İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/794 E. 2025/155 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/794
- Karar No
- 2025/155
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/794 KARAR NO : 2025/155 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin...Mah....n 7 katlı binanın zemin+7 katında alt kiracı olarak ...Tıp Merkezi olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacı müvekkilinin binada imara ve mevzuata aykırılıklardan dolayı, davalıları uyarıp imara aykırılıkların giderilmesini istediğini, söz konusu imara aykırılıkların kanuna aykırı olmasının yanı sıra, davacı şirketin... Tıp Merkezi çalışanlarının ve hastalarının can ve mal güvenliğini tehlikeye soktuğunu ancak söz konusu aykırılıkların bina sahibi tarafından giderilmediğini, söz konusu imara aykırılıklara ilişkin Bornova Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğünce inceleme başlatıldığını, Bornova Belediyesi Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 14.11.2023 tarihli ... sayılı yazısının davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacı müvekkilin Belediyeden gelen soruşturma yazısı ile birlikte söz konusu imara aykırılıkların giderilmesini, bu durumdan doğacak zararlardan da sorumlu olacaklarını davalı tarafa Bornova...Noterliğinin 22.11.2023 tarihli,... yevmiye numaralı ihtarı ve Bornova...Noterliğinin 28.11.2023 tarihli,... yevmiye numaralı ihtarı ile talep ettiğini, söz konusu imara ve mevzuata aykırılıkların can ve mal emniyetinin tehlikeye soktuğu gerekçesi ile İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 7.12.2023 tarihinde, davacı tıp merkezinin faaliyetlerinin durdurulduğunu ve mühürlendiğini, davalılar tarafından, binadaki söz konusu imara ve mevzuata aykırılıklar giderilmesi için inşaata başlandığını, aykırılıkların giderildiğini, İzmir Sağlık Müdürlüğü tarafından 09.01.2024 tarihinde faaliyetine tekrardan izin verildiğini, davacı müvekkilinin 07.12.2023-09.01.2024 tarihleri arasında kapalı kaldığını, ticari faalitette bulunamadığını, kazan kaybına uğradığını, söz konusu zararın tespit edilmesi gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davacının uğramış olduğu zararının 200.000,00-TL'lik kısmının 09/01/2024 tarihinden itibaren davalı ... Yapı Malz. Nak. Tur. ve İnş San Tic. A.Ş. yönünden taşınmazdaki hissesi oranında işleyecek avans faizi ile tazminini, davalılar ..., ... yönünden taşınmazdaki hissesi oranında işleyecek kanuni faizi ile tazmini ve yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ibraz ettiği 18.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak kiracılık sıfatının bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen alt kira sözleşmesinden anlaşıldığı üzere, kiracı ...nşaat San. Tic. A.Ş. mecuru, 18.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ...Sağlık Hiz.ve Ger. San. Tic. Ltd. Şti'ne kiraya verildiğini, müvekkilinin şirket ile dava dışı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. arasındaki kira sözleşmesinin başlangıcının 15.11.2019 tarihi olduğunu...İnşaat San. Tic. A.Ş.'nin kiracılık sıfatının, 15.11.2019 tarihinde başladığına göre, alt kiralama yapabilmesi için 15.11.2019 tarihinden sonra kiralama yapması gerektiğini, oysa ki davacının ibraz ettiği 18.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi, 15.11.2019 tarihinden önce düzenlendiğini, alt sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, HMK'nın 4. maddesinde; kira sözleşmesine dayanan her türlü alacak davalarının Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının davasının haksız ve yersiz olduğunu, davacının faaliyetinin durdurulmasında davalı müvekkilinin sebep olduğu zararın somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini beyan etmekle, görev itirazının kabulüne, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ibraz ettiği 18.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak kiracılık sıfatının bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen alt kira sözleşmesinden anlaşıldığı üzere, kiracı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. mecuru, 18.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ...Sağlık Hiz.ve Ger. San. Tic. Ltd. Şti'ne kiraya verildiğini, müvekkilinin şirket ile dava dışı ...nşaat San. Tic. A.Ş. arasındaki kira sözleşmesinin başlangıcının 15.11.2019 tarihi olduğunu,... İnşaat San. Tic. A.Ş.'nin kiracılık sıfatının, 15.11.2019 tarihinde başladığına göre, alt kiralama yapabilmesi için 15.11.2019 tarihinden sonra kiralama yapması gerektiğini, oysa ki davacının ibraz ettiği 18.06.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesi, 15.11.2019 tarihinden önce düzenlendiğini, alt sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,müvekkillerimden... Yapı Malz. Nak. Tur ve İnş. San. Tic. A.Ş.'nin taşınmazdaki hissesinin %5,68 oranına tekabül eden kısmını, 03.08.2023 tarihinde ...'a, %5,68 oranında hissesini de ...'a sattığını, geri kalan %88,64 hissesini ise; 22.12.2023 tarihinde...nşaat Turizm ve Sağlık Hizmetleri A.Ş.'ye sattığını, tapu kayıtlarındaki devir ve tescilin tamamlanması ile birlikte müvekkili... Yapı Malz. Nak.Tur. ve İnş. San. Tic. A.Ş'nin taşınmaz ile ilgili nülkiyet ilişkisinin sona erdiğini, HMK'nın 4. maddesinde; kira sözleşmesine dayanan her türlü alacak davalarının Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının davasının haksız ve yersiz olduğunu, davacının faaliyetinin durdurulmasında davalı müvekkilinin sebep olduğu zararın somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini beyan etmekle, görev itirazının kabulüne, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Davaya konu İzmir İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, ... parsel No:1 sayılı taşınmazın tapu kayıtları, 3-Davaya konu İzmir İli, ... İlçesi,... Mahallesi, Pafta No:... Müdürlüğünce düzenlenen 14/11/2023 tarihli ... sayılı yazı ile işbu yazıya ilişkin düzenlenen sair evraklar, 4-Bornova ... Noterliğinin 22/11/2023 tarihli... yevmiye numaralı ve 28/11/2023 tarihl... yevmiye numaralı ihtarname örneği, 5-Davacı ...ne ait ticaret sicil kayıtları, 6-Davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları, esnaf sicil kayıtları ile ticaret sicil kayıtları, 7-Davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları, esnaf sicil kayıtları ile ticaret sicil kayıtları, 8-Davalı ...ne ait ticaret sicil kayıtları, 9-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, ... Mahallesi,..., Bornova/İzmir adresinde bulunan İzmir İli, ... ilçesi, ... Mahallesi,... parsel sayılı taşınmazda alt kiracı sıfatıyla...Merkezi olarak ticari faaliyetlerini sürdüren davacı şirketin, Bornova Belediyesi Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 14.11.2023 tarihli ve ... sayılı yazısı kapsamında tespit edilen imara ve mevzuata aykırılıklardan dolayı, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 07/12/2023 tarihinde davacı şirkete ait ... Merkezinin faaliyetlerinin durdurulması neticesinde, faaliyet izni verilen 09/01/2024 tarihine kadar geçen süre boyunca faaliyet gösterememesi sebebiyle mahrum kaldığı kar bedelinin, 09/01/2024 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... yönünden işleyecek yasal faizi, davalı ... yönünden ise işleyecek avans faizi ile birlikte binanın kapatıldığı tarihteki malikleri olan davalılar ..., ... ve ...nden hisseleri oranında tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanılmasıyla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği, karşılıklı edimleri içeren bir sözleşmedir (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C.1, s. 694). Sözleşmenin tarafları, kiraya verilen maldan bedel karşılığı yararlanan kiracı ile yararlanmaya razı olan kiraya verendir. Kiraya verenin asli edim yükümü, kiralananı kira süresince kiracının kullanımına hazır bulundurması olup bu husus, somut olayda uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 249. maddesinde [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 301] “Mucir, mecuru akitten maksut olan kullanmağa salih bir hâlde müstecire teslim etmek ve icar müddeti zarfında bu hâlde bulundurmak ile mükelleftir” şeklinde düzenlenmiştir. Kiracının asli edim yükümü ise kira bedelinin ödenmesidir (TBK m. 313). Kiracı bunun dışında kiralananı sözleşmeye uygun kullanma borcu altındadır. Zira kiracı kiralananı kullanma hakkına sahip ise de bu hak mutlak ve sınırsız değildir (Yavuz, Nihat: Türk Kira Hukuku, Ankara 2003, s. 1124). Kiraya veren nasıl kiralananı sözleşme amacına uygun şekilde teslim etmek ve kira süresi içerisinde kullanıma, yararlanmaya elverişli olarak bulundurmak zorunda ise, kiracı da kiralananı özenle kullanmak ve olağan kullanmadan doğan yıpranmalar dışında kalan hâliyle geri vermek zorundadır. Eğer kiralanan olağan şekilde kullanılmamışsa kiracının iyi niyetle hareket etmediği ve kiralananı hoyratça kullandığı varsayılır (Aydemir, Efrail: Türk Borçlar Yasasına Göre Kira Hukuku, 4. Bası, s. 292). O hâlde kiraya veren, kiralanan şeyi, kiracının kiralanandan yararlanmasını ve semerelerini toplamasını sağlayacak ya da işletilmesini mümkün kılacak şekilde teslim etmek ve sözleşme süresi boyunca da bu durumda bulunmakla yükümlüdür. Bu kapsamda kiralananın işletilmesi için gerekli tüm malzemeleri, imtiyazları, ruhsatları teslim etmesi şarttır. Dava konusu tazminat talebinin, davacı... Sağlık Hiz.ve Ger. San. Tic. Ltd. Şti. İle dava dışı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. arasındaki kira sözleşmesi çerçevesinde, Bornova Belediyesi Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 14.11.2023 tarihli ve...sayılı yazısı kapsamında tespit edilen imara ve mevzuata aykırılıklardan dolayı, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 07/12/2023 tarihinde davacı şirkete ait ... Merkezinin faaliyetlerinin durdurulması neticesinde, faaliyet izni verilen 09/01/2024 tarihine kadar geçen süre boyunca faaliyet gösterememesi sebebiyle mahrum kaldığı kar bedelinin talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanun'un 5. maddesinde de ticari davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları yer almaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanun'da düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. (ERİŞ Gönen, Gerekçeli- Açıklamalı-İçtihatlı 6335 Sayılı Kanunla Güncellenmiş Yeni TTK Hükümlerine Göre Ticari İşletme ve Şirketler Ticaret Sicili Yönetmeliği ve İlgili Tebliğler, Seçkin Yayınevi, 1. Baskı, Mart 2013, 1. Cilt, Sh, 323). Ticari davalar ise aynı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yeterli görülmüştür. 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu İle Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir. 02/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesinde; "Kiralanan taşınmazların 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen hükmün taşınır-taşınmaz ayrımı olmaksızın tüm kira ilişkilerinde uygulanması gerekmektedir. Uyuşmazlık tacir sıfatını haiz iki ticaret şirketi arasında bulunan kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup her ne kadar her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili bulunsa da, kira sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar açısından özel yetkili mahkemenin yasa hükümleri doğrultusunda belirlenmiş olması karşısında, mahkememizin görevli olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesinde mahkemenin görevli olması da dava şartları arasında sayılmıştır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davaya konu İzmir İli, ... İlçesi,... Mahallesi, Pafta No:..., parsel No:... sayılı taşınmazın tapu kayıtları, davaya konu İzmir İli,... İlçesi, ...Mahallesi, Pafta No:..., parsel No:... sayılı taşınmaza ilişkin Yapı Kontrol Müdürlüğünce düzenlenen 14/11/2023 tarihli ...sayılı yazı ile işbu yazıya ilişkin düzenlenen sair evraklar, Bornova... Noterliğinin 22/11/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ve 28/11/2023 tarihli... yevmiye numaralı ihtarname örneği, davacı ...ne ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları, esnaf sicil kayıtları ile ticaret sicil kayıtları, davalı ...'a ait vergi sicil kayıtları, esnaf sicil kayıtları ile ticaret sicil kayıtları, davalı ...ne ait ticaret sicil kayıtları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, ... Mahallesi, ... Bornova/İzmir adresinde bulunan İzmir İli, Bornova ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda alt kiracı sıfatıyla ... Merkezi olarak ticari faaliyetlerini sürdüren davacı şirketin, Bornova Belediyesi Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğünün 14.11.2023 tarihli ve...ayılı yazısı kapsamında tespit edilen imara ve mevzuata aykırılıklardan dolayı, İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 07/12/2023 tarihinde davacı şirkete ait ... Merkezinin faaliyetlerinin durdurulması neticesinde, faaliyet izni verilen 09/01/2024 tarihine kadar geçen süre boyunca faaliyet gösterememesi sebebiyle mahrum kaldığı kar bedelinin, 09/01/2024 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... yönünden işleyecek yasal faizi, davalı ... yönünden ise işleyecek avans faizi ile birlikte binanın kapatıldığı tarihteki malikleri olan davalılar ..., ... ve ...nden hisseleri oranında tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davacı şirketin dava konusu taşınmazda dava dışı ... Sağlık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ile arasındaki alt kira sözleşmesi kapsamında alt kiracı sıfatı ile bulunduğu, asıl kira sözleşmesinin ise davalı ... ile dava dışı ... Sağlık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi arasında tanzim edildiği, asıl kira sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 3. maddesinde kiralananın özel sağlık kuruluşu olarak kullanılacağı, 6. maddesinde kira bedelinin ödenmesinin garanti edilmesi durumunda kiracının alt kiralama yapabileceği, ortak alabileceği ve işletmeyi devredebileceği, kiralananın sözleşmede belirlenen amaçla kullanılacağı, başka bir amaçla kullanılamayacağının kararlaştırıldığı ve taraflarca kabul edildiği, her ne kadar dava dilekçesinde bina malikinin sorumluluğu açısından talepte bulunulmuş ise de, davacı şirketin davalı şirket karşısında üçüncü kişi sıfatını haiz olmadığı, alt kira sözleşmesi çerçevesinde alt kiracı sıfatını haiz olduğu, ... Merkezinin binadaki bir kısım eksiklikler sebebiyle kapalı kalmasından dolayı davaya konu edilen mahrum kalınan kar bedeli talebinin dayanağının, asıl kira sözleşmesine ve buna bağlı olarak tanzim olunan alt kira sözleşmesi çerçevesinde davacı tarafından gösterilen faaliyetin kiralananda bulunan eksikliklerin giderilmemesinden kaynaklandığı, neticeten uyuşmazlığın dayanağını taraflar arasında tanzim olunan kiralama ilişkisinin oluşturduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereğince kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar açısından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4/1-a. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/02/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır