İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/916 E. 2026/256 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/916
Karar No
2026/256
Karar Tarihi

T.C. ............. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/916 Esas - 2026/256 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ............. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/916 Esas KARAR NO : 2026/256

................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı firmanın aradaki ticari ilişkiye istinaden müvekkili şirketten ürün talep ettiğini ve sipariş fişleri, mail ve mesaj, arama yolu ile müvekkili şirketten ürün talebinde bulunduğunu, sipariş fişlerinin davalı taraf çalışanları tarafından ıslak imza ile imzalanarak müvekkiline teslim edildiğini ve ürün talebinde bulunulduğunu, müvekkili şirketinde faturalarda belirtilmiş olan ürünleri ve faturaları davalı tarafa eksiksiz teslim ettiğini, davalı tarafça itirazsız kabul edildiğini, faturalara yasal sürede itiraz edilmeyerek kabul edildiğini, taraflar arasında bu hususta defalarca kez mutabakatlaşıldığını ve müvekkili şirket alacağının da davalı tarafça açıkça kabul edildiğini, davalı tarafça her ne kadar bir kısım ödeme yapılmış olsa da cari hesap ekstresinde de yer almakta olan bakiye 26.968,66 TL borca ilişkin ödeme yapılmadığını, arz ve izah olunan nedenlerle, öncelikle davanın kabulü ile, davalının ............. 8. Genel İcra Dairesi 2024/23327 E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının iptaline, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği alacağın 2018 Yılına ait olup 5 yıllık talep zamanaşımına uğradığını, davacının alacağı zamanaşımına uğramış olduğundan davanın zamanaşımından reddini talep ettiklerini, davacının müvekkili şirkete vermiş olduğu bir hizmet bulunmadığını, davaya konu faturanın tek taraflı düzenlenebilir bir evrak olduğundan davacıya ait faturaları kabul etmediklerini, davacının iddiası kabul varsayılacak ise, davacının üstlenmiş olduğu hizmetin kusurlu ve eksik olup davacının yapması gerekli olan işin müvekkili şirket tarafından başka kişilere yaptırıldığını, izah edilen sebepler karşısında haksız davanın reddi, yargılama giderleri ile vekalet ücreti davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. ............. 8. Genel İcra Dairesi 2024/23327 E. sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı şirket vekilince 01/04/2024 tarihinde 26.968,66.-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin dayanağının cari hesap bakiyesi olarak gösterildiği, davalı tarafın borca itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.

09/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı vekilince, ............. 8. İcra Dairesinin 2024/23327 esas sayılı icra dosyası ile, 01/04/2024 tarihinde 26.968.66.-7L asıl alacak (cari hesap bakiyesi) üzerinden takip yapıldığı, takibin cari hesap bakiyesine ilişkin olduğu, davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı şirketin 2018 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davacı şirketçe 22/11/2018 tarihinde davalıya 1 adet 26.968,66.-TL tutarında fatura düzenlendiği, ilgili faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, diğer taraftan, dava konusu fatura ve fatura içeriği ürün/hizmetin davalıya teslim/ifasına yönelik (Sevk irsaliyesi, kargo, nakliye v.s.) belgeler talep edilmiş ise de, taraflarına ibraz yapılmadığından bu yönde tespit yapılamadığı, davacı şirketin davalıdan yaptığı her hangi bir tahsilata rastlanmamakla, davacı şirketin (01/04/2024 takip tarihi ) itibari ile 26.968,66.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; davalı şirketin 2018 yılına ait ticari defterlerinin e- defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, davalı şirketçe tarafıma ibraz edilen Maliye onaylı BA formu ve dava konusu fatura suretinden, 22/11/2018 tarihli 26.968,66.-TL tutarında ki faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşıldığı, davalı şirketçe davacıya yapılan ödemeye ilişkin herhangi bir somut belge taraflarına ibraz edilmemekle, davalı şirketin (01/04/2024 takip tarihi ) itibari ile 26.968,66.-TL tutarında davacı şirkete borçlu olacağı, BA/BS formu yönünden; davacı şirketçe 2018 Kasım dönemi 1 adet belge 22.854,00.-TL, davalı şirketçe 2018 Kasım dönemi 1 adet belge 22.854,00.-TL olarak bağlı oldukları Vergi Dairelerine BA/BS formlarının beyan edildiği, dava konusu takibin dayanağı cari hesap bakiyesi olarak gösterilmişse de, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 22/11/2018 tarihli 26.968,66.-TL tutarında ki faturaya dayandığı, başkaca bir ticari ilişkinin tespitinin yapılamadığı, bu nedenle takibin dayanağının aslında 22/11/2018 tarihli faturaya dayalı olduğu, takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinde bulunulmadığı ve takipten sonraki dönem için yasal faiz talebinde bulunulduğu, davalı tarafça; “.. alacağın 2018 yılına ait olup 5 yıllık talep zamanaşımına uğradığı...” yönündeki beyanın hukuki nitelik taşıması nedeniyle takdirin Sayın Mahkemede olduğu bildirilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK’nın 146.maddesine göre Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Bu minvalde somut uyuşmazlıkta alacağın zamanaşımına uğramadığı izahtan varestedir. Ticari defter, belge ve faturanın hukuki niteliğine yönelik açıklama: 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. HMK’nın 222. maddesine göre; ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. ( Yargıtay 11.HD'nin tarih ve 2020/2505 E. - 2022/2800 K. sayılı ilamı ) Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak, sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Lakin; adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse artık bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.( Yargıtay 11. HD'nin 19.12.2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. sayılı ilamı ) Bir başka ifade ile faturanın davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olması bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluşur.(Yargıtay 19. HD'nin 14.10.2019 tarih ve 2018/29 E. - 2019/4749 K. Sayılı ilamı) Bu açıklamalar ışığında alınan ve olaya, denetime, mevzuata uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporuna göre incelenen tüm defter, belge ve fatura itibarıyla (faturaya itiraz söz konusu değildir ve defterlere işlidir.) davacının takipteki asıl alacak istemi yerindedir. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın kabulüne, davalının ............. 8. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/23327 esas sayılı takip dosyası kapsamında yaptığı itirazın iptali ile, takibin devamına, 2-Alacağın likit olması sebebi ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 5.393,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.842,23 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.414,63 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 26.968,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 10.568,40 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/916, K. 2026/256, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-916-e-2026-256-k-a508bfa0360e