İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/736 E. 2026/260 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/736
- Karar No
- 2026/260
- Karar Tarihi
T.C. ................ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/736 Esas - 2026/260 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ................ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/736 Esas KARAR NO : 2026/260
................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/10/2024 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı adına ................-Romanya ve Adana-Romanya arasında nakliye işi yaptığı, faturaları davacıya teslim ettiği halde davalının borcunu ödemediği, bu nedenle ................ 1.Genel İcra Dairesinin 2024/64168 sayılı dosyasında yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına neden olduğu, davalının haksız itirazının iptal edilerek en az %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi dava ve talep edilmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresi içinde açılmadığını,yetkisiz mahkeme de açıldığını, müvekkilinin muaccel hale gelmiş borcu olmadığını haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği ifade edilmektedir. ................ 1.Genel İcra Dairesinin 2024/64168 sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının davalı aleyhine 01.10.2024 tarihinde 4.050,00 Euro alacak için icra takip talebinde bulunduğu, bu tutarın fiili ödeme günündeki TL karşılığının Merkez Bankası Kamu Bankalarınca Uygulanan Azami Faizi ile tahsilinin talep edildiği, 4.050 EURO x 38,14 TL = 154.467 TL. 30.09.2024 tarihinde 1 EURO = 38,14 TL olarak belirlendiği ve takip talebinde borcun sebebi olarak "CARİ HESAP ALACAĞI 4.050,00 EUR" olarak gösterildiği, davalının borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra dairesince takibin durmasına karar verildiği görülmektedir.
02/10/2025 tarihli talimat Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı yan ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin düzenlediği, 19/04/2024 gün ve GRA 202400000088 Satış Faturasıyla ................-Romanya Nakliyesi 8.100 Euro ile 19/04/2024 gün ve GRA 202400000089 Satış Faturasıyla Adana -Romanya Nakliyesi 6.000 Euronun TL karşılığı olan 488.648,19 TL nin tamamı 30/04/2024 tarihinde davacıya kasa dan ödenmiş olduğu, bu kayda göre davacının davalıdan alacağı kalmadığı izlenimi doğmakla birlikte davacının düzenlediği Fatura toplamı 14.100 Euro dan (6.650+3.400=) 10.500 Euro nun Bankadan davacıya ödenmiş olduğu belgelendirilmiş olduğuna göre, (14.100 – 10.500 =) 4.050 Euro nun TL karşılığının da davacıya ödenmiş olduğunun davalı yanca kanıtlanmasının gerektiği, davalı defterlerinde ödemenin tamamen kasadan yapılmış gibi görünmekte olmasının kayıtların dayanağı olması gereken belgelerle uyumsuzluğu açık olduğundan, davalının defter kayıtlarının kendi lehine dayanak (delil) olması yerine, davacıya yapılan ödeme belgelerinin borç alacak değerlendirmesine esas alınması gerektiği, dosyada sayın mahkemenin bankalara yazmış olduğu yazılardan sadece .............. Bankasından gelen cevap yazısı bulunduğundan diğer Bankalardan gelebilecek yazılarda, Davalının 4.050 Euro yu veya karşılığı olan TL yi Davacıya ödediğini kanıtlayıcı belge bilgi bulunmaması halinde davalının davacıya 4.050 Euro karşılığı TL tutarını ödememiş olduğu , takibe yaptığı borcum yok şeklindeki itirazında Haksız olduğu ve ................ 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/64168 sayılı dosyasında aleyhinde başlamış harca Esas Değeri 156.467 TL olan takibin devamının gerektiği bildirilmiştir.
09/12/2025 tarihli talimat Mahkemesince alınan bilirkişi ek raporunda özetle; davalı yan ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin düzenlediği, 19/04/2024 gün ve GRA 202400000088 Satış Faturasıyla ................-Romanya Nakliyesi 8.100 Euro ile 19/04/2024 gün ve GRA 202400000089 Satış Faturasıyla Adana -Romanya Nakliyesi 6.000 Euronun TL Karşılığı olan 488.648,19TL nin tamamının 30/04/2024 tarihinde davacıya kasa dan ödenmiş olduğu kaydının bulunduğu, bu kayda göre davacının davalıdan alacağı kalmadığı izlenimi doğmakla birlikte davacının düzenlediği 2 Fatura toplamı 14.100 Euro dan (6.650+3.400=) 10.500 Euro nun Bankadan davacıya ödenmiş olduğu belgelendirilmiş olduğuna göre, (14.100 – 10.500 =) 4.050 Euro nun TL karşılığının da davacıya ödenmiş olduğunun davalı yanca kanıtlanmasının gerektiği, davalı defterlerinde ödemenin tamamen kasadan yapılmış gibi görünmekte olmasının kayıtların dayanağı olması gereken belgelerle uyumsuzluğu açık olduğundan, davalının defter kayıtlarının kendi lehine dayanak (delil) olması yerine, davacıya yapılan ödeme belgelerinin borç alacak değerlendirmesine esas alınması gerektiği, dosyada sayın mahkemenin bankalara yazmış olduğu yazılardan sadece .............. Bankasından gelen cevap yazısı bulunduğundan diğer Bankalardan gelebilecek yazılarda, Davalının 4.050 Euro yu veya karşılığı olan TL yi Davacıya ödediğini kanıtlayıcı belge bilgi bulunmaması halinde davalının davacıya 4.050 Euro karşılığı TL tutarını ödememiş olduğu , takibe yaptığı borcum yok şeklindeki itirazında Haksız olduğu ve ................ 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/64168 sayılı dosyasında aleyhinde başlamış harca Esas Değeri 156.467 TL olan takibin devamının gerektiği bildirilmiştir.
05/02/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; davacı taraf defterlerinin e-defter şeklinde olduğu, genel muhasebe kurallarına uygun tutulduğu, sahibi lehine delil özelliği taşıdığı, davacı taraf defterlerine göre davalının davacıya cari hesaptan kaynaklı 345.169,98 TL borcu olduğu, davalı defter incelemesine göre, davalı defterlerinde davacıya borcun kasadan ödenmiş gibi gösterildiği ancak belge olmadığı, taraf defterlerinin uyumlu olmadığının anlaşıldığı, ................ 1.Genel İcra Dairesinin 2024/64168 sayılı dosyası ile davacı tarafından 4.050,00 Euro (4.050x38.14:154.467,00 TL ) asıl alacağın fiili ödeme günündeki TL karşılığının Merkez Bankası Kamu Bankalarınca Uygulanan Azami Faizi ile tahsilinin talep edildiği, mevcut belgelere göre davalının 4.050 Euro’yu davacıya döviz olarak veya karşılığı TL tutarını ödemiş olduğunu gösterir bir ödeme belgesi veya dekontun dosya kapsamında bulunmadığı, davacının takip öncesi işlemiş faiz talebinin bulunmadığı, icra inkar tazminatı talebi konusunda takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. HMK’nın 222. maddesine göre; ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. ( Yargıtay 11.HD'nin tarih ve 2020/2505 E. - 2022/2800 K. sayılı ilamı ) Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak, sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Lakin; adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse artık bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.( Yargıtay 11. HD'nin 19.12.2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. sayılı ilamı ) Bir başka ifade ile faturanın davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olması bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluşur.(Yargıtay 19. HD'nin 14.10.2019 tarih ve 2018/29 E. - 2019/4749 K. Sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta 05/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının defterlerinin mevzuata uygun şekilde tutulduğu, denetime elverişli olduğu, buna karşın davalının davacıya kasadan ödeme yaptığını beyan etmesine rağmen buna dair evrak sunamadığı, tüm bunların yanından davalının yasal süresi içinde faturaya itiraz da etmediği cihetiyle aşağıdaki şekilde davanın kabulüne kadar vermek gerekmiştir. Alacak likit olduğundan asıl alacağın icra takibi zamanındaki TL karşılığı üzerinden yüzde yirmi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Her ne kadar Mahkememizin 28/04/2026 tarihli celsesinin kısa kararının 2 nolu bendinde "2-Alacağın likit olması sebebi ile asıl alacak miktarının %20'sine tekabül eden 32.893,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " denilmiş ise de sehven maddi hata yapılığı görülmüş olmakla; iş bu 2 nolu ara karar "2-Alacağın likit olması sebebi ile asıl alacak miktarının %20'sine tekabül eden 30.893,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " şeklinde düzeltilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ................ 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/64168 esas sayılı dosyası kapsamında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Alacağın likit olması sebebi ile asıl alacak miktarının %20'sine tekabül eden 30.893,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 10.551,64 TL harçtan peşin alınan 1.865,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.686,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.865,51 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 20.700,90 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ................ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026