İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/891 E. 2026/339 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/891
Karar No
2026/339
Karar Tarihi

T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ....... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/891 Esas KARAR NO : 2026/339

............... ................. ...................... .............................. ..................................... ...........................................

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2024 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 G.K.YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 23/11/2023 tanzim, 23/02/2024 vade tarihli, 12.500.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 30/04/2024 tarihinde ....... 8. Genel İcra Dairesi 2024/28987 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu bonoya ilişkin olarak davalıya herhangi bir borcu bulunmadığından müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ın, ".......... İletişim İnşaat Danışmanlık" isimli firmasıyla emlak ve gayrimenkul danışmanlık hizmeti verdiğini, dava dışı ......... .........., ..., İsmail .........., ... ve ......... ..........'un davalının öz kardeşi, dava dışı ...'in ise davalının akrabası, yine dava dışı .........'ın aynı zamanda "....... Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti." (VN:............) isimli firmanın yetkilisi olduğunu, davalı, kardeşleri ve akrabaları olan Naif'in, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müvekkili ........'e müracaatla 12/10/2022 ve 09/11/2022 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü satın Alma Dairesi Başkanlığı ve Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğüne Antalya ili Aksu ilçesi Kemerağzı Mahallesi 13397 ada 3 parsele kain taşınmazı kiralama ve satın alımı için danışmanlık yapması hususunda talepte bulundukları, müvekkili ........'ün, davalı ve kardeşlerinin talepleri doğrultusunda 150.000 TL danışmanlık bedeli karşılığında ilgili idareye gerekli müracaatları yapmış ise de idare tarafından taşınmazın açık arttırma usulü ile ihaleye çıkacağını ve söz konusu taşınmazın en yüksek katılım payını teklif eden yatırımcıya 49 yıllığına tahsis edileceği bildirilmiş, nihayet adı geçen taşınmazın ihale günü ve teknik şartnamesi yayınlanmış ancak şartname koşulları kendilerine uymayan davalı ve kardeşleri söz konusu taşınmazı satın alamayacaklarını beyanla bu ihaleye girmekten vazgeçtiklerini, bunun üzerine müvekkili ........'e baskı kurulduğunu, müvekkilinin, üzerinde hissettiği baskı ile davalı ve kardeşlerinin seçtikleri İzmir ili Bornova İlçesi ... Mahallesi 14049 ada 1 parsele kain taşınmazın kiralanması veya satın alınması konusunda danışmanlık hizmeti vermeyi kabul etmek zorunda kaldığını, resmi işlemlerin ise davalının en küçük kardeşi dava dışı .........'nın yetkilisi olduğu ....... Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti. üzerinden yürütüldüğünü, bu kapsamda adı geçen şirket tarafından müvekkiline vekaletname çıkartıldığını ve müvekkili ile ....... Turizm arasında danışmanlık sözleşmesi akdedildiğini, Nihayetinde söz konusu taşınmazın ihale günü ve şartanmesi yayınlanmış ve davalı ve kardeşleri tarafından incelenmiş, belirtilen ihale şartları davalı ve kardeşleri tarafından kabul edildiğinden bu kişilerce 2.5000.000 TL ihale teminatı idarenin belirlediği vakıfbank hesabına yatırıldığını, davalı ve kardeşleri ihaleyi kazanmak istediklerini ancak kazanamamaları halinde girecekleri zararı karşılamak, ihaleyi kazanmaları halinde geri iade etmek üzere kendilerine senet vermeleri konusunda müvekkilleri tehdit etmeye başlandığını, Müvekkiller, davalı ve kardeşlerinin bu yersiz taleblerini yerine getirmek istememesi üzerine ise davalı ve kardeşleri fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müvekkillerinden ........ ve .......'e; Patnoslu olduklarını, aşiret olduklarını, bu senedi imzalamamaları halinde herkesi domuz bağına bağlayacağını, devlet mahkemelerini tanımayacaklarını, kendi mahkemelerini kurup kendi hükümlerini vereceklerini belirterek baskı, hile tehdit ve sindirme yoluyla müvekkillerini ikna etmeye çalıştıklarını, can güvenliğinden endişe eden müvekkillerinin, davalı tarafından düzenlenen 12.500.000 TL'lik (on iki milyon beşyüz bin) senet ve protokole senedi geri alacakları umuduyla imza atmak zorunda kaldıklarını, Senetle beraber müvekkillerine zorla imzalattırılan 23/11/2023 tarihli protokolü de ekte sunduğunu, Aynı senet davalı ve kardeşlerinin fikir ve eylem birliğiyle müvekkili .......'in de iş yerine gidilerek, müvekkil ........ ile tanıştırmasından bahisle müvekkili .......'e de zorla imzalatıldığını, senedin müvekkillere zorla imzalatılması akabinde aynı gün saat 16:00 da yapılacak olan ihalenin ikinci turu için müvekkili ........, davalı ve bir kısım kardeşleri Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığına gittiklerini, İdare tarafından ihale başlangıç bedelinin 43.750.000 TL olarak belirlendiği, bu aşamada ihaleden çekinilmesi halinde ihale teminatının iade edileceği ilan edildiği halde Davalı ve kardeşleri ....... Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti. adına yaptıkları katılımda ihale bedelini 250.000TL arttırarak 44.000.000 TL lik en yüksek teklifle ihaleyi kazandığını, Müvekkillerinin, davalı ve kardeşlerinden çekindikleri için Kararnamenin yayınlanmasını beklediğini, İzmir ili Bornova İlçesi ... Mahallesi 14049 ada 1 parseldeki taşınmazın 44.000.000 TL bedelle en yüksek teklifi veren ....... Turizm İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne ihale şartnamesi çerçevesinde satılması, sözleşmeyi imzalamaktan imtina etmesi veya diğer yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde teminatın (2.500.000 TL) idare lehine irat kaydedilmesine ve ihalenin iptaline dair 23/11/2023 tarihli ve 03 sayılı kararın onaylanmasına karar verilerek bu kararın 13/02/2024 tarihinde Resmi Gazetede yayınlandığını, müvekkili ........'ün olası bir icra tehdidi altında kalmamak için yeni yatırımcı aramaya, idareden ihale bedelini ödemek için ek süre veya vadeli satış gibi her türlü yola başvurduğunu, ancak davalı ve kardeşlerinin müvekkilinin tüm çabalarını sonuçsuz bıraktığını, netice itibarıyla yasal süresi içerisinde ihale bedeli ikmal edilmediği için davalı ve kardeşlerinin yatırmış oldukları teminatın hazineye irat olarak kaydedildiğini, Zorla imzalatılan senet müvekkillere iade edilmediği gibi, davalı ve kardeşlerinin müvekkillerini haklarında şikayetçi olmamaları gerektiği konusunda da tehdit ettiklerini, Müvekkillerinden ....... ve ......., davalı ve kardeşlerinden korktuğu için herhangi bir şikayette bulunmasa da müvekkili ........'ün, 15/04/2024 tarihinde işbu davaya konu senedi kendilerine zorla imzalatmaları sebebiyle davalı ve kardeşleri haklarında suç duyurusunda bulunduğunu, bunun üzerine davalı, zorla imzalattırdığı senede kendini lehtar olarak yazarak 30/04/2024 tarihinde müvekkilleri aleyhine ....... 8. Genel İcra Dairesi 2024/28987 Esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus takip dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, takibe istinaden müvekkili .......'in maaşlarının 1/4 ü icra dosyasına ödendiğini, takibe karşı borca itiraz edilmiş ise de dar yetkili ....... 10. İcra Hukuk Mahkemesi 2024/263 Esas, 2024/437 K sayılı kararı ile faiz yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, öte taraftan davalı ve kardeşlerinin savcılık ifadelerindeki beyanlarında; "Aramızdaki anlaşma uyarınca teminat bedelinin üzerinde kalan miktarı onlar ödeyeceklerdi." cümlesiyle protokol maddesinin içeriğini de tevil yolu ile ikrar ettiklerini, nitekim anılan protokolde belirtilen şartlardan biri de; "İhale sürecinde yatırılan teminat ....... Turizm tarafından yatırılmış, kalan ihale şartları ve çıkan satın alma tutarını ..., ..., ... ve ... karşılayacaktır" şeklindedir. Bunun yanı sıra protokol ve dava konusu senedin düzenlenme tarihleri ile bedelinin aynı olması, protokolün 3 ay geçerli olduğuna dair şerh düşülmesiyle protokol ve senedin düzenlenme tarihi olan 23/11/2023 tarihinden 3 ay sonrasının 23/02/2024 tarihine tekabül etmesi, senedin vade tarihinin de 23/02/2024 tarihli olmasının tesadüf olamayacağı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu senedin ekli protokole teminat olarak verildiği, ancak protokol şartlarının yukarıda açıkça izah edildiği üzere alakasız ve orantısız olması sebebiyle müvekkillerin gerçek iradesini yansıtmadığı ve senetle beraber müvekkilleri ....... ve ........'e ofiste zorla imzalattırıldığının izahtan vareste olduğunu, ....... 8. Genel İcra Dairesi 2024/28987 Esas sayılı dosyasında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile mezkur icra takibine konu 23/11/2023 tanzim, 23/02/2024 vade tarihli, 12.500.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak asıl alacak, işlemiş faiz ve tüm ferileri açısından müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, Dava konusu senedin ve senede dayalı icra takibinin tüm müvekkiller açısından iptaline karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu senedin 23.11.2024 tarihinde düzenlenmiş olduğunu, davanın senet düzenleme tarihinden 1 yıl 1 ay sonra açıldığından bahisle zamanaşımı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca her ne kadar davacılar tarafından borcun olmadığına dair itiraz edilip dava açılmışsa da ....... 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 09/07/2024 tarih ve 2024/263 Esas - 2024/437 Karar sayılı ilamı ile haksız yere açılan davanın reddi kararı verildiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürüdüğü müvekkilinin senedi zorla imzalattığına dair iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacılardan ... ve diğer davacıların davaya konu senedi bizzat kendileri imzalayıp müvekkiline verdiğini, bahse konu senet bizzat ...'ın ofisinde ... ile beraber imzalanmış diğer davacı ... ise bizzat TBMM dikmen kapısı önünde yanı başlarında polis varken imzaladığını, ayrıca senet zorla imzalatılmış olsaydı davacılar her fırsatta suç duyurusunda bulunabilecekken uzun bir süre suç duyurusunda bulunulmadığını, senedin düzenleme tarihinden 5 ay sonra sadece davacılardan ...'ın suç duyurusunda bulunduğunu, diğer davacılar ... ve ...'ün suç duyurusunda dahi bulunmadıklarını, olayın gerçekleşme biçiminin; müvekkilinin abisi ......... ..........'un 2021 yılında arkadaşı ... vasıtasıyla davacı ... ile tanıştığını, davacı ...'ün müvekkilin abisine milli emlakta tanıdıklarının olduğunu bu şahısların ihalesiz bir şekilde arsa ayarlayabileceğini söylediğini, Bunun üzerine ......... ..........'un teklifi kabul ederek müvekkillini de bu duruma dahil ettiğini, Bunun üzerine ... ortaklarının olduğunu onlarla tanıştıracağını söyleyerek müvekkillini 2023 yılında davacılardan ... ve ... ile tanıştırdığını, davacılardan ...ın müvekkiline "biz sizi MİT'ten araştırdık, siz temiz insanlarsanız o yüzden size milli emlaktan arsa alacağız, ....... Mecliste, ....... ise SGK da üst düzey yönetici bizim bu kurumlarda tanıdıklarımız var size ihalesiz bu arsaları alırız" şeklinde beyanda bulunarak müvekkillinin güvenini bir şekilde kazandığını, müvekkilinin bu şekilde davacıların tuzağına düştüğünü, bunun üzerine davacılar müvekkillin abisi ile Milli Emlak ile Antalya'da bulunan bir arsayı ihalesiz şekilde satın alacaklarını vaat ettiklerini, müvekkilinden 150.000 TL para istediklerini, müvekkilinin bu parayı abisi eliyle davacılardan ...'a verdiğini, parayı alan davacıların Antalya Aksu Kemer ağzındaki arsayı 3.000.000-3.500.000 TL arası bedelle ayarlayacaklarını söyledikleri, müvekkilinin bunu kabul edince davacıların proje parası, ihale parası gibi çeşitli bahanelerle müvekkilden sürekli para isteyip oyaladıklarını, davacıların müvekkilini daha fazla oyalayamayacaklarını anlayınca müvekkiline bu arsanın milli emlaktan Kültür ve Turizm Bakanlığına geçtiğini bu sebeple satın alamayacaklarını ancak kiralayabileceklerini söylemişlerdir. Bunun üzerine davacılar ihale teminatı olarak 30.000.000 TL, 150.000.000 TL'de yatırım bedeli olmak üzere ihale toplamda 180.000.000 TL'ye çıktığını söylediklerini, Müvekkilinin, davacılara bunu karşılayamayacaklarını ödediği paralardan dolayı zararda olduğunu dile getirmişse de davacı ...'ın oyalamak için size üç tane arsa vereceğim diyerek müvekkilini ve abisini tekrar kandırdığını, bunun üzerine davacıların müvekkile şirket kurmaları gerektiğini, Bu şirket üzerinden arsanın alınıp satılacağını söyledikleri, bunun üzerine davacılar müvekkillinin kardeşi ......... .......... üzerinden şirket kurup müvekkillerinden tekrar ihale bahanesiyle para istediklerini, o dönem müvekkilinin tekrar ailesine ait aracı satıp davacılara elden para verdiğini, davacıların müvekkilden parayı sürekli elden talep ettiğini, müvekkilinin bu şekilde davacılara para vermek için 7 araba, bir bahçeli ev ve bir daire satmak durumunda kaldığını, davacılardan ..., müvekkilini oyalamak için Didim'de 2 arsa alacağını bu arsaların ihale bedeli ve teminatlarını kendi yatıracağını dile getirmişse de buna ilişkin hiç bir ödeme yapılmadığını, son olarak davacılar İzmir de bir arsa alınacağını bunun 2.5000.000 teminatı olduğunu bu teminatın müvekkilin yatırılması gerektiğini bu ihaleyi el altından 11.000.000 TL alacaklarını kalan kısmını kendilerinin tamamlayacağını daha sonra bu arsayı satıp bu şekilde zararlarını gidereceklerini söylediklerini, daha sonra müvekkilinin uğramış olduğu zararlardan dolayı davacılardan zararını gidermelerini istediğini, bunun üzerine davacılardan ... telefonla ....... isimli şahsı arayarak ....... ve Dursun ile birlikte aralarında konuşarak 12.500.000 TL miktarı kararlaştırdıklarını, tekrar güvenini kazanmak için müvekkiline kendi rızalarıyla 12.500.000 TL senet verdiklerini, ancak yukarıda belirtilen ihalenin 2.500.000 TL teminat bedelinin yatırılması gerektiğini müvekkile söylediklerini, Bu rakamın yatırılması gerektiğini söyleyince müvekkil kardeşlerinden sağdan soldan borç edinip bazı menkullerini satıp 2.500.000 TL ihale teminatı olarak idareye yatırdığını, fakat ihale davacıların söylemiş oldukları rakamın aksine 44.000.000 TL'ye çıktığını, Buna rağmen davacılar; biz bu rakama müşteri bulup satacağız ve sizin zararınızı karşılayacağız, ... siz senedinizi bilin gerisine karışmayın, ben halledeceğim, eğer satamazsak senedinizi bilin, ben alıp satacağım, zararınızı karşılayacağım, satamazsam bile 12.500.000 TL parayı size elden vereceğim deyip müvekkili ve abisinin ihaleden çekilmesini engellediğini, ihale yapıldıktan sonra davacılar ihale bedelinin kalan kısmını yatırmadıkları için müvekkillin yatırmış olduğu para da boşa gitmiş, bu durumun da müvekkilinin ağır mağduriyetine sebep olduğunu, daha sonra davacılardan ... mesajlarda da görüleceği üzere müşteri gelecek, gümrükte takılı kalmış, müşteri arıyorum gibi sözlerle müvekkillini aylarca oyaladığını, ayrıca davacılar müvekkiline bu senedi işleme koymaması gerektiğini bu senet üzerindeki bedeli müvekkile ödeyeceklerini dile getirdiklerinden dolayı müvekkil senedi bir süre işleme koymadığını, bu esnada müvekkili ile mesajlaşmaya ve görüşmeye devam eden davacıların sürekli oyaladığını, müvekkilinin oyalandığını anlayınca senedi işlemeye koyacağını davacı ...'a söyleyince akabinde davacı ... müvekkil ve diğer kardeşleri hakkında söz konusu senedi zorla imzalattıklarına dair haksız bir şekilde suç duyurusunda bulunduğunu, buna ilişkin yargılamanın devam ettiğini, müvekkilinin, farklı dönemlerde sattıkları ev ve araçların parasını davacılara verdiğini, davacılar ..., ... ve ...'ün müvekkilini yaklaşık 15.000.000 TL zarara uğrattığını buna karşılık dava konusu senedi vermişlerse de senedin karşılıksız çıktığını, noterde gerçekleştirilen satış işlemlerinin bilahare sunulacağını, davacılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve ....... Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/260597 Soruşturma numarası ile davacılar hakkında dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatıldığını, ayrıca ....... 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/409 Esas numaralı dosyasının 06/11/2024 tarihli duruşmasında 3. Nolu karar gereğince davacılar ..., ... ve ... hakkında milli emlak doladırıcılığı yaptıkları kanaati ile "Sanık savunmaları, müşteki beyanı, duruşmada dinlenilen tanıkların ifadeleri, dava dosyasındaki mevcut deliller ve dava konusu olayın oluş şekli dikkate alınarak ........., ..., ..., ... ve ...'ın iştirak halinde ......... .........., ..., ......... .........., ..., İsmail .........., ... ve ...'e yönelik "Kurum Ve Kuruluşlarla İlişkili Olduğunu Söylemek Üzere Nitelikli Dolandırıcılık" suçunu işlemiş olma ihtimalleri dikkate alınarak........., ..., ..., ... ve ... hakkında TCK'nın 37,158/1-l,158/3 maddeleri uyarınca suç duyurusunda bulunulmasına, sanıklar müdafilerince yapılmış olan suç duyurusu var ise birleştirilerek yürütülmesine," şeklinde ara karar kurularak davacılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davacılar ... ve ...'ın müvekkillerden elden para aldıklarını kabul ettiğini, müvekkilden sürekli elden para aldıklarını, bunu da açıkça ikrar ettiklerini, teminat senedi olduğuna ilişkin iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının dava dilekçesine sunmuş olduğu protokolle müvekkilin bırakın imzasını hiç bir ilgi ve alakası bulunmadığını, söz konusu protokolün müvekkili ve dava konusu senedi bağlamadığını beyanla; müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak açıldığı iddia edilen davanın ve tedbir talebinin REDDİNE, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle Davacı/Borçlu’nun, davalı müvekkile %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi talep edilmiştir.

DELİLLER: 27/09/2023 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi Tarafların davacı ...'ın yüklenici, ... ve ...'un işveren olarak belirtildiği görülmüştür. 23/11/2023 tarihli protokol ....... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/97547 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'ın şikayeti üzerine yürütülen soruşturma neticesinde; şüpheliler ......... .........., ..., ......... .........., ..., İsmail .........., ... ve ... hakkında şüphelilerin müştekiden alacakları olduğunu iddia etmeleri karşısında alacaklarına ilişkin herhangi bir belge sunmadıkları, müştekinin ifadesinde geçen miktar ile senette yazılı tutar arasında orantısızlık bulunduğu, şüpheli savunmaları ile dosya kapsamındaki delillerin uyuşmadığı, tanık ile müştekinin beyanlarının tutarlı olması ve örtüşmesi, şüphelilerin müştekinin kendi rızasıyla verdiğini iddia ettikleri senedi şüpheli İbrahim’in doldurmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması karşısında şüphelilerin suçu inkarı suçtan ve alacakları cezadan kendilerini kurtarmaya yönelik olduğundan beyanlarına itibar edilmediği, senedin zorunlu unsurlarının eksiksiz olduğu ve borç doğurucu nitelik taşıdığı, şüphelilerin eylemlerini birden fazla kişi tarafından ve iş yerinde gerçekleştirdikleri, şüphelilerin tamamının müştekiye yönelik Nitelikli Yağma suçu bakımından aynı icrai fiili gerçekleştirmek hususundaki ortak kastları doğrultusunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine kanaat edildiği, bu yönüyle şüphelilerin müştekiye “mallarına çökeriz ailene zarar veririz, seni domuz bağı ile bağlarız, asarız keseriz” diyerek tehdit etmek suretiyle 12.500.000,00 TL miktarlı senet imzalatarak; İşyerinde Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma, Mağdurun Bir Senedi Vermeğe Mecbur Edilmesi Suretiyle Yağma suçundan (Türk Ceza Kanunu'nun 148/2.a maddesi delaletiyle Türk Ceza Kanunu'nun 149/1.c-d, 37/1, 53/1 maddeleri) Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşyerinde Yağma suçunu işledikleri iddiasıyla Şüphelilerin eylemine uyan sevk maddeleri gereğince tecziyelerine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı ve söz konusu davanın ....... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/409 E sayılı dosyası üzerinden devam ettiği anlaşılmıştır. ....... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/409 Esas sayılı dosyasının 06/11/2024 tarihli 1. Celsesi Segbis çözümleme tutanağında; Davaya konu sürecin TBMM'nde görev yapan davacı ...'ın, kendisini ziyarete gelen dava dışı Enver Koşalay'ın Milli Emlak tarafından Antalya ilinde bir taşınmazın kiralanması yahut satış işlemi olduğu bilgisini vermesi üzerine; söz konusu arsaya müşteri/yatırımcı bulması amacıyla diğer davacı SGK'da görev yapan çevresinin geniş olduğunu bildiği ...'ü aradığı, bunun üzerine ...'ün mahalleden komşusu/arakadaşı olan dava dışı ...'e konuyu açtığı, ...'in davalı ve kardeşlerine konuyu ilettiği, davalının Antalya ilindeki arsaya talip olduğu, ...'ün yönlendirmesiyle gerekli prosedürlerin tamamlanması amacıyla danışmanlık hizmeti üzerine faaliyet yürüten davacı ...'a müracaat edilerek hizmet alım yoluna gidildiği, hizmet bedeli olarak ...'a 150.000 TL ödeme yapıldığı, davacı ...'ın müşteki sıfatıyla verdiği beyanında; "Peki Milli Emlak’ın bu ilk Antalya’daki başvuruyu yaparken Çevre Şehircilik Bakanlığı’na 150.000 lira gönderdi dediniz, Müşteki ...: Evet efendim aldım," dediği, Antalya ilindeki Milli Emlak'a ait taşınmazın satış bedelinin yüksek olması üzerine davalı tarafından bu alımdan vazgeçildiği, bu süreçte davalı ve dava dışı kardeşleri tarafından davacı ...'e 400.000 TL para verildiği, ... tarafından söz konusu paranın iade edilmek istendiği ancak davalı ve kardeşlerine iade edemediğini beyan ettiği, aynı beyanının devamında 400.000 lirayla ilgili 100.000 lirası bana 100.000 lirası ...’e 100.000 lirası ...’a kalanı da ...’a olacak şekilde .......... kardeşler bize verdiler şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkeme Başkanının suali üzerine bu hususun "doğru" olduğunu tasdik ettiği, yine aynı paranın taksimi ile ilgili yöneltilen; "O 400.000 lirayı 100-100 herkese verdin mi?" şeklindeki soruya davacı/Tanık ... tarafından "evet" şeklinde karşılık verildiği, yine Mahkeme Başkanının davacı/tanık ...'a yönelttiği sual üzerine; "Kaç lira verdi ... sana, Tanık ... : 100.000 lira verdi, Başkan Bey : 100.000 lira verdi, kimler 100.000 lira aldı, Tanık ... : Kimlerin aldığını bilmiyorum" şeklinde davacı ... tarafından beyanda bulunulduğu, Antalya ilindeki taşınmaz işlemlerinin neticelendirilememesi üzerine, davalı ve arkadaşlarının zararlarını karşılamak amacıyla danışmanlık hizmeti sunan davacı ... tarafından kamu tarafından satışa sunulan başkaca taşınmazların teklif edildiği, en son İzmir ilinde bir taşınmazın davalının kardeşine ait bu amaçla kurulan şirket adına alınarak üçüncü şahıslara satılmasının kararlaştırıldığı, bu amaçla davalının kardeşine ait ....... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından İzmir ili Bornova İlçesi ... Mahallesi 14049 ada 1 parsele kain taşınmazın kiralanması veya satın alınması konusunda kamu idaresi tarafından açılan ihaleye katılım sağlandığı, ihaleye katılım şartı olarak anılan şirket tarafından 2.500.000 TL teminat yatırıldığı, ihalenin 44.000.000 TL bedel ile davalının kardeşine ait şirket üzerinde kaldığı, teminat mahsup edilerek ödenmesi gereken bakiye ihale bedeli ödenmediği için satışın düştüğü, teminat bedelinin de irat kaydedildiği, davalı ...'un sanık olarak beyanında; "ihale günü (23 Kasım 2023) biz dedik ki bizim zararımızı verin çekilelim bari teminatımız yanmasın, ... dedi ki ... ... dedi ki biz bu arsayı alacağız siz teminatı yatırdınız geri kalanını bize bırakın biz alacağız satacağız para zararınızı karşılayacağız, biz dedik ki buna nasıl güvenebiliriz dedik zaten yandık, biz de sayın hakimim bu olaylar patladı artık ...‘ın ismini duyduk ya araştırmaya başlıyoruz internetten ister istemez insan araştırmaya başlıyor, gidiyoz dolandırıcılık dosyaları ful bir yerden araştırıyoruz 11 tane dolandırıcılık dosyası, biz dedik ki bize bir güvence verin nasıl güvenelim yani bir güvence verin ki gidelim, ... masasından şöyle çıkarttı senedi çıkarttı uzattı doldur dedi imzalayalım, ben de doldurdum verdim imzaladılar, ...’ı aradılar, Başkan Bey : Sen mi doldurdun?, Sanık ... Ben doldurdum çünkü kendisi çıkarttı ben bi art niyet aramıyorum hala safız, ben yani gelip de beni şikayet edeceğini hayatta düşünmüyorum hatta sinkaflı konuştu ödemezsem yani ablalarımız var burada “...yim, benim ödeme gücüm var” bu şekilde yani..." şeklinde savunmada bulunduğu, diğer taraftan dava dışı ...'in kollukta alınan 14.05.2024 tarihli beyanında; ... ile ......... ..........'u Antalya ilindeki taşınmazın kiralanması yahut satın alınması amacıyla tanıştırdığını, .......... kardeşlerin 400 bin TL'yi ...'e gönderdiklerini bildiğini, bu paradan kendisine verilen 100 bin TL'lik kısmı .......... kardeşlere iade ettiğini, ........ ile .......... kardeşler arasında tartışma olduğunu ancak her hangi bir tehdide şahit olmadığını, sözleşmeye zorla imza attırılması gibi bir durumun kesinlikle yaşanmadığını ifade ettiği, bir diğer dava dışı şahıs...........'ın ise kollukta verdiği 14.05.2024 tarihli beyanında; ...'ı iki yıldır tanıdığını, ...'a Antalya ilindeki taşınmaz hakkında bilgi verdiğini, ... ve ......... .......... tarafından taşınmaza talep olunca işlerin daha iyi takip edilmesi için ...'dan işi takip etmesini istediğini, bu iş karşılığında ...'dan 50.000 TL para aldığını, ancak iş iptal olunca parayı ...'a geri iade etiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. ....... 8. Genel İcra Dairesinin 2024/28987 Esas sayılı Dosyasının İncelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine asıl alacak ve ferileri toplamı 13.500.171,23 TL üzerinden takip başlatıldığı, takibin dayanağı olarak 23/11/2023 tanzim, 23/02/2024 vade tarihli, 12.500.000,00 TL bedelli senedin gösterildiği, senette 4 keşideci/borçlu olduğu, takibin borçlular aleyhine kesinleştiği, tüm borçlular hakkında kaydi hacizlerin yapıldığı, davacı/borçlulardan ... ve ...'ün almakta olduğu maaşlarına haciz konulduğu, halen maaşlardan kesinti yapılarak icra dosyasına ödendiği anlaşılmıştır. ....... 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/263 Esas sayılı Dosyasının İncelenmesinde; ....... 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/28987 Esas sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular ..., ... ve ... aleyhine 23/11/2023 tanzim, 23/02/2024 vade tarihli, 12.500.000,00 TL miktarlı senede dayalı olarak 02/05/2024 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiği; davacı borçlunun, senette ki imzasına itirazının bulunmadığı, senedin zorla imzalatıldığını, karşılıksız olduğunu, düzenlenen protokol ile senedin süresinin 3 ay süre ile sınırlandırıldığını iddia ve beyan ettiği, bu hususların yargılamayı gerektirdiği, mahkemece değerlendirilemeyeceği, senedin sebepten mücerret olduğu, davacı borçlunun senedin lehdar kısmının sonradan doldurulduğunu iddia ve beyan ettiği, TTK' nın 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesinin mümkün olduğu, tamamen doldurulmamış bononun tedavüle çıkarken anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu yazılı belge ile kanıtlanmadığı sürece, bono üzerinde yazılı vade, tanzim gibi tarihlerin gerçekliğini ve varlığını koruyacağı, senedin sonradan doldurulduğu davacı borçlu tarafından yazılı belge ile ispat edilemediğinden bu iddiasının yerinde görülmediği, davacı borçlunun borca itiraz ettiği, takipte borcun olmadığının veya itfa veya ihmal edildiğinin resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı halinde itirazın kabul edilebileceği, bu yönde bir belge sunulmaması halinde ise itirazın reddedileceği, ... davacı borçlu takip konusu bonoya ilişkin borcu olmadığını iddia etmiş ise de İİK'nın 169/a maddesi kapsamında kabul edilebilecek bir belge ile iddiasını ispat edemediği, davacı tarafın iddiası davalı alacaklı tarafından da kabul edilmediğinden bu iddiasının da yerinde görülmediği, davacı borçlunun faize, faiz oranına itiraz ettiği, takibe konu bononun miktarı, vade tarihi ve takip tarihi göz önüne alınarak mahkemece resen yapılan hesaplama doğrultusunda işlemiş faiz miktarının 1.000.171,23 TL olması gerektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle; ....... 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/28987 Esas sayılı dosyasında talep edilen işlemiş faizin 1.000.171,23- TL olarak düzeltilmesine, işlemiş faizin aşan kısmı yönünden takibin iptaline, davacı borçluların borca itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmıştır. ....... Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/260597 Soruşturma Sayılı Dosyasının İncelenmesinde; davacılar ve dava dışı ... ve Enver Koşalay hakkında gerek davalının şikayeti, gerekseAnkara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/409 Esas numaralı dosyasının 06/11/2024 tarihli duruşmasında 3. Nolu ara kararı gereğince ihbarı üzerine dolandırıcılık suçlaması ile soruşturma yürütüldüğü, henüz Savcılık Makamınca bir karara bağlanmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin 30/10/2025 ve 15/01/2026 tarihli duruşmalarında tanık beyanları alınmış olup, Davacı Tanığı ... beyanında; "2023 yılı Ekim ya da Kasım aylarıydı, davacı ..., Rüzgarlı Sosyal Güvenlik Merkezinde memur olarak çalışmaktadır, ben de güvenlik görevlisiyim, ... bana soyadı Altın olan kişileri söyleyerek bu kişiler SGK'na geleceklerini ve geldiklerinde haberinin olmasını söyledi, ve söylediği gün yani aynı gün geldiler, isimlerini tam bilmiyorum ama soyadı .......... olan kardeşler, ikisinin kardeş olduğunu biliyorum, diğerinin kardeş olmadığını düşünüyorum, bu 3 kişi ...'ün odasına gittiler, bir kaç dakika ...'ün odasında ben de onlarla birlikte durdum, odada herhangi bir tartışma yaşandığını görmedim, biraz durdular ben görev yerime geçtim, ben görev yerime geçtikten takriben 10, 15 dakika sonra ....... ve bu dediğim 3 şahıs da odadan dışarı çıktılar, kurumun dışında bahçenin içinde olacak şekilde 4 kişi konuşuyorlardı, sesleri yüksekti, .......... kardeşler ve diğer şahıs ...'ü senet ya da mal varlığı vermezsen üstü kapalı olacak şekilde sen bilirsin, sen düşün şeklinde tehdit ediyorlardı, akabinde gün aşırı yine kuruma gelmeye devam ettiler, benim gördüğüm kadarıyla hep 2, 3 kişi olarak geldiler ve genelde kurumun dışında sesleri yüksek şekilde ...'e aynı tehditvari bir şekilde konuşuyorlardı, tehdidin tam içeriğini bilmiyorum ancak bize senet vermezsen şeklinde çocuğunu, aileni düşünüyorsan mal varlığı ya da senet vereceksin diyorlardı, hatta bir keresinde davalı ...'e bir yere gidelim diye söylediler, o da siz gidin ben sonra gelirim diyerek onları kurumdan gönderdi, tartışma sırasında yakınındaydılar, .......'e karşı bir fiziki eylemlerini görmedim, söz konusu şahıslar ....... beyin yanına 3, 4 ay boyunca gelmişler, ben Kasım ayında geldiklerini biliyorum, Aralık da olabilir tam tarihi hatırlayamıyorum, tanıklık ücreti istemem, davacı vekili sorusu olmadığını beyan etmekle, davalı vekilinin (kurumda güvenlik görevlisi olduğunu bildirdi, tehditler yapılırken güvenlik görevlisi olarak bir müdahale de bulunma ihtiyacı duymadınız mı) sorusu üzerine; bulunmak istedim, personel ....... bey göz işaretleriyle ve hareketleriyle bizi gelmeyin diye uyardı, davalı vekilinin (yukarıda beyan ettiği üzere net bir şekilde senet ve mal varlığına karşı tehdit ettiklerini duyduğunu beyan etmiştir, bunun haricinde hiç birşey mi duymadınız, konuşulan konunun içeriği neydi, milli emlakla ilgili bir konu geçti mi, bizim bu kadar paramızı aldınız karşılığında hiçbir şey vermediğiniz şeklinde konuşmalar geçti mi) sorusu üzerine; ben her konuya şahit olmadım, başka personel arkadaşlar şahit olduysa bilmiyorum, ben davalı vekilinin söylediği şeyleri içerik olarak duymadım," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı Hüseyin Karataş beyanında; "ben mahkemede bu konuyla ilgili ilk kez ifade veriyorum, davacılardan sadece ...'ü tanırım davalıyı da tanımam, ben Rüzgarlı SGK'da güvenlik görevlisiyim, .......'de bizim mesai arkadaşımızdır, kurum personelidir, tabii ki kurumun girişinde olduğumuz için her gelen şahıs öncelikle bizimle muhatap olmaktadır, ....... dışında ismini bilmediğim arkadaşlar kuruma geldiler, ben şu an sima olarak da tanımam, kim olduklarını da bilmem, davacı ya da davalı olduklarını da bilmem, bundan yaklaşık 2 sene önce 2023 yılının sonlarına yakın bir zamanda bu olay olmuştu, kurumun ön tarafında ve odasında sesin yükseldiğini duymuştuk, biz müdahil olmak istediğimizde davacı ... Bey'in arkadaşlar tamam diyordu ve bizi yaklaştırmıyordu, ancak devlet dairesi olduğu için bize fazla müdahil oldurmuyordu, aralarında bir senet ya da alacak olduğuna ilişkin sözler duyduk, senedin ne kadarlık bir senet olduğunu duymadık, çünkü biz her zaman onların yanında olmadığımız için içerik olarak alacak verecek meselesi olduğu belliydi ve sesleri yüksek çıkıyordu, daha sonra bunlar haftada 1, 2 kez geliyorlardı, iki kişi ya da üç dört kişi olarak ....... beyin yanına geliyorlardı, biz vardiyalı olarak çalıştığımız için görmediğim günler de olmuş olabilir, bu gelip gitmeler 2, 3 ay kadar sürmüştür, en son 2024 yılı Ocak ayı sabah geldiklerini ve ....... bey ile bir yere gitmek istediklerini de gördüm, ....... bey de siz gidin ben geleceğim demişti, tanıklık ücreti istemem, davacı vekilinin (söz konusu şahısların geliş amaçlarında talepleri neydi, ....... Bey'den ne istiyorlardı) sorusu üzerine; bir mal olduğu kesindi, ya bir mal ya bir senet istiyorlardı, çünkü sesleri yükseliyordu, mal ve senet istediklerini tabii ki duyuyordum, davacı vekilinin başka sorusu olmadığını beyan etmesi üzerine, davalı vekilinin (tanık beyanında sadece alacak mevzusu konusunda konuşulduğunu başka bir şey duymadığını net bir şekilde beyan etti, davacı vekilinin sorusu üzerine senet ve mal istendiğine ilişkin beyanda bulundu, hangi beyanının doğru olduğunu ve beyanını neden değiştirdiğini sorulmasını istiyorum) sorusu üzerine; tartışmalar vardı, alacak verecek meselesi olduğu belliydi, karşılığında bir mal veya senet kelimelerini duydum, karşılığında bir şey istiyorlardı, ben duyduklarımı söylüyorum, beyanımda ısrar ediyorum, Davalı vekilinin (söz konusu şahıslar her geldiklerinde mi tartışma çıkıyormuş) sorusu üzerine; ben vardiyalı çalışıyorum, benim rast geldiğim konuşmalarda tartışma oluyordu, bunun kurumda bir çok şahidi vardır ancak tanık olarak gelmek istemediler, davalı vekilinin (söz konusu şahısların Ocak 2024 tarihinde geldiklerini beyan etmiştir, son geldiklerinde herhangi bir fiziksel temas görüp görmediği) sorusu üzerine; ben herhangi bir fiziksel temas görmedim, önceki geldiklerinde beraber oturuyorlardı, elini sadece dostça birisi .......'e değdiriyordu, ben söz konusu şahısların isimlerini bilemiyorum ve tanımıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ......... beyanında; "Ben ...'ın çalışanıydım, ben 3-4 yıl çalıştım, fakat çalıştığım tarihleri tam olarak hatırlamıyorum, tahminimce 2024 yılı içerisindeydi, kış mevsimi gibiydi, ayını tam olarak hatırlamıyorum, ........ beyin ofisine saat 15.00 - 16.00 civarında geldiler, 10 kişi olarak geldiler, ben 5-6 kişiyi ofisi aldım, diğerleri de aşağıda yani plazanın içinde kaldı, ........ beye senet imzala dediler, ......... bey dedi, ......... beyin soyadını hatırlayamıyorum, önce odasında konuştular sonra salona çıktılar, ellerinde senet vardı, senedi imzalayacaksın dediler, sonradan ... isminde biri de geldi, senet imzalayacaksın dediler, seneti gördüm ama imzayı atıp atmadıklarını bilmiyorum, benim oturduğum masanın karşısındaki masadaydılar, elindeki kağıdı göstererek bu senedi imzalayacaksın dedi, ben tam olarak kağıda bakmadım, ancak senedi imzalayacaksın dediler, ben ondan sonrasını diğer masada olduğum için bilemiyorum, fakat imzaladılar diye biliyorum, orada imzalayacak kişiler ... ile ...'dü, ben ... ile ...'ün senedi bizzat imzaladıklarını görmedim, sadece tartışmalarını duydum, ......... bey hatta bunu imzalamazsan ........'e hitaben domuz bağı ile bağlarım, fabrikana çökeriz, dediler, tanık ücreti istemem, Davacı vekilinin (bu olay 1 gün mü oldu yoksa birden fazla mı oldu, önceki günlerde de gelip gittiler mi sorusu üzerine) hemen hemen hergün geliyorlardı, ilk 10 kişiyi almaya başladım, sonra da 4-5 kişiyi almaya başladım, 7-8 gün (yedi sekiz gün) bu şekilde geldiler, davalı vekilinin (ceza mahkemesindeki duruşmada 3 kişiyi aldıklarından bahsetmiş, buradaki duruşmada 5-6 kişi aldığını söyledi) sorusu üzerine; benim bildiğim 4 kişi olarak hatırlıyorum, ... bu 4 kişinin içine dahil değildir, Davalı vekili (ceza mahkemesinde beyaz A4 kağıt gördüğünü söylemesine rağmen burada senet imzalandığını söyledi ceza mahkemesinde odaya geçtiğini söyledi burada karşı masada olduğunu söyledi,) çelişkisinin sorulmasına üzerine; ellerinde A4 kağıdı da vardı, dedi, davalı vekilinin (odadan çıktılar salonda masa vardı, oradan bir beyaz kağıt aldılar ve onu imzalattılar şeklinde SEGBİS'te bir ifadesi vardı ancak buradaki ifadesi senet ve A4 kağıdı diyor) çelişkinin giderilmesi için bu sorunun sorulmasını talep ederim dedi; dolabın oradan beyaz bir kağıt almışlar, ben oda demedim, salon demiştim, dedi. Davalı vekilinin (yanlarında hakaret ettiklerini, domuz bağı ile bağladıklarını burada söylemesine rağmen ceza mahkemesinde yanında değil diğer odadan duyduğunu söyledi) çelişkinin giderilmesi bakımından sorulmasını talep ederim dedi; ben onları odadan konuşurken duydum, yanlarında değildim, davalı vekilinin (........ bey masasından alıp bir senet verdi mi onlar mı senedi getirdiler) sorusunu üzerine, ben onu görmedim, dedi. Davalı vekilinin (tehdit üzerine Polis veya başka bir kuvveti neden çağırmadınız) sorusun üzerine bana çağırmam söylenmediği için ben herhangi birini çağırmadım, dedi, ben tanığın SEGBİS'teki ifadelerini Uyap ortamından ekleyeceğim, ayrıca dosyada da eklidir, mahkemeyi yanıltmaya yönelik beyanda bulunduğu için hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ederim," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında; "ben daha önceden savcılıkta ve ağır ceza mahkemesinde ifade vermiştim, ... söz konusu senette zararın karşılanması için imzası olan bir şahıstır, bu senet dava konusu olan 12.500.000,00 TL'lik senettir, ... abmle arkaşad olması sebebiyle ben tanıdım ve ... vasıtasıyla ... ile tanıştık, Antalya Aksu'da arsa alımı için ...'ün bize teklifi oldu ve ...'ın iş yerine ... ve ... olduğu halde bize Antalya Aksu'daki arsa satımı yapacaklarını ve kendisinin MİT'ten araştırma yapacağını, ...'ın turizmci olduğunu .......'in mecliste çalıştığını, .......'in de SGK'da müdür olduğunu söyleyerek bizim hakkımızda araştırma yapacağını ... Söyledi, bu olay 2021 yılında olmuştu, Antalya aksudaki arsanın rayiç bedeli 30.000.000,00 TL, kiralama bedeli 150.000.000,00 TL civarında olduğu için ve bizim bunu karşılama gücümüz olmadığ için arsayı alamayacağımızı söyledik daha sonra ... İzmir Bornovada bir arazi olduğunu, 16.000.000,00 TL değerinin olduğunu söyledi, bizim bunu ödemeye gücümüz yetebilirdi ancak 1. İhalede arsanın değeri 24.000.000,00 TL'ye çıktı, biz bunu ödeyemeyeceğimizi söyledik, ........, ......., dursun ve ....... bize bu arsayı almamız yönünde 12.500.000,00 TL güvence karşılığında söylediler, ....... telefonlara bakıyordu, ben 12.500.000,00 TL senedi bize imzalayıp verdiler, İzmir bornovadaki arsayı alın diye bu senedi imzalayıp verdiler, ben bundan daha önce kendime ait 2 tane araba, Ufuktepe kanuni mahallesinde bir tane mülk sattım, ben kardeşim ibrahime verdim, ibrahim de bu söylediğim malları ........, ....... ve sevala verdiler, biz 2. İhaleye gittik, giderken ibrahim, ... ve ... olmak üzere meclis kapısına doğru giderken ....... dava konusu 12.500.000,00 TL'lik senedi kendi imzalayıp meclis kapısında kardeşime verdi, ben bizzat görmedim, ben ...la ihaleye gittim, ikinci ihaleye giderken Bornovadaki arsanın değeri 44.500.000,00 TL'ye çıktı, ...a dedik ki biz bu arsayı bu fiyata alamayız satamayız da dedim, ... siz elinizdeki senedi bilin dedi, gün geçti rayiç bedeli yatırdığı için bunu ........ bey yatıracaktı, zira arsanın satışı ergüne geçti, ........ sürekli bizi oyalıyordu, kandırıyordu, yok müşteri gelmiş gümrük kapısında bekliyor şeklinde oyalıyordu, komple mesajları elimizde mevcuttur, senedin son gününe kadar ödeyeceğini söylemesine rağmen ödeme yapmadı, tanıklık ücreti istemem davacı vekilinin (bahsettiğiniz güvence bedeli neye güvence, siz toplamda 2.500.000,00 TL parayı ...a mı verdiniz, ihale teminat bedeli olarak yatırılmış olan 2.500.000,00 TL'yi kim nereye yatırdı) sorusu üzerine; bu güvence bedeli bizi dolandırdılar, paramızı çarçur ettiler, bu 2.500.000,00 TL bedel arsayı satma bedeli idi, arsayı satacaklardı bizdeki kendi evraklarını alacaklardı ve zararımızı karşılayacaklardı, ancak ne arsayı satmadılar ne de zararımızı karşılamadılar, teminat bedeli yatmadan önce bize bir şirket kurdurdular, küçük kardeşim ......... .......... adına bir şirket kurdular, teminat bedeli olan 2.500.000,00 TL turizm bakanlığına yatırıldı, 2.500.000,00 TL arsa karşılığı alınan bu teminat bedelidir, ihale teminat bedelidir, öncümüz olan kardeş ...'dur biz bunları ...a verdik, ergüne veren ...dur, ticaret ibrahim ve ........ arasında dönmüştür, davacı vekilinin (dava konusu senedin tanzim tarihi ve bahsi geçen ihale gününün 23/11/2023 tarihi olduğu nazara alındığında ihaleden neden çekilmediler) sorusu üzerine; ... bahçe araba satışlarından sonraki bizim psikolojimizle de oynandı, davacılar kendilerini birisi mecliste birisi SGK birisi turizmde diye tanıtınca biz ihaleden çekilemedik çünkü mal varlığımızı da elimizden çıkarmıştık, biz hatta mal varlığındaki araçlarımızı düşük değerlere satmak zorunda kaldık ve bizi davacılar kandırdı, çalıştıkları mevki ve makama güvenerek biz ihaleden çekilmedik davacı vekilinin (Arta Turizm'in girdiği ihaleyi kazanabilmişler mi kazandıktan sonra geri kalan ihale bedelini yatırmışlar mı, yatırıp tescilini alabilmişler mi) sorusu üzerine; biz ihaleye girdiğimizde bunu alacak gücümüz olmadığını söylemiştik, sizin teminatınız elinizdeki evraktır diye davacılara söylemiştik, davalı vekilinin (tanığın diğer tanıkları görüp görmediği) sorusu üzerine; görmediğini ve tanımadığını söyledi," şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ...; "... Antalyadan arsa alacakmış, ......... .......... ile konuşmuşlar, ... ile konuşmuşlar, siciliniz temiz ise antalyadan arsa alacağız demiş, 15 gün araştırdıktan sonra siciliniz temiz diyerek ......... ..........'a arsa satacaklar, abdullahın da kardeşi İbrahim'dir kendisi üniversite mezunu olduğu için ibrahimi öne sürmüş, ihalede 180.000.000,00 TL çıkmış, bunlar olmayınca izmirde bir arsa olduğunu söylemişler, ben de ........ beyin ofisine gittim, ben davalı ... ile beraber gitmiştim, ... bana sen bana para ver ben de sana arsa vereceğim dedi, ... ibrahim ve ben notere gittik sözleşme yaptık, hatta sözleşme benim yanımdadır, gösterebilirim, (tanık cep telefonundan ....... 14. Noterliği'nin 22/09/2023 tarih. 16131 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde vekaletname ...'ın vekil tayin edildiğine altında ilgili olarak ...'in imzasının olduğuna ilişkin belge örneği gösterildi, cep telefonu tanığa iade edildi) 2023 yılı saat 11:00'da ergünün ofisine gittik, ayını ve gününü hatırlayamıyorum, bu vekaletnamenin düzenlendiği günde değil senet gününde gittik fakat senet gününü de hatırlamıyorum, ancak ihale günü ile senet günü aynıydı onu biliyorum, ... ...a bu arsayı ayarlayacağız, ihaleyi alacağız ve ihalenin 16.000.000,00 TL olduğunu söyledi, ibrahim kabul etmedi parasının geri verilmesini istedi, ........ de ibrahime ben size bir senet vereceğim ihaleye girin dedi masadan senedi çıkardı ibrahime verdi, ........ söyledi ibrahim de senedi doldurdu, ... imza attı, ... imza attı, sevali telefonla aradılar meclisteymiş gelemeyeceğini söyledi, senedi alıp meclise gittiler, .... ... ... meclise gittiler ben yanlarında yoktum ........ beyle ihaleye gittim, ben, ......... .........., ... .........., ........ beraber ihaleye gittik, onlar mecliste senedi imzalamışlar, biz ise keçiörene gittik, tanıklık ücreti istemem davacı vekilinin (siz ihaleden çekilebilirdiniz, ihaleden neden çekilmediniz,) sorusu üzerine; ... ihaleye ben kendim giriyorum dedi, 12.500.000,00 TL ben size borçluyum dedi senet imzalandı, burası dağ başı değil ....... ili, senet zorla imzalanmadı, davacı vekilinin (dava konusu senedi kim yazdı) sorusu üzerine; ... senedi masadan çıkarttı ...a uzattı, ... doldurdu ........ bey söyledi ... yazdı ... imzaladı, ... imzaladı, ... imza attı, ...un ya da altunlardan birinin imza attığını görmedim, odada ... da ... da vardı, davacı vekilinin (ihale için idareye bir para ödenip ödenmediği) sorusu üzerine; 2.500.000,00 TL ihale bedeli ödendi, davacı vekilinin (...lı kendi mi ihaleye girdi) sorusu üzerine; ... ve ... .......... beraber ihaleye girdiler, davacı vekilinin (ihaleye kimin adına girdiler) sorusu üzerine; .......... Turizm şirketi kuruldu, bu şirket adına ihaleye girildi, davacı vekilinin (... siz ihaleye girin diye neden size senet versin) sorusu üzerine; biz ihaleye girmek istemiyorduk, bize pahalı geldi, ... bize sizin zararınız ne kadar dedi biz de 12.500.000,00 TL dedik bu da bunun üzerine sizin zararınızı karşılamak için 12.500.000,00 TL senet veriyorum, ........ bey ihaleden çekilmeyeceğini söyledi, arsayı 16 milyon liraya alıp 60 milyon liraya satacağız düşüncesi vardı, ....... ben milletvekili danışmanıyım, her şey elimdedir, ben su arsayı satarım, parasını da öderim şeklinde bize söyledi, ...'ın ofisine önce ......... .......... ile ... çıktı 15, 20 dakika sonra da ben, ... ve ......... .......... oldğumuz halde ...ın ofisine çıktım, her şey güllük gülistan, ben senet imzalanırken bizzat gördüm, ...ın ofisinde ..., ... ve ... imzaladı, sonra senet alınıp meclise götürüldü, senedi götürenler ..., ... ve ...dur, davalı vekilinin (ofiste imzalar atılırken başka kimse var mıydı) sorusu üzerine; Çiğdem diye bir çaycı vardı, herhangi bir zorlama da olmadı, ancak çaycı odada bizzat yoktu, çay ocağında oturuyordu, ancak çaycının bizim olduğumuz odada olanları görüp duyduğunu bilmiyorum, davalı vekilinin (senet imzalandıktan sonra ... , ... ve ... ile hiç görüşüldü mü, görüşüldüyse konuşma içerikleri ne oldu) sorusu üzerine; daha sonra ........ ibrahime mesaj yazmış ihaleyi kazandıklarını söylemiş, kosovadan arsa alacak kişi gelecek bir hafta geçmesine rağmen gelmedi, daha sonra ... bir mesajında muştan geleceğini söyledi o da gelmedi, gelecek kişilerin kim olduğunu bilemiyorum, ........ bey daha sonra milletvekilinin arsayı alacağını yazmış, sevalin tanıdığı birinin alacağını şeklinde mesajlar yazmış, mahkemenizin açıldığı gün kızılay ilçesine gidildi, ben, ..., ......... .......... olduğu halde kızılay vakıfbanka gittik, ... bize kızılaya geleceğim size parayı vereceğim dedi ancak karşı taraf gitmiş bizi şikayet etmiş, dedi" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ......... .......... beyanında; "...'le Pursaklarda bir cafede oturuyorduk, bir telefon geldi, Milli Emlakta satılık bir arsa varmış, bana ... söyleyince bende tamam dedim, beni ... ile tanıştırdı, 2021 yılında 4 araba satıldı, aşağı yukarı 4 arabanın satış fiyatı 800 bin lira civarındaydı, ... ... ile görüşüyordu, bu süreç devam etti, bu arada ... bizden para istiyordu, biz paramızı verdikten sonra, ...'a gittik, parayı biz ...'e veriyoruz ...'a da veriyoruz, daha sonradan ....... diye biri ortaya çıktı o Meclis'te çalışıyormuş, ........ ....... ihale varmış, siz bu ihaleye girin dedi, bizi ihaleye soktular, arsa da gitti, 16 milyarlık ihaleye çıkacağına 44 milyarlık ihaleye çıktı, bizim teminat paramız da yattı, İbrahim ile mesajlarımda vardır halen parayı ödemediler, İstanbul Yolu üzerinde ....... Döner'in üzerinde 4 katta yer alan ve kameralı olan bir yerde ihaleye giremeyeceğimizi söyledik, ........ ....... bize ihaleye girin dediler, ihale size kalsın biz arsayı satacağız dediler, ........ kendisi senedi çıkarttı, ....... de senedi Meclisin önünde imzaladı, bunlar aynı gün oldu, senette herhangi bir zorlama ile imza atma durumu yoktur, dedi. Davacı vekilinin (4 aracın parası kime ne kadar şeklinde dağıtılmıştır) sorusu üzerine biz kimin ne kadar aldığını bilemiyoruz, davacı vekilinin (kendisi ne kadar almış) sorusu üzerine; ben para almadım, ne kadar verdiğimi bilmiyorum çünkü ben İbrahim ile beraberim, daire ve villa sattık dedi, Davacı vekilinin (savcı beyin huzurunda ben ...'e para veriyorduk, burada İbrahim'e veriyorum dedi) Çelişkinin giderilmesi için soruldu; Ben .......'e veriyordum, ben İbrahim ile birlikte .......'e veriyorduk, dedi. Davacı vekilinin (savcılık huzurundaki ifadesinde 2 buçuk milyonu idare adına Vakıfbank'a yatırmışlar bu bedeli ...'ın ödeyeceğini beyan etmiş bu bedeli benim müvekkillerim mi ödeyecekmiş) sorusu üzerine evet verdiğim beyan doğrudur, ..., ... ve ....... ödeyeceklerdi bu parayı, davacı vekilinin (bu paranın ödendiğine dair bir dekont olup olmadığının sorulması üzerine) bende dekont yok, çünkü kabul etmediler, hesaba para atılmasını kabul etmediler, dedi, davalı vekilinin (ihaleye katıldınız mı) sorusu üzerine evet Ergül Kalay ile yanyanaydık, dedi. Davalı vekili (siz ihaleden çekilmek istediniz mi, kendisi mi üzerini tamamlayacakmış) sorusu üzerine; evet biz çekilmek istedik ama izin vermedi, para olarak da kendisinin tamamlayacağını söyledi, Davalı vekilinin (bu süreçten sonra ... ve ... ile aranızdaki diyalog devam ettimi ) sorusu üzerine evet devam etti, biz ödeyeceğiz dediler, tanıklık ücreti istemem," şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ... beyanında; "... abimiz, kendisini 15 yıldır tanırım, davalıları da 15 yıldır tanırım, ... beni aradı, Milli EmlakTan satılık bir yerin olduğunu söyledi, ......... .......... da benim yanımdaydı, oda kulak misafiri oldu bu konuşmaya, uygunsa fiyatı ben alayım dedi, bizde ... ile birlikte 2-3 gün sonra ......... .......... ile ofiste buluştuk, ... yan komşum olduğu için oda ofise eldi, Antalyanın Aksu ilçesinde bir yer söylediler, buranın uygun bir fiyata alınacağını, belirli bir miktar paranın yatırılacağı söylendi, ......... .......... ile ........ Bey bir IBAN numarası vermiş, Ziraat Bankasındaki bir şubeye o parayı yatırdılar, kendilerine bir evrağın geleceğini söylediler, belirli bir süre sonra evrak ......... ..........'a ulaşmış, .......... kardeşlerde merak ettiği için Antalyadaki yere bakabilir miyiz diye bana sordular, bende bilmediğim için ...'den istedim oda ........ beyden istedi, Biz .......... kardeşlerle birlikte Antalyaya gittik, sahil kenarında güzel bi yerdi, oradan biz .......'ya geldik 2023 yıl depremi oldu, ........ bey ...'e depremden dolayı ilgili olan arkadaş görevli olarak deprem bölgesindeymiş işlerin uzayabileceğini söyleyerek .......... kardeşleri 1 yıl boyunca bekletti, .......... kardeşler en sonunda benim yanıma geldiler, burası Turizm Bakanlığı'na ait olan bir yermiş, bizde Turizm Bakanlığı'na gittik, orada ...... bey olarak birinin çalışmadığını gördük, ben ondan sonra Antalyaya gittim kendi işim için, ... ve .......... Kardeşler beni Engün'ün ofisine çağırdılar, ........ Antalyadaki yerin olmadığını, başka bir yer olan İzmir'de bulunan bir ihaleye girmişler, ........'ün ofisi Ankaradadır, ofiste 2 buçuk milyona yakın bir teminat yatırdıklarını orada öğrendim, .......... kardeşler bu teminatı yatırmış, ben de .......... Kardeşlere yapmayın bunu sizi Antalya diye kandırmıştı zaten, burada dikkat edin dedim, ........ bey ben ihaleye girdim hatta sattım bile dedi, .......... kardeşlere senet verdi, kendisinin senedi imzalarken gördüm, ........ kendisi imzaladı, herhangi bir zorlama olmadı, hatta ........ bey çok rahat bi şekilde ben burayı sattım, dedi. ......... beyle ........ bey ihaleye gittiler, ben ve İbrahim ve ... ile beraber ....... hanımı aradılar ben arabada oturuyordum, ... ile ... içeri girdiler orada da ....... imzalamış, ben .......'i imzalarken görmedim, dedi. Davacı vekilinin (bu senedi teminat olarak mı zararı karşılamak için mi verdiler) senedin neden verildiğini bilemiyorum, dedi. Davacı vekilinin (bu senet verilirken herhangi bir tartışma oldu mu - bir kağıt imzalandı mı) sorusu üzerine tartışma olmadı, bir kağıt imzalandı, dedi davacı vekilinin (senin de kağıtta imzan var mıydı) sorusu üzerine senette de kağıtta da imzam vardır, çünkü ........ bey bir mağduriyetiniz olmaz deyince imza attım, davacı vekilinin (bu mağduriyete siz mi sebep verdiniz) sorusu üzerine ben sebep olmadım, dedi davacı vekilinin (hakkınızda icra takibi başlatıldı mı sorusu üzerine) hayır icra takibi başlatılmadı dedi, davacı vekilinin (ceza mahkemesinde kağıt imzalanırken bir tartışma oldu demesine rağmen burada tartışma olmadı) sorusu üzerine tartışma oldu ancak, tehditvari gibi bir tartışma olmadı, tartışma olsa güvenlikteki arkadaşlar müdahale ederlerdi, dedi. Davalı vekilinin (bu aşamalarda ...'ı size ne şekilde tanıttılar) kendisi Adalet Bakanlığı'nda tanıdıklarını olduğunu söyledi, çevresinin olduğunu söyledi, davalı vekilinin (bu yaşananlardan sonra ... hakkında herhangi bir şey söylendimi / duyum alındı mı) sorusu üzerine internetten .......e'den bakınca dolandırıcı şeklinde ifadeler çıkıyor, dedi., tanıklık ücreti istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında; "Antalyadaki ihale arsaların ... vasatısıyla bize ... geldi, ondan sonra Antalyada arsa olduğunu söyledi, bu haleler için bozdurduğumuz araba oldu 5-6 tane araba bozdurduk, Antalyadaki ihale olmayınca yüksek meblağı karşılayacağımız için İzmirdeki arsa teklif edildi, senedin imzalandığı gün orada değildim, fakat telefonla konuştuğumda İmzirdeki arsa ihalesi olmazsa daha önceki bozdurduğumuz arabanın ihaleye 2 buçuk milyonun karşılanması amacıyla senet verildiği hususunda bilgim vardır, sözleşme yapılıp yapılmadığı hususunda bilgim yoktur, dedi. Davacı vekilinin (toplam ne kadar zarar vardır / ........ beye ne kadar ödendi / Ellerinde dekont varmı ) sorusu üzerine; bizim zararımız 15 - 20 milyondan fazladır, ...'e eldek verdik, elimizde dekont yoktur, dedi, davacı vekilinin (ihaleyi kazandınız mı) ihalenin yapıldığı gün ve senedin imzalandığı gün ben orada değildim, dedi. Davalı vekilinin sorusunun olmadığını beyan etmekle, tanıktan soruldu: tanıklık ücreti beyan etmiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup, alınan bilirkişi raporunda; Davalı ile davacılar arasında görülmekte olan menfi tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasına konu kambiyo senedinin; dava dışı .......... İletişim İnşaat Danışmanlık Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, 12.500.000,00 TL tutarlı senetle ilgili kayıt saptanmadığı, dava dışı ....... Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları incelenmiş, 12.500.000,00 TL tutarlı senetle ilgili kayıt saptanmadığı, rapor tarihi itibarıyla; ....... 8. Genel İcra Dairesinin 2024/28987 Esas sayılı dosya borcunun 21.790.909,90 TL olduğu, rapor tarihi itibarıyla; borçlulardan ... adına; 136.216,94 TL, ... adına 196.517,99 TL olmak üzere toplam 332.734,93 TL maaş kesintisinden kaynaklı tahsilat yapıldığı, söz konusu miktarın brüt olduğu, toplam miktar üzerinden %4,55 tahsil harcı ve %2 cezaevi yapı harcı kesintisi yapılarak alacaklı davalıya ödendiği, maaş hacizlerinin halen devam ettiği, ceza yargılamasına konu beyanlardan; davalı tarafından davacı ...'a 150.000 TL ödeme yapıldığı (kabul beyanı), yine davalı tarafından davacı ... (yeminli tanık beyanı)'e ödenen 400.000 TL'nin 100'er bin TL olarak keşideciler ..., ..., ... ve ... arasında dağıtıldığı, tahsil ve dağıtım tarihlerinin dosya mahiyetinden belirlenemediği, davalı vekilinin cevap ve beyan dilekçesinde ifade ettiği noter satış belgelerine göre ; 0......plakalı, 2012 model, ......... marka aracı 13/11/2023 tarihinde 505.000 TL, 0.....07 plakalı, 2012 model, .......marka aracı 17/10/2022 tarihinde 224.000 TL, ...... plakalı, 2011 model, Fıat marka aracı 17/10/2022 tarihinde 175.000 TL, ....... plakalı, 2018 model, .......marka aracı 13/11/2023 tarihinde 700.000 TL, ....... plakalı, 2017 model, Renault marka aracı 12/10/2022 tarihinde 200.000 TL, ......... Plakalı, 2012 model, ....... marka aracı 14/11/2023 tarihinde 400.000 TL bedel ile, ....... Keçiören Ufuktepe 3........l de kain 2. Kat 11 bağımsız bölümde kain taşınmazın üçüncü şahıslara satış işlemlerinin yapıldığı, dosyaya mübrez 23/11/2023 tanzim tarihli protokolün dava dışı ......... .......... ( ....... Ltd) ile takibe mesnet senet mümzileri arasında akdedildiği bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davadaki uyuşmazlık; davalı tarafından davacı hakkında 23/11/2023 tanzim, 23/02/2024 vade tarihli, 12.500.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak 30/04/2024 tarihinde ....... 8. Genel İcra Dairesi 2024/28987 Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı ancak davacıların söz konusu bonoya ilişkin olarak davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı ileri sürülerek ....... 8. Genel İcra Dairesi 2024/28987 Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibine konu 23/11/2023 tanzim, 23/02/2024 vade tarihli, 12.500.000,00 TL bedelli asıl alacak, işlemiş faiz ve tüm ferileri açısından davacıların borçlu olmadığının TESPİTİ, dava konusu senedin ve senede dayalı icra takibinin davacılar açısından iptali , takibin haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak kaydıyla tazminatın davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği, davalının da icra icra inkar tazminatı talep ettiği, 23/11/2023 tanzim, 23/02/2024 vade tarihli, 12.500.000,00 TL bedelli senede karşı yapılan icra takibin konulu senet nedeyle davacıların davalıya borcu olup olmadığı, varsa borcun miktarı ve faizin niteliği, başlangıcı ve miktarı, konularında toplanmaktadır. Kıymetli evrak nitelikli borç senedi mahiyetindedir (TTK m. 646). Borç senedi ise borç ikrarını içerir. Kıymetli evrakta -senette- hile veya ağır kusuru bulunmadıkça, borçlu vade geldiğinde senedin niteliğine göre alacaklı olan kimseye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur (TTK m. 646/2). Davacı , kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir. İlkesel olarak kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması ve bononun içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülememesi ve başkalarına da devredilememesi, vasıflı ve soyut bir borç ikrarı olması ilkeleri karşısında; eski borç ''asıl borç ilişkisi olarak'' varlığını korumaktadır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur. Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.11.2022 tarih, 2021/4112 Esas, 2022/8251 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, ......., 1969, s.16). Yargıtay HGK'nun 13.06.2018 tarih, 2017/19-1627 2018/1187 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere ''Kıymetli evrak ve bu bağlamda bir kambiyo senedi olarak bono, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., ....... 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., ....... 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., ....... 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır.'' TTK’nın 778/1-a maddesi atfıyla uygulanacak olan aynı Kanun’un 687. maddesi gereğince; senedin teminat senedi olduğuna dayalı bedelsizlik şeklinde ortaya çıkan kişisel def’înin senet hamiline karşı ileri sürülebilmesi için öncelikle, senedin bedelsizliğine dair def’în yazılı delille ispatlanması zorunludur. İspat yükü bakımından ise; Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6). Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2021/(19)11-659 Esas, 2022/82 Karar sayılı kararı) Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Davacı defterlerinde senedin ticari defter kayıt ve belgelerinde kayıtlarında yer almadığı anlaşılmıştır. Davalı taraf kendisine yapılan ihtara rağmen ticari defter ve belge ibraz etmemiştir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalıya (alacaklıya) düşmekle birlikte alacak kambiyo senedine dayanıyorsa kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan ispat yükü davacı borçludadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28/03/2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K. sayılı ile 11/02/2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. kararlarında da benimsendiği üzere bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/09/2020 tarih ve 2017/12-269 Esas,2020/591 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını İİK’nın 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir bu bağlamda İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacıların iddiası senedin cebir ve tehdit ile senedin düzenlettirdiği yönünde olup, senet metnine göre ispat külfeti davacılardadır. Gerek ceza soruşturması sonucuna ve ceza yargılamasına, gerek dinlenen tanık anlatımlarına, 27/09/2023 tarihli Danışmanlık Sözleşmesi 23/11/2023 tarihli protokol ile bilirkişi raporuna ve gerekse dosyada toplanan tüm delillere göre davacı ... ile davalı arasında somut bir taşınmazın kiralanması ve satın alınmasına yönelik bir ticari ilişki başlatıldığı ile senedin davacılar tarafından keşide edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın senedin keşideci olarak davacılara zorla ve tehditle imzalatılıp imzatılmadığına ilişkin olduğu, senedin, temel bir borç ilişkisine dayanmadan keşide edildiği iddiasının, yazılı delil ile ispat edilmesinin zorunlu olduğu, ancak yazılı delilin davacı tarafça ibraz olunmadığı; yargılama sürecinde zorla ve tehdit ile senedin oluşturulduğu iddiasının ise tanıkla ispatına yönelik olarak tarafların tanık anlatımlarının da tespit edildiği; tarafların dinlenilmesini talep ettikleri tüm tanıkların mahkememizce anlatımları tespit edilmekle ve tanık anlatımları yeterli görülmekle başkaca delil olmadığından ceza davasının bekletici mesele yapılması hususu mahkememizce gerek görülmemiş, davacı tanıklarının davaya konu senedin zorla imzalatıldığına ilişkin bizzat görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, davalı tanık beyanlarında zor ve tehdit ile senedin keşide edilmediğine yönelik anlatımları karşısında dava ve takip konusu bononun asıl /temel borç ilişkisi bulunmamasına rağmen davalının zorlaması ve tehditi ile davacılar tarafından keşide edildiği iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davacıların sübut bulmayan davasının reddine birden fazla olan davacı hakkında İİK'nun 72/4. maddesi gereğince asıl alacağın %20 oranına karşılık gelen 2.500.000,00 TL tazminatın davacılardan alınarak davalıya ödenmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. G.G.D.: Ayrıntılı gerekçesi ekli gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;

1-Davanın REDDİNE, 2-İİK'nun 72/4. maddesi gereğince asıl alacağın %20 oranına karşılık gelen 2.500.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin yatırılan 327.655,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 326.923,00-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 4-Davalı duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.245.472,23-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.800,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....... Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/891, K. 2026/339, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-891-e-2026-339-k-e4e3aff65540