İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/843 E. 2025/779 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/843
Karar No
2025/779
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/843 Esas - 2025/779 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/843 Esas KARAR NO : 2025/779

HAKİM : .... KATİP : ....

DAVACI : ... .... VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. .... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/12/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 11.06.2024 tarihinde, ... Sigorta A.Ş. 'den ZMMS ile sigortalı, ... ... 'ya ait ve yine kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, şoförün kontrolünü kaybetmesi sebebiyle takla attığını, ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Aracın devrilmesi sonucu araçta yaralanan ve vefat edenler olduğunu, Müvekkilin eşi ... ... da kaza neticesinde hayatını kaybettiğini, Müvekkili ... ... 'ın uğramış olduğu destekten yoksun kalma zararı sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile HMK/107 gereğince belirsiz alacak niteliğindeki 30.000 TL ₺ maddi tazminatın kaza tarihiden itibaren avans faizi ile birlikte davalı ... Sigorta'dan tahsilini, Yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 16/07/2025 tarihli değer arttırım dilekçesinde talebin 1.402.447,75 TL olarak belirlendiği/arttırıldığı görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacılar tarafından sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmediğini, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddini, davacı tarafın başvurusunun eksik olduğunu, başvuran tarafa eksik evrak müzekkeresi iletildiğini, başvuruya ilişkin eksiklikler tamamlanmadığını, eksik belgeler temin edilmeden ödeme yapılamayacağını, somut olayda hatır taşıması bulunduğunu, her halükarda hatır taşıması indiriminin uygulanması gerektiğini, davacının kaza tarihinden itibaren ticari faiz taleplerinin reddini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, dolayısıyla yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/ç maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, müteveffanın somut olaydaki hatır taşıması dikkate alınarak tazminat tutarında indirim yapılmasını, Muaccel bir alacağın doğmadığını, müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER -Trafik kazası tespit tutanağı; incelenmesinde, kaza tarihinin 11/06/2024 olduğu, kazaya karışan aracın ... plakalı hususi otomobil cinsi araç olduğu, müteveffanın araçta yolcu olarak belirtildiği, araçta bulunduğu yer ve emniyet kemeri durumunun belirsiz işaretlendiği, krokide ise müteveffanın eks yolcu olarak araç dışında gösterildiği görülmüştür. -Müteveffanın nüfus kaydı ve ölüm belgesine göre; 05/02/1955 doğumlu olduğu, 11/06/2024 tarihinde vefat ettiği yine ölüm belgesinde ölümün motorlu araç kazasında yaralanma sonucu gerçekleştiğinin belirtildiği görülmüştür. -Poliçe ve hasar dosyası; incelenmesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm ve sakatlık teminatının 1.800.000,00TL olduğu anlaşılmıştır. -Davacıların SGK'dan davaya konu kaza nedeniyle rücuya tabi gelir/ödeme alıp almadığı araştırılmış, SGK cevabi yazıları kapsamında, davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. -Davaya konu kazaya ilişkin; Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/1112 sayılı soruşturma dosyası sonucunda özetle; sanık konumundaki dava dışı sürücü hakkında üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçu bakımından "...neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımında artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez amir hükmü gereği bu durumda şüpheliye ceza verilemeyeceğinden TCK'nın 22/6 maddesi uyarınca KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA," dair takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Ceza dosyası kapsamında adli trafik bilirkişi tarafından tanzim edilen 19/07/2024 tarihli raporda özetle araç sürücüsü ... ...'nun bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1b kuralını ihlal ettiği; müteveffa ... ...'ın emniyet kemeri kullanmadığı anlaşılmakla2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. Maddesini ihlal ettiği kanaatinin belirtildiği görülmüştür. -Müteveffa hakkında yapılan sosyal ekonomik durum araştırması kapsamında kolluk tarafından tanzim edilen tutanakta özetle; şahsın ev hanımı olduğunun belirtildiği görülmüştür. -Dosyamız kapsamında aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/08/2025 tarihli aktüerya raporunda özetle; " Tarafımızca yapılan teknik inceleme sonucunda, AGİ'nin kaldırılmasıyla birlikte 01.01.2022 tarihinden itibaren getirilen yeni uygulamayla getirilen vergi istisnasından “sadece çalışanların” yararlanabileceği tespit edilmiş olup, bu doğrultuda Sayın Mahkemece pasif dönem hesabının 18.591,02 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğinin kabulü halinde, davacı ... ... lehine 1.402.447,75 TL destekten voksun kalma tazminatı hesaplandığı,5. Sayın Mahkemece pasif dönem hesabının 22.104,00 TL vergi iadesi dahil net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü halinde, davacı ... ... lehine 1.641.558,85 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, Davacı tarafça, davalı ... sigorta şirketlerine yapılan başvurunun, 08.08.2024 tarihinde tebliğ edildiğinin, RRO7784154479 numaralı barkodun internet üzerinden sorgulanması sonucu tespit edildiği, Sayın Mahkemece temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 21.08.2024 tarihinde davalı ... sigorta şirketinin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, Dava konusu kazaya karışan ... plakalı araçların kullanım amacının hususi-otomobil olduğunun kaza tutanağından tespit edildiği, 11.06.2024 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin 1.800.000,00 TL olduğu hesaplanan tazminatın poliçe limit dahilinde kaldığı, Davalı vekilince, “davacının zararından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği” belirtilmiş olup, bu hususun tespiti Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğundan tarafımızca bu yönde bir indirim yapılmadığı," hususlarının bildirildiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle, ZMSS'ye dayalı olarak sigorta şirketine yöneltilen destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Bilindiği üzere; haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3.(818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. TBK'nın 53.(818 sayılı BK madde 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Ayrıca; Anne, babanın çocuğunun haksız fiil ve / veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne - babaya destek olduklarının karine olarak kabulü gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 22.6.2018 tarih, Esas No: 2016/5, Karar No: 2018/6) Zararı tazmin sorumlusunun tespiti yönünde ise; bilindiği üzere; 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. Mahkememizce deliller toplanmış, aktüerya hususunda bilirkişi raporu alınmıştır. Aktüerya hususunda tanzim edilen 08/08/2025 tarihli raporun, denetime elverişli hazırlandığı, dosya kapsamına uygun düştüğü, hesaplamaların istikrar kazanan içtihatlara uygun yapıldığı görülmekle rapor hükme esas alınmıştır. Bununla birlikte raporda AGİ uygulamasının kaldırılması neticesinde pasif dönem hesabında gelir vergisi istisnasının hesaba dahil edilip edilmemesi bakımından alternatifli hesaplama yapıldığı görülmüş, konuya ilişkin ... BAM 35. HD'nin 2022/1839 Esas, 2024/167 Karar sayılı kararı emsal nitelikte nazara alınarak vergi istisnası mahsup edilmeksizin yapılan hesaplamaya itibar edilmiştir. Kusur hususunda; dava konusu kaza tek taraflı olup, müteveffa araçta yolcu olduğundan ve yolcunun sürüş kusurundan söz edilemeyeceğinden ayrıca bilirkişi raporu alınmamıştır. Bununla birlikte bu noktada müterafik kusur kavramına değinmek gerekmiştir. Müterafik (ortak) kusur, makul bir kimsenin kendi yararına sakınmak zorunda olduğu, düşüncesiz, dikkatsiz bir hareket tarzı olarak ifade edilebilir. İşte TBK2nın 52. Maddesi zarar gören tarafın zararın meydana gelmesine razı olması yahut kendi fiili ile zararın meydana gelmesine veya zararın artmasına yardım etmesi veya zararı meydana getiren kişinin durumunu ağırlaştırması durumunda hâkime, hükmedilecek tazminatta indirim yapma veya tazminata hükmetmekten tümüyle kaçınma yetkisi tanımak suretiyle ortak (müterafik) kusurlu davranışın tazminata etkisini kabul etmiş bulunmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, zarar görenin kusuru teknik anlamda kusur değildir. Çünkü zarar görenin kusurunda, zarar bir başka kişiye değil, zarar görenin kendisine verilmektedir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, ... 2018, s. 606 vd.). Müterafik kusur indiriminde hâkim tarafından her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilmeli ve değerlendirmeye uygun oranda bir indirim yapılmalıdır. Zarar görenin emniyet kemeri takmaması Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında müterafik kusur olarak görülmekte ve hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında müteveffanın araçta bulunduğu yer ve emniyet kemeri durumu belirsiz olarak işaretlenmiş ise de, müteveffa krokide araç dışında yerde eks olarak gösterilmiş, dosyamız ve ceza dosyası kapsamı birlikte ele alındığında müteveffanın emniyet kemeri takmadığı kanaat edilmiştir. Bu itibarla tazminat tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer yandan davalı vekili, olayda davacının araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle hatır taşıması bulunduğu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; somut olayda müteveffa ile araç sürücüsü arasında yakın akrabalık bulunduğu(kayınvalide-damat) birbirlerinden herhangi bir karşı edim almak gibi bir durumları söz konusu olmadığı bu itibarla tazminat miktarından hatır taşıması nedeniyle indirim yapılamayacağı anlaşılmıştır. (Aynı yönde bkz. Yargıtay 4 HD. 2023/3574 E., 2023/6750 K..) Yukarıda anlatılan ilkeler ve değinilen deliller ışığında somut olay ele alındığında; 11/06/2024 tarihinde, davacının eşi olan müteveffa ... ...'ın dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakta iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda vefat ettiği, aracın kaza tarihinde trafik sigortası(ZMSS) poliçesi ile davalı şirket nezdinde sigortalı bulunduğu, davacı ile müteveffa arasında destek ilişkisinin bulunduğu, davacının vefat nedeniyle destekten yoksun kalma zararının oluştuğu, olayın ve zararın poliçe teminat kapsamında kaldığı, buna göre davalının teminat limitiyle sınırlı olarak zarardan müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu, teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 1.800.000,00 TL olduğu hususları anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan aktüerya raporu doğrultusunda; davacının destekten yoksun kalma zararı olarak 1.641.558,85 TL tazminat hesaplandığı, bu miktardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması sonucunda 1.313.247,08 TL maddi tazminat üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, sigortalı aracın ticari niteliği bulunmadığından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Reddedilen kısım TBK'nın 51 ve 52. Maddeleri gereğince yapılan takdiri indirimden kaynaklandığından yargılama giderlerinin paylaştırılmasında dikkate alınmamış ve bu kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.(Takdiri indirim nedeniyle reddedilen kısım için yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi hususunda aynı yönde bkz. Ank. BAM 26 HD. 2022/1883 2024/1141 03/10/2024 T.; ... BAM 35. HD. 2024/582 E., 2024/1046 K., 18/09/2024 T.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; destekten yoksun kalma zararı olarak 1.313.247,08 TL maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 21/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 89.707,91 TL karar ve ilam harcından 427,60 TL peşin harç, 23.438,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 23.865,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 65.842,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin harç, 23.438,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 24.293,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 82,50 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.082,50 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 201.854,59 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de reddedilen kısım TBK'nın 51/52. Maddesi gereğince yapılan indirimden kaynaklandığından bu kısım yönünden ayrıca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560-TL'nin davanın kabul oranına göre 3.371,03-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 228,97-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,

8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025

Katip ....

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/843, K. 2025/779, T. 11.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-843-e-2025-779-k-f1600d17e71f