İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/641 E. 2026/166 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/641
Karar No
2026/166
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/641 Esas KARAR NO : 2026/166

.... DAVA :İtirazın İptali(Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) .... DAVA :İtirazın İptali(Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :28/06/2025 KARAR TARİHİ : 10/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından ....Mahkemesinin takibin durdurulması yönündeki tedbir taleplerini kabul etmediğinden müvekkilinin dosya borcunu haciz tehdidi altında ödediğini, davalının müvekkilinden sözde alacağını bu yolla tahsil ettiğini, .... tarafından bilirkişi raporları alındığını ve yargılama neticesinde senetteki imzaların müvekkillerine ait olmadığının tespit edilerek takibin durdurulmasına karar verildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığı ve senedin kambiyo vasfının olmadığı, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığının anlaşılmasına rağmen davalının cebri icra ile aldığı ödemeyi iade etmediğini, yapılan Arabuluculuk görüşmelerinde davalı alacak iddiasını devam ettirdiğinden bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkillerinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, senetlerdeki imzaların da müvekkillerine ait olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, imzaların müvekkilline ait olmadığı, takibe dayanak senetlerin müvekkili açısından kambiyo senedi vasfının olmadığı belli olduğundan alacak iddiasının devam ettirilmesinin kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen şekilde bir borcu bulunmadığı halde ödemiş olduğu miktar ile davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğinin açık olup, bu durumun tespit edilerek müvekkilinin haksız yere ödediği miktarın iadesi için işbu istirdat davasının ikame edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu ileri sürerek, .... Esas sayılı icra takibi ve icra takibine dayanak senetlerinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı toplam 62.789,44 TL’nin ödeme tarihi olan 11.08.2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile istirdadına, yargılama harç ve giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; yargılama sırasında verdiği 23.06.2025 tarihli ıslah dilekçesinde, karşı tarafın istirdat davasının süresinde açılmadığını iddia etmesi nedeniyle asıl davada davalarını ıslah ederek, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödenilen miktarın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça borçlu sıfatıyla .... Esas sayılı dosyasına 11/08/2023 tarihinde 62.789,44 TL ödeme yapıldığını, dosya hesabı neticesinde bu ödemenin 61.274,36 TL' lik kısmının alacaklı sıfatıyla taraflarına reddiyatı yapıldığını, fazladan ödenen 1.515,08 TL ise borçluya iade edilecek tutar olarak ayrıldığını, İİK'nun 72/6. maddesi gereğince davacının kendince borçlu olmadığı bir parayı ödediği tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde istirdat yolu ile isteyebileceğini, davacı ise ödeme tarihinden itibaren, arabuluculuk sürecinde geçen süre de dahil olmak üzere, yasal 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde istirdat davası açmadığı için davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacı takip borçlusunun İİK' nun 170. maddesi gereğince açmış olduğu davada, imzanın davacıya ait olmadığı yönündeki dar yetkili mahkeme olan İcra Hukuk Mahkemesi kararı üzerine takip durduğunu, davacı tarafın duran bir takipte, İcra İflas Kanunu hükümleri gereği menfi tespit- istirdat davası açma hak ve yetkisi ve de hukuki yararının olmadığını, bu bağlamda, hukuken imkanı ve de hukuki bir yararı olmadığı halde davacı takip borçlusu tarafından açılan davanın HMK'nun 114. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddinin gerektiğini,.... çiftçilik yapan ve aynı zamanda yıllardır itibarlı bir iş adamı olarak faaliyet gösteren müvekkili ile davacılar arasındaki ilk ilişkinin davacı... tarafından lehdar .... lehine düzenlenen, ... çek numaralı 100.000,00 TL bedelli bir adet çekin, vekil edeni alacağına karşılık ciro yolu ile vekil edenine geçmesi ile başladığını, davacı firma ve şahsın, o dönemde bu çeki ödeyebilecek bir durumda olmadığını beyan ederek, çekin azılmaması için vekil edenine müracaat ettiğini, vekil edeninin iyi niyetli olarak kendilerine süre verdiğini ve bu çekin iadesi karşılığında davacılardan ... ile ... vekil edeni lehine düzenlemiş oldukları 10/07/2018 tanzim tarihli, 25/09/2028 vade tarihli 107.000,00 TL bedelli bir adet emre yazılı borç senedini teslim aldığını, sonrasında bu senedi de ödemekte zorlanan davacıların talepleri üzerine, 09/11/2018 tarihli tutanak ile beş parça makine ve ekipmanın vekil edenine teslim edilmesi halinde senedin ... veya ....'na iade ve teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davacıların bu teslimatı da yapamadığını, sonrasında yine davacı ...'nun talepleri üzerine, bedelini kendisinin ödediğini söylediği satıcı .... ile vekil edeni arasında ve ...' nun şahitliğinde, "1 adet vidanjör dingilli, 12 adet fırça, 88 adet kilitten" oluşan malzemenin 15/04/2019 tarihine kadar Polatlı'da vekil edenine tesliminin 25/03/2019 tarihli sözleşme ile kararlaştırılmış ise de yine bu teslimat yapılmamış ve vekil edeninin alacağı bu şekilde karşılanmamış/ödenmemiş olup, bu gelişme sonrasında davacılar ile vekil edeni davacıların ödemekte ve karşılığında mal teslim etmekte zorlandığı 107.000,00 TL bedelli protestolu senede karşılık ve bu senedin iptali karşılığında, vekil edeninin alacağından indirim de yapılarak borcun zamana yayılması suretiyle vekil edenine ödenmesi ve bir kısmı davacılar tarafından ciro edilen, diğer bir kısmı ise davacı ... tarafından vekil edeni lehine keşide edilen senetlerin vekil edenine teslimi konusunda anlaştıklarını, işbu davaya konu takibin başlatılmasında, vekil edenin haksız ve kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, yapılacak yargılama neticesinde delillerin toplanması suretiyle, davanın hak düşürücü süre ve dava şartı yokluğundan usulden, olmaz ise esastan reddine, İİK' nun 72/3. maddesi uyarınca alacak aslının %20' sinden aşağı olmayacak şekilde tazminatın davacıdan alınarak vekil edenine ödenmesine, ....Karar sayılı kararı ile vekil edenim aleyhine hükmedilen asıl alacağın %20' sine isabet eden 7.000,00 TL tazminatın ve de asıl alacağın %10' una isabet eden 3.500,00 TL para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen .... tarihli tensiple borcun tamamı oranında teminat yatırılması halinde takibin durdurulmasına karar vermiştir. Mahkemenin tedbir kararı doğrultusunda borcun tamamı tarafımızca icra dosyasına teminat olarak yatırıldığını, yargılama neticesinde ise senetteki imzaların müvekkillere ait olmadığı tespit edilmiş ve mahkemece takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıyla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, senetlerdeki imzaların da müvekkillerime ait olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu ileri sürerek,.... Esas sayılı icra takibi ve icra takibine dayanak senetlerin tamamından müvekkillerin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu miktarın %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen .... Esas sayılı dosyasına 11/08/2023 tarihinde 62.789,44 TL ödeme yapıldığını, dosya hesabı neticesinde bu ödemenin 61.274,36 TL' lik kısmının alacaklı sıfatıyla taraflarına reddiyatı yapıldığını, fazladan ödenen 1.515,08 TL ise borçluya iade edilecek tutar olarak ayrıldığını, İİK' nun 72/6. maddesi gereğince davacı, kendince borçlu olmadığı bir parayı ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde istirdat yolu ile isteyebileceğini, davacı ise ödeme tarihinden itibaren, arabuluculuk sürecinde geçen süre de dahil olmak üzere, yasal 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde istirdat davası açmadığı için davanın süre yönünden reddi gerektiğini, davacı takip borçlusunun İİK' nun 170. maddesi gereğince açmış olduğu davada, imzanın davacıya ait olmadığı yönündeki dar yetkili mahkeme olan,... Mahkemesi kararı üzerine takibin durduğunu, işbu davaya konu takibin başlatılmasında, vekil edeninin haksız ve kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini savunarak, davanın hak düşürücü süre ve dava şartı yokluğundan usulden, olmaz ise esastan reddine, İİK' nun 72/3. maddesi uyarınca alacak aslının %20' sinden aşağı olmayacak şekilde tazminatın davacıdan alınarak vekil edenime ödenmesine,.... Karar sayılı kararı ile vekil edeni aleyhine hükmedilen asıl alacağın %20' sine isabet eden 7.000,00 TL tazminatın ve de asıl alacağın %10' una isabet eden 3.500,00 TL para cezasının kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen .... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan itirazın iptali, icra takibinin devamı, takip konusu alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra-inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, müvekkilinin .... Esas sayılı dosyası üzerinden ödenen 23.945,00 TL' nin, ödeme tarihi olan 16/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari/avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline iadesini, .... Esas sayılı dosyası üzerinden; davalılardan ... tarafından keşide edilen farklı bonolara dayalı olarak başlatmış olduğumu.... Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, davalı borçluların, icra dosyalarına yaptıkları ödemelerin istirdatı talebiyle açmış oldukları davalar kapsamında verilecek kararın, işbu dava yönünden verilecek kararı doğrudan etkileyecek nitelikte olduğunu ve davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğunu, bu nedenle, HMK' nun 166. maddesi uyarınca.... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen .... şirketine iade ettiğini, yerine 107.000,00 TL miktarında borç senedini aldığını, bu senedin de ödenmediğini ve iptal ettiklerini bu nedenle bir kısmına yönelik müvekkili ... diğer kısmına yönelik ise müvekkili şirketin takibe dayanak senetleri verdiğini iddia ettiğini, icra takibine ve davaya konu bono illetten mücerret olduğunu, bu nedenle davacının temel ilişkinin incelenmesi talebinin dinlenebilir olmadığını, zira bono temel ilişkiden bağımsız olarak tedavül kabiliyeti olan emre muharrer senet olduğunu, diğer iddiaların dinlenilmesine veya tahkikatına lüzum olmaksızın bonoda imza incelemesi yapılarak imza incelemesinin neticesine göre karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkilleri ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkillerinin karşı tarafa borcu bulunmadığını, taraflar arasında, bir iş sözleşmesi, fatura, sevk irsaliyesi, tutanak veya benzer bir belge bulunmadığını, ancak kabulü mümkün olmamakla birlikte biran için davacının ticari ilişki iddiasını esas alacak olsak dahi çek veya bonoyu müvekkili şirkete iade ettiğine ilişkin iddiası bu çekin veya senedin bedelinin ödendiğini gösterdiğini, iade veya imha ettiği çek veya bononun bedelinin ödenmediğini iddia eden bu iddiasını çek veya bono kuvvetindeki yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, çekin bedelinin alınmadan çekin iptal edileceğini düşünmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yetkili hamilin çek veya bonoyu iptal etmesi veya keşidecisine iade etmesi açıkça bedelinin tahsil ettiğini gösterdiğini, birleşen dosya davacısının soyut ve dayanaksız alacak iddiasına itibar etmek hukuken mümkün olmadığını, davacı müvekkilinin açtığı imzaya itiraz davaları sonucunda yapılan imza incelemelerinin yetersiz olduğunu bu nedenle raporların gerçeği yansıtmadığını belirttiğini, müvekkilinin, karşı tarafın müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek icra inkar tazminatına hükmedilmesini istediğini, oysaki senedin müvekkilince tanzim edilmediği ve imza itirazında haklı olduğu bilirkişi incelemeleri ve mahkeme kararıyla sabit olduğunu, müvekkilinin karşı tarafla ticari bir bağı da olmadığını, karşı tarafın bonoyu müvekkilinin tanzim etmediğini bilmesine ve mahkeme kararına rağmen ısrarla alacak iddiasında bulunarak kötü niyetini gösterdiğini, karşı tarafın icra hukuk mahkemesinin hükmettiği %20 oranındaki kötü niyet tazminatı ve yargılama giderlerinin kaldırılmasına, mahkeme kararında hükmedilen kalemlerin tahsili için başlatılan.... Esas numaralı dosyasına ödedikleri miktarın iadesine karar verilmesini istediğini, İcra Hukuk Mahkemesinin kararının kesinleştiğini, karşı tarafın itiraz ve taleplerinin reddine, kötü niyetli istemleri sebebiyle dava değerinin %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen .... muhataplı, 30/06/2028 keşide tarihli .... çek numaralı 100.000,00 TL bedelli bir adet çekin, müvekkilinin alacağına karşılık ciro yolu ile müvekkiline geçmesi ile başladığını, davalının eşinin yetkilisi olduğu firma ve şahıs, o dönemde bu çeki ödeyebilecek bir durumda olmadığını beyan ederek, çekin yazılmaması için vekil edenine müracaat ettiğini, vekil edeninin iyi niyetli olarak kendilerine süre verdiğini ve bu çekin iadesi karşılığında davalı ve eşi.... nin vekil edeni lehine düzenlemiş oldukları 10/07/2018 tanzim tarihli, 25/09/2028 vade tarihli 107.000,00 TL bedelli bir adet emre yazılı borç senedini teslim aldığını, sonrasında bu senedi de ödemekte zorlanan davalının talebi üzerine, 09/11/2018 tarihli tutanak ile beş parça makine ve ekipmanın vekil edenine teslim edilmesi halinde senedin ... veya .... iade ve teslim edileceği kararlaştırıldığını ve ancak davalının bu teslimatı da yapamadığını, sonrasında yine davalının talepleri üzerine, bedelini kendisinin ödediğini söylediği satıcı...-....ile vekil edeni arasında ve davalı ...' nun şahitliğinde, "1 adet vidanjör dingilli, 12 adet fırça, 88 adet kilitten" oluşan malzemenin 15/04/2019 tarihine kadar .... vekil edenine teslimi 25/03/2019 tarihli sözleşme ile kararlaştırılmış ise de, yine bu teslimat yapılmadığını ve vekil edenimin alacağı bu şekilde ödenmediğini, davalının.... Esas sayılı dosyası üzerinden itiraz ettiklerini, İcra Hukuk Mahkemesi' nin hukuka tamamen aykırı şekilde tesis ettiği kararın ardından davalı borçlunun işbu davanın dayanağı....Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, aynı şekilde davalı ve eşinin yetkilisi olduğu şirket aleyhinde farklı bonolara dayalı olarak başlattılan.... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığını, davalı borçlunun istirdat talebiyle açmış olduğu her iki davanın, .... Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, davalı borçlunun, icra dosyalarına yaptığı ödemelerin istirdatı talebiyle açmış olduğu davalar kapsamında verilecek kararın, işbu davayı doğrudan etkileyecek nitelikte olduğunu ve davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğun da açık olduğunu, istirdat davalarında verilecek ret veya kabul kararının, işbu davanın ve itirazın iptali talebiyle açılan diğer davanın sonucuna doğrudan etki edeceğini, bu nedenle, HMK'nun 166. maddesi uyarınca .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine konu bonodaki imzaya, davalılar tarafından .... Esas sayılı dosyası üzerinden ödenen 18.277,00 TL'nin, ödeme tarihi olan 16/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari/avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, .... Karar sayılı ilamı ile verilen 3.500,00-TL tutarındaki para cezasının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... Dosyasında Davalı vekili tarafından verilen Cevap Dilekçesinde Özetle; Birleşen dosya davacısı, müvekkilinin eşinin şirketiyle ticaretinin olduğunu, bu nedenle müvekkilinin eşinin şirketi ....iade ettiğini, yerine 107.000,00 TL miktarında borç senedini aldığını, bu senedin de ödenmediğini ve iptal ettiklerini bu nedenle bir kısmına yönelik müvekkilinin takibe dayanak senetleri verdiğini iddia ettiğini, icra takibine ve davaya konu bononun illetten mücerret olduğunu, bu nedenle davacının temel ilişkinin incelenmesi talebinin dinlenebilir olmadığını, bononun temel ilişkiden bağımsız olarak tedavül kabiliyeti olan emre muharrer senet olduğunu, diğer iddiaların dinlenilmesine veya tahkikatına lüzum olmaksızın bonoda imza incelemesi yapılarak imza incelemesinin neticesine göre karar verilmesi gerektiğini, birleşen dosya davacısı, müvekkilinin eşinin şirketine çeki iade ettiği, karşılığında şirketten bono aldığını ve bu bonoyu da iade ettiğini akabinde dava konusu senetleri aldığını iddia ettiğini, davacının müvekkili ile, müvekkilinin eşiyle veya müvekkilinin eşinin şirketi .... ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını, müvekkilinin karşı tarafa borcu bulunmadığını, davacının, müvekkilinin açtığı imzaya itiraz davaları sonucunda yapılan imza incelemelerinin yetersiz olduğunu, müvekkilinin yazı ve imza örneklerinin icra hukuk mahkemesince alınmasına rağmen bilirkişi tarafından incelenmediğini, çıplak gözle baktığında imzaların benzerlik gösterdiğini iddia ettiğini, karşı tarafın çıplak gözle baktığında benzerlik görmesinin mümkün olduğunu, karşı tarafın müvekkilinin kötü niyetli olduğunu iddia ederek icra inkâr tazminatına hükmedilmesini istediğini, oysaki senedin müvekkilince tanzim edilmediğinin ve imza itirazında haklı olduğunun bilirkişi incelemeleri ve mahkeme kararıyla sabit olduğunu, müvekkilinin karşı tarafla ticari bir bağı da olmadığını, karşı taraf bonoyu müvekkilinin tanzim etmediğini bilmesine ve mahkeme kararına rağmen ısrarla alacak iddiasında bulunarak kötü niyetini gösterdiğini, karşı tarafın icra hukuk mahkemesinin hükmettiği %20 oranındaki kötü niyet tazminatı ve yargılama giderlerinin kaldırılmasına, mahkeme kararında hükmedilen kalemlerin tahsili için başlatılan ... Esas numaralı dosyasına ödedikleri miktarın iadesine karar verilmesini istediğini, İcra Hukuk Mahkemesinin kararının kesinleştiğini savunarak, karşı tarafın itiraz ve taleplerinin reddine, kötü niyetli istemleri sebebiyle dava değerinin %20 oranından az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava ile .... Esas sayılı birleşen dosyasına konu davanın; asıl dava ve söz konusu birleşen davaya konu icra takip dosyalarına dayanak oluşturan senetlerdeki imzaların davacılara ait olmadığı iddiasıyla asıl ve birleşen davalarda borçlu olunmadığının tespiti ile asıl davada borçlu olunmadığı halde ödenmek zorunda kalınan paranın istirdadı ile birleşen davada menfi tespit istemi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve icra dosyasına yatırılan teminatın mevduat faizi ile nemalandırılması istemine; asıl dava ve söz konusu birleşen dosyada davalı ... tarafından açılan ve Mahkememiz asıl dosyası ile birleştirilmesine karar verilen .... Esas sayılı birleşen dosyalara konu davaların ise; Asıl ve birleşen davalara konu kambiyo senetlerine dayalı olarak başlatılan icra takiplerine davalılar tarafından icra hukuk mahkemelerinde yapılan itirazların iptali ile verilen kararlar uyarınca yapılan ödemelerin tahsili ve hükmedilen para cezalarının iptali istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada asıl ve birleşen davalara konu uyuşmazlıkların çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına karar verilmiş ve tüm deliller toplandıktan sonra takibe dayanak senetteki imzaların asıl dava ile birleşen ....'nun eli ürünü bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti amacıyla bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği ...tarafından düzenlenen 18.06.2025 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, raporda ...'nun oturur ve ayakta, sağ ve sol elle birer sayfa dolusu huzurda imzalarının alınarak incelemeye verilmesi halinde, bu şahıs yönünden yeniden bir inceleme yapılmasının daha sağlıklı ve uygun olacağının değerlendirildiği belirtildiğinden, Mahkememizce bu yönde verilen ara karar uyarınca 28.10.2025 tarihli celsede taraf vekillerinin huzurunda davacı-davalı ...'nun bilirkişi raporunda belirtilen şekilde imza örneklerinin alındığı, daha sonra dosyanın yeniden aynı bilirkişiye tevdi edilerek ... yönünden imza incelemesi yapılarak, davalara konu senetlerde ... adına atılan imzanın ...'nun eli ürünü olup olmadığının tespiti konusunda rapor düzenlenmesinin istenildiği, düzenlenen 01.12.2025 tarihli ek raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulmuş ise de raporların gerekli incelemeleri içerdiği, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmekle ve araştırılacak başkaca bir husus da kalmadığından tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyalarına, alınan bilirkişi raporlarına ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava dosyasına konu alacaklısı ..., borçlusu ... olan 15.08.2019 düzenleme, 30.12.2019 ve 30.01.2020 ödeme tarihli, 10.000 TL bedelli 2 adet, 28.02.2020 ve 30.03.2020 ödeme tarihli 7.500 TL bedelli 2 adet olmak üzere toplam 4 adet senedin ön yüzünde ödeyecek ... adına atılı bulunan imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ...'nun eli ürünü olduğunun kabulünün mümkün görülmediği, birleşen dava dosyasına ait alacaklısı “... ödeyecek ....'nun eli ürünü olmadığı, söz konusu 3 adet senedin arka yüzünde ikinci ciranta ... adına atılı bulunan imzaların, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ...'nun eli ürünü olduğunun kabulünün mümkün görülmediği, ... adına atılı bulunan imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasen ...'nun eli ürünü olduğunu gösterir nitelikte aralarında uyarlık saptanmadığı hususlarının yaptırılan imza incelemeleri sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında belirlenmiş olup, yaptırılan incelemeler sonucu düzenlenen raporların yeterli sayıda mukayese imzalar ile duruşma sırasında alınan imzaların incelenmesi sonucu bilimsel esaslara uygun olarak tespit edildiği, Mahkememize sunulan raporlarda varılan sonuçlar ile ... Mahkemesince yaptırılan imza incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda varılan sonuçların birbiri ile uyumlu olup, birbirini teyit ettiği, asıl dava dosyası ile birleşen ... dosyasındaki davacıların imza inkârında bulundukları senetlere dayalı olarak haklarında başlatılan icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmiş olsa da maddi hukuk yönünden sonuç elde etmek amacıyla işbu menfi tespit ve istirdat amaçlı davaları açmalarında hukuki yararlarının bulunduğu, istirdat davaları ödeme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi ise de asıl davada davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile davaya konu istirdat istemini maddi hukuka ilişkin borç kaynaklarından biri olan sebepsiz zenginleşmeye de dayandırmış olduğu anlaşılmakla, asıl dava ile birleşen .... dosyasındaki davacıların imza inkârında bulundukları senetlere dayalı olarak haklarında başlatılan icra takibine karşı açtıkları işbu davalarda, takibe konu senetlerdeki imzaların davacı ... ve davacı şirket yetkilisi ....nun eli ürünü olmadığı anlaşılmakla, asıl dava dosyasında; davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında kabulü ile davacı ...'nun ... Esas sayılı icra takip dosyası ve icra takibine dayanak senetlerinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, söz konusu takibin iptaline, davacı tarafından anılan icra takip dosyasına ödenen 62.789,44-TL’nin ödeme tarihi olan 11.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, .... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyasında; davacıların menfi tespit istemine ilişkin taleplerinin kabulü ile davacıların ... Esas sayılı) icra takip dosyası ve icra takibine dayanak senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, ancak takip alacaklısı olan davalı tarafın, davaya konu icra takibine geçmekte kötü niyetli olduğu kanaatine varılamadığından, davacıların yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yönelik feri nitelikteki istemlerinin reddine, asıl dava ile birleşen .... davacılar tarafından açılan davaların açıklanan sebeplerle kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, asıl dava ile birleşen ... dosyasında davalı olan ... tarafından aynı takip dosyalarına ilişkin olarak asıl dava ve birleşen dava davacılarına karşı açılan .... Esas sayılı birleşen davasının ise yerinde görülmemesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmekle, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak asıl ve birleşen davalara ilişkin olarak aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ... Esas sayılı Asıl Dava Dosyasında; Davacının davasının dava ve ıslah dilekçesi kapsamında KABULÜ ile; davacı ...'nun .... Esas sayılı icra takip dosyası ve icra takibine dayanak senetlerinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu takibin iptaline, davacı tarafından anılan icra takip dosyasına ödenen 62.789,44-TL’nin ödeme tarihi olan 11.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, 2-... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyasında; Davacıların menfi tespit istemine ilişkin taleplerinin KABULÜ ile; davacıların A.... Esas sayılı) icra takip dosyası ve icra takibine dayanak senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, Takip alacaklısı olan davalı tarafın, davaya konu icra takibine geçmekte kötü niyetli olduğu kanaatine varılamadığından, davacıların yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yönelik feri nitelikteki istemlerinin reddine, 3-... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyasında; Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE, 4-.... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyasında; Davacının yerinde görülmeyen davasının REDDİNE, Asıl Davada; 5-Hüküm altına alınan 62.789,44-TL üzerinden hesaplanan 4.289,14-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.072,29-TL harç ile yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan 615,40-TL ıslah harcının mahsubu sonucu kalan 2.601,45-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.072,29-TL peşin harç, 615,40-TL ıslah harcı ve 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.176,09-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 7-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan bilirkişi ücreti karşılığı 18.000,00-TL, tebligat posta giderleri karşılığı 980,00-TL ve dosya kapak masrafı 25,00-TL olmak üzere toplam 19.005,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 8-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, ....Esas sayılı Birleşen Dava Dosyasında; 11-Dava değeri 69.760,26-TL üzerinden hesaplanan 4.765,32-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.191,34-TL harcın mahsubu sonucu kalan 3.573,98-TL harcın birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 12-Davacılar tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 1.191,34-TL peşin harç, ve 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.679,74-TL harç giderinin birleşen davada davalıdan tahsili ile birleşen davada davacılara ödenmesine, 13-Davacı tarafça tüm yargılama sürecinde yargılama gideri olarak yapılan tebligat posta giderleri karşılığı 210,00-TL ve dosya kapak masrafı 25,00-TL olmak üzere toplam 235,00-TL yargılama giderinin birleşen davada davalıdan tahsili ile birleşen davada davacılara ödenmesine, 14-Davacılar davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen davada davalıdan tahsili ile birleşen davada davacılara ödenmesine, 15-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk giderinin birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 16-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, .... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyasında; 17-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 1.077,17-TL harcın mahsubu ile artan 345,17-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davada davacıya ödenmesine, 18-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 19-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 20-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 21-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, .... Esas sayılı Birleşen Dava Dosyasında; 22-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 1.702,72-TL harcın mahsubu ile artan 970,72-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde birleşen davada davacıya ödenmesine, 23-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 24-Davalılar davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin birleşen davada davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 25-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.700,00-TL arabuluculuk giderinin birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 26-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; asıl ve birleşen dosyada taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ....'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/641, K. 2026/166, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-641-e-2026-166-k-4ec997eca925