İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/170 E. 2026/762 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/170
Karar No
2026/762
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/170 Esas KARAR NO : 2026/762 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı arasında belirsiz süreli ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, ... alan adlı internet Sitesi üzerinden davalının satış gerçekleştirdiğini, pazar yeri hizmeti verilmesi karşılığında komisyon bedeline hak kazanıldığını, cari hesap ekstresine göre ... Teslimat İşlem Bedeli, ... Komisyon Faturası, ... Kargo Destek Yansıtma, Tahsilat İade Virmanı ile ... Müşteri Memnuniyeti Yansıtma açıklamalı kayıtlar sebebiyle borç biriktiğini, davalının bu borcu ödemediğini, ... 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine ve borcun tamamına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk başvurusunun anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalı tarafından ... 18. İcra Dairesi ...E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, takip miktarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf davalı aleyhine başlatmış olduğu ... 18. İcra Müd. ...esas sayılı dosyasına itiraz ettiğini belirterek davalının davacıya cari hesap borcu olduğundan itirazın iptalini talep etmiştir. ... 18. İcra Müd. ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ...Tic. A.Ş., Borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu alacak tutarının10.700,08 TL cari hesap alacağı olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda alacaklıya hiçbir borcu bulunmadığını yetkili icra dairesinin İzmir İcra daireleri olduğunu belirterek Yetkiye, Borca, Borcun sebebine, takibe, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine açıkça itiraz etmiştir. Davacı taraf davalıdan alacaklı olduğunu ispatlamak durumundadır. Taraflar arasında ... " Satıcı" Üyelik sözleşmesi akdedilmiş olup bu sözleşme ile davalı taraf davacının internet sitesi üzerinden satışlar gerçekleştirecektir. Sözleşmede itilaf halinde İstanbul Mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili olacağı belirtildiğinden davalının icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz yerinde görülmemiştir. Davacı taraf davalı firmanın takip edildiği hesapta yer alan "... (...)" açıklamalı kayıtlar sebebiyle kendisine borçlu olduğunu ve bu borcun ödenmediğini belirtmiştir. Dosya davacının davalıdan alacağının olup olmadığı var ise ne kadar olduğu hususunda bilirkişiye gönderilmiş bilirkişinin dosyamıza sunduğu bilirkişi raporunda; Davacı ...Tic. A.Ş. 2024 ve 2025 hesap dönemi yasal defterlerinin e-defter olarak tutulduğu, defter beratlarını zamanında yüklendiği, Davalı ...ile davacı arasında ... “SATICI” Üyelik Sözleşmesi düzenlendiği, kaşe ve ıslak imza ile onaylandığı, Davalı ...'ın “...” unvanı ile 20.02.2012 tarihiden itibaren ... VD. mükellefi olduğu Bilanço esasına göre defter tuttuğu Davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların, davalı ...'ın işyeri adresine düzenlendiği, sözleşme kapsamında yapılan işlemler ile ilgili olduğu, Davalı...'”ın takip tarihi itibariyle 10.700,08 TL Borçlu olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.... K. ... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Davalı taraf kendisine usulüne uygun yapılan ihtara rağmen ticari defterlerini mahkememize ibraz etmediğinden davacının defterleri HMK 222. Maddesi gereği kendisi lehine kesin delil niteliğine haiz olup, davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Davalı ...'”ın takip tarihi itibariyle 10.700,08 TL Borçlu olduğunun anlaşılması karşısında davanın kabulü ile, davalının ... 18. İcra Müdürlüğünün...sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 10.700,08 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 10.700,08 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 2.140,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 18. İcra Müdürlüğünün ... sas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 10.700,08 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 10.700,08 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, asıl alacağın %20 oranındaki 2.140,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar harcı yatırıldığından yeniden tahsiline yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL başvurma harcı ve 732,00 TL peşin harç bedelinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; posta, tebligat müzekkere ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 9.825,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 10.700,08 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL bedelin davalıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, 7-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 16/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/170, K. 2026/762, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-170-e-2026-762-k-9ed4a25a5e1e