Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1411 E. 2026/779 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1411
Karar No
2026/779
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1411 KARAR NO : 2026/779

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2022 NUMARASI : 2016/343 Esas - 2022/1187 Karar DAVA : Muarazanın Men'i DAVA TARİHİ : 18/03/2016 BİRLEŞEN DAVA :(İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/362 Esas, 2018/305 Karar Sayılı Dosyası) DAVA : Muarazanın Men'i DAVA TARİHİ : 21/03/2016 BAM KARAR TARİHİ : 29/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarihli 2016/343 Esas - 2022/1187 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: ASIL DAVADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalılardan ..... Şti arasında POS makinası kullanımı için üye iş yeri sözleşmesi imzalandığı, 65975.... nolu POS cihazı hesabının tanımlandığını, müvekkili bankaya ait POS cihazında kredi kartı hamili.... tarafından .... Bankası'na ait... nolu kredi kartından 15.12.2015 tarihinde 2.500,00 TL ve 500,00 TL, ....'a ait .... nolu kredi kartından 30.12.2015 tarihinde 19.000,00 TL, ...'na ait ... nolu kredi kartından 05.01.2016 tarihinde 9.200,00 TL, 20.000,00 TL ve 20.000,00 TL, ...'a ait .... nolu kredi kartından 29.12.2015 tarihinde 27.500,00 TL ve 25.000,00 TL, ...'a ait ....nolu kredi kartından 14.12.2015 tarihinde 10.000,00TL, 10.000,00 TL, 10.000,00 TL, 8.750,00 TL ve 10.000,00 TL, 15.12.2015 tarihinde 10.000,00 TL, 10.000,00 TL, 10.000,00 TL ve 17.000 TL,... ait kredi kartından 15.000,00 TL, 13.000,00 TL, 15.000,00 TL ve 30.12.2015 tarihinde 13.500,00 TL olmak üzere toplamda 280.450,00 TL'lik 22 adet harcama işleminin yapıldığı, POS cihazından geçen iş bu işlemlere ilişkin olarak üye iş yeri ile imzalanan sözleşme uyarınca POS cihazındaki 280.450,00 TL'nin davalı şirkete davacı bankaca ödendiğini, akabinde kredi kartı harcamalarına ilişkin yerleşik kurallar gereği kartın düzenlendiği bankalara borç kaydedildiğini ancak ilgili bankaların kredi kartından yapılan harcamaları müşterisi olan diğer davalı ....'e yansıttığında sistematik itirazlarla karşılaşıldığını, davalılardan ... ...'ün itiraz ettiği harcamalara ilişkin olarak dilekçeleri incelendiğinde ileri vadeli ve kredi kartıyla 2.el araç satışı gerçekleştirilmesinin hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmesi sebebiyle dikkat çekici bulunduğu, davacı bankaya ait POS cihazından gerçekleştirilen tutarlara ilişkin işlemlerin fiktif gerçek dışı işlemlerin olduğunu, davalı şirket tarafından dolandırıcılık kastıyla hareket edildiğini ve bu eyleme harcama itirazında bulunan kart hamillerininde ortada gerçek bir satış bulunmadığından iştirak ettiğini ve asıl amacın kredi kartı harcama tutarlarının bankadan tahsili suretiyle haksız kazanç elde etmek olduğunun anlaşıldığını, harcama itirazında bulunan davalı ...'ün itiraz dilekçesine eklediği araç satış sözleşmesi ekinde geçen araç bilgileri araştırıldığında ... KM olan aracın 2015 Aralık ayında ... tarafından satışının yapıldığını, aracın davacı banka...i Şubesi'ne araç maliki olan bir müşterisinin taşıt kredisi borcuna karşılık rehinli olduğunun görüldüğünü, başlı başına bu durumun bile kredi kartından yapılan harcamanın kötüniyetli olduğunun ispatı olduğunu, dava konusu olayla ilgili olarak İzmir CBS'nin 2016/21083 soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın bir diğer şikayetçisinin de..... olduğunu, sonuç olarak özetlemek gerekirse davalı şirket ile diğer davalının davacı bankayı dolandırmak kastıyla chargeback kurallarını ihlal etmek suretiyle temin ettiği kredi kartlarıyla gerçek olmayan alışverişler yapmakta ve üye iş yeri POS cihazından geçen tutarları önce tahsil edip sonra kart hamillerine borç yapılan bu tutarları gerçek dışı harcamalarla kendi kartının hamilinin hesabına iadesine sağlayarak uhdesine geçirmek işlemi olduğu, davalı şirkete tahsis edilen davacı bankaya ait POS cihazından 08.12.2015-01.02.2016 tarihleri arasında 1.539.910,00 TL tutarında işlem gerçekleştirildiği ve dava tarihi itibariyle kredi kartı hamili ....'ün yapmış olduğu harcama itirazlarının toplamının 280.450,00TL'ye ulaştığından bahisle davalı şirket adına POS cihazı üzerinden yapılan alışverişlerinin Visa ve Master Card kuralları kapsamında gerçek satış olmadığının ve POS hesabının suçta kullanılan hesap olduğunun ve bu suretle Visa ve Master Card harcama itirazı kurallarının uygulanmayacağının tespiti ile bu konuda murazaanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir. ASIL DAVADA CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iddialarının yerinde olmadığı, zira uluslararası Master/Visa Kanunları gereğince Master/Visa kartların kullanıldığı tüm bankalarda uygulanması zorunlu olan chargeback kuralı gereğince kredi kartıyla bedeli ödendiği halde karşılığında yerine getirilmesi gereken edimin yerine getirilmemesi halinde belirli bir takım prosedürlerin yerine getirilmesine takiben kredi kartıyla ödenen paranın ilgili kredi kartına iade edilmesinin zorunlu bulunduğunu, davalı ...'ün davacı bankanın POS anlaşması yaptığı diğer davalı şirkete ait iş yerinde bulunan .... plakalı ... marka aracı beğenerek satın almak istediğini ve bu kapsamda taraflar arasında 06.12.2015 tarihli Otomobil Satış Sözleşmesinin imzalandığını, iş bu sözleşme uyarınca ilgili aracın 530.000 TL bedelle müvekkiline satıldığını, bedeli karşılığında da .... plakalı aracını takas olarak verip, kalan kısmını kredi kartıyla ve nakit olarak ödemesinin kararlaştırıldığını ve davalıdan 2.650,00 TL olarak nakit kapora alındığını, bu arada bakiye borcun ödenmesiyle satışa konu aracın 08.06.2016 tarihinde noter devrinin yapılacağının taahhüt edildiğini, davacının bu sözleşme konusu araçla ilgili olarak Aralık ayında kendi müşterisine ....'den satışının yapıldığını ve araç maliki olan müşterinin aracı rehin vererek kredi kullandığını beyan ettiği ve bu durumun müvekkilinin sahtecilik yaptığının delili olduğunu karşı tarafın ileri sürdüğü, karşı tarafın sunduğu belgelerden davaya konu aracın proforma fatura tarihinin 03.12.2015 olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla aracı ....'den 03.12.2015 tarihinde satın alan araç malikinin herhangi bir sebeple aracı satışa çıkarmak için davalı şirkete ait teşhire çıkardığı ve aracı görüp beğenen davalının 06.12.2016 tarihli sözleşmeyi yaparak satın almak istemesinde müvekkiline istinat edilecek aleyhte bir durumun söz konusu olmadığı, davalının diğer davalı şirketten pek çok kere araç alımı yaptığı ve sıklıkla da ödemelerini kredi kartıyla yaptığı, davaya konu alışverişte de aracın devrini almadan araç bedelini ödediği, bu ilişkinin eskiye ve güvene dayanan ticari ilişkiden kaynaklandığını, sonuç olarak davalının sözleşme ile yüklendiği edimini yerine getirerek diğer davalı şirkete bakiye borcu da muhtelif banka kartlarıyla ödemiş olmasına rağmen aracın davalıya teslim edilmediğini, davalının kredi kartına yansıyan tutarları da bankalara ödediğini ancak aracın kendisine teslim edilmemesi nedeniyle zaman kaybetmeksizin kart bankalarına harcama itirazında bulunduğunu, bu nedenle davalının mağdur olduğunu, bugüne kadar devir ve teslim almadığı bir otomobilin bedelini ödediği halde henüz bu bedel kendisine iade edilmeyen davalının bir de iş bu dava ile karşı karşıya kaldığını, davacı bankanın davalının sistematik bir şekilde itiraz etmesi nedeniyle bu itirazı şüpheli bulduklarını ileri sürmekte ise de davalı tarafın hangi nedenle ve ne şekilde itiraz ederse etsin davacı bankanın chargeback gereği yüklendiği sorumluluktan kaçmak için bu davayı ikame ettiğini, zira ortada müvekkiline istinat edilecek tek bir somut itirazın bulunmadığını, davacı bankanın hiçbir evrak araştırması yapmadan harcamaları şüpheli bulmadan doğrudan kendi komisyonunu keserek harcama tutarını üye iş yerine ödediğini oysa davacının kendi komisyonunu düşünmeden iyi niyetli harcama sahiplerini düşünüp üye iş yerinin ilk yüklü miktardaki peşin harcamasında bu parayı üye iş yerine ödemeden gerekli hukuki işlemi başlatmasının gerektiğini, kredi kartı borcu içinde ödediği parada kendisine henüz iade dahi edilmeyen müvekkilinin bu kadar sıkıntı yaşarken bir de bu dava ile karşı karşıya kaldığını, istinat edilen tek olgunun ise kredi kartıyla otomobil alımı yapmanın ticari teamüllere uygun olmadığı hususu olduğunu, davacının davasını somut delillerle ispatlamasının zorunlu olduğunu, soyut istinatlarla varsayıma dayalı olgularla diğer davalı şirketi ilgilendiren ve kendi içinde çelişkili olan iddialarla davalının davaya konu harcamaları sahte şekilde yaptığının kabulünün mümkün olmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalılardan . .... Şti arasında POS makinası kullanımı için üye iş yeri sözleşmesinin imzalandığını, 6597.... nolu POS cihazı hesabının tanımlandığını, müvekkili bankaya ait POS cihazında kredi kartı hamili ..... tarafından ....'a ait .... nolu kredi kartından 22.12.2015 tarihinde 5.000 TL, ....'a ait .... nolu kredi kartından 13.12.2015 tarihinde 14.900 TL, 24.12.2015 tarihinde 15.000 TL olmak üzere toplamda 34.900TL'lik 3 adet harcama işleminin yapıldığını, POS cihazından geçen iş bu işlemlere ilişkin olarak üye işyeri ile imzalanan sözleşme ile POS cihazındaki 34.900 TL 'nin davalı şirkete davacı bankaca ödendiğini, akabinde kredi kartı harcamalarına ilişkin yerleşik kurallar gereği kartın düzenlendiği bankalara borcun kaydedildiğini, ne varki bu bankaların kredi kartından yapılan harcamaları müşterisi olan diğer davalı ....'a yansıttığında sistematik itirazlarla karşılaştığını, davacı bankaya ait POS cihazından gerçekleştirilen tutarlara ilişkin işlemlerin fiktif gerçek dışı işlemler olduğunu, davalı şirket tarafından dolandırıcılık kastıyla hareket edildiğini ve bu eyleme harcama itirazında bulunan kart hamillerininde ortada gerçek bir satış bulunmadığından iştirak ettiğini ve asıl amacın kredi kartı harcama tutarlarının bankadan tahsili suretiyle haksız kazanç elde etmek olduğunun anlaşıldığını, dava konusu olayla ilgili olarak İzmir CBS'nin 2016/21083 soruşturma sayılı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, dosyanın bir diğer şikayetçisinin de .... olduğunu, sonuç olarak özetlemek gerekirse davalı şirket ile diğer davalının davacı bankayı dolandırmak kastıyla chargeback kurallarını ihlal etmek suretiyle temin ettiği kredi kartlarıyla gerçek olmayan alışverişler yapmakta ve üye iş yeri POS cihazından geçen tutarları önce tahsil edip sonra kart hamillerine borç yapılan bu tutarları gerçek dışı harcamalarla kendi kartının hamilinin hesabına iadesine sağlayarak uhdesine geçirmek işlemi olduğunu, davalı şirkete tahsis edilen davacı bankaya ait POS cihazından 08.12.2015-01.02.2016 tarihleri arasında 1.530.910,00 TL tutarında işlem gerçekleştirildiği ve dava tarihi itibariyle kredi kartı hamili ....'ın yapmış olduğu harcama itirazlarının toplamının 34.900,00 TL'ye ulaştığından bahisle davalı şirket adına POS cihazı üzerinden yapılan alışverişlerinin Visa ve Master Card kuralları kapsamında gerçek satış olmadığının ve POS hesabının suçta kullanılan hesap olduğunun ve bu suretle Visa ve Master Card harcama itirazı kurallarının uygulanmayacağının tespiti ile bu konuda murazaanın men'ine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Mahkemece yapılan yargılama sırasında davalılara usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olmasına rağmen davalı taraflarca cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN KARAR: Mahkemece;"...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde esas ve birleşen dava dosyası açısından alınan kök ve ek raporlarda sonuç olarak belirtildiği üzere; esas dava dosyası açısından davalı şirket ile diğer davalı ... arasında haricen düzenlenen 06.12.2015 tarihli Otomobil Satış Sözleşmesi ile .... plakalı.... marka .... model aracın toplam 530.000 TL bedelle davalı şirket tarafından diğer davalı ...'e satılmasına karar verildiği, aracın alıcıya teslim tarihi olarak da 08.02.2016 tarihinin gösterildiği, satılan araç karşılığında .... plakalı....marka aracın takas olarak verildiği, 2.650,00 TL kapora alındığı, kalan ödemenin ise 01.12.2015-15.01.2016 tarihleri arasında kredi kartıyla ve nakit olarak yapılacağının kararlaştırıldığı, bu şekilde POS cihazını kullanan davalı şirket ile kredi kartı hamili olan diğer davalı arasında araç alım satımı ile ilgili akdi bir ilişkinin kurulduğu ve bu kapsamda davalı şirkete ait 65975.... üye iş yeri nolu POS cihazından diğer davalı kredi kart hamili ... tarafından....Bankası'na ait ... nolu kredi kartından 15.12.2015 tarihinde 2.500,00 TL ve 500,00 TL, ....'a ait ... nolu kredi kartından 30.12.2015 tarihinde 19.000,00 TL, ... Bankası'na ait ....nolu kredi kartından 05.01.2016 tarihinde 9.200,00 TL, 20.000,00 TL ve 20.000,00 TL,...'a ait ..... nolu kredi kartından 29.12.2015 tarihinde 27.500,00 TL ve 25.000,00 TL, ....'a ait.... nolu kredi kartından 14.12.2015 tarihinde 10.000,00TL, 10.000,00 TL, 10.000,00 TL, 8.750,00 TL ve 10.000,00 TL, 15.12.2015 tarihinde 10.000,00 TL, 10.000,00 TL, 10.000,00 TL ve 17.000 TL, ....Bankası ait .... nolu kredi kartından 09.12.2015 tarihinde15.000,00 TL, 13.000,00 TL, 15.000,00 TL ve 30.12.2015 tarihinde 13.500,00 TL olmak üzere toplamda 280.450,00 TL'lik 22 adet harcama işleminin yapıldığı ve daha sonrasında araç satış sözleşmesine konu aracın teslim edilmemesi nedeniyle davalı ... tarafından yapılan iş bu harcamalarla ilgili harcama itirazlarında bulunulduğu tespit edilmiş olup, davalılar arasındaki sözleşmeye konu aracın dava dosyasına getirtilen trafik kaydının incelenmesinden 06.11.2020 tarihinde Polnet sisteminde yapılan sorgulamada ....plakalı aracın... Model ... marka ... şase nolu otomobil olduğu, 09.12.2015 tarihinde faturaları olarak ..... A.Ş adına tescil edildiği, İzmir 23.Noterliği'nin 02.09.2019 tarihli online satış senediyle ....'e satıldığı, yine İzmir 18.Noterliği'nin 24.09.2019 tarihli online satış senediyle ... Şti adına ... plakasıyla nakil gittiğinden tescil kayıtlarının silindiği belirtilmiş olmakla bu haliyle sözleşmeye konu aracın hiçbir zaman davalılar adına tescil kaydının olmadığı anlaşıldığı gibi sözleşmede takas olarak verildiği belirtilen .... plakalı araçla ilgili olarak getirtilen trafik tescil kayıtlarının incelenmesinden ... model ... marka araç olup, tescil tarihininde 26.11.2019 tarihi olduğu, ilk olarak ... adına kayıtlı olup, daha sonrasında 20.11.2020 tarihinde ... adına kaydedildiği, bu şekilde araç satış sözleşmesi kapsamında takas olarak verileceği bildirilen aracında davalı ... adına tescilli olduğuna dair bir kayda rastlanmadığı görülmüştür. Yine birleşen dava dosyası açısından ise davalı şirket ile diğer davalı ... arasında harici olarak düzenlenen 13.12.2015 tarihli Otomobil Satış Sözleşmesi ile ... plakalı, markası ve tipi ... olarak cinsinin ise ...olarak belirtildiği aracın toplamda 92.000 TL bedelle alıcı tarafından satıcıya ödeme şekli kredi kartı olarak belirtilmek suretiyle 13.12.2015 tarihinde 14.900 TL, 18.12.2015 tarihinde 39.000 TL, 22.12.2015 tarihinde 13.000 TL, 24.12.2015 tarihinde 15.000 TL, 05.01.2016 tarihinde 10.100 TL olmak üzere ödenmesi koşuluyla satışı konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığı, daha sonrasında davalı şirkete ait 65975....üye iş yeri nolu POS cihazından diğer davalı kredi kart hamili .... tarafından ....'a ait .... nolu kredi kartından 22.12.2015 tarihinde 5.000 TL, ....'a ait .... nolu kredi kartından 13.12.2015 tarihinde 14.900 TL, 24.12.2015 tarihinde 15.000 TL olmak üzere toplamda 34.900TL'lik 3 adet harcama işleminin yapıldığı, birleşen dava dilekçesi ekindeki belgelerin incelenmesinden daha sonrasında davalı.... tarafından 13.12.2015 tarihli 14.900 TL, 24.12.2015 tarihli 15.000 TL, 22.12.2015 tarihli 5.000 TL'lik kredi kartından yapılan harcamalarla ilgili olarak aracın teslim alınmaması nedeniyle harcama itirazlarında bulunduğu, bu kapsamda mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflar arasındaki sözleşmeye konu .... plakalı aracın tüm trafik kayıtları getirtilmiş olup, incelenmesinden .... plakalı aracın ... modem ... marka ....olduğu, ilk olarak 07.04.2016 tarihinde ... adına tescil edildiği ve sonrasında sırasıyla 25.08.2016 tarihinde ..., 13.03.2017 tarihinde .... ve 26.09.2017 tarihinde ....'ya satıldığı ve halen de bu şahıs adına kayıtlı olduğunun belirtildiği görülmüş olmakla hiçbir şekilde sözleşmeye konu .... plakalı aracın davalılar adına kaydına rastlanmadığı gibi sözleşmede aracın cinsi ... olarak belirtilmesine rağmen gelen trafik kaydında ... plakalı aracın ... niteliğinde olduğu görülmüştür. Yine alınan bilirkişi kök ve ek raporunda belirtildiği üzere davalı şirketin POS cihazından 08.12.2015-01.02.2016 tarihleri arasında davaya konu işlemleri de kapsar şekilde 114 adet işlemde toplam 1.530.910 TL tutarında kredi kartı işlemi gerçekleştirildiği, bu işlemlerle ilgili olarak davacı banka tarafından suç duyurusunda bulunulduğu ve yine davalı şirkete dava dışı diğer bir banka olan .... A.Ş tarafından verilen POS cihazıyla 180 adet işlemde toplam 1.332.691 TL şüpheli harcama gerçekleştirildiği ve bu işlemler hakkında .....A.Ş. tarafından da suç duyurusunda bulunulduğu, davacı banka tarafından davaya konu işlemlerle ilgili olarak Bankalararası Kart Merkezi (BKM) Anlaşmalı İşlem Hakem Komisyonuna yapılan başvuru üzerine bu komisyon tarafından alınan 20.10.2016 tarihli kararlar ile "Fiktif İşlem Değerlendirme Komitesi tarafından söz konusu iş yerinde anlaşmalı işlem yapıldığının tespit edildiği, kart hamili ve iş yeri arasında düzenlenen sözleşme maddelerinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve gönderilen dilekçe ve dökümanların itiraza konu işlemlerin gerçek bir mal ve hizmet alımına dayalı işlemler olduğu yönünde bir kanaat oluşturmadığı" hususunun tespit edilmiş olduğunun görüldüğü, bu çerçevede davalı şirkete davacı banka ve dava dışı .... A.Ş tarafından verilen POS cihazları ile kısa zaman aralıklarında çok sayıda işlem yapıldığı ve yapılan bu işlemlerle ilgili olarak sonrasında kredi kartı hamilleri tarafından itirazlar ileri sürüldüğü, yani davalı şirkete ait POS cihazları ile esas dava dosyasındaki davalı ... ve birleşen dava dosyasındaki davalı....haricinde başka kişilerin kredi kartları kullanılarak yapılan işlemlerin de aynı şekilde itiraza uğradığı ve bu haliyle davalı şirketin POS cihazlarının kötüye kullanıldığı kanaatini güçlendiren yaygın bir uygulamanın var olduğu, bu kapsamda aynı dönemde davalı şirkete ait aynı POS cihazından benzer şekilde yapılan kredi harcamaları ile ilgili olarak aynı yönde davacı banka tarafından açılan bir kısım dava dosyalarından davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararların kesinleştiği (İzmir 3.ATM'nin 2016/667 Esas, 2020/330 Karar sayılı kararı ile İzmir 1 ATM'nin 2016/365 Esas, 2019/582 Karar sayılı kararı, İzmir 5. ATM'nin 2016/699 Esas, 2017/1030 Karar sayılı kararı) gibi esas ve birleşen davaya konu olup esas ve birleşen dava dosyasında her iki davalı arasında haricen akdedilen otomobil sözleşmeleri gereğince davalı şirkete yapılması gereken yüksek tutarlı ödemelerin kredi kartları ile yapılmasının da genel ticari uygulamalara ve hayatın olağan akışına uygun düşmediği ve dolayısıyla esas ve birleşen dava açısından davacı banka tarafından davalı şirkete verilen POS cihazı kullanılmak suretiyle esas dava dosyasında davalı ...'e ait ....'na ait ... nolu kredi kartından 15.12.2015 tarihinde 2.500,00 TL ve 500,00 TL, ....'a ait ... nolu kredi kartından 30.12.2015 tarihinde 19.000,00 TL, ....'na ait ... nolu kredi kartından 05.01.2016 tarihinde 9.200,00 TL, 20.000,00 TL ve 20.000,00 TL, ....'a ait.... nolu kredi kartından 29.12.2015 tarihinde 27.500,00 TL ve 25.000,00 TL, ....'a ait .... nolu kredi kartından 14.12.2015 tarihinde 10.000,00TL, 10.000,00 TL, 10.000,00 TL, 8.750,00 TL ve 10.000,00 TL, 15.12.2015 tarihinde 10.000,00 TL, 10.000,00 TL, 10.000,00 TL ve 17.000 TL, ....Bankası ait .... nolu kredi kartından 09.12.2015 tarihinde 15.000,00 TL, 13.000,00 TL, 15.000,00 TL ve 30.12.2015 tarihinde 13.500,00 TL olmak üzere toplamda 280.450,00 TL tutarındaki işlemler ile birleşen davaya konu diğer davalı .... tarafından yapılan ....'a ait ..... nolu kredi kartından 22.12.2015 tarihinde 5.000 TL, ....'a ait .... nolu kredi kartından 13.12.2015 tarihinde 14.900 TL, 24.12.2015 tarihinde 15.000 TL olmak üzere toplamda 34.900 TL'lik harcamaların, tüm dosya kapsamı belgeler ve alınan bilirkişi raporlarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda anlatılan tüm gerekçeler neticesinde gerçek bir mal ve hizmet alımına dayanmadığı kanaatine varılmış olmakla esas dava dosyası açısından davanın kabulüne, davacı banka tarafından davalılardan ..... Şti.'ye tahsis edilen 6597.... üye işyeri numaralı POS cihazı üzerinden diğer davalı tarafından gerçekleştirilen davaya konu toplam 280.450,00-TL'lik kredi kartı harcamalarının fiktif olmadığının tespiti nedeniyle bu işlemlere Visa ve Master Card Harcama İtirazı Kurallarının uygulanmayacağının tespiti ile bu konudaki muarazanın men'ine, birleşen İzmir 2.ATM'nin 2016/362 Esas sayılı dosyası açısından; davanın kabulüne, davacı banka tarafından davalılardan ..... Şti.'ye tahsis edilen 6597... üye işyeri numaralı POS cihazı üzerinden diğer davalı tarafından gerçekleştirilen davaya konu toplam 34.900,00 TL'lik kredi kartı harcamalarının fiktif olmadığının tespiti nedeniyle bu işlemlere Visa ve Master Card Harcama İtirazı Kurallarının uygulanmayacağının tespiti ile bu konudaki muarazanın men'ine karar verme gereği doğduğu..." gerekçesiyle "...Esas dava dosyası açısından; davanın kabulüne, davacı banka tarafından davalılardan .... .. Şti.'ye tahsis edilen 6597.... üye işyeri numaralı POS cihazı üzerinden diğer davalı tarafından gerçekleştirilen davaya konu toplam 280.450,00-TL'lik kredi kartı harcamalarının fiktif olmadığının tespiti nedeniyle bu işlemlere Visa ve Master Card Harcama İtirazı Kurallarının uygulanmayacağının tespiti ile bu konudaki muarazanın men'ine, birleşen İzmir 2.ATM'nin 2016/362 Esas sayılı dosyası açısından; davanın kabulüne, davacı banka tarafından davalılardan.....Şti.'ye tahsis edilen 6597.... üye işyeri numaralı POS cihazı üzerinden diğer davalı tarafından gerçekleştirilen davaya konu toplam 34.900,00 TL'lik kredi kartı harcamalarının fiktif olmadığının tespiti nedeniyle bu işlemlere Visa ve Master Card Harcama İtirazı Kurallarının uygulanmayacağının tespiti ile bu konudaki muarazanın men'ine.." şeklinde hüküm kurulmuştur. Karara karşı asıl davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Asıl davada/davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; aslında tipik bir menfi tespit davası olduğunu, chargeback kuralı gereğince, kart hamili müvekkilinin husumet yönelteceği kurumun kart bankaları olduğunu, dolayısıyla, işbu davanın davacısı olan POS cihazı bankasına karşı doğrudan bir husumet yöneltilemeyeceğinin ortada olduğunu, keza, harcama itirazında bulunan kart hamilleri tarafından muhataplara yönelik bir hukuki işlem başlatılmadığını, dolayısıyla, davaya konu edilen harcama itirazları ve chargeback sorumluluğu bakımından davacı banka ile müvekkili arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, menfi tespit davasının dinlenebilme koşulu olan hukuki yararın işbu davada bulunmadığının gözetilerek, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemece tayin edilen bilirkişi heyetinin düzenlediği rapor içeriğinin, esasında davacının davasını ispat edemediğini, bu meyanda müvekkilinin chargeback kuralları gereğince yaptığı başvurunun fiktif işlem olduğunu ortaya koyan somut bir verinin dosyada mevcut olmadığını göz önüne serdiğini, ayrıca davanın “ispat edilememiş olması nedeniyle” esastan reddinin gerektiğini, dava konusu iddialar hakkında inceleme yapmak üzere görevlendirilen bilirkişinin, dosyadaki verilere göre aslında davacının davasını ispat etmeye yarayan somut verileri ortaya koyamadığı ve bu nedenle de bilirkişi olarak bir kanaat edinemediği için somut bir görüş bildirmeyerek takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmekle yetindiği, her ne kadar bankalar birliğine bağlı komisyon ve işlem bankaları kredi kartı ile alışverişin hayatın olağan akışına uygun olmadığını ileri sürmekteyse de, müvekkilinin daha önceleri de diğer davalı şirketle yüklü harcamaları kredi kartı ile yaptığına dair dosyadaki kredi kartı ekstreleri bu iki davalı arasında kredi kartı ile alışveriş yapmanın mutad bir durum olduğunu ortaya koymakta olduğunu, dava konusu harcamaların, bankaları dolandırmaya yönelik fiktif işlemler olduğuna dair davalı hakkında savcılığa şikayette bulunulduğunu ve fakat bu iddianın sabit görülmeyerek, müvekkilinin de içinde bulunduğu tüm şüpheliler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu kararın Sulh Ceza Mahkemesi denetiminden geçerek kesinleştiğini, dava konusu harcamanın olağan hayat akışına aykırı olduğu, bu işyerinin daha önce bu kapsamda bir harcama kapasitesine sahip olmadığı gibi sebeplerle basiretli olmak zorunda olan bir bankanın –adı bugüne kadar hiçbir şaibeye karışmamış olan müvekkili gibi- kişilerce dolandırılmaya çalışıldığı kabul ediliyorsa, mahkemenin bunlardan daha önce bu kadar alışveriş kapasitesi olmadığını ileri sürdüğü üye işyerine bu kadar yüksek harcama ödemesi yapmadan önce bu şaibeyi neden düşünmeyip üstüne hiçbir belge dahi istemeden harcama bedellerini üye işyerine neden ödediklerinin irdelenmesinin gerektiğini, üye işyerine harcama bedellerini ödemeden önce bu iddialarını değerlendirip, kendi prim kesintisinden önce, üye işyerinin dürüst olup olmadığını araştırsaydı bugün müvekkilinin de mağdur olmayacağını, mahkeme kararının özündeki tek dayanak olan Bankalararası Kart Merkezi Fiktif İşlem Değerlendirme Komitesinin kararının müvekkili ve mahkeme yönünden bağlayıcı olmadığı gibi, davacı lehine delil de teşkil etmeyeceğini, kredi kart harcamalarının gerçek bir mal alışverişinden kaynaklanmaması nedeniyle chargeback kuralları gereğince davacı bankadan talep edilemeyeceğini, resen göz önünde tutulacak nedenlerden dolayı kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar, muarazanın men'i istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup; asıl davada verilen hüküm davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının muarazanın men'i istemiyle dava açmakta hukuki yararının mevcut olduğu, alınan bilirkişi kök ve ek raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dosya kapsamına göre davalı ...'ün üye işyeri olan diğer davalı şirket ile pos cihazından yaptığı işlemlerin gerçek olmayıp, fiktif işlemler olduğunun sabit olduğu, dava konusu kredi kartı işlemlerine esas olan davalılar arasındaki mal ve hizmet alım ilişkilerine ait ödeme şekillerinin de alınan malın ticari hayattaki yapılış şekliyle uyum sağlamadığı, davalı üye işyerinin davacı banka dışında dava dışı .... A.Ş.'ye ait pos cihazlarından da yine davalı ...'e ait kredi kartları ile şüpheli işlemler gerçekleştirdiği, bu işlemlere ilişkin olarak mahkemece eldeki dava yönünden emsal olarak karara esas alınan İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/416 Esas ve 2018/1029 Karar sayılı dosyasında verilen asıl ve birleşen davalardaki muarazanın meni isteklerinin kabulüne ilişkin kararın davalı ... tarafından istinaf edildiği, Dairemizin 2020/982 esas ve 2022/1048 karar sayılı kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemiz kararına karşı davalı tarafça temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. HD'nin 2022/6632 esas ve 2024/4399 karar sayılı kararı ile temyiz isteği reddedilerek kararın 28.05.2024 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü anlaşılmakla asıl davaya yönelik davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada/davalı ... vekilinin İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/12/2022 tarihli 2016/343 Esas ve 2022/1187 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İSTİNAF AŞAMASINDA; asıl davada davalı ... yönünden alınması gereken 19.157,54 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.789,38 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 14.368,16- TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Asıl davada davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansından kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın, temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemizce taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 04/06/2025 tarihli 32920 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 7550 Sayılı Yasanın 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’ nın Ek-1. maddesinin 2. fıkrası ve HMK’nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi’ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1411, K. 2026/779, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1411-e-2026-779-k-7fb98f234616