İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/575 E. 2026/285 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/575
- Karar No
- 2026/285
- Karar Tarihi
T.C. ............ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/575 Esas - 2026/285 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ............ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/575 Esas KARAR NO : 2026/285
........................... ............................... ..................................... .......................................... .............................................. .................................................... .......................................................
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinden aldığı malların bedelini ödemediğini, bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, 100.019,92 TL alacak için ............ 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/33420 sayılı dosyasında yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek davalının haksız itirazının iptal edilerek en az %20 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. ............ 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/33420 sayılı dosyası incelendiğinde; davacının davalı aleyhine 24.05.2025 tarihinde 100.019,92 TL asıl alacak 78.935,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 178.955,50 TL alacak için takip talebinde bulunduğu, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği görülmüştür. 25/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafın 2023 yılı defterlerin e-defter şeklinde tutulduğu, e-faturaların e defterde kayıtlı olduğu, defterin genel muhasebe kurallarına uygun tutulduğu, beraatların yasal süresi içinde alındığı, defterin sahibi lehine delil özelliği taşıdığı, davalı defterinin Adıyaman'da olması sebebiyle incelenemediği, dava dilekçesinde; davalının müvekkilinden ürün aldığı ifade edilmişse de sunulan fatura ve çekler incelendiğinde tam tersi olduğu, davacının davalıdan ürün aldığının anlaşıldığı, davacının satın alacağı ürün parasını peşin ödediği(4 adet çekle) davalının aldığı para kadar ürün göndermediği, davacının davalıya 1.516.120,00 TL ört adet adet çekle ve bir adet EFT ile ödeme yaptığı davalının 1.416.100,08 TL değerli fatura düzenlediği, aradaki farkın 100.019,92 TL olduğu, davalının söz konusu tutarı iade ettiğine ya da bu tutar kadar mal teslim ettiğine dair dava dosyasında delile rastlanamadığı, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair delile rastlanamadığı bu nedenle işlemiş faiz talebine katılınamadığı, Mahkemenin aksi yönde bir karar vermesi halinde; toplam işlemiş faizin 36.697,31 TL olabileceği, %20 inkar tazminatı konusunda takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı takip nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. HMK’nın 222. maddesine göre; ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. ( Yargıtay 11.HD'nin tarih ve 2020/2505 E. - 2022/2800 K. sayılı ilamı ) Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak, sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Lakin; adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse artık bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir.( Yargıtay 11. HD'nin 19.12.2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. sayılı ilamı ) Bir başka ifade ile faturanın davalının ticarî defterlerinde kayıtlı olması bu fatura içeriği malları teslim aldığına dair karine oluşur.(Yargıtay 19. HD'nin 14.10.2019 tarih ve 2018/29 E. - 2019/4749 K. Sayılı ilamı) Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olmasına, davacının ticari defterlerinin VUK ile TTK hükümlerine uygun olarak tutulmasına, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmasına, davalının HMK’nın 222.maddesindeki meşruhatı tebellüğ etmesine rağmen cevap sunmamasına göre davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Alacak likit olduğundan asıl alacağın yüzde yirmisine karşılık gelen icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE, davalının ............ 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/33420 esas sayılı dosyası kapsamında yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Alacağın likit olması sebebi ile asıl alacağın %20'si oranında 20.000,39 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 6.832,36 TL harçtan peşin alınan 813,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.019,04 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 813,32 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 6.802,90 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ............ Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026