İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/720 E. 2026/220 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/720
- Karar No
- 2026/220
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ...
HAKİM :... KATİP : ...
DAVACI :... VEKİLİ : Av... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :...
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin PVC doğrama işi yapan bir firmanın sahibi olduğunu, müvekkilinin bu hususta dava dışı ... İnşaat firması ile dava dışı ... İnşaat'ın PVC doğrama işinin müvekkil tarafından yapılacağı konusunda anlaştıklarını, daha sonrasında ise müvekkili ile davalı-borçlu arasında dava dışı ... İnşaat'ın müvekkili tarafından imalatı yapılan PVC doğramalarının montaj işi için davalı ile anlaşıldığını, buna istinaden de davalının banka hesabına ekte sunulan dekonttan görüleceği üzere 11.09.2020 tarihinde "... İnş Doğrama Montaj Bedeli" açıklamasıyla 33.000,00-TL ödeme yapıldığını, ancak davalı tarafın söz konusu montaj işini müvekkiline ya da dava dışı ... inşaat firmasına ifa etmediğini, böylelikle sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin de davalının yapması gereken söz konusu montaj işini kendisi ifa etmek durumunda kaldığını, söz konusu alacağın tahsili için Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyası ile takip başlatıldığını, ancak davalı-borçlu iş bu takibe de haksız şekilde itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu belirterek davalının taşınır ve taşınmaz malları ile 3.kişilerdeki tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına ve sonuç olarak haklı davanın kabulü ile davalı-borçlunun Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyasına vaki haksız ve hukuka aykırı itirazının iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun haksız itirazı sebebiyle takip konusu alacağın en az %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacı tarafından 2020 yılında icra takibi başlatıldığını, 2023 yılına kadar hiçbir işlem yapılmadan dosyanın bekletildiğini, müvekkilinin 2023 yılında dosyadan haberdar olduğunu, işbu sürede ise zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı ile müvekkilini de ... isimli bir şahsın tanıştırdığını, ...'in müvekkilini arayarak ilgili işlemlerden dolayı yardım istediğini, kendi montaj ekibini Ankara ilinden göndereceğini bu işleme kendisinin refakat etmesini rica ettiğini, müvekkili ... ile davacı firmanın 36.226,00 TL'ye anlaştığını öğrenmesi üzerine bu işlemin bu fiyata yapılabilmesinin mümkün olmadığını, ortalama 46.000,00 TL ödenmeden bu işlemleri Kayseri ilinde hiçbir ustanın yapmayacağını belirttiğini, bunun üzerine davacı tarafın müvekkilinin uyarılarını hiçe sayarak sadece 33.000,00 TL gönderdiğini, müvekkilinin de Ankara'dan ekibi yollayacak ... isimli şahsın eşine ait banka hesabına 25.000,00 TL göndererek ustalara paranın ödenmesini sağladığını, davacı şirketin kötünyetli olarak alacaklı olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkili tarafından 2020 yılında ve 2021 yılında "yıldırım sarıca ön ödeme" ve "sürme ön ödeme" adı altında toplam 18.915,00 TL bedelli ödeme yapıldığını, müvekkili tarafından ön ödeme mahiyetinde ürün dahi teslim alınmadan olay tarihi sonrasında iki ödeme gerçekleştirildiğini, davacı taraf şayet alacaklı ise bu ödemeleri eski borca mahsup edebilecekken veya hapis hakkı kullanabilecekken böyle bir yol izlemediğini ve müvekkiline ürünleri teslim etmediğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davası reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafından; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası, dava dilekçesi içeriği ve ekindeki bilgi ve belgeler ve kayıtlar, banka kayıtları, ticari defterler, vergi dairesi kayıtları, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi, yemin beyanına delil olarak dayanılmıştır. Davalı tarafından Banka ödeme dekontları, tanık, keşif, bilirkişi, isticvap, yemine delil olarak dayanılmıştır. Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Dava dilekçesinin ekinde sunulan 1 adet dekont belirtilmek suretiyle T.C ... Bankası A.Ş' ne müzekkere yazılarak ödeme dekont da yazılı havale işlemlerine ilişkin banka kayıt örneklerinin mahkememize gönderilmesi istenmiş 18/09/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davalının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalının Ticaret Odasına kaydı olup olmadığının, varsa faaliyet alanının sorulmuş, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenmiş, 13/09/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Davalının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Esnaflar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak davalının Esnaflar Odasına kaydı olup olmadığının, varsa faaliyet alanı sorulmuştur. Davalının T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Erciyes Vergi Dairesi Müdürlüğü''ne müzekkere yazılarak; davalının bilanço esasına göre mi yoksa işletme hesabı esasına göre mi defter tuttuğunun, Davalının işletme hesabına göre defter tutması halinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. ve ilgili diğer maddelerinde belirtilen esnaf işletme sınırı tutarının altında kalıp kalmadığının (esnaf işletme sınırı içinde olup olmadığının) sorulmasına, ilgili kayıt ve belge örnekleri istenmiş, 16/09/2026 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Alanya İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. ASHM müzekkere yazılarak ...Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Davacı tanıkları ... ... 'in beyanlarının alınması için Antalya Nöbetçi ATM'ye talimat yazılmasına, her bir tanık için 210,00-TL tebligat gideri ve 150,00-TL tanıklık ücreti ile 300,00-TL talimat posta giderinin davacının gider avansından karşılanmasına karar verilmiş, Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince tanıklar dinlenmiştir. Davacı Tanığı ... ...eviren Duruşmada; "Ben davacı şirkette 2013 yılından buyana çalışırım. Proje kordinatörüyüm. Dava dışı ... İnşaat Firması ile şirketimiz Alüminyum doğrama ve montaj işi aldı. Bu işin montajı Kayseri de yapılacaktı. Bizim şirketimizin adresi Antalyada dır. Montaj için Kayseriye gitmek ekonomik olmayacağından Kayseri de bu iş ile iştigal eden davalı ile anlaşıldı. Ben kendisiyle bizzat görüşmedim. Fakat şirket yetkilimiz telefonla görüşürken yanındaydım. Aralarında anlaşılan tutarı bilmiyorum. Fakat bu tutar yönünde herhangi bir uyuşmazlık olduğuna veya davalı tarafından daha fazla ücret talep edildiğine şahit olmadım. Hatta paranın tamamının peşin olarak işin daha çabuk yürümesi için ödendiğini biliyorum. Biz ödeme yapmamıza karşın davalı montajı yapmadı. Biz buradan ekip göndererek montaj yaptırmak zorunda kaldık. Bu süreci bizzat ben kordine ettim. ... isminde birini duydum fakat davayla bağlantısını bilmiyorum. Benim bildiğim montaj işi ile ilgili görüşülen tek kişinin ... olduğudur. Şirket yetkilileri arasındaki para transferleri ve diğer hususlarda bilgim yoktur. Benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... duruşmada; "ben davacı şirkette 10 yıl boyunca ustabaşı olarak çalıştım. 2021-2022 yıllarında işten ayrıldım. Dava dışı ... İnşaat Firmasının Alüminyum işi ve montaj işini almıştık. Ben atölye kısmındaydım. PVC ler üretilmesinin akabinde montaj Kayseri'de yapılacağından ve buradan kendi montaj ekibimizi göndermemiz ekonomik olmayacağından Kayseri de davalı ile anlaşılmış, kendisi ile hangi bedel ile anlaşıldığını bilmiyorum. Ne kadar ödeme yapıldığı ile ilgili bir bilgim yoktur. Davalı anlaşılmasına karşın montaj işini yapmamış, ben atölyedeki montaj işçilerini bu sebeple Kayseri'ye göndermek zorunda kaldım. Buradaki iş tamamlandıktan sonra döndüklerinde fazla mesai yapmak zorunda kaldık. ... 'in PVC işi ile ilgili Afyon gibi bir yerde atölyesi olduğunu biliyorum. Dava konusu ile ilgisini tam olarak hatırlamıyorum. Benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememiz huzurunda davalı tanıkları dinlenmiştir. Davalı tanığı ... duruşmada; "Davalı benim eski eşim olur. Onun tüm işlerini ben takıp ediyordum. Biz ... inşaatın kapı pencere doğrama işlerini biz almıştık. ... isimli ortak bir tanıdığımız benim Alanya da faaliyet gösteren ... turizm limited şirketi ile tanıştırdı. Bu inşaatta bizim yapmadığımız cam balkon ve aliminyum imalat işlerine onlar talip oldular. Bende kendileri Kayseri'ye davet ettim. Müteaahit ile birebir tanıştırdım. Bu işin bağlanması sonucunda biz de bu işten kar edecektik. Fakat aracı olan ... yani bizi tanıştıran kişidir. Bu inşaattaki Alanya'daki davacı firmanın ürettiği ürünlerin montajını kendi yapmayı üstlendi. Akabinde bunun karşısında davacı Aksu Turizm şirketine 33.500,00-TL gibi bir rakam söyledi, rakamın miktarını tam hatırlayamıyorum. Antalya'daki davacı firma bu işi aldı, üretime başladı ve montaj için bizi tanıştıran ...' in montaj ekibi de Kayseri'ye geldi ve ben karşıladım. Bu kişilerin montaj ekibiyle hiçbir alakası yoktu. Yıkık dökük bir arabayla 5 kişi geldiler. Hamal gibiydiler. Aletleri de doğru düzgün ve montaj ekipmanları da yoktu. BU kişiler kamyondan bu malzemeleri aldılar, inşaatta taşıdılar. Geriye kalan 4 bloğu taşıtmadım. Ve üretici firma olan Alanya'daki şirkete hemen haber verdim. Bu kişiler bu işi yaparsa geriye kalan parasını alamaz. Bizde çok kötü duruma düşeriz diye haber verdim. Burada asıl parayı kazanmak isteyen ... işin kalitesine hiç önem vermeden, para kazanmak istedi bende buna karşı çıktım. Montaj ekibini yemeğe götürdüm. Ve geri dönüş benzin paralarını verdim. Bunu Antalya'daki davacı firmaya da bilgi vererek onların onayıyla yaptım. Çünkü onlar kendi ekibini sonradan montaja göndermek zorunda kaldılar. Bunun karşılığında da bize göndermiş olduğu montaj parasını da haklı olarak geri istediler. Ve bende bu parayı geri gönderdim. Gönderdiğim para aslında daha yüksektir. Davacı iki farklı hesaptan para gönderdi. Birisi resmi hesap birisi şahsi hesaptandı. Resmi hesaptan gelen para işin tamamını karşılamıyordu ancak özel hesaptan gelen parayı oraya aktarınca fazla göndermiş gibi oldum. Yani ben 44-45 bin TL göndermiş gibi göründüm. İki dava açtılar . Birini biz kazandık. Ben onlardan gelen ekibin yemek ve benzin parasını talep etmedim. Çünkü aldığım işten iyi kazandım. Buna ilişkin ödemelere dair her dekontumuz vardır. Benim bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı vekiline HMK'nun 222 ve TTK'nun 83. maddesi gereği 2020-2021 2022-2023-2024 ve 2025 yılları arası; A )İncelenecek defterler noter tasdikli kâğıda yazdırılan defter ise; 1- İncelenecek her yıla ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin yazdırılmış asılları, 2-İncelenecek her yıla ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin noter açılış tasdiki ve yevmiye defterinin noter kapanış tasdiki sayfa fotokopileri, 3-Karşı taraf ile ilgili yevmiye madde numaralarını içerir şekilde; incelecek her yıla ait muavin defter dökümü ve dayanak belge fotokopileri, (USB bellek içinde ve excel formatında) 4-İncelenecek her yıla ait yevmiye defterinden alınmış “Yevmiye Defteri Kapanış Maddesi”nin fotokopileri, B) İncelenecek defterler e-defter ise; 1-İncelenecek her yıla ait envanter defterinin yazdırılmış asılları, 2-İncelenecek her yıla ait envanter defterinin noter açılış tasdiki sayfa fotokopileri, 3-İncelenecek her yıla ait yevmiye ve kebir defterinin “.XSLT” uzantılı dosyaları ve dataları (USB bellek içinde) 4-İncelenecek her yıla ait yevmiye ve kebir defterinin “.XML” uzantılı dosyaları (USB bellek içinde) 5-İncelenecek her yıla ait yevmiye ve kebir defterinin GİB ön ekli “.XML” uzantılı dosyaları (USB bellek içinde) 6-İncelenecek her yıla ait beratların “.XSLT” uzantılı dosyaları (USB bellek içinde) 7-Karşı taraf ile ilgili yevmiye madde numaralarını içerir şekilde; incelecek her yıla ait muavin defter dökümü ve dayanak belge fotokopilerinin (USB bellek içinde ve excel formatında) gönderilmesi istenmiş, ticari defter ve belgelerin sunulmasından sonra HMK nun 267 ve 268 maddesi gereğince resen seçilecek bir mali müşavir - muhasebeci bir bilirkişiye dava dosyasının tevdine, HMK’nın 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle, davacının defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davacının lehine veya aleyhine delil olma durumu bulunup bulunmadığı, davacı ile davalı arasında ticari ilişkiye dair kayıt olup olmadığı, Kayseri Genel İcra Diareisnin ... Esas sayılı takip dosyası(takip dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesi) incelenmesi suretiyle takip dayanağı ... Bankasının 11/09/2024 tarihli 33.000,00-TL miktarlı banka dekontunda yazılı mevlanın davacının ticari defterinde kayıtlı olup olmadığı, bu dekonttaki yazılı miktar yönünden davacının davalıdan alacağının olup olmadığı, varsa miktarının kaç TL olduğu, davalının icra takibi öncesi temerrüdü varsa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlenmiş temerrüt faizinin kaç TL olduğu, taraflar arasında az yukarıda sözü edilen banka dekontu haricinde başkaca ticari ilişkisi bulunup bulunmadığı konularında açıklamalı rapor tanziminin istenilmesine, karar verilmiştir. Mali Müşavir bilirkişi Prof Dr... tarafından düzenlenen 29/10/2025 tarihli raporda özetle; " Davacı taraf takip talebinde davalıya 11.09.2020 tarihinde ... İnş. Doğrama Montaj Bedeli açıklamasıyla 33.000 TL bedelli EFT yaptığını, davalının işi yapmadığını ve ödenen bedelin iadesini talep etmektedir. Davacının davacıya 33.000 TL ödeme yaptığı hususu banka dekontu ve davalının beyanından anlaşılmakta olup bu hususta bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacının ticari defterlerinde davalıdan herhangi bir alacak gözükmemekte aksine 1.649,99 TL tutarında borç gözükmektedir. Davalının ticari defterlerinde ise davacıya herhangi bir borç gözükmemektedir. Bu tutarların oluşumunda takip konusu tutarın hesaba dahil olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının davalıya ... İnş. Doğrama Montaj Bedeli açıklamasıyla yaptığı 33.000 TL'ye karşılık davalının yapmış olduğu işe ilişkin herhangi bir belge dosyaya sunulmamıştır. Bu durumda davacının davalıdan 33.000 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacının ticari defterlerinde yer alan 1.649,99 TL borç tutarı mahsup edilirse davacı alacağı 31.350,01 TL olacaktır." şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili dava/cevap dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacı/davalı tarafa yemin deliline dayanıyor ise yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, yemin metni sunulmadığı takdirde yemin deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılması ihtar edilmiş, taraflarca yemin dilekçesi sunulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf; davacı şirketin PVC doğrama montaj işi için davalıya 11.09.2020 tarihinde 33.000,00-TL ödeme yaptığı, ancak davalının söz konusu montaj işini yerine getirmediği ve aldığı bedeli iade etmediği iddia edilmektedir. Alacağın tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Müdürlüğü’nün ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiği ve bu itiraz neticesinde takibin durduğu belirtilmektedir. Davacı taraf, davalının itirazının haksız olduğunu savunarak bu itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmektedir. Davalı ... vekili, öncelikle usule ilişkin olarak, 2020 yılındaki ödemeden sonra uzun süre işlem yapılmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunulmuş ve davanın bu nedenle reddi talep edilmiştir. Esasa ilişkin savunmalarda ise davalının aslında bir montaj borcu olmadığı, aksine davacıya yardımcı olduğu iddia edilmektedir. Savunmaya göre; davacı taraf, ... isimli bir şahsın yönlendirdiği Ankara merkezli bir montaj ekibiyle anlaşmış, davalı ise sadece bu ekibe refakat etmiş ve gelen ödemeleri ustaların yevmiye ve yol masrafları için ilgili kişilere ulaştırmıştır. Davalının kendi cebinden de ödemeler yaparak sürece dahil olduğu, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, aksine yapılan işlemlerin davalının alacaklı olduğunu gösterdiği savunulmaktadır. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ileri sürülerek, davanın esastan reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Tarafların uyuşmazlık konularının; Takibe dayanak yapılan 11/09/2020 tarihli banka havalesi nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu banka dekontlarında yazılı paranın takip konusu ile ilgili olup olmadığı, davalının icra takibine vaki itirazının haklı olup olmadığı, bu itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, davalının zamanaşımı def'inin dinlenebilir olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davaya konu Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağı banka havele dekontundan kaynaklı toplam 33.820,48 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ise 11/09/2020 tarihli 33.000,00 TL bedelli havale dekontu olduğu, ödeme emrinin itiraz üzerine takibin borca itiraz nedeniyle durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür. ...bankasına ait 11.09.2020 tarihli bu dekont incelendiğinde, ... Turizm Ticaret ve Sanayi (Alanya/Antalya şubesi müşterisi) tarafından Esin Çavuş Mirza isimli kişiye para gönderildiği görülmektedir. İşlemin açıklama kısmında ödemenin "... İnş Doğrama Montaj Bedeli" için yapıldığı belirtilmiştir. Gönderilen toplam tutar ise 33.000 TL'dir. İşlem, mobil bankacılık aracılığıyla "Hesaptan EFT" yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. -Tarafların tacir olup olmadığına dair meselenin değerlendirilmesi; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/09/2008 tarih ve 2007/7851 E., 2008/10258 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; TTK.nun 11. madde (6102 sayılı TTK 11.madde) hükmüne göre, ticarethane veya fabrika (md.12), yahut ticari şekilde işletilen diğer müesseseler (md.13) ticari işletme sayılır. Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir (md.14) (6102 sayılı TTK 12.m). Esnafın tanımı 17. maddede yapılmış ve bunların tacir olmadıkları vurgulanmıştır. Esnafın yaptığı işin hacim ve ehemmiyeti, ticari muhasebeyi gerektirdiği ve ona ticari veya sınai bir müessese şekil ve mahiyeti verdiği taktirde, bu müessesenin de ticari işletme sayılacağı 13. maddede hüküm altına alınmıştır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu’na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticari işletmenin, ticaret siciline kayıtlı olmaması, diğer anlatımla esnaf odasına kayıtlı olması, bu işletme sahibinin tacir sayılmamasını gerektirmez ve tacir olmamanın kesin bir kanıtı da değildir. Vergi mükellefi olup olmamak da tacir-esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak değerlendirilmez. TTK.nun 17. maddesi (6102 sayılı TTK 15. madde) uyarınca, iktisadi faaliyeti, nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri esnaftır. 11/06/2002 tarih ve 24782 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulu’nun 11 numaralı Kararı’nın 2. maddesinde, imalatla iştigal etmekle beraber, 5590 sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları, Ticaret Borsaları ve Türkiye Ticaret, Sanayi Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliği Kanunu'nun 3. maddesindeki “Sanayici” tanımının kapsamına girenler ile TTK'nın 17. maddesi (6102 sayılı TTK 15. madde) dışında kalanların esnaf ve sanatkar sayılmayacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, TTK'nın 1463. maddesinde de (6102 sayılı TTK 11/2. madde), önce 17. maddeye gönderme yapılarak, 507 Sayılı Kanun hükümlerinin saklı tutulduğu belirtildikten sonra "Bakanlar Kurulu'nun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz" denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Gerçekten, 19/02/1986 tarih ve 19024 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK.nun 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. (21/07/2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 18/06/2007 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK.nun 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir.) Buna göre; a-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinin 1. fıkrasının 1 ve 3 no'lu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, b-Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci maddede belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Davanın taraflarından davacı gerçek kişi olup, davacının ticaret siciline kayıtlı olması tacir olduğu anlamına gelemez. Tacir sıfatı VUK 177 maddesi çerçevesinde yapılacak inceleme sonucu belirlenmelidir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararı sonrasında vergi dairesi müdürlüğüne bu konuda bir müzekkere yazılmış ise de müzekkere cevabına dosya kapsamında rastlanılmamıştır. Bu nedenle mahkemece ilgili vergi dairesi müdürlüğüne davacının ticari faaliyetleri ve gayri safi gelir durumu gözetildiğinde VUK 177 maddesi kapsamında tacir sayılmasını gerektirecek ticari faaliyeti olup olmadığı, söz konusu kanun hükmü çerçevesinde davacının tacir mi yoksa esnaf mı kabul edilmesi gerektiği hususunda bir müzekkere yazılarak görevli mahkeme hususu açık ve net olarak ortaya çıkarılmalıdır. TTK'nın 24. ve devamı maddelerinde düzenlenen ticaret siciline ilişkin hükümler tacir sıfatını taşımanın tescile bağlı olmadığı üstelik bu sıfatı taşımanın sonucu ve gereği olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle esnaf boyutunu aşan ticari işletme işleten kimsenin ticaret siciline kaydını yaptırmamış olması, tacir olmadığını göstermediğinden esnaf sayılmasını gerektirmez. 21.07.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 18.06.2007 tarihli 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf ve tacir ayrımına esas sınırlar belirlenmiş olup, bu kararda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 177. maddesinde belirtilen hadlerden, 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağı belirlenmiştir. Somut olayda Vergi Dairesi kayıtlarına göre davalının brüt satış tutarına göre tacir vasfında olduğu görülmüştür. Zamanaşımı itirazına ilişkin değerlendirmede; Dava konusu alacak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 147/6. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamaşımının başlangıcı ise eserin teslim tarihinden itibaren başlayacaktır. Somut olayda dava konusu ödeme 2020 yılında yapıldığı anlaşılmakla zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. -Davanın esasının incelenmesine dair mesele; Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur. HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda, taraf defterleri incelenmiştir. Davacı defterinin incelenmesinde; davacı firmanın 2020 yılına ait kağıt ortamındaki defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının Türk Ticaret Kanunu'na uygun olarak zamanında yapıldığı, 2021-2024 yıllarına ait e-defter kayıtlarının ve beratlarının da usulüne uygun oluşturulduğu tespit edilmiştir. 11/09/2020 tarihli 33.000 TL tutarındaki banka dekontunun davacı firmanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ve bu dekonttaki miktar yönünden davacının davalıdan bir alacağı gözükmediği belirlenmiştir. Buna karşın, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğu, davacının takip ve dava tarihi itibarıyla toplamda 1.649,99 TL tutarında alınan sipariş avansı nedeniyle davalıya borçlu olduğu kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinde ise davacıya yönelik herhangi bir borç kaydına rastlanmamıştır. Ayrıca, davalının yapılan 33.000 TL'lik ödemeye karşılık iş yaptığına dair dosyaya herhangi bir belge sunmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak bilirkişi, davalının davacıdan 33.000 TL alacaklı olduğunu gösteren bir kayıt bulunmadığını saptamıştır. Eğer davacının defterlerinde kayıtlı olan 1.649,99 TL'lik borç tutarı, söz konusu 33.000 TL'lik ödemeden mahsup edilirse (düşülürse), davacının nihai alacağının 31.350,01 TL olacağı hesaplanmıştır. Davacı tarafın, 11/09/2020 tarihinde "... İnş. Doğrama Montaj Bedeli" açıklamasıyla davalıya 33.000 TL tutarında bir EFT gönderdiği sabittir. Davacı, bu ödemeye karşılık herhangi bir iş yapılmadığını idatarak paranın iadesini talep etmektedir. Davalının bu ödemeyi aldığına dair banka kayıtları ve tarafların beyanları uyuşmaktadır, dolayısıyla ödemenin yapıldığı hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı ve davalı dilekçeleri, dosya kapsamındaki sunulan deliler birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu olan PVC montaj işinin davalı tarafından bizzat yapılmadığı konusunda her iki tarafın beyanları örtüşmektedir, Davacı taraf, işin yapılmadığını ve paranın iade edilmediğini savunurken; davalı taraf ödemenin iade değil, işin yapılması için harcandığını savunmaktadır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) Davalı taraf, Ankara'dan gelen montaj ekibinin konaklama, yeme-içme, yevmiye ve yol masrafları için davacıdan gelen paraların kullandığını, davacıdan gelen paranın bir kısmının ...’in eşine banka yoluyla gönderildiğini, bir kısmının ise gelen ustalara elden yevmiye olarak dağıtıldığını, davacının gönderdiği paranın yetersiz kaldığını, sürecin tamamlanması için kendi cebinden de ek ödemeler yaptığını ve aslında davacıdan alacaklı duruma düştüğünü ispatlamakla mükellef olduğunu ispatlamak zorundadır. Ancak ispatlayamadığından davacının 11/09/2020 tarihinde "... İnş. Doğrama Montaj Bedeli" açıklamasıyla davalıya 33.000 TL tutarında EFT'den kaynaklı alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Ticari kayıtlardaki EFT öncesi borç ilişkisi ile dava konusu olmadığından ve takas mahsup iddiası olmadığından hesaba katılmamıştır. -Faize ait değerlendirmede; Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından davacının işlemiş faize ait istemi reddedilmiştir. -İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede; İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı). Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı banka dekontu ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının 33.000,00-TL asıl alacak yönünden yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar TTK'nun 1530. Maddesi uyarınca ticari temerrüt faizini geçmemek kaydı ile ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin isteminin reddine, 2-İİK'nun 67/2. Maddesin uyarınca 33.000,00-TL'nin %20'si uyarınca icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.254,23-TL ilam harcından, tahsil edilen 577,57-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.676,66-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı (%97,57) uyarınca 3.512,52 TL'si davalıdan bakiye 87,48 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafın yaptığı 427,60-TL başvurma harcı, 577,57-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.005,17 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafın yaptığı posta, tebligat, talimat ve bilirkişi gideri olarak yatırılan toplam 11.356,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%97,57) uyarınca 11.080,05 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ait kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Davalı tarafın yaptığı posta, tebligat, talimat ve bilirkişi gideri olarak yatırılan toplam 2.030,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%97,57) uyarınca 49,33 TL'sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, fazlaya ait kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 33.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine, 10-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca 820,48-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlems sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemisine gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır