İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/676 E. 2026/280 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/676
- Karar No
- 2026/280
- Karar Tarihi
T.C. ................. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/676 Esas - 2026/280 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ................. 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/676 Esas KARAR NO : 2026/280
................... ........................... .................................. ....................................... ............................................... .......................................................
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/10/2024 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..................'nın soğuk hava deposu satım, tamir ve bakım işi yaptığını, davalı .................'in ise, dondurma üretimi yaptığını ve Hürriyet Mah. H.............. adresinde dondurma fabrikası bulunduğunu, müvekkili tarafından 01.10.2023 tarihinden başlanarak çeşitli tarihlerde davalı şirkete ait yukarıda adresi belirtilen dondurma fabrikasında 2 adet Rüzgar F5S00 model dondurma makinesi satım ve komple kurulum işleri yapıldığını, yapılan işler ile ilgili olarak müvekkili tarafından icra takibine konu 23.02.2024 tarihli faturanın tanzim edildiğini, fatura bedelinin davalı tarafça ödenmemesi nedeniyle ................. 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/37800 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan itiraz sonucunda ise, arabuluculuk başvurusu yapılmış olup taraflar arasında anlaşma sağlanamaması nedeniyle iş bu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkili ..................'nın ilk etapta faturaya konu iş başlangıcı olan 01.10.2023 tarihinde Muş iline gittiğini ve 01.10.2023 - 31.11.2023 tarihleri arasında Muş Öğretmenevinde kaldığını, daha sonrasında ise, iş bitimine kadar birkaç defa gidip gelerek işi bitirdiğini ve üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, ilk etapta davacının gidiş dönüş yol masrafları ve öğretmenevi konaklama ücretinin davalı tarafça ödendiğini, ilgili kurumlara müzekkere yazıldığında bu durumun anlaşılacağını, müvekkili tarafın üstüne düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafça fatura bedeli ödemesinin yapılmadığını açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. ................. 6. Genel İcra Dairesi 2024/37800 esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı vekilince 05/06/2024 tarihinde 123.000,00.-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin 23/02/2024 tarihli 138.000,00.-TL bedelli fatura bakiye alacak 123.000,00.-TL'ye ilişkin olduğu, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. 09/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; huzurda ki davanın, ticari mal alım satımı dolayısıyla düzenlenen faturadan kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, arada ticari ilişki olup olmadığı, davacının davalıya dondurma makinesi satıp satmadığı, kurulumunu yapıp yapmadığı, takibe konu 23.02.2024 tarihli 138.000,00 TL bedelli faturadan dolayı bakiye 123.000,00 TL alacağının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu, davacı firma vekilince, ................. 6. Genel İcra Dairesi 2024/37800 esas sayılı icra dosyası ile, 05/06/2024 tarihinde 123.000,00.-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin 23/02/2024 tarihli 138.000,00.-TL bedelli fatura bakiye alacak 123.000,00.-TL'ye ilişkin olduğu, davacı firma ticari defter ve kayıtlarına göre davacı firmanın 2024 yılına ait ticari defterlerinin işletme defteri / gib- defter beyan sistemine kayıtlı olduğu, davacı firma tarafından davalı .................'e düzenlenen 1 adet toplam 138.000,00.-TL tutarında ki e-arşiv faturanın davacı firma gelir sayfasında kayıtlı olduğu tespit edilmiş ancak, fatura içeriği ürün/hizmetin teslim/ifasına ilişkin tespit yapılamamış olup, takdirin Sayın Mahkemede olduğu, diğer taraftan, dava ve takip konusu yapılan faturanın davalı .................'e tebliğ/teslimine ilişkin somut veriye rastlanmadığı, davacı ..................” nın İşletme Defterine tabi olduğu, İşletme Defterlerinde Tahsilat/Ödeme hususlarında tespit yapılamadığından, bu yönde inceleme/tespit yapılamamakla, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan banka dekontundan, davalı .................'in 01/03/2024 tarihinde 15.000,00.-TL tutarında ödeme yaptığı ve buna göre, davacının (05/06/2024 takip tarihi) itibari ile, (138.000.00 - 15.000.00)=123.000,00.-TL tutarında davalı .................'den alacaklı olduğu, davalı firma ticari defter ve kayıtlarına göre ise davalı tarafça verilen bir cevap dilekçesi, iletişim bilgisi, ticari defter belge ibrazı vs. rastlanmamakla, davalı firmaya yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. HMK’nın 222. maddesine göre; ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. ( Yargıtay 11.HD'nin tarih ve 2020/2505 E. - 2022/2800 K. sayılı ilamı ) Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak, sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Lakin; adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse artık bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.( Yargıtay 11. HD'nin 19.12.2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. sayılı ilamı ) Bir başka ifade ile faturanın davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olması bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluşur.(Yargıtay 19. HD'nin 14.10.2019 tarih ve 2018/29 E. - 2019/4749 K. Sayılı ilamı) Bu açıklamalara göre alınan ve Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 123.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının bu parayı davacıya ödediğine, faturaya itiraz ettiğine, iade faturası düzenlediğine dair bir delil sunmadığı cihetiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Kezalik, alacağın likit olması sebebiyle asıl alacak miktarının yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ................. 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/37800 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Alacağın likit olması sebebi ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 24.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 8.402,13 TL harçtan peşin alınan 1.485,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.916,59 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 1.485,54 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.583,40 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ................. Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/05/2026