İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/550 E. 2026/98 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/550
Karar No
2026/98
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/550 Esas KARAR NO : 2026/98

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalının müvekkilinden ... tarihli ... numaralı 329.032,80 TL tutarlı fatura ile çeşitli araç lastiği satın aldığını, fatura bedelinin bir kısmını ödediğini ancak icra takibine konu 199.998,80 TL kısmını ödemediğini, davalının ... 1. İcra Dairesi ... tarihli ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız itiraz ederek takibi durdurduğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulüne, ... 1. İcra Dairesi 08.05.2025 tarihli ...E. sayılı dosyada ileri sürdüğü itirazlarının iptaline, alacağa fatura vade tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faizi işletilmesine ve icra takibinin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı ticari defter ve kayıtlarından davalının faturadan kaynaklı 199.998,80 TL borçlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce defter incelemesine davalı yanın hazır olmadığı duruşma olan 1 nolu celsede karar verildiği, talimat mahkemesine talimat yazıldığı, davalı yana duruşma zaptının tebliği ile inceleme gün ve saati ihtar edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, talimat mahkemesince dosya bila ikmal talimat mahkemesince iade edildiği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 199.998,80 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 199.998,80 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bilirkişi raporunun davalı yana tebliğ edildiği, rapora karşı davalı yanın itirazda bulunmadığı, bu haliyle davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,... E. ve .. K. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin... E. ve ...K. Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ... 1. İcra Dairesinin ...sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 199.998,80 TL üzerinden DEVAMINA, 2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 199.998,80 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE, 3-Alınması gereken 13.661,92-TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 2.154,93-TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.506,98-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 2.154,93-TL peşin harç toplamı 2.770,33-TL ile 11.050,00-TL gider avansı olmak üzere toplam 13.820,33-TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacı tarafa iadesine, 7-5.000,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, davalı tarafın yokluğunda, davacı vekilinin e-duruşmada yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2026

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/550, K. 2026/98, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-550-e-2026-98-k-d0e667fec709