İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/70 E. 2026/742 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/70
- Karar No
- 2026/742
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/70 Esas KARAR NO : 2026/742
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/01/2026 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; makine sanayi alanında faaliyet gösteren davacı şirket ile davalı şirket arasında 2023 yılı Kasım ayında 2 adet makinenin revizyonu konusunda anlaşıldığını, ... marka 591918 numaralı makine için 54.000 Avro bedelle teklif sunulduğunu ve 53.000 Avro bedel üzerinden ... sipariş numarası ile mutabık kalındığını, davalı şirketin 30/11/2023 tarihinde 317.608,00 TL ve 20/12/2023 tarihinde 313.248,83 TL olmak üzere toplam 630.856,83 TL tutarında avans ödemesi yaptığını, sipariş konusu işin 2024 yılı Ağustos ayında teslim edilerek ... numaralı faturanın düzenlendiğini, otomasyon teklifine göre bakiye borcun iş bitiminde 45 gün vadeli ödenmesi kararlaştırılmasına rağmen davalı şirketin 11/12/2024 tarihinde 250.000,00 TL ve 31/12/2024 tarihinde 250.000,00 TL olmak üzere toplamda sadece 500.000,00 TL ödeme yaptığını, fatura bedeli olan 2.403.049,68 TL tutarından yapılan ödemelerin mahsubu ile kalan 1.272.192,85 TL bakiye borcun ödenmediğini, revizyon işleminde kullanılan parçaların ... marka olduğunu ve davacı şirketin bu parçalar için ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davalı şirketin ödeme taleplerine karşılık ekonomik dengesizlikleri gerekçe göstererek 16/04/2025 tarihinde bir ödeme planı sunduğunu ancak bu plana uymayarak 31/12/2024 tarihinden sonra hiçbir ödeme yapmadığını, borcun varlığını kabul eden davalı şirketin ödemeden kaçınması üzerine ... 36. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı iş bu nedenle davalı borçlunun ... 36. İcra Müdürlüğü tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk sürecinin Arabuluculuk Bürosunun... dosya numarası ile 22/10/2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek Borçlunun ... 36. İcra Müdürlüğü tarafından ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının eser sözleşmesine dayalı alacak iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalinin talep edildiğini, taraflar arasında otomasyon ve revizyon işine ilişkin bakiye bedel ödenmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının eseri ayıpsız ve eksiksiz teslim ettiğini ispatla yükümlü olduğunu, eserin sözleşmeye ve teknik şartnameye uygun teslim edildiğinin kesin delillerle kanıtlanamadığını, ... marka makinenin revizyon sürecinde sözleşmeye aykırı teknik uygulamalar yapıldığını, makinede işlevsel sorunlar, performans eksiklikleri ve sistem stabilitesi problemleri meydana geldiğini, teslim sonrası makinenin öngörülen kapasitede çalışmadığını, bu ayıpların davacıya bildirildiğini, eserin ayıplı ifası nedeniyle bakiye bedelin muaccel hale gelmediğini, iş sahibinin ayıbın giderilmesini veya bedelden indirim yapılmasını talep etme hakkı bulunduğunu, davacının talep ettiği bedelin teknik inceleme yapılmaksızın kabul edilemeyeceğini, dosyada makine mühendisliği ve otomasyon alanında uzman bilirkişi heyeti incelemesi yapılması gerektiğini, davacının fatura bedeli olan 2.403.049,68 TL tutarından mahsuplar sonrası 1.272.192,85 TL bakiye kaldığı iddiasının hatalı olduğunu, döviz bazlı sözleşmenin TL'ye çevrilmesinde esas alınan kurun belirsiz olduğunu, işin kısmi ifası ve ayıplı tesliminin hesaplamada dikkate alınmadığını, taraf ticari defterleri ve mutabakat kayıtlarının incelenmediğini, tek taraflı düzenlenen faturanın alacağın varlığını tek başına ispatlamayacağını, eser sözleşmelerinde ifa ayıplı ise faturanın kabul edilmiş sayılmayacağını, tarafların ticari defterleri, banka kayıtları ve cari hesap mutabakatları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, alacağın likit olmadığını ve teknik inceleme gerektirdiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca teknik inceleme gerektiren alacaklarda icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacının icra inkâr tazminatı talebinin dayanaksız olduğunu, müvekkil şirketin süreç boyunca çözüm odaklı ve iyi niyetli yaklaştığını, itirazın takibi sürüncemede bırakmak için değil gerçek borç miktarının tespiti amacıyla yapıldığını belirterek ... 36. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın haklılığının tespitine, davanın tamamen reddine, davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, teknik bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu alacağa ilişkin davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarının tespitine ilişkindir. Mahkememiz dosyasına mali müşavir bilirkişisi olarak ... borçlar alanında uzman akademisyen bilirkişi ... ve makine mühendisi ... tarafından sunulan 15.07.2026 tarihli bilirkişi raporunda; "Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi sayın mahkemeye ait olmak üzere; taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenen hizmet bedeli KDV dahil 63.600,00 Euro olup, davacı tarafça düzenlenen faturanın sözleşme bedeline uygun olduğu, davalı tarafça işin ayıplı olarak teslim edildiği iddia edilmiş ise de, davacı tarafa ayıp ihbarında bulunulmamış olup, dosya içeriğinde davalı tarafın ayıp iddiasını destekleyecek her hangi bir yazılı delilin bulunmadığı, davalı tarafça ticari defter ibrazında bulunulmadığı, buna karşılık usulüne uygun olarak tutulan davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacı taraf takip tutarı kadar alacaklı görünmekte ise de, taraflar arasındaki sözleşme döviz esaslı olup, davalı tarafça TL olarak yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki kur üzerinden döviz karşılıklarının dikkate alınmamış olması nedeniyle davacının ticari defter kayıtlarında 1.272.192,85 TL olarak görünen alacak miktarının hatalı olduğu, tarafımızca davalı tarafça yapılan ödemelerin ödeme tarihlerindeki kur üzerinden dövize çevrilerek sözleşme bedelinden düşülmesiyle davalı tarafın bakiye borcu 30.102,96 Euro olarak hesaplanmış olup, 07.10.2024 vade tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden karşılığının 1.130.886,93 TL olduğu, davacı tarafın 1.130.886,93 TL alacağına karşılık 07.10.2024 vade tarihinden 12.08.2025 takip tarihine kadar talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 451.936,50 TL olarak hesaplandığı, bu durumda davacı tarafça yapılan icra takibinin haksız olan kısmının; asıl alacak yönüyle 141.305,92 TL, işlemiş faiz yönüyle 159.570,01 TL olduğu" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesinde "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya karşı ... 36. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı dosyası ile 1.272.192,85 TL asıl alacak ve 611.506,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.883.699,36 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde takibe itiraz edildiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davacı tarafça yasal süresi içerisinde itirazın iptali talepli bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde davacı ile davalının iki adet makinenin revizyonu konusunda anlaştıklarının, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğinin, fatura kapsamında bakiye alacağının bulunduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davaya ve icra takibine konu faturalar yönünden ürünlerin teslim edilip edilmediğinin ve alacağın bulunup bulunmadığının ispat yükünün davacıda olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ve sunulan deliller kapsamında ürünlerin teslim edilip edilmediğinim tespit edilmesine ilişkin rapor alınmasına karar verildiği, defterlerin sunulması ve rapor alınmasına ilişkin ara karar oluşturulan 28/04/2026 tarihli duruşmada davacı vekilinin hazır bulunduğu, ticari defterlerin inceleneceğine ilişkin ihtarlı ara kararın usulüne uygun olarak davalı vekiline tebliğ edildiği, ihtara rağmen davalı tarafça ticari defterlerin sunulmadığı ve yerinde inceleme talebinde de bulunulmadığı, davacı tarafça ticari defterlerin sunulduğu, bilirkişi tarafından ticari defterlerin incelendiği, 15/07/2026 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde davaya konu davacı tarafından davalıya düzenlenen faturanın ve davalı tarafça yapılan kısmi ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının defterlerine göre davalının davacıya 1.272.192,85 TL borcunun bulunduğu, davaya konu fatura davacı defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafça ihtara rağmen defterler sunulmadığından 6100 sayılı HMK'nun 222.maddesi kapsamında faturalara konu ürünün davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edildiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ayıplı ve eksik hizmet verildiği yönünde itirazda bulunulmuş ise de ayıp ve eksik iş iddiasının somut ve yeterli delillerle ispat edilmediği gibi süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğun da ispat edilmediği, davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulmadığı, cevap dilekçesinde sözleşme ilişkisinin kurulmadığı yönünde itiraz bulunmamakla eksik ve ayıplı iş iddiasında bulunulduğu, sözleşme ilişkisinin kabul edildiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan davacı tarafından davalıya sunulan teklif formunda 3.2 maddesinde ödemenin %25'nin peşin kalan bedelin iş bitiminde fatura karşılığı 45 gün vadeli olarak yapılacağının düzenlendiği, davaya konu faturanın e fatura olduğu, davalıya iletildiği, yukarıda tespit edildiği üzere davalı tarafça sözleşme ilişkisinin varlığı kabul edilmiş olmakla fatura tarihinden 45 gün sonrasında temerrütün geçekleştiği yönünde değerlendirme yapılması gerektiği, bu hususta mahkememizce hesaplama yapıldığında davacının 508.406,60-TL işlemiş faiz talep edebileceği, alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 36. İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 1.272.192,85-TL asıl alacak, 508.406,60-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.780.599,45-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 121.632,75 TL karar harcından peşin olarak alınan 12.307,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 109.325,37 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvuru harcı ile 12.307,38 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı vekiline takdir olunan 267.283,92 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı vekiline takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından sarf edilen toplam 24.100,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 22.780,94 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.348,23 TL'nin davalıdan, 251,77 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede İSTİNAF YOLU açık olmak üzere karar verildi. 15/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır