İlk Derece Mahkemesi · 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/521 E. 2026/247 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/521
Karar No
2026/247
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/521 Esas KARAR NO : 2026/247

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : 1- ... - ... . DAVACI : 2- ... - ... ...

VEKİLLERİ : Av. ....... Av. ...... Av. .......

DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -....

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2024 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı taraf arasında Mutlukent Mahallesi, .... adresinde bulunan spor salonunun VRF klima sistemi, havalandırma kanalı, havuz nem alma santrali yapımına ilişkin olarak sözleşme yapıldığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince 60 gün içerisinde teslim edileceği kararlaştırılmış olsa da davalı tarafın çok uzun bir süre işi tamamlayamadığını, davalı tarafın işi bitirememesi sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi olarak büyük zarara uğradığını, ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/17 Değişik iş sayılı dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunda aradan geçen 7 ayın ardından işin yalnızca %71,52'lik kısmının tamamlanmış olduğunu, kalan kısmının 366.707,69 TL bedel ile tamamlanabileceğinin tespit edildiğini, müvekkilinin eksik kalan işi kendinin tamamlattığını, sonrasında hakkını alabilmek adına ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/148304 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine haksız yere itiraz ettiğini bu sebeple davanın kabulü ile davalı tarafın ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2023/148304 Esas (Eski ... 23. İcra Dairesi'nin 2023/9891 esas) sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi, icra giderleri, icra vekalet ücreti ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER -Takip dosyası, -Faturalar ve ba/bs formları, -... 13. SHM 2023/17 D.İş sayılı delil tespiti dosyası, -Ticari defter ve kayıtlar, -Bilirkişi Raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; eser sözleşmesinden(eksik işler giderim bedeli) kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı özetle, sözleşme konusu işin yalnızca %71,52'lik kısmının tamamlanmış olduğunu, kalan kısmının 366.707,69 TL bedel ile tamamlanabileceğini ileri sürmüş, davalı tarafından davaya cevap verilmemiş olmakla, 6100 Sayılı HMK'nın 128. Maddesi uyarınca, davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. Buna göre dosya kapsamında, taraflar arasında akdi ilişkinin varlığı, gerçekleşen imalat tutarı, eksik iş bulunup bulunmadığı ve varsa eksik iş bedelinin ne olduğu hususlarında ihtilaf bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce ilgili uzmanlık alanlarından seçilen 3 kişilik bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 27/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davanın, dava eser sözleşmesine dayalı olarak, eksik iş nedeniyle, fazla ödenen paranın tahsili amacıyla başlatılan icra dosyasına vaki itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/17 D. İş sayılı dosyasıyla yapılan yerinde incelemede işin %71,52 oranında tamamlanmış olduğu tespit edilmiş ise de, davacı defterleri incelenemediğinden, davacının yapmış olduğu ödemelerin ne kadar olduğu ve fazla ödemesi olup olmadığının tespit edilemediği, " hususları belirtilmiştir. Raporda değinildiği üzere bilirkişilerce defter incelememesi yapılamadığı belirtilmesi akabinde, davacı vekili bu hususta yeniden süre talep etmiş, Mahkememizin 09/09/2025 tarihli celsesinde, defter incelemesi hususunda yeniden yerinde bilirkişi incelemesi yapılması yönünde karar verilmiş ise de mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 06/11/2025 tarihli raporda değinildiği üzere defter incelemesi sağlanamamıştır. Bunun üzerine, yerinde inceleme yapılması yönündeki ara karardan rücu edilerek defterlerin doğrudan mahkememize ibrazına karar verilmiş, kesin süreli ihtarat yapılmış ancak mahkememize defter ibraz edilmediğinden, defter incelemesi yapılamamıştır. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK m. 470). Eser sözleşmesinin kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikte sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. Eser sözleşmesinde tarafların edimleri birbirinin karşılığını oluşturmakta olduğundan tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Bilindiği üzere eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatı yükleniciye, iş bedelinin ödendiğinin ispatı ise iş sahibine düşer. Bu bağlamda, faturanın tek başına fiili imalatı yahut teslim olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği, yerleşik yargı kararlarıyla kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay 15. HD. 2014/117 E. 2014/1565 K. 05.03.2014 T ilamında: "Eser sözleşmesinden doğan ihtilaflarda yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur" denilmiştir. Bununla birlikte akdi ilişki ve işe başlandığı ihtilaflı değil ise aslolan işin sözleşmeyi akdeden yüklenici tarafından yapıldığıdır. Bu yüklenici lehine bir karine niteliğindedir. (Bkz. Yaşar Engin Selimoğlu, İstisna(Eser) Söz. 1. Baskı sf. 78) Hemen belirtmek gerekir ki eldeki dava itirazın iptali olarak ikame edilmiş olup, bilindiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Davaya konu icra takibinin takip talebinde borcun sebebinin "... 13. Sulh Hukuk Mahkemesi 203/17 D.İş sayılı dosyasında belirlenen miktar 366.707,69 TL" olarak belirtildiği görülmüştür. Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. HMK'nın 222/1. maddesi ve TTK'nın 85/2. maddesi gereğince ticari defterlerin mahkemece re'sen incelenebileceği yasa koyucu tarafından açıkça düzenlendiğine göre, yasa koyucunun defterleri ibraz etmeyen tarafla ilgili herhangi bir yaptırım öngörmediği düşünülemez zira ticari defterlerin resen ibrazına karar verilmesine rağmen tarafların defterlerin ibraz etmemeleri halinde mahkeme ara kararının yerine getirilmesi mümkün olamayacaktır. Bu nedenle kanun koyucunun abesle iştigal etmeyeceği ilkesi gözönünde bulundurulmalıdır. Ticari defterler, sahibi veya halefleri lehine delil olabileceği gibi aleyhine de delil olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliğini taşıyabilmesi için, kanuna uygun tutulmuş olmalı ve kanunda aranan diğer koşulların mevcut olması gerekir. TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Eğer bu koşullar mevcut değilse defterlerin ancak aleyhe olan kısımlan nazara alınır. Anlatılan ilkeler ve ispat kuralları ışığında somut olay ele alındığında; davaya ve takibe dayanak delil tespiti dosyasında tanzim edilen rapora göre ihtilaf konusu eser sözleşmesine konu işin %71,52 oranında tamamlanmış olduğu ve kalan kısmının 366.707,69 TL bedel ile tamamlanabileceği belirlenmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu, iş süresinin ödeme alındığı tarihten başlayacağının kararlaştırıldığı, dava dilekçesi ekinde bir kısım dekont örnekleri sunulmuş ise de, sözleşme bedeli için tek kalemde değil parça parça muhtelif ödemeler yapıldığının anlaşıldığı, davacı yan defter ibrazından kaçınmış olup, ödemeler ile defter kayıtlarının tevsik edilemediği, yine bu nedenle davalının işe başlaması gereken tarihin net olarak tespit edilemediği, neticeten sözleşme kapsamında yapılan ödemelerin tam olarak tespit ve denetimi sağlanamadığından, davacının takip tarihi itibariyle alacağı(fazla ödemesi) bulunup bulunmadığının belirlenemediği, ispat yükü kendi üzerinde olan davacı tarafından alacak iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, 4.484,38 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 3.752,38 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 59.410,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026

Katip ... Hakim ... BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/521, K. 2026/247, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-521-e-2026-247-k-401e4118ae4c