İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/634 E. 2025/757 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/634
Karar No
2025/757
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/634 Esas - 2025/757 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/634 Esas KARAR NO : 2025/757

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/09/2024 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07.11.2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.07.2023 tarihinde davacıların murisi ...'ın kullandığı ... plakalı aracın davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun sağ arka köşesine ...'ın aracının sol ön kısmıyla çarpması sonucu ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, .... soruşturma dosyasında araç sürücüsü davalı ...'nın kusursuz olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, ancak olayın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsü ...'nın kusurlu olduğunu, davalının kavşaktan sola dönüş kuralına uymadığını, ... plaka sayılı kamyonda ara koruma donanımı bulunmadığını, kusur hususunda kaza tespit tutanağını kabul etmediklerini, dava konusu kazada ölen müteveffanın müvekkil ...'ın eşi, ... ve ...'ın babaları olup ...'ın ölmesi ile birlikte hem maddi hem manevi yönden destekten yoksun kaldıklarını, müvekkillerinin eş/babalarını kaybetmeleri nedeniyle manevi zarara uğrayacağını ve tazmini gerekeceğini, ... plaka sayılı kamyonun kaza tarihinden itibaren ... poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin teminatı kapsamında olduğunu, davalı sigorta şirketine 27.02.2024 tarihinde tebliğ edilen başvuruları üzerine davalının şirketin ödeme yapmadığını, davalının sigorta şirketinin 09.03.2024 tarihinde temerrüde düştüğünü ileri sürüp cenaze masrafları için 1.000,00 TL maddi tazminat, 3.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, (müvekkillerinin her biri için 1.000,00'er TL) maddi tazminat bedelinin 09.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, her bir davacı için 100.000,00 TL olmak üzere 300.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların davalı sigorta şirketine zorunlu evraklar olmaksızın eksik evrekle başvuruda bulunup doğrudan dava yoluna başvurduğundan dava şartı noksanlığından davanın reddi gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının müteveffanın kusuruna denk gelen kısmının teminat kapsamı dışında olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıların murisi ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, destekten yoksunluk zararının oluşmadığını, müvekkilinin üst soyu ebeveynlerine de pay ayrılması gerektiğini, cenaze masraflarının sigorta şirketinin sorumluluğunda bulunmayıp .... sorumluğunda olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak ... Mahkemesinin yetkili olduğunu, kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü olan müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazaya davacıların murisinin kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, müvekkilinin herhangi bir tazminat sorumluluğu bulunmadığını, .... 23/10/2023 tarihli raporu ile teyit edilen 02.07.2023 tarihli trafik kazası tespit tutanağının kesin delil durumunda olup aksini ispat yükünün davacılarda olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunarak ....'nin yetkili olduğunu, kazanın oluşumunda davacıların murisi ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, davalı ...'ya hiçbir raporda herhangi bir kusur atfedilmediğini, müvekkilinin herhangi bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle ...'ın vefatından kaynaklı destekten yoksun kalınması nedeniyle talep edilen maddi ve manevi tazminat isteklerinden ibarettir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış olup; SGK'ya yazılan müzekkereye cevap geldiği, ....'nin aldırdığı .... raporunun geldiği, Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe bilgileri, davacılarının murisi ...'ın aile nüfus kayıt tablosunun geldiği ve Mahkememizce 3 Kişilik Fen Heyetinden ve .... Öğretim Üyelerinden gerekli kusur bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür. Davaya konu poliçesinin incelenmesinde; ... plakalı ticari kamyonun ... adına kayıtlı iken 14.06.2023-14.06.2024 tarihleri arasında davalı sigorta şirketinde ... poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe limitinin 1.200.000,00 TL olduğu görülmüştür. 2918 sayılı KTK'da ... sigortası ile ilgili ayrıntılı düzenleme yapılmıştır. Yapılan düzenlemeler uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar(2918 sayılı KTK m. 85/1). Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu .... tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır (m. 93/1). Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabilecegi gibi dava da açabilir (m. 97). Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz (8 iş günü) iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar (m. 99). Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir (m. 109/1,2). Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir (2918 sayılı KTK m. 110/2). Meydana gelen kazada ölüm veya yaralanma meydana gelmesi halinde hak sahipleri ölüm halinde, destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilirler (TBK m. 53). Bedensel zarar meydana gelmesi durumunda daimi veya geçici iş göremezlik nedeni ile tazminat talep edilebilir (TBK m. 54, 55). Ayrıca yasal koşulların oluşması halinde kaza nedeniyle ölüm veya yaralanma halinde manevi tazminat talep edilebilir (TBK m. 56). ... sigorta poliçesinden kaynaklanan kaza sonucu meydana gelen zararlardan sigorta şirketi azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, gerçek zararın tazmini ile sınırlıdır (....,). Dosya üzerinde 3 Kişilik Fen Bilirkişi kurulu marifeti ile inceleme yapılmıştır. Mahkememizce Karayolları Fen Heyetinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 10.07.2024 tarihli raporda özetle; "02.07.2023 günü saat 06:30 sıralarında ... idaresindeki ... plakalı aracı ile .... istikametinden .... istikametine seyir halinde iken belirtilen mevkiye geldiğinde kavşak içinden sola dönüş yapma hazırlığında olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun sağ arka köşesine çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda: 1-... plakalı araç sürücüsü ...’ ın 2918 Sayılı KTK’ nın madde 52.a,b,c, ile 56.c ve 84. Madde d,f,j kurallarını ihlal ettiği kazanın meydana gelmesinde % 100 Asli ve Tam Kusurlu olduğu, 2-... plakalı kamyon sürücüsü ...’ nın aracına ... plakalı aracın arkadan çarpması olayında ihlal ve kusurunun olmadığı, görüş ve kanaatimizi içeren iş bu raporumuz tarafımızdan tanzim ve imza edilmiş olduğu." bildirilmiştir. .... Üç Kişilik Kusur Bilirkişi Heyeti'nden aldırılan (....) 23.08.2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Olayın gerçekleştiği yerin, her ne kadar "dönel" özellikte olduğuna ilişkin kaza tespit tutanağına kodlama yapılmış olsa da, olayın gerçekleştiği kavşağı, yine, tutanağa işlenmiş kaza yeri koordinatlarına göre gerek olay tarihi öncesi (....) gerekse olay tarihi sonrası (...) gösterir örnek fotoğraflardan görüleceği üzere, olay yerinin; ana yol özelliğindeki .... karayolunun 01 kontrol kesimi üzerinde bulunan .... Yolu ile oluşmuş "ana yol - tali yol kavşağı" özelliğine haiz bir kavşak olduğu ve ortadaki adanın, kavşaktaki ana yol kollarını oluşturan ... karayolu platformlarını ayıran orta ayırıcıların hizasında, kavşak alanı içerisinde ana yol doğrultusunda yaklaşık olarak ayırıcıların kavşak girişinde sonlandıkları yerdeki genişliğe eşdeğer genişlikte, orta ayrıcılar hizasında ise eğrisel formda bir -tam olarak yuvarlak da olmayan- ada bulunması; kavşağın, trafik mühendisliği ve kavşak geometrisi tasarımı bakımından, standartlarına uygun olarak çalışacak bir "dönel kavşak" olduğu anlamına gelmez. Kaldı ki, ne olay yeri koordinatlarına göre incelenen farklı örnek fotoğraflarda, ne de kaza tespit tutanağında olay yeri kavşağa yaklaşım kollarında ve kavşak girişinde ve/veya içerisinde; kavşağın dönel kavşak olarak çalışacağına dair trafik işaret levhaları ve benzeri gibi herhangi bilgilendirme bulunmadığı görülmüştür. Diğer yandan, kavşağın olay tarihi öncesi örnek fotoğraftan görüleceği üzere, daha önceden trafik sinyal denetimi bulunmayan bir "ana yol - tali yol" kavşağı (...) olarak çalışmaktayken, daha sonraları (...), olay tarihi itibariyle de, trafik sinyal denetimi uygulanmış bir "ana yol - tali yol" kavşağı olarak çalıştırılmaya başlandığı anlaşılmaktadır. Olaya karışan kamyon sürücüsünün ifadelerinden ise; olay sürecinde faal olan trafik ışık düzenine göre olaya karışan her iki araca (....'un ....'a gidiş yönünde kavşağa yaklaşıp; gerek .... yönüne düz devam edecek, gerekse ... yolu yönüne doğru sola dönüş ve/veya ....'da u dönüş yapacak) da, olay sürecinde kavşak alanına giriş izni (yeşil ışık) verildiği, fakat, kavşak girişi sonrası, sola ve/veya u dönüşü yapacak akımın, orta ayırıcılar ile ortadaki ada arasında durdurulduğu (kırmızı ışık yakıldığı) anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, olay yeri kavşağa yaklaşan ve sola dönüş yapacak trafik akımının (mezkur olaydaki kamyonun içinde bulunduğu akım gibi) durdurulacağı süreçte söz konusu akımın, ana yol üzerinden kavşağa yaklaşıp düz devam edecek trafik akımı (mezkur olaydaki otomobilin içinde bulunduğu akım gibi) için tehlike teşkil etmemesi amacıyla herhangi -sola- dönüş cebi uygulaması bulunmadığı, kavşak alanı içerisinde dönüş yapacak otomobil boyutunda araçlar için bile oldukça kısıtlı bir alan tesis edilebildiği (... ile gösterilen örnek fotoğraf) ile bir arada dikkate alındığında; olaya karışan kamyon sürücüsünün, olay sürecinde, bulunduğu yere arkasından yaklaşan ve kendisiyle aynı anda kavşağa giriş izni verilmiş herhangi araçla çarpışmayı (arkasından yaklaşan aracın, kendi aracına çarpmasını) önlemek amacıyla olay koşullarında alabileceği herhangi bir önlem olmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla; ... plaka sayılı kamyonun sürücü ...'ya olayda herhangi kusur atfedilmemesi uygundur. Olayın gerçekleştiği kavşağın geometrisine dair yukarıdaki paragraflarda açıklandığı üzere, olaya karışan araçların yaklaştıkları platformda -kuvvetle muhtemel yolun enkesit özelliklerinden kaynaklı olarak- sola dönüş cebi tesis edilememiş olduğu dikkate alındığında; kavşağa giren ve dönüş (sola veya u gibi) yapacak araçların, otomobil boyutunda birkaç aracın bile duraklama yapamayacağı kadar kısıtlı bir ayırıcılar arası alanda (... ile gösterilen örnek fotoğraf) durdurularak çalışacak biçimde tasarlanmış trafik sinyal düzeninin, olayın gerçekleştiği kavşaktaki trafik akım çatışmalarını yeterince güvenle yönetemeyeceği değerlendirilmiştir. Olayın gerçekleştiği kavşaktaki trafik akmımlarını, gerek trafik mühendisliği gerekse eşdüzey sinyalize kavşak tasarımı temel ilkelerine uygun olarak biribirleriyle çatıştırmayacak biçimde tasarlanmış ve hatasız/arızasız çalışmakta olan bir trafik ışık düzeninde, üstelik yaklaşımından dönüş cebi bulunmayan kavşak alanının da araç barındıramayacak kadar kısıtlı olduğu durumda, olaya karışan araçlara kavşağa giriş izni verilmesine karşın dönecek olanların, arkadan yaklaşacaklar için tehlike teşkil edebilecek biçimde kavşak içerisinde trafik şeritlerine de taşmalarına neden olabilecek biçimde durdurulmalarının, sinyalizasyondaki faz tasarımı bakımından uygun olmadığı değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, olay yeri kavşaktaki trafik yönetimi uygulamalarından sorumlu idarenin/idarelerin de olayda, düşük düzeyde de olsa ikinci (tali) derecede ve %10 (yüzde on) oranında kusurlu sayılması uygundur. Mezkur olay gibi olayların önlenmesi adına, olay yerindeki trafik sinyal tasarımının; olaydaki gibi sola dönüş yapacak araçların kavşak içerisine girdikten sonra değil, kavşak girişinde durdurulması, veya, sola dönecek araçların kavşak içerisinde durdurulmaksızın, düz devam edecek araçlara yeşil yakılan süre boyunca kavşaktaki dönüşte de yeşil almaları, ve benzeri gibi trafik güvenliğini önceleyen düzenlemeler ile iyileştirilmesi önerilir. Olayın gerçekleştiği kavşağa, olaya karışan araçların yaklaştıkları kolun (.... karayolu .... yönüne gidişe ayrılmış platformun), araçların ilerlediği yönde, aşağı yönde eğime sahip olduğu, hatta, kavşağa yaklaşım kesimi boyunca kaplama üzerindeki yavaşlama uyarıcı çizgi uygulamalarının da bulunduğu (bakınız Şekil 3 ile sunulan örnek fotoğraf) dikkate alındığında; kavşak alanına yaklaşırken aracının hızını, kavşak alanında söz konusu olabilecek ve mezkur olayda olduğu gibi trafik güvenliği bakımından tehlike teşkil edecek herhangi olaya karışmasını engellemeye elverecek önlemleri zamanında güvenle almasına yeterli olacak biçimde düşük düzeylere uyarlamadığı/düşürmediği, mezkur olaydaki çarpışmayı önleyememiş olmasından değerlendirilen .... plaka sayılı otomobilin sürücüsü ...'ın, olayda birinci (asli) derecede ve %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu sayılması uygundur." şeklinde rapor sunulmuştur. Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı BK'nın 53/III. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir" şeklinde hükme bağlanmıştır.

Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. “Zorunlu Trafik Sigortasında sigortacı, işletenin 2918 sayılı KTK’nun 85/1.madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Yasa’nın 91/1.maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1.madde hükmü ve gerekse Zorunlu Trafik Sigortası poliçesi Genel Şartları’nın 1.madde hükmü, ölüm veya bedensel zararlar yanında bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüştür. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3 maddesine ve A.5 maddesinin (ç) bendine göre; ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla meydana gelen destek zararları, destekten yoksun kalma teminatı kapsamındadır. Sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında, mutlaka ölen kişinin üçüncü kişi olması gerekir. Genel şartların A.6 maddesi (d) bendinde; destekten yoksun kalan hak sahibinin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat dışı tutulduğundan; asli kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü ...'ın kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir. Dosya içerisinde toplanan tüm deliller, kaza tutanağı, adli tıp raporu, sigorta poliçesi tüm dosya içeriğine göre; 02/07/2023 tarihinde mütevvefa sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçların çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında Mahkememizce aldırılan .... Kusur raporuna göre davacıların desteği ... %90 oranında kusurlu bulunmuş, meydana gelen trafik kazasında %10 oranında yol tasarımında ve trafik yönetimi uygulamalarındaki idare kusurlu bulunmuş, davalı sürücü ...'nın ise kusursuz olduğu bildirilmiştir. Bu durumda davalıların tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacıların desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin ... kapsamı dışında olduğu bilindiğinden ve kazanın gerçekleşmesine desteğin %90 oranında kusurlu olduğu anlaşıldığından, olayda %10 kusurlu olan idarenin ise davalı gösterilmediği gözetildiğinde davalılar aleyhine açılan haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN REDDİNE, -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.576,16-TL'nin yatıran tarafa iadesine, -Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden maddi tazminat talepleri için 3.000,00-TL, manevi tazminat talepleri için 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, -Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.800,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına, -Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne ve Davalı ... Ve ... vekilinin e-duruşma ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/10/2025

Katip .... e-imzalı

Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/634, K. 2025/757, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-634-e-2025-757-k-938a3e2db46f