KARAR Y.TARİHİ : 24/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ..... İle dava dışı borçlu .... Arasında 28.08.2013 tarihli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafın ise dava dışı borçlunun kefaleti ile müşterek borçlu müteselsil kefil olduğunu, borçların ödenmemesi üzerine davalı ve dava dışı asıl borçlu şirkete ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine .... sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, kötü niyet sahibi davalının, HMK.329 maddesi gereği 5.000 TL disiplin cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı banka, ....hakkında ilamsız takiplere özgü yolla yapılan takibe ilişkin ödeme emri göndermiş ve borcun nedeni olarak ....numaralı cari hesap borcu için 155.399,49.TL” sözleşmelerin gösterildiğini, müvekkilinin cari hesap borcu için olduğu ve kredi kartını kapsamadığının ayrıca belirtildiğini, müvekkili bakımından takip dayanağının “cari hesap borcu” olarak yazılmış olmasına rağmen dosyaya cari hesaptan sorumlu olduğunu gösterir herhangi bir sözleşme yada cari hesap belgesi sunulmadığını, ödeme emri ekinde müvekkiline ait hiçbir belge gönderilmediğini, dava dosyası incelendiğinde, dava dilekçesi ekinde sunulan kredi sözleşmesinde borçlu şirket yetkilileri .... ile ....’nın imzalarının bulunmadığını, borçlu şirketin imzasını taşımayan bir kredi sözleşmesinden doğan borç nedeniyle .... sorumlu tutulmasının olanaklı olmadığını, sözleşmenin imza tarihi 28.08.2013 olduğunu, kefillerin sorumlu oldukları miktar belirli olmakla beraber, sorumlu oldukları sürenin belli olmadığını, kredi hesabının, sözleşme imza tarihinden 9 yıl sonra 01.07.2022 tarihinde açılmış ve 100.000.TL kredi kullandırıldığını, sözleşmenin imza tarihi 28.08.2013 olduğuna göre, 28.08.2023 tarihinde kefalet kendiliğinden ortadan kalktığını, bu nedenle müvekkili hakkında icra takibi yapılabilmesi olanağının olmadığını, müvekkilinin 2018 yılında şirketin borca batık olma nedeniyle intihar etmiş ve müvekkilinin 2020 yılında ortaklıktan fiilen ayrıldığını, icra takibine yapılan itirazlarında, dosyaya sunulan “cari hesap açılması talep yazısında” müvekkilinin imzasının bulunmadığını, davacı banka tarafından uygulanan faiz oranlarının üzerinde olduğunu, kat ihtarnamesi gönderilmeden faiz işletilmesi yasal olarak olanaksız olduğunu savunmuş davanın reddine, icra takibine haksız ve kötü niyetli olmasından dolayı %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. .... aleyhine 127.555,96-TL asıl alacak, 23.253,15- TL işlemiş faiz, 1.162,66-TL BSMV, 41.023,82 TL asıl alacak, 2.932,65 TL işlemiş faiz, 146,63 TL BSMV, 3.427,72 TL diğer masraf alacağı olmak üzere toplam 199.502,59-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, yasal süresi içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. 3. Davacı banka tarafından ....Yevmiye numaralı ihtarnamesi'nin incelenmesinde; dava dışı .....aleyhine toplam 168.035,16-TL'nin 7 gün içeresinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin, muhataplarına tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. 4. Davacı banka tarafından .... Yevmiye numaralı ihtarnamesi'nin incelenmesinde; dava dışı ... aleyhine toplam 188.681,46-TL'nin 3 gün içeresinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin, muhataplarına tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. 5. Dava konusu Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin incelenmesinde; davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında 28.08.2013 tarihli 600.000 TL limitli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığı, davalı .... müşterek kefil olarak imzaladığı anlaşılmıştır. 6. Davalının mukayeseye yarar imza örnekleri toplandıktan sonra dava konusu kredi sözlemesi üzerindeki imzanın davalıya ait olup olmadığı yönünde bilirkişiden rapor alınmıştır. 7. Davalı yanın imzaya itirazı üzerine inceleme yapılmıştır. a)Mahkememizce Grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 23.12.2024 tarihli raporda özetle; dava konusu, ...." adına düzenlenmiş müteselsil kefiller .... olan 600.000 TL kefalet tutarlı 28.08.2013 tarihli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin 28. Sayfasında ve 37 sayfasında .... adına atılı bulunan kefil imzalarının, .... elinden çıktığı belirlenmiştir. b) Davalı yanın bilirkişi raporuna itirazları üzerine dosya.... sayılı raporunun özetle; İnceleme konusu kredi sözleşmesinin 28. ve 37. sayfalarında ... adına atılı imzalar ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'un eli ürünü olduğu hususları bildirilmiştir. 8. Mahkememizce dosya üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmış olup; bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Davalı ... aleyhinde yapılan takipte davalının kefalet akdi nedeni ile borçtan sorumlu olduğu, kredinin mevcut Genel Nakdi ve Gayri Nakid Kredi Sözleşmesinini 4.ve devamı maddeleri hükümlerine göre kullandırıldığı için ayrıca kefilin imzasının bulunmasına gerek bulunmadığı ve borcun ödendiğine ilişkin bir makbuz ibraz edilmediğinden: Takip tarihi itibariyle 106.662,44 -TL Asıl Alacak, 8.105,93-TL İşlemiş faiz, 405,29-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 115.173,66 -TL .-alacağının olduğu, takibin devamına karar verilmesi halinde 106.662,44 -TL asıl alacak üzerinden % %94.34 oranında temerrüt faizi ile takibin devamının talep edilebileceği şeklinde görüş bildirilmiştir.

IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, Genel Nakdi ve Gayri Nakid Kredi Sözleşmesininden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe davalı taraflarca yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı banka tarafından ..... 'ye temlik edilmiştir. Davacı banka ile davalı dışı asıl borçlu .... raporları ile sabit olduğu üzere, davalı ...'un bu sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzalamış olduğu dikkate alınarak öncelikle kefaletin geçerli olup olmadığı hususu değerlendirilmiştir. Borçlar Kanunu 583. maddesinde; ''Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.'' düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı kefilin ...'un 24.07.2014 tarih, 619 sayı, safya 52 'de yayınlanan ilına göre asıl borçlu şirketin ortağı olduğu tespit edildiğinden, kefalet sözleşmesine eş muvafakatinin alınmasına gerek olmadığı, kefaletin; TBK'nın 583. maddesinde düzenlenen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu anlaşılmıştır. Temerrüt tarihlerinin belirlenmesine ilişkin olarak; 6098 sayılı Borçlar Kanunu Borçlunun Temerrüdü I. Koşulları başlaklı 117. maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.” şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. Eldeki davada; davacı banka tarafından, .... aleyhine toplam 168.035,16-TL'nin 7 gün içeresinde ödenmesinin ihtar edildiği, ve ....Yevmiye numaralı ihtarnamesi'nin incelenmesinde; dava dışı ... aleyhine toplam 188.681,46-TL'nin 3 gün içeresinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin, muhataplarına tebliğ edilmediği, bu nedenle temerrüt tarihinin icra takip tarihi olan 22.11.2023 tarih olarak kabul edilmiştir. Genel Kredi Sözleşmesinin ; " Temerrüt Faizi başlıklı 10.5. maddesinde; Müşterinin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini), masraf, komisyon ya da her türlü ad altındaki ücreti ödeme tarihinde/vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; müşteri, borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder.

Takibe Geçme başlıklı 11.1.1. maddesinde; Banka, alacağının kısmen veya tamamen muacceliyet kazanması halinde yasaların getirdiği ayrık hükümlere uyarak her zaman müşteriye karşı her türlü icra ve if las yolu ile takibe geçebilir. Kanuni İkamet Başlıklı 12.1. maddesinde,“Müşteri sözleşmede yer alan adresini kanuni ikametgah kabul edildiğini beyan ve sözü geçen yere yapılan tebliğin iş bu sözleşme çerçevesinde geçerli bir tebligatın tüm hüküm ve sonuçlarını doğuracağını bu adrese tebligat yapılamaması halinde adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine yapılacak tebliğlerin şahsına yapılmış sayılacağını o yerde bulunmasa bile tebligatın iade edilmeyip Tebligat Kanunu’nun 21.maddesinin uygulanmasını kabul eder” hükümleri yer almaktadır. şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt eder. " hükümlerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka ile dava dışı .... arasında 28.08.2013 tarih ve 600.000,00 TL limitli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı, bu sözleşmelerin davalı ... tarafından kefil olarak imzaladığı, davalı yanın, 24.07.2014 tarih, 619 sayı, sayfa 52 'de yayınlanan ilana göre asıl borçlu şirketin ortağı olduğu tespit edildiğinden, kefalet sözleşmesine eş muvafakatinin alınmasına gerek olmadığı, kefaletin; TBK'nın 583. maddesinde düzenlenen koşulları taşıdığı ve geçerli olduğu, dava konusu borcu oluşturan Borçlu Cari Hesap kredisinin imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakit Kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi olduğu, kredinin dava dışı asıl borçlu şirket hesabına geçtiği, kredinin süresinde ödenmediği, borçlu cari hesap kredisinin akdi faiz oranı yıllık %47,17 oranında olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin temerrüt faizi başlıklı 10.5. maddesinde yer alan “Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında " uygulanan şeklinde düzenlemeye yer verildiği, davacı bankanın takipte talep edilen temerrüt faiz oranının %138 olduğu, ancak davacı bankanın borçlu cari hesap şeklinde kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranın 138/2= 69 (akdi) olduğuna ilişkin bir belge sunulmadığı, borçlu cari hesap kredisinin akdi faiz oranı olan %47,17 oranını iki katı olan %94.34 oranın talep edilebileceği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile; davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 106.662,44 TL asıl alacak, 8.105,93-TL faiz, 405,29-TL BSMV olmak üzere toplam 115.173,66-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.

Açıklanan nedenlerle; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmış olup; Davanın kısmen kabulü ile, davalının .... takip icra takibine yapılan itirazın itirazın kısmen iptali ile, takibin 106.662,44 -TL asıl alacak, 8.105,93-TL İşlemiş faiz, 405,29-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 115.173,66 -TL üzerinden devamına, 106.662,44 -TL asıl alacak üzerinden % %94.34 oranında temerrüt faizi ile takibin devamına şeklinde karar verilmiştir. Davacı banka alacağının likit ve davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından %20 oranında hesaplanan 23.034,73-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

V-HÜKÜM 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının .... takip icra takibine yapılan itirazın itirazın kısmen iptali ile, takibin 106.662,44 -TL asıl alacak, 8.105,93-TL İşlemiş faiz, 405,29-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 115.173,66 -TL üzerinden devamına, 106.662,44 -TL asıl alacak üzerinden % %94.34 oranında temerrüt faizi ile takibin devamına, 2- İİK.67 maddesi uyarınca 23.034,73 TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Karar ve İlam Harcı 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.867,51 TL harçtan peşin alınan 2.653,84- TL harcın mahsubu ile bakiye 5.213,67-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 1.486,00 TL, bilirkişi ücreti olarak 9.000,00-TL olmak üzere toplam 10.486,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.771,65-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5.Davalı tarafından adli tıp masrafı olarak yapılan 7.700,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.993,18-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 3.142,24-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7.Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 3.600,00- TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 931,88 TL'sinin davacıdan, 2.668,12- TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8.Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 9 Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 10. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 40.225,83- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ....istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. . 08/06/2026

..... E-İmzalı E-İmzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/100, K. 2026/441, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-100-e-2026-441-k-0566361d4213