İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/588 E. 2026/368 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/588
Karar No
2026/368
Karar Tarihi

T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/588 Esas - 2026/368 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/588 KARAR NO : 2026/368

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/11/2020 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 K.YAZIM TARİHİ : 05/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, 2018 yılından bu yana ...Holding iştiraklerine, ilgili danışmanlık sözleşmeleri husus ve kapsamında danışmanlık hizmeti verdiğini, ...Holding iştiraklerinden biri olan Davalı Şirket ile müvekkili şirket arasındaki Danışmanlık Sözleşmesi ("Sözleşme") 07.06.2018 tarihinde geçerli bir şekilde kurulduğunu, ancak müvekkili şirketin işbu sözleşme kapsamında hak kazanmış olduğu aylık danışmanlık ücretleri ile başarı primleri müvekkili şirkete ödenmemiş olduğundan taraflarınca huzurdaki işbu davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, danışmanlık sözleşmesi geçerli ve tarafların iradelerine uygun şekilde kurulduğunu, davalı yan ile müvekkili şirket arasındaki sözleşme 07.06.2018 tarihinde imzalandığını, sözleşme yazılı şekilde yapıldığını ve davalı yan ile müvekkili şirketi temsile yetkili kişilerce imzalandığını, sözleşme kapsamda müvekkili kendisine düşen bütün sorumlulukları iş ahlakı ve etiğine uygun, zamanında, tüm gereklilikleri ve özverili çalışmasıyla yerine getirmiş olup, işbu Sözleşme'nin "Mali Hükümler" başlıklı 4. Maddesi uyarınca, vermiş olduğu hizmetler için aylık 10.000 TL + KDV tutarında danışmanlık ücreti ve davalı Şirketin ... Merkezi statüsüne erişmesi durumunda aylık olarak sağlanacak toplam fayda üzerinden ve Ekonomi Bakanlığınca sağlanan hibe destek miktarı üzerinden %7oranında başarı primine hak kazandığını, bu kapsamda, müvekkilinin aylık danışmanlık bedelleri ve başarı primleri bir tarihe kadar düzenli ödenmiş olsa da, hizmet verilen süreler boyunca yapılması gereken ödemeler Sözleşmeye uygun olarak yapılmadığını ve müvekkilinin hak kazandığı ödemelerin tahsilatını sağlayamadığını, müvekkili şirket, sözleşme çerçevesinde verdiği hizmetlerin karşılığını alamadığını, müvekkili şirket sözleşme kapsamındaki aylık ücretini altı buçuk ay boyunca alamadığını, izah edilen nedenlerden ötürü, müvekkilinin hak kazanmış olduğunu, Mart 2018 tarihinden itibaren verilen hizmetlerle ilgili olarak belirtilen kanıtlar doğrultusunda, ödenmemiş olan 6,5 aylık danışmanlık hizmet bedelleri toplamının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.000 Türk Lirası kadarlık kısmı, T.C. Ticaret Bakanlığı 5746 sayılı kanun kapsamında desteklenen ... Merkezi Statüsü'ne erişime müvekkilince verilen hizmetlerle, şirket tarafından ... Merkezi statüsüne erişilmiş olmaktan dolayı müvekkilince hak kazanılmış olan ve müvekkili tarafça tutarı bilinemeyen muafiyet ve teşviklerden elde edilen faydadan doğan %7 başarı primi ile hesap edilecek olan ve ödenmemiş tutar olan kısma dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 Türk Lirası kadarlık kısmı, yerli olarak üretilecek olan sıcak iş takım çeliğinden hafif silah sektörüne yönelik namlu ömrü yükseltilmiş özgün milli tabanca geliştirilmesi" konulu 3190576 ... kayıt numaralı proje için müvekkili şirket tarafından bütün hazırlığı yapılmış ve zamanında bu projeye başvurulduğunu, ... tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda kabul edilen desteklenmesi uygun bulunan proje üzerinden, proje ile ilgili tüm paydaşların sağlayacağı hibe destek tutarı üzerinden ödenmesi gereken ve bu aşamada müvekkili tarafından net destek tutarı bilinmediğinden, ... tarafından proje için belirlenen destek tutarının %7'si oranındaki başarı primi tutarı olan kısma dair fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 70.000 Türk Lirası kadarlık kısmı olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplamda 80.000 Türk Lirası tutarındaki alacağın, işletilecek olan ticari faiz ve KDVsi ile birlikte davalı'dan alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı cevap dilekçesinde özetle; Huzurda görülmekte olan davanın belirsiz alacak davası olarak açabilmesi için gereken asgari şartlar söz konusu olmadığını, zira işbu davanın konusu olan alacak kalemleri davacı tarafından belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olduğunu, özetle davacının hesaplayamayacağı veya hesaplaması kendisinden beklenemeyecek cinsten alacaklar olmadığını, talep konusu kalemler hesap edilebilir ve belli olduğuna göre huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesi hukuka aykırı olup davanın esasa girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında 07.06.2018 tarihinde imzalanan danışmanlık sözleşmesi haziran 2019 tarihinde şifahi ve fiili olarak feshedildiğini, bu husus 14.01.2020 tarihli yazılı bldirimle teyit edildiğini, sözleşmenin yürürlükte olduğu dönemin danışmanlık ücretleri de eksiksiz ödendiğini, danışmanlık sözleşmesinin 5. maddesine göre taraflardan herhangi biri bir ay önceden yazılı olarak bildirimde bulunmak suretiyle sözleşmeyi feshedebileceğini, müvekkili şirket, davacı şirketin çalışma prensibi ve ilkelerinden memnuniyet duymaması sebebiyle sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, davacı şirket, sözleşmenin fesih tarihine kadar olan danışmanlık ücretlerinin faturasını düzenlediğini ve bedellerini de aldığını, uyuşmazlığa konu danışmanlık sözleşmesi haziran 2018'de imzalanmış olup müvekkili şirket bu tarihten önce 26.04.2018 tarihinde ... merkezi konumuna eriştiğini, yeni delil sunulmasına muvafakati olmadığını, uyuşmazlık konusu ile ilgili olmayan belgelerin dosyaya sunularak algı oluşturulmaya çalışılması davacının kötü niyetinin apaçık göstergesi olduğunu, açıklanan sebeplerle huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddi gerektiğini, davayı kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirket, ...'a değerlendirilmek üzerek gönderilen "Yerli Olarak Üretilecek Olan Sıcak İş Takım Çeliğinden Hafif Silah Sektörüne Yönelik Namlu Ömrü Yükseltilmiş Özgün Milli Tabanca Geliştirilmesi" projesine ilişkin olarak müvekkili şirkete teşvik ödemesi yapılmadığını, tahsil edilemeyen bir teşvik üzerinden prime hak kazanıldığının iddia edilmesinde hakkaniyete ve hukuka uygun bir yan olmadığını, ayrıca kesinlikle davayı ve talepleri kabul anlamına gelmemekle birlikte söz konusu projeye ilişkin gelişmeler Danışmanlık Sözleşmesi'nin aslında sona erdirildiği Haziran 2019 tarihinden sonra geliştiğinden zaten davacının herhangi bir hak talep etmesi söz konusu olamayacağını, açıklanan sebeplerle, haksız ve kötü niyetli davanın tümden reddi gerekmekte ve mahkemeden talep edildiğini, izah edilen ve mahkemece re’sen göze alınacak sebeplerle;Huzurda görülmekte olan haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle hukuki yarar eksikliği sebebiyle usulden reddine, esas incelemesine geçildiği takdirde haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Davadaki uyuşmazlığın; 06/07/2018 tarihli danışmanlık sözleşmesi tarafların kabulünde olup davacı yan sözleşme gereği edimini yerine getirdiğini, ücret alacağı ve iki farklı gelişme / proje kapsamında başarı primlerinin ödenmediğini iddia ettiği, davalı yan ise tüm ücretlerin ödendiğini sözleşmenin feshedildiğini, başarı primi talep edilen proje ve gelişmenin sözleşme yapılmadan önce ve fesihten sonraki durumlar olduğunu, başarı primine hak kazanamayacağı iddia edilmekle, ücretin ödenip ödenmediği, başarı primi talep etme şartları oluşmuş ise talep edilebilecek alacak miktarının tümü uyuşmazlık konusu olduğu anlaşıldı. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi kurulundan alınan 08.08.2024 tarihli raporda:Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olduğunu, tarafların bilanço esasına göre defter tuttukları, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarını kağıt defter şeklinde tutmuş olduğunu, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarını e-defter yazılım sistemi/programı üzerinden oluşturduğunu, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında e-defter beratlarının oluşturulduğu açılış/kapanış tasdiklerinin-onaylarının yapıldığını, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğunu, borç-alacak kayıtlarının işlendiği ve defterdeki kayıtların birbirini doğruladığını, buna göre ticari defterlerin HMK madde 222’deki şartlara uygun olarak delil olarak kullanılabileceğini, delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğunu, tarafların aralarındaki ticari ilişkinin mevzuatın öngördüğü 120 Alıcılar Hesabı ile 320 Satıcılar Hesabı ilgili alt hesap kodlarında izlenmiş olduğu ve anılan hesap yevmiye kayıtlarına göre tarafların birbirlerinden kayıtlanmış alacak/ borç bakiyelerinin bulunmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarındaki muhasebe kayıtlarından; davalının takip edildiği yevmiye defteri ile uyumlu cari hesap kayıtlarında, sözleşme kapsamında düzenlenen faturaya davalı şirketten alacağının bulunduğu hususunda bir kayda bir diğer ifadeyle alacaklandırıcı/borçlandırıcı kayda rastlanmadığından ticari defter ve kayıtları üzerinden işbu dava dilekçesindeki iddia ve taleplerin mali müşavir uzmanlık alanımız çerçevesinde açıkça tespitinin yapılamadığını, anlatılan gerekçeler ve belge eksikliği nedeniyle, uyuşmazlık konusunda bu haliyle net bir değerlendirme yapılamayacağını, bu noktadan hareketle;Davacı Vekili her ne kadar 09.01.2023 tarihli beyan dilekçesinde ön ödemeye ilişkin 40.000,00 TL’lik ve başarı primine ilişkin 80.000,00 TL’lik faturalardan ve bedelinin ödendiğinden söz ediyor ise de; Yapılan incelemede sözü edilen faturalara rastlanamadığı gibi, ödemeye ilişkin bir belgenin dosyada yer almadığını, ayrıca sözü edilen ödemelerin davacı kayıtlarına yansıtılmadığını, dolayasıyla varsa davacı yanca 40.000,00 TL ve 80.000,00 TL faturaların ve ödeme alındığı ifade edilmekle ödeme belgelerinin gönderilmesi, davacı şirket tarafından; bilirkişi incelemesine hazır olacak biçimde varsa davacı alacak/borç kayıtlarının ve banka hesap kayıtlarının/ekstrelerinin gönderilmesi gerektiğini, nihai taktir mahkemeye ait olduğu tabi olmakla birlikte, dava konusu uyuşmazlık hakkında sağlıklı ve denetime elverişli bir rapor düzenlenebilmesi için, ... konusunda uzman (tercihen ...’ta konuyla ilgili birimde çalışan biri) bir bilirkişinin kurula atanmasının uygun olacağı bildirilmiştir. Bilirkişi kurulundan alınan 24.01.2025 tarihli ek raporda:Vakıfbank hesap hareketlerinin incelenmesinden ; ... tarafından yapılan ödemelerin 11.02.2022 ve 27.05.2022 tarihlerinde yapıldığı, bu tarihlerin ise, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinden yaklaşık iki yıllık bir süre sonraya denk geldiğini, her ne kadar mevcut delil durumu itibariyle davacının, bu talebiyle ödeme tarihleri arasındaki süre göz önüne alındığında, nedensellik bağının oluşamadığını, dolayısıyla ... destek ödemelerinin %7 oranında prim almaya hak kazanamadığı söylenebilir ise de, ... çalışmalarının uzun bir süreyi kapsayabileceğini, ancak bu hususun, kurulun uzmanlık alanı dışında kalması nedeniyle, davacının, davalı ...A.Ş.nin ... statüsünü almasında katkısının olup olmadığı, olmuşsa nasıl ve ne oranda bir katkısının olduğu hususunun taraflarınca tespitinin bu haliyle mümkün olamayacağını, ayrıca davacının, aylık danışmanlık hizmetinden kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı bildirilmiştir.

Bilirkişi kurulundan alınan17.07.2025 tarihli ek raporda:Dosya muhtevasında bulunan tüm bilgi, belge ve dokümanlar kapsamında; ...’ın resmi belge ve usullerine göre proje kapsamında davacı şirketin hizmetinin resmi olarak teyit edilmediği ve beyan edilmediği, dolayısıyla davacının iddia ettiği başarı primi veya danışmanlık alacağına ilişkin maddi dayanakların oluşmadığı bildirilmiştir. Bilirkişi kurulundan alınan 07.01.2026 tarihli ek raporda:... Ltd.Şti. tarafından davalı ...A.Ş. aleyhine hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak açılan alacak davasında; Gerek önceki raporlarda ayrıntılarıyla ve gerekçeleriyle belirtildiği üzere taraflar arasındaki 07.06.2018 tarihli sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca yapılan toplam ödemelerde göz önüne alındığında, davacının; aylık danışmanlık ücreti ile başarı priminden kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamında dava, danışmanlık hizmeti veren firma tarafından, danışmanlık hizmeti verdiği firma aleyhine, aylık danışmanlık ücretinden kalan tutar ile başarı prim desteğinin hiç ödenmediği gerekçesiyle açılan bir alacak davasıdır. Taraflar arasında, 01.03.2018 tarihinde bir Danışmanlık Sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmenin “Mali Hükümler” başlıklı 4.maddede; Danışmanlık hizmetleri bedeli olarak, fatura tarihi itibariyle 7 gün içinde 40.000,00 TL’nin banka hesabına, ARGE merkezi olunması durumunda başarı primi onayının ilgili kurumdan alınmasını takip eden 8 ayda 10.000 TL den 80.000 TL olarak ödenmesinin kararlaştırıldığı, 1.2- 5.maddede ise, iş bu sözleşmenin eki olan Teklif maddelerinde belirtilen süreler boyunca hizmet vereceği, öngörülen sürede bitmemesi durumunda, bu sürenin karşılıklı mutabakatla uzatılacağı belirtilmiştir. Bu sözleşmeye danışman şirket ...Ltd. Şti. adına... .... .... , işveren şirket ...A.Ş. adına... imzalamıştır. 2- Yine taraflar arasında 07.062018 tarihinde ikinci bir Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi düzenlenmiştir. Bu sözleşmenin; 2.1- “Mali Hükümler”le ilgili 4.maddesinde; danışmanlık bedelinin 10.000,00 TL, 12 ay boyunca her ay, 2.2- Başarı primi olarak hibe destek bedelinin % 7’sinin ödeneceği belirtilmiştir. Davalı yan, 14.01.2020 tarihli bir yazısı ile, sözleşmenin Haziran 2019 tarihinden itibaren feshedildiğini, davacı tarafa bildirmiştir. Davacı şirket, ...38. Noterliğinin, 24.09.2020 tarih, 23017 yevmiye numarasıyla, davalı şirkete gönderdiği ihtarnamede, Proje onay yazısı 25.08.2020 tarihinde TUBİTAK tarafından düzenlenen projeden kaynaklanan başarı prim alacağının tamamının, iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödenmesi istenmiştir. Daha sonra davacı danışmanlık şirketi tarafından aylık danışmanlık ücretinden kaldığını öne sürdüğü ücretin yanı sıra, başarı destek priminin ödenmesi amacıyla iş bu dava açılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile Tubitak yazı cevaplarından anlaşıldığı üzere davacı başarı prim alacağını ve tubitak proje hibe desteği talebinde bulunmuştur. Davacı prim alacağına ilişkin talebini sözleşmeye dayandırmaktadır. Sözleşmenin (07.06.2018 tarihli) 4.maddesinde; hibe destek bedelinin (her bir projeden elde edilecek fayda üzerinden) % 7’si oranında “Başarı Primi” ödeneceği belirtilmiş olup davacının da bu alacak talebi sözleşme hükmüne dayanmaktadır. Davacı başarı primini, dava dilekçesinde her ne kadar; Muafiyet ve teşviklerin % 7'si ve Destek tutarının % 7'si şeklinde iki ayrı biçimde değerlendirerek talepte bulunmuş ise de sözleşmenin; 4.maddesindeki tablonun 2.sırasında açıkça başarı pirimi tek bir unsur (hibe destek bedelinin % 7'si) halinde belirtimiş olup ayrıca muafiyet ve teşviklerin de % 7'sinin ödeneceğini ilişkin ikinci bir unsurdan söz edilmemesi nedeniyle, davacı yana, ancak destek priminin % 7'sinin ödenebileceğinin kabulü gerekeceği, hükme esas alının raporda usulüne uygun tutulan ve birbirini doğrulayan defterler uyarınca davacı tarafça düzenlenen danışmanlık hizmeti ve başarı primi açıklamalı faturalara konu bedelinin ödendiği ve davacının alacağının bulunmadığının belirlendiği, yine davacı şirkete ürüne yönelik olmayan proje dosyası hazırlama ve raporlama konusunda destek verdiği bununla birlikte proje bazında dönemsel verilmiş olan destekler ... merkezi statüsü ile bir bağı bulunmadığı, davalının ... merkezi olması ile ilgili anlaşma akademik açıdan bahsedilen danışmanlıkla alakası bulunmadığının bilirkişi raporları ile belirlendiği şirketler arası ticari olarak yapılan bu anlaşmanın ...'a verilen projede danışmanlık olarak belirtilmesi uygun olmadığı yönündeki bilirkişi raporundaki görüş dikkate alınarak taraflar arasındaki 07.06.2018 tarihli sözleşmenin 4. maddesi uyarınca yapılan toplam ödemelerde göz önüne alındığında , davacının ; aylık danışmanlık ücreti ile başarı priminden kaynaklanan bir alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davacının davası sübut bulmadığından davanın reddine dair aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın REDDİNE, Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 1.366,20TL harcın mahsubu ile fazla alınan 634,20TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Hesaplanan ve takdir olanan 45.000,00TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair, Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile ...Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/04/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/588, K. 2026/368, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-588-e-2026-368-k-f05c791c13b3