İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/615 E. 2025/296 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/615
Karar No
2025/296
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/615 Esas - 2025/296 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/615 Esas KARAR NO : 2025/296

HAKİM : ... KATİP : .... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .. VEKİLİ : Av.... DAVA : İşçilik Al. Kaynak. Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/09/2024 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 16.04.2025 Mahkememizde görülmekte olan İşçilik Alacaklarından Kaynaklanan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Dava dışı işçi ... tarafından, müvekkili Kurum, ... Ltd.Şti aleyhine ... 43.İş Mahkemesinin 2017/772 Esası ile işçilik alacakları talebiyle açılan davada verilen Mahkemenin 12/03/2019 tarih ve 2019/93K. sayılı kararı, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 30/06/2021 tarih ve 2019/3935E., 2021/1929K. sayılı kararı ile aleyhlerine kesinleştiği, Söz konusu kararda hükmolunan alacak kalemlerinin davacı tarafından ... 12. İcra Müdürlüğü'nün (Yeni ... 5. Genel İcra Dairesi) 2019/6055 Esas sayılı icra dosyasıyla ilamlı icra takibine konulması neticesinde icra dosyasına 28/07/2021 tarihinde 103.279,88-TL yatırılarak dosya borcunun kapatıldığı, Dava dışı işçiyi çalıştıran şirketlerin birleşmesi ve tür değiştirmesi sonucu davalı şirketten sorumlu olduğu tutarın yatırılmasının istendiği, ancak davalı tarafından sorumlu olduğu tutarların yatırılmaması nedeniyle, dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında başvuru yapıldığı, dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında başvurulan arabuluculuk sürecinin de anlaşmama ile neticelenerek, 19.12.2023 başvuru tarihli - 2023/151080 Arabuluculuk No.lu son tutanak düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61 inci ve 62 nci maddeleri ve ayrıca davalı firmalarla yapılan sözleşmelerin ilgili hükümleri gereğince, dava dışı işçi ...'na ödenen 103.279,88-TL'nin, işçiyi çalıştıran davalı firmadan mevzuat, emsal kararlar ve sözleşme hükümleri gereğince rücu edilmesi kapsamında, huzurdaki davayı açtıklarını, Sosyal Güvenlik mevzuatına uygun hareket etmek, çalışanlarının her türlü mevzuattan kaynaklanan haklarını yerine getirmekle yükümlü olan davalı şirketın buna aykırı hareket ettiğini, Müvekkili Kurum tarafından dava dışı....'na ödenen 103.279,88-TL için yasal faizi ile birlikte belirlenen tutarın söz konusu firmanın . .. 15.04.2016 tarih ve ... numaralı 90.000-TL tutarındaki kesin teminat mektubunun, Satın Alma Dairesi Başkanlığının 4.1.2023 tarihli yazısı gereğince nakde çevrilerek tahsil edildiği, kalan 40.032,91-TL bakiye kısım için alacağın devam ettiğini, Davalı ile imzalanan sözleşmenin "Diğer Hususlar" başlıklı 36.6., 36.7. ve 36.8. Maddelerinde; Sürücülerin işten çıkarılması işlemlerinde İdarenin uğrayacağı zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca İş ve Sosyal Güvenlik yasalarının işveren ve çalışana yüklemiş olduğu tüm yükümlülüklerden yüklenicinin sorumlu olduğunu" düzenlediğini, Mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı şirkete karşı, davalı çalışanı ....'a ödemiş oldukları toplam miktarın tahsili amacıyla işbu davayı açtıklarını belirtmişlerdir. SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: İş Kanunu 112. Maddesine göre kıdem tazminatı ödemesinden kamu kurumlarının sorumlu olduğunu, Kanun hükmü incelendiğinde kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü kamu kurumlarına bırakıldığını, Dava dışı işçinin kıdem tazminatının muacceliyet tarihinde ilgili düzenlemenin yürürlükte olduğunun gözetilmesi gerektiği, Her ne kadar AYM tarafından m.112/6 iptal edilmiş olsa da hem Kamu İhale Tebliği 78.30'daki düzenleme, hem de İş Kanunu 112. maddesi gereğince kıdem tazminatından asıl sorumlunun asıl işveren kamu kurum ve kuruluşları olduğu açık ve emredici olarak yasayla hüküm altına alınmış olduğu gözetilerek müvekkil şirketin kıdem tazminatından sorumluluğunun bulunmadığı, İmzalanan sözleşme içeriğinde alacak kalemlerinin müvekkiline rücu edilebileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı, Dava dışı işçinin müvekkil şirket nezdinde yalnızca 1 yıl çalıştığını, işçilik alacağı yargılaması neticesinde 7 yıl 6 ay 22 günlük kıdem tazminatı ile birlikte ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücret alacağına hükmedilmiş olup müvekkilin sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemekle birlikte aksi kanaatte dahi müvekkil şirkete ait 90.000,00 tl tutarındaki teminat mektubunun nakde çevrilmesi suretiyle müvekkilin sorumlu olduğu tutarın çok daha fazlası müvekkilden tahsil edildiği, Dava dışı işçinin SGK kayıtlarında, Etkın Eğitim ve Kare Eğitim iş ortaklığı nezdinde 03.05.2016-03.05.2017 yılları arasında yalnızca 1 yıllık çalışması bulunduğunu, Dava dışı işçinin müvekkil şirkette yalnızca 1 senelik çalışması bulunduğu halde hükmedilen 7 yıl 6 ay 22 günlük kıdem tazminatı ve bu kıdem tazminatına işlemiş faizin de müvekkil şirket tarafından ödendiği, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkilinin kendi dönemi ile 1/2 oranında sorumlu olduğu, Davacı kurumun tamamen kötü niyetle hareket ederek işbu davayı ikame etmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, işçilik alacaklarından kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. 1475 sayılı İş Kanunu'nun "İşçilerin kıdemleri, hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden akdedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştıkları süreler gözönüne alınarak hesaplanır. İşyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır. 12/7/1975 tarihinden itibaren (2) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 12/7/1975 tarihinden evvel (3) işyeri devrolmuş veya herhangi bir suretle el değiştirmişse devir mukavelesinde aksine bir hüküm yoksa işlemiş kıdem tazminatlarından yeni işveren sorumludur." hükümlerini haizdir. Yerleşik Yargısal içtihatlar nazara alındığında (Yüksek Yargıtay 23. H.D 01.07.2020 Tarih ve 2017/732 Esas ve 2020/2372 Karar) Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Mahkememizce, sözleşmeler, işçinin hizmet dökümü, ödeme dekontları dosyamız arasına alınıp, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmede, davalıların işçinin ödenen kıdem tazminatından tamamından işçinin bünyelerinde çalıştığı sürelerle orantılı olarak sorumlu olduğunu tespit etmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme incelenmiş, sözleşmenin 37. Maddesinde, iş bu sözleşme hükümlerinin uygulanması sırasında, yüklenici ve personeli her hangi bir hukuki, maddi, cezai, mali bir zarar verdiği takdirde, yüklenici zararı nakden ve defaten tazmin etmeyi kabul eder. Yüklenicinin faaliyetinden doğan her türlü resim, harç ve cezalar ile çalıştırılan personel ile ilgili doğabilecek her türlü mükellefiyetler, ücret, vergi, SGK primi gibi yasal haklar ve ayrıca doğabilecek bütün hukuki, idari, mali, cezai mesuliyetler tamamen yükleniciye aittir, şeklinde düzenleme bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay içtihatlarına göre sözleşmede işverenin sorumluluğuna dair açık hüküm varsa işverenin sorumlu tutulacağı aksi halde işçilerin çalıştırılmasından kaynaklı ortaya çıkan tazminatlardan yüklenicinin sorumlu olacağı belirtilmiştir. Sözleşmede işverinin sorumluluğuna dair hüküm bulunmamakta, aksine yüklenicinin sorumluluğuna dair 37. maddede hükümler bulunmaktadır. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, Bu haliyle davacının davasının tamamının kabulü gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 11/01/2025 tarihli bilirkişi raporundan özetle,"Yukarıdaki tabloya göre, davalı ... Şti. İle ... İşlt. Ltd. Şti.) sorumluluk tutarı 29.288,60 TL olarak hesaplanmıştır." hususları belirtilmiştir. Bilirkişi raporu ile dava dışı işçinin çalıştığı sürelerle orantılı olarak davalı şirketin sorumluluğu belirlenmiştir. Sözleşmelerde davalının işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu dair hüküm bulunmaktadır. Bu haliyle davalının işçinin çalıştığı süre ile orantılı olarak ödenen işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerekmiştir. Açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 29.288,60 TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 28.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.000,70-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.573,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 29.288,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 415,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.770,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025 Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/615, K. 2025/296, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-615-e-2025-296-k-5a4832a8e6f5