İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/620 E. 2026/32 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/620
Karar No
2026/32
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/620 Esas - 2026/32 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/620 Esas KARAR NO : 2026/32

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 YAZIM TARİH : 16/02/2026

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın ( yeni unvanı ... A.Ş) ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiği, müvekkili ile davalı arasında ticari alım-satım gerçekleştiği, davalının müvekkili şirketten satın aldığı malzemeler için müvekkil şirket tarafından 27.11.2023 fatura tarihli ... fatura numaralı 398.058,68-TL bedelli e-fatura düzenlendiği, söz konusu fatura bedelini ödemediği, davalının bu fatura ile müvekkilinden ... (100 adet) satın aldığı, faturaya konu ürünlerin tamamının davalı tarafından teslim alındığı, davalı tarafın işbu faturalara yasal süresinde itiraz etmediği, TTK m.21/f.2’ye göre, faturaların münderecatı kabul edilmiş ve dava konusu tüm faturanın kesinleşmiş olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş olan faturaya istinaden başlatılan ilamsız takibe, davalı-borçlu tarafından kötü niyetli olarak ve yargılamayı uzatmak kastıyla haksız yere itiraz edildiği, bu nedenle davalı-borçlu şirketin borçlu olmadığından bahisle icra takibine olan itirazı usul ve yasaya aykırı olup, ticari defter kayıtlarının incelenmesiyle de açığa çıkacağı, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini ve takibin devamına ilişkin karar verilmesini, kötü niyetli olarak takibi durduran davalı-borçlunun icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirtmişlerdir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen malların müvekkiline teslim edilmediği, davacıdan ... (100 adet) sipariş edildiği, davacı tarafın, siparişi sürekli oyalayıp gelinen noktada malların halen teslim edilmediği, taraflar arasında karşılıklı edimlerin ne zaman ifa edileceği kararlaştırılmadığını, bu nedenle TBK "Satış Sözleşmesi" başlıklı m. 207'de düzenlenen "sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça,satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler" hükmü uyarınca taraflar edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü olduklarını, bu itibarla mallar müvekkiline teslim edilmediğinden müvekkil şirket tarafından herhangi bir ödemede bulunulmadığı, müvekkili şirketin, davacı şirket ile ticari ilişkinin devamlılığını sağlamak maksadıyla ve davacının malları teslim edeceği inancıyla davacı tarafından düzenlenen faturalara itiraz etmediğini, davacı tarafından her ne kadar faturalara dayanarak itirazın iptalini talep etmişse de kesinlikle kabul ettikleri anlamına gelmemesi kaydıyla öncelikle malların teslim edildiğini ispatlamakla yükümlü olduğunu, Yargıtay kararlarında salt fatura düzenlenmesinin malları teslim edildiği anlamını taşımayacağı hususunun açıkça belirtildiğini, malların teslim edildiğini davacının ispatlamakla yükümlü olduğu, davacının malların teslim edildiğine ilişkin tek bir delil dahi sunamadığı, bu kapsamda teslim edidiği iddia edilen malların müvekkile teslim edilmediğinden haksız ve kötü niyetle yapılan takibin iptali gerektiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.

DELİLLER: -... Esas sayılı dosyası, -Takibe konu 27/11/2023 tarihli, 398.058,68-TL bedelli fatura ve işbu faturaya ilişkin ... kayıtları, -Tarafların ticari defter ve kayıtları, -Bilirkişi raporu. 18.04.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı görülmüştür. Davacı kayıtlarında, icra takip tarihi itibari ile davalının 398.058,68-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı ticari defterleri ve dosyanın bulunduğu adres bilgisi dosyaya kazandırılmadığı için inceleme yapılamamıştır. Davacı ve davalı BA ve BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının ... Esas sayılı dosya ile, davalı aleyhine 398.058,68-TL asıl alacak ve 124.216,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 522.274,80-TL tutarla ilgili 24.07.2024 tarihinde icra takibi yaptığı sabit olup, Hukuki değerlendirmenin görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur. 10.10.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı görülmüştür. Davacı kayıtlarında, icra takip tarihi itibari ile davalının 398.058,68-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı ticari defterleri ve dosyanın bulunduğu adres bilgisi dosyaya kazandırılmadığı için inceleme yapılamamıştır. Davacı ve davalı BA ve BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının ... Esas sayılı dosya ile, davalı aleyhine 398.058,68-TL asıl alacak ve 124.216,12-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 522.274,80-TL tutarla ilgili 24.07.2024 tarihinde icra takibi yaptığı sabit olup, Hukuki değerlendirmenin görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL; Dava, ticari satım hukuki sebebine dayalı itirazın iptali davası olup; dosya arasına alınan takip dosyasının incelenmesinde, takibin ... Dairesine devredilmekle ... Esas numarasına kayıt edildiği, takibin 24/07/2024 tarihinde açıldığı, borçlu vekilince yasal süresi içerisinde sunulduğu anlaşılan itiraz dilekçesinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğine dair tebliğ mazbatasının takip dosyasında bulunmadığı, 17/09/2024 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresinde açıldığı, takip dosyasına yatırılan harcın mahsubu ile peşin harcın tamam olduğu; dava dilekçesine ekli olarak dava şartı arabuluculuk son tutanağının sunulmuş olduğu anlaşılmakla işin esasına girilmiştir. Davalı vekilince, gerek takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde, gerekse de tebliğ yapılmadan önce yasal süresi içerisinde sunulduğu anlaşılan cevap dilekçesinde faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edilmediği savunulmuştur. Dava tarafları arasında ticari satım sözleşmesi kurulduğuna dair ihtilaf olmamakla beraber, takip dosyasına konu edilen 27/11/2023 tarihli, 398.058,68-TL bedelli fatura ile satışı hususunda anlaşılan "100 adet mikro denetleyici kart"ın davalıya teslim edilip edilmediği, edilmiş ise davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, itirazın iptali kararı verebilmek için yasal şartların yerinde olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Dava taraflarına ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesi için sunmak veya inceleme için defterlerin bulunduğu yer ve irtibat kişisinin bildirilmesi için usulüne uygun süre verilmiş ve tarafların yüzüne gerekli ihtarat yapılmışsa da davalı tarafından beyanda bulunulmadığı, bu sebeple davacı defter ve kayıtları ile davacı ve davalının ... olduğu anlaşılan ... 23/09/2024 tarihli cevabi yazısı nazara alınarak tanzim edilen 18/04/2025 tarihli kök ve 10/10/2025 tarihli ek raporda; davacının defter ve kayıtları ile ba-bs formları nazara alındığında, takibe konu edilen faturanın her iki tarafın ticari defterlerine işlenmiş olduğu, bu faturanın davalı tarafından teslim alınarak ve davacıdan mal alış faturası olarak vergi idaresine bildirmiş olduğu tespit edilmiştir. Gerek kök gerek ek raporda, faturada sevk irsaliyesi numarasının yazılı olmadığı gibi sevk irsaliyesi yerine geçer kaydının bulunmadığı da tespit edilmiştir. Dosya kapsamına alınan evraklar, sunulan bilirkişi raporları ve taraf vekillerince sunulan dilekçeler incelenmekle; davacı tarafından tanzim edilen takibe konu 27/11/2023 tarihli faturanın davalı tarafından kabul edilmekle ticari defterlere işlenildiği ve vergi idaresine de mal alımı olarak beyan edildiği sabittir. 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde yer alan "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü ile takibin açılmış olduğu 24/07/2024 tarihine kadar fatura münderecatına yönelik herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş olduğu, dava taraflarının tacir olması ve tacirlere yüklenen basiretli davranma yükümlülüğü nazara alındığında davalının, ürünlerin teslim edilmediği yönündeki savunmasına, fatura deftere kayıt edilmekle davacıya ürün teslimine yönelik başvuru yapılmış olduğuna yönelik soyut beyan dışında bir delil de bildirilmediğinden, itibar etmek mümkün görülmemiştir. Her ne kadar davacı tarafça, takip ile takip öncesi işlemiş faiz talep edilmiş ve davaya konu edilen müddeabih ile faize istemi açısından da itirazın iptalinin talep edildiği anlaşılmışsa da de davalının temerrüdünü ispatlar mahiyette TTK'nun 18/3 maddesi gereğince bir delil de sunmuş değildir. Fatura üzerine ödeme gününe dair kayıt düşülmüş olması da faiz istemini haklı kılar bir hukuki neden değildir. Kısaca izah edilenler çerçevesinde, davacının faturaya konu edilen miktarda davalıdan alacaklı olduğu ticari kayıtlar ve vergi idaresi kayıtlarınca da sabit olmakla, takibe konu edilen asıl alacak miktarınca takibe yapılan itirazın iptalinin gerektiği, faiz istemi açısından talebin sübutuna yönelik delil sunulmadığı anlaşılmakla, takibe konu asıl alacak yönünden itirazın iptali ile davalının itirazının takibi geciktirmeye yönelik olduğu kanaati hasıl olduğundan icra inkar tazminatına mahkumiyetine dair aşağıda yazılı şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davalının ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 398.058,68-TL asıl alacak yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 79.611,73-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 27.191,39-TL harçtan, peşin alınan 6.307,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.883,61-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma, 6.307,78-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.735,38-TL harcın kabul ve red oranına göre takdir olunan 5.133,46-TL'sini davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerine bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 130,00-TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.130,00-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdir olunan 3.909,57-TL'sini davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerine bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 68.689,39-TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin kabul ve red oranına takdir olunan 2.743,56-TL'sini davalıdan, 856,44-TL'sini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/620, K. 2026/32, T. 16.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-620-e-2026-32-k-e8dc227f2dad