İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/1109 E. 2025/767 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1109
- Karar No
- 2025/767
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1109 Esas
KARAR NO : 2025/767
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/11/2024
KARAR TARİHİ: 11/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müteveffa ... hakkında İzmir ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasıyla 22.08.2022 tarihinde alacak takibi yapıldığını, söz konusu icra takibine mirasçı ...'nun o zamanki vekili tarafından İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile ... hakkında başlatılan icra takibinde borca ve imzaya itiraz edildiğini, takibin durdurulması istemi ile dava açıldığını, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı kararı ile HMK 114. madde dava şartı yokluğundan 20.09.2022 tarihinde usulden reddine karar verildiğini, bu aşamada vekili ile müvekkili ... arasındaki vekaletname ilişkisinin azilname ile sonlandırıldığını, takip dosyasına mirasçı ...'nun taraf olarak eklenmesi ve ödeme emrinin müvekkiline 01.11.2022 tarihinde tebliğ edilmesi neticesinde, 04.11.2022 tarihinde vekaleten İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile borca ve imzaya itiraz edilerek icra takibinin durdurulmasının talep edildiğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı kararı ile şikayetin kabulüne karar verildiğini, 05/12/2022 tarihinde İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında borçluya gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verildiğini, 3 aylık süre sonunda ödeme emrinin mirasçı ...'na 14.01.2023 tarihinde tebliğ edilmesi neticesinde 17.01.2023 tarihinde İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi ... E. Sayılı dosyası ile borca, imzaya itiraz edildiğini icra takibinin durdurulmasının talep edildiğini, İzmir ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı kararı ile imzaya ve borca itirazlarının 16.04.2024 tarihinde red olduğunu, muris ...'nun dolayısıyla müvekkili ...'nun davalıya borcu olmadığının tespit edilmesi zarureti doğduğundan iş bu davanın açıldığını, 27/09/2010 doğumlu müvekkili ...'nun 02/08/2022 tarihinde metanol zehirlenmesi sebebiyle vefat eden ...'nun kızı olduğunu, velayetinin tarafların boşanmasının gerçekleştiği İzmir ... Aile Mahkemesi'nin ... E. ,... K. Sayılı ve 10.10.2014 kesinleşme tarihli kararı ile annesi ...'ya verildiğini, müvekkilinin halihazırda lise öğrencisi olduğunu, babasından kalan emekli maaşı ve anne ...'nun babasından aldığı emekli maaşı ile geçindiklerini, murisin zehirlenme olgusu sebebiyle vefat etmesi sonucu soruşturmasının İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Sayılı dosyası ile yürütüldüğünü, davalı ... tarafından müteveffa ...'nun vefatından 20 gün sonra 22.08.2022 tarihinde ... aleyhine alacak iddiası ile İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, murisin Devlet Hava Meydanları İşletmesinde Elektrik teknisyeni olarak çalıştığını, geçimini yalnızca bu maaş ile sürdürdüğünü ve sade bir vatandaş olduğunu, dolayısı ile vefatından 20 gün sonra başlatılan İcra takibi ve toplam tutarı 4.800.000,00 TL'yi bulan, 3 senelik zaman dilimine tam olarak sığdırılan dayanak 6 adet senetten oluşan borçlanmanın, mantıksal olarak kabul edilebilir olmadığını, müteveffanın ...bank'ta vefatından hemen önce ödemekte olduğu 2 adet ihtiyaç kredisinden, ihtiyaç kredisinde talebi üzerine hayat sigortası dahi yapılmadığını, hayatta iken 50,00-100,00-TL apartman aidatını dahi ödemekten imtina ettiğini, kılı kırk yardığının komşularınca ifade edildiğini, hal böyle iken borca konu edilen senetler ile borçlandırma işleminin mevcut olduğunu iddia etmenin gerçekten uzak olduğunu, sayılan hususlar ve resen araştırılacak deliller ile müteveffanın borcunun olmadığının kolaylıkla ortaya çıkacağını, müvekkilinin henüz 14 yaşında, öğrenci, babasında kalan emekli maaşı ve annesi ...'nun babasından kalan maaş ile geçimini sağladığını, kirada oturduklarını, müvekkilinin babasından kalma taşınmazlar üzerinde dava konusu İcra takibi sebebiyle İhtiyati tedbir kararı bulunduğunu ve kıt kanaat geçindiklerini, diğer yandan iş bu dava tarihi ile, takibin yapıldığı ... İcra Dairesi ... e. sayılı dosyada davalı tarafça taşınmazların satışı talep edildiğini ve bu talebin tensiben kabul edildiğini bildirerek adli yardım talebinin kabulüne, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Sayılı dosyadaki takibin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile teminatsız durdurulmasına, davalının açmış olduğu icra takibi sebebiyle iddia edilen 4.800.000,00-TL borcunun olmadığının tespitine, takip bedelinin %20'si üzerinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; İş bu dava konusu kambiyo senetlerindeki imzaya itirazların incelendiği İzmir ... İcra Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında; hem yerel bilirkişi ...'dan, hem de Adli Tıp Kurumu fizik ihtisas dairesinden alınan raporlarla imzaların murise ait olduğunun sabit olduğunu, bu durumu tespit eden ilk derece mahkemesi kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... esas ve ... sayılı kararı ile de ilk derece mahkemesinin kararının onandığını, ilgili dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, anılan bu vakıalar neticesinde davalı tarafın iş bu dosyada imzaların muteberliğini tekrar sorgulaya çalışmasının art niyetli bir tutum olarak gördüklerini, İzmir ... İcra Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında murisin imzalarının yoğun bir çaba sonucu çeşitli yerlerden toplandığını ve bu imzaların hem bilirkişi, hem de Adli tıp kurumu ihtisas dairesinin incelemesinden geçtiğini, müvekkilinin alacaklı olduğundan bahisle, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun mirasçısı vekilinin açmış olduğu işbu dava ile bahse konu senetlerdeki imzanın borçluya ait olmadığı iddia edilerek icra dosyasının, dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasının talep edildiğini, davacıların itirazlarına katılmalarının söz konusu olmadığını, öncelikle davacı tarafın borçlunun ekonomik durumu ve neden böyle kambiyo senetleri olamayacağına ilişkin beyanlarını kabul etmediklerini, bononun bağımsız borç ikrarı içeren bir senet olduğunu, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükünün kaydın aksini savunan tarafa ait olduğunu; bu durumda ise ispat yükünün davacı senet borçlusunda olduğu yolundaki genel kuralın yer değiştirmeyeceğini ve davacının senedin bedelsiz olduğunu ispatlaması gerektiğini, HMK madde 201 de senede karşı tanıkla ispat yasağının bulunduğunu, bu sebeple karşı tarafın tanık dinletme taleplerini kabul etmediklerini, ayrıca davacı yanın dava dilekçesinin 10. ve 20. maddeleri arasında izah etmeye çalıştığı hususlar hakkında şimdilik cevap ve kanuni hakları saklı kalmak kaydıyla murisi müvekkillerinin öldürmediğini beyan ettiklerini, asıl davalı yan olarak mağdur edilme olasılıklarının çok yüksek olduğu inancında olduklarını, çünkü ... İli, ... İlçesi ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... İli, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... İli, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... Nolu Bağımsız Bölüm, ... İl, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... Nolu Bağımsız Bölüm taşınmazların halihazırda davacı ...'na ait olduğunu, davacı yanın davacı asilin maddi durumunun yetersizliği ile ilgili beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, bu gayrı menkuller her ne kadar İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından hacizli olsalar dahi ,satış işlemlerinin yapılabilmesi için zaten itiraz dosyasının kesinleşmesinin gerektiğini, davacı yanın tedbire ilişkin beyan ve endişelerinin yersiz olduğunu bildirerek davacı tarafın taleplerinin reddine, haksız çıkması durumunda davacı borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep emiştir.
Dava dosyası İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı Mahkemenin görevli olması dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin 25/10/2023 tarihli kararı sonucu Mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizin 25/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı tarafın Adli Yardım talebinin reddine karar verilmiş, davacı tarafın itirazı nedeniyle İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Değişik İş sayılı kararı ile HMK 337/2 Maddesi uyarınca kabulüne, davacının HMK 335 ( 1 ) /c bendi kapsamında yalnız dava harçları ve yargılama giderleri yönünden adli yardımdan yararlandırılmasına ilişkin kesin olmak üzere karar verilmiştir.
Mahkememizin 17/01/2025 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.,
Mahkememizin 11/09/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında açılan dava yönünden arabuluculuk başvurusunun olmadığını bildirerek beyanını imzası ile onaylamıştır.
Türk Ticaret Kanununa 06/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20.maddesi ile eklenen 5/a maddesi gereğince TTK 4. Maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak getirilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi "6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin 1. fıkrasında yer alan "paranın ödenmesinde olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiştir." 43. Maddesi "(1) Bu Kanunun; a)31 inci, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci ve 41 inci maddeleri 01/09/2023 tarihinde, b)Diğer maddeleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer"
6325 Sayılı Yasaya 7155 Sayılı Yasanın 23. Maddesi ile eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrası "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." ;hükümlerini içermektedir.
Somut olayda davanın ...'nun müteveffa ...'nun mirasçısı olduğu, İzmir ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası başlatılan icra takibine konu senetler nedeniyle murisin davalıya borcunun olmadığının tespitine yönelik işbu davanın açıldığını, davanın İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7445 sayılı Kanunun 31. Maddesi kapsamında arabuluculuğa tabi davalardan olduğu, 7155 Sayılı Yasa'nın 23. Maddesiyle eklenen 6325 Sayılı Yasa'nın Değişik 18/A-2 Maddesine göre davadan önce ara buluculuğa başvurulması gerektiği, ancak iş bu davanın ara buluculuğa başvuru şartı yerine getirilmeden açıldığı anlaşılarak HMK 115/2. Maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR;Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Adli yardım talebinin kabulü nedeniyle alınması gereken 615,40 TL Başvuru Harcı ile 615,40 TL ilam harcının davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. Maddesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Adli yardım talebinin kabulü nedeniyle İzmir C.Savcılığı İdari İşler Müdürlüğü tarafından gönderilen 5.000,00 TL'nin resen İzmir C.Savcılığı İdari İşler Müdürlüğüne iadesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı