İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/820 E. 2026/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/820
- Karar No
- 2026/268
- Karar Tarihi
T.C. ................2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/820 Esas - 2026/268 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/820 Esas KARAR NO : 2026/268
................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2015 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafla yapılan satım sözleşmesi gereğince davalı firmanın ............ Bisküvileri Otomatik Koli Dolum sisteminin kurulmasını üstlendiğini, yaptırılacak sistemin niteliğini, özelliklerini, yapım süresinin, iade koşullarının taraf iradelerine uygun olarak kararlaştırıldığını, teknik şartnameli bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmenin karşılıklı mutabakatla imzalandığını, bu iş için 102.942,40 EURO ödediklerini, kendi üzerilerine düşen tüm edimlerini yerine getirdiklerini, buna rağmen karşı tarafın yapımını üstlendiği " beslenme ünitesine gelen Halleyleri açılıp alt kapakları yapıştırılan kutulara yerleştirip üst kapaklarını kapatıp yapıştırdıktan sonra sistemden çıkarılması " şeklinde ki koli paketleme işleminin otomatik olarak gerçekleştireceği vadi ile yapımı üstlendiği sistemi sözleşme şartlarına uygun bir şekilde teslim etmediği gibi oyalayarak zararlarının çoğalmasına neden olduğunu belirterek ayıplı mal teslimi nedeniyle sahip oldukları haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkil şirketin işletmesine kurumu yapılan Robotlu Koli Dolum Makinesinin performans yetersizliği nedeniyle davalıya iadesine, davalıya ödedikleri 102.942,40 euro'nun ödemenin gerçekleştiği 14/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurulan ticari satım sözleşmesi gereğince Türk Ticaret Kanunun 23-c maddesi gereğince tacirler arasındaki satışlarda açıkça belli olmayan ayıplarda malın tesliminden itibaren 8 gün içerisinde malın incelenerek ayıplı olduğu durumda bu süre içerisinde TTK'nın 18/3 maddesi gereğince ayıp ihbarına bulunulması gerektiği, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını, taraflar arasında yapılan 16/10/2012 tarihli sözleşme ile davacı tarafından kendilerine ............ Otomatik Koli Dolum Sistemi siparişi yapıldığını, siparişi yerine getirmek için çalışmalara başladıklarını, davacı tarafın 02/11/2012 tarihinde bir maille sistemin 4.1.3 matris yerine 3.2.2 matrisine dönüştürülmesini istediğini, davacının değişiklik nedeniyle doğacak fiyat farkını başka siparişlerle telafi edeceğini belirtmesi ve karşılıklı iyi niyet ve şifahi sözlere güvenerek değişiklik teklifi kabul ettiklerini, kendi fabrikalarında yapılan ön kabulle sistemin faturasının kesilerek %90 ödeme aldıklarını, makinanın sevkıyatını gerçekleştirdiklerini, teslimattan sonar davacı tarafın 28/08/2013 tarihli maille sistemin düzgün çalıştığını ve istenilen kapasitelere cevap verdiğini bildirdiğini, sözleşme kapsamı dışına çıkılmış olmasına rağmen %98 verimin karşılandığını, bu kapasitenin davacı şirket tarafından kabul edildiğini, kabulden sonra kendilerine usulüne uygun yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı tarafından dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin işletmesinde kurulumu yapılan robotlu koli dolum makinesinin performans yetersizliği nedeniyle davalıya iadesine, müvekkili tarafından davalıya ödenen 102.942,40 EURO ödemenin gerçekleştiği 14/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı vekili tarafından 03/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 239.586,19 TL tutarında hesaplanan ek işçilik giderinin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 15/03/2017 tarih 2015/122 Esas 2017/217 Karar sayılı kararla; davacının davasının kısmen kabulü ile, davaya konu makinenin davalıya iadesine, makinenin bedeli olarak ödenen 102.942,40 EURO'nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ıslah talebiyle istenen işçilik giderine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, ................Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi tarafından 28/12/2021 tarih 2020/916 Esas 2021/1250 Karar sayılı kararla; "O halde Mahkemece yapılacak işlem; yukarıdaki açıklamalar kapsamında özel ve teknik bilgi gerektiren dava konusu Makine hakkında bilgisi bulunan konusunda uzman üç tane makine mühendisinin de içerisinde yer alacağı bilirkişi heyetinden tarafların iddia ve özellikle teknik itirazlarını karşılar bilirkişi raporu ve gerekirse ek rapor alınması; sözleşme şartlarında değişiklik yapılıp yapılmadığının tartışılması; teknik itirazların karşılanarak ayıbın türü, niteliği, niceliğinin tespiti, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tartışılması; davacı vekilinin dava dilekçesi içeriğinde işçilik giderleri yönünden açık bir talepte bulunup bulunmadığının tartışılması; açık bir talepte bulunduğunun değerlendirilmesi halinde iş sahibinin kaç işçi çalıştırdığının belirsiz olduğu gerekçesiyle talebin reddi kararı hatalı olduğundan işin esasına girilmesi; kabule göre dava konusu makinenin faturası, sözleşme hükümleri ve keşif sırasında yapılacak tespitlere göre infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kararda makinenin ayırıcı teknik niteliklerinin gösterilmesi; bu şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile sonuca gidilerek karar verilmesinden ibaret olacaktır. " gerekçesiyle mahkememiz kararının HMK 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiş olup, dosya Mahkememizin 2022/54 Esasını almıştır.
İstinaf mahkemesinin söz konusu kararına istinaden, Mahkememizce 16/03/2022 tarihli ara kararla, BAM 31. Hukuk Dairesi'nin mahallinde keşif yapılmasına ve bilirkişi kurulundan rapor alınmasına karar verilmiş, 28/04/2022 tarihinde mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişi kurulundan 05/07/2022 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişi kurulu raporunda sonuç olarak; davaya konu, ............ Otomatik Koli Dolum Sistemini dosya üzerinden inceleme ve yapılan ilk keşif verilerini değerlendirme aşamasında iken, davacı vekilinin sistemi çalıştıramayacaklarını bildirdiği, davaya konu sistemin, iş akışı ve adımlarının görülebilmesi, ayıbın türü, ayıbın niteliği, açık ayıp mı gizli ayıp mı olduğunun değerlendirilebilmesi için sistemin çalışır hale getirilmesinin zorunluğu olduğu, sistemin çalışır hale getirilmemesi nedeniyle, üzerinde teknik bir çalışma yapılmasının ve davacının ayıba yönelik iddialarının değerlendirilmesi imkânının bulunmadığı, sistemin çalıştırılamaması nedeniyle, mahkemenin bilirkişi kuruluna tevdi ettiği “Mahallinde (Davacı şirketin Akyurt'taki fabrikasında) dava konusu makinenin bulunduğu birimde, keşif icrasına, bilirkişi kurulundan ................Bölge İstinaf Mahkemesi'nin 28.12.2021 tarihli kararının 4 no'lu bendi doğrultusunda rapor tanzimi” görevinin, sağlıklı şekilde yerine getirilmesinin ve teknik olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı şeklinde görüş bildirilmiştir. Davacı vekili 15/06/2022 tarihli duruşmada; makinenin bağlı bulunduğu sistemin artık fabrikada mevcut olmadığını, ............ üretim ve paketleme işinin Gebze'deki fabrikada yapıldığını, Ankara'daki fabrikada üretim olmadığını, bu nedenle makinenin kurulması ve çalıştırılmasının mümkün olmadığını, 05/10/2022 tarihli duruşmadaki beyanında; makinenin kurulması ve çalıştırılmasının mümkün olmadığını belirterek mevcut dosya kapsamı ve önceki raporlara göre karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, 05/10/2022 tarih ve 2022/54-592 Esas Karar sayılı kararı ile; davanın eser sözleşmesi kapsamında teslim edilen makinenin ayıplı olduğu gerekçesiyle ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin olduğu, makinenin kurulumunun yapılarak davacı tarafça çalıştırılmaması nedeniyle bilirkişi kurulu tarafından ................BAM 31. Hukuk Dairesi'nin kararında belirtilen ayıbın türü, niteliği, niceliğinin tespitinin yapılamadığı, ayıbın türü, niteliği ve niceliği konusunda ispat yükünün davacıda olduğu, bu şekilde davacı tarafından makinenin ayıplı olduğunun ispat edilemediği kanaatine varılmakla bedelin iadesine ilişkin davanın reddine, ayrıca her ne kadar ıslah dilekçesi ile davacı tarafından ek işçilik giderinin de tahsili talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde işçilik giderine ilişkin dilekçe içeriğinde beyan olduğu ancak dava dilekçesinin sonuç kısmında işçilik giderinin tahsilinin talep edilmediği, ayrıca dava dilekçesi içeriğinde de işçilik giderinin talep edildiğinin belirtilmediği, bu nedenle işçilik giderine ilişkin açılmış bir davanın bulunmadığı, işçilik giderine ilişkin açılmış bir dava bulunmadığından ıslahın da söz konusu olmayacağı, sonuç olarak işçilik giderine ilişkin usulüne uygun olarak açılmış bir davanın olmadığı anlaşılmakla işçilik alacağı konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
Verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ................BAM 31. H.D.'nin 08/02/2023 tarih ve 2023/48-121 Esas Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2024 tarih 2023/1735 Esas 2024/3561 Karar sayılı kararı ile; "1. Dosyada dayanılan deliller içerisinde, yüklenici tarafından işin ayıplı yapıldığına ilişkin, davacı iş sahibince delil tespiti yaptırılmış olması, ilk derece mahkemesince dava konusu makine başında makine mühendisi bilirkişinin de içerisinde yer aldığı bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak teknik incelemelerin yapıldığı, bilirkişi kurulu raporunun ve bilirkişi kurulu ek raporunun düzenlenmiş olması doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ve ................Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin kararın kaldırılmasına ilişkin kararında, teknik itirazların karşılanarak ayıbın türü, niteliği, niceliğinin tespiti, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tartışılması; davacı vekilinin dava dilekçesi içeriğinde işçilik giderleri yönünden açık bir talepte bulunup bulunmadığının tartışılması; sözleşme hükümleri ve keşif sırasında yapılacak tespitlere göre infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kararda makinenin ayırıcı teknik niteliklerinin gösterilmesi belirtilmişse de ............ bisküvileri üretim ve paketleme işinin davacı iş sahibinin Gebze'de bulunan fabrikasında gerçekleştiği, ................fabrikasında üretimin olmadığı sabit olmakla, dosya kapsamında mevcut delil tespiti raporu ve bilirkişi tarafından sistemin demonte hale getirilmeden önce mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi kurulu raporu, bilirkişi kurulu ek raporuna rağmen, dava konusu ............ bisküvileri otomatik koli dolum sistemi makinesinin yeniden kurulup çalıştırılmasının istenmesinin davacıya yüklenemeyecek bir ödev olması dikkate alınarak önceki raporlardaki değerlendirmeler esas alınarak, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyeti ile yapılacak bilirkişi incelemesine ve alınacak rapora göre değerlendirme yapılması gerekirken, anılan makine çalıştırılamadığından dolayı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
2. Bozma nedenine göre, kararı temyiz eden taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle Mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yeniden oluşturulan ve bilirkişi ......................'dan oluşturulan bilirkişi kurulundan 08/05/2025 tarihli kök rapor alınmış, raporda özetle; dava konusu makine için davacı tarafından davalıya 102.094 Euro karşılığı 242.673,50 TL ödeme yapıldığı, ................8. Sulh Hukuk Mahkemesi 201/138 D.İş kapsamında alınan 1.12.2014 tarihli tespit raporu, ................2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/122 Esas kapsamında alınan 20.01.2016 tarihli bilirkişi heyet raporu ve aynı dosyada aynı heyetten alınan 26.5.2016 tarihli ek rapora göre, söz konusu makinenin tarafların üzerinde anlaştıkları nitelikte olmadığı, sözleşmeden dönen davacının, davalıdan, makineyi iade ederek bunun için yaptığı ödemeyi geri talep edebileceği, davacının, makinenin sözleşmeye uygun çalıştırılmaması nedeniyle aynı işi işçiler eliyle gördürmesi nedeniyle yaptığı masrafların 26.5.2016 tarihli ek rapora göre toplam 239.586,19 TL olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir.
Tarafların rapora yönelik itirazları üzerine alınan 08/11/2025 tarihli 1. ek rapor ile; dava konusu makine için davacı tarafından davalıya 102.094 Euro karşılığı 242.673,50 TL ödeme yapıldığı, ................8. Sulh Hukuk Mahkemesi 201/138 D.İş kapsamında alınan 1.12.2014 tarihli tespit raporu, ................2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/122 Esas kapsamında alınan 20.01.2016 tarihli bilirkişi heyet raporu ve aynı dosyada aynı heyetten alınan 26.5.2016 tarihli ek rapor ile ilgili olarak; davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen ürün üzerinde doğrudan bir inceleme yapılmadan davacı iddialarının yerinde olup olmadığına karar verilemeyeceği ve ilgili raporların bu konuda teknik olarak eksik olduğu, dava konusu makinenin tarafların üzerinde anlaştıkları nitelikte olduğu, 01.03.2013 tarihinden 16.12.2014 tarihine kadar (yaklaşık 21 ay) davacı tarafından sürekli ve üç vardiya ile kullanıldığı; bu yüzden sözleşmeden dönen davacının, davalıdan, makineyi iade ederek bunun için yaptığı ödemeyi söz konusu üründen sağladığı faydayı (kullanım bedelini) düşerek geri talep edebileceği hususlarının belirlendiği görülmüştür.
Yine, tarafların ek rapora yönelik itirazları nedeniyle alınan 10/02/2026 tarihli 2. ek rapor ile; 08.05.2025 tarihli kök raporun, özel daire bozma kararında yer verilen gerekçe (yani önceki raporlardaki değerlendirmeler esas alınarak yapılacak inceleme ve düzenlenecek rapor) bakımından yeterli olduğu, görevlendirme ara kararına uygun olarak hazırlanan 8.11.2025 tarihli ek raporun ise; dosya içeriğinde yer alan maddi ve hukuki delillerle uyumlu olduğu, bu ek raporun ayrıca Mahkememizin 05/10/2022 tarih, 2022/54 Esas ve 2022/592 Karar sayılı esasa ilişkin son kararı ile de aynı yönde olduğu, bu aşamada "önceki raporlardaki değerlendirmeler esas alınarak” yapılacak bir inceleme ve buna göre düzenlenecek yeni bir ek raporun ise kök raporun tekrarından ibaret olacağı, Mahkememiz tarafından heyet üyelerinin uzmanlık alanları dikkate alınarak, varsa, iş bu raporlarımızda yer almayan noktalar hakkında somut sorular yöneltilmesi halinde tekrar ek rapor sunulabileceği hususlarının belirlendiği görülmüştür. Dava, eser sözleşmesi kapsamında teslim edilen makinenin ayıplı olduğu gerekçesiyle ödenen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Davacı vekili 03/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 239.586,19 TL tutarında hesaplanan ek işçilik giderinin de davalıdan tahsili talep etmiş ise de; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 187. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunu değiştirebilmesi imkanını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Islah ile dava konusu olmayan bir istemin dava kapsamına alınması mümkün değildir. Bu sebeple, “davacının ayrıca dava açma hakkı saklı kalmak üzere, ek işçilik gideri alacağına ilişkin ıslah isteminin reddine” şeklinde ara karar kurularak yargılamaya devam edilmiştir. (Yargıtay 22.H.D.'nin 03/02/2020 tarih ve 2020/190-1382 E/K sayılı emsal kararı). Buna göre, davaya konu ............ bisküvileri üretim ve paketleme işinin davacı iş sahibinin Gebze'de bulunan fabrikasında gerçekleştiği, ................fabrikasında üretimin olmadığı sabit olmakla, dosya kapsamında mevcut delil tespiti raporu ve bilirkişi tarafından sistemin demonte hale getirilmeden önce mahallinde yapılan keşif ve düzenlenen bilirkişi kurulu raporu, bilirkişi kurulu ek raporuna rağmen, dava konusu ............ bisküvileri otomatik koli dolum sistemi makinesinin yeniden kurulup çalıştırılmasının istenmesinin davacıya yüklenemeyecek bir ödev olması dikkate alınarak önceki raporlardaki değerlendirmeler esas alınarak, az yukarıda açıklanan Yargıtay bozma ilamına göre yeniden oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından yapılan inceleme ve düzenlenen kök ve ek raporlar ile; dava konusu makine için davacı tarafından davalıya 102.094 Euro karşılığı 242.673,50 TL ödeme yapıldığı, söz konusu makinenin tarafların üzerinde anlaştıkları nitelikte olmadığı, sözleşmeden dönen davacının, davalıdan, makineyi iade ederek bunun için yaptığı ödemeyi geri talep edebileceği belirlenmekle davacı tarafından ispatlanan davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile davaya konu olup davalı tarafından davacıya satışı yapılan robotlu koli dolum makinesinin davalıya İADESİNE, 2-Davaya konu robotlu koli dolum makinesi bedeli olarak davalıya ödenen 102.492,40 Euro'nun iadenin gerçekleştiği tarihten itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Edimlerin aynı anda İFASINA, 4-Alınması gerekli 19.284,95 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 8.944,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.340,05 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca 45.170,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan 53.984,78 TL (bilirkişi ücreti, posta gideri ve v.s.masraflar olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yatırılan 8.944,90 TL peşin ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine göre taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay 6.H.D.'nde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/04/2026