İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/599 E. 2026/216 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/599
- Karar No
- 2026/216
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/599 Esas - 2026/216 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/599 Esas KARAR NO : 2026/216 Karar
... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2024 KARAR TARİHİ : 06/03/2026 YAZIM TARİHİ : 06/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin, müvekkili şirketinden ".... mal hizmetinin fatura tutarının 47.741,00-TL, KDV dahil toplam tutarı 57.289,20-TL olduğunu, davalı şirketin bu faturaya itirazda bulunmadığını ancak müvekkili şirkete de herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı, borçlunun aleyhine ....esas sayılı dosyasından 13/08/2024 tarihi itibariyle 103.839,67-TL tutarında; ana alacak, ana alacağa temerrüt tarihinden itibaren işleyen faiz, takip sonrası işleyecek faiz, icra harç ve masrafları vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibi başlatıldığını, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emri üzerine borca, faize ve tüm fer'ilerine süresi içerisinde borcu olmadığı gerekçesi ile itirazda bulunması üzerine takibin durdurulduğunu, ayrıca yetki itirazında bulunduğunu .... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve takibin devamına ayrıca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından davacı yana ödenmesi gerekli herhangi bir borcun bulunmadığını, icra takibine itiraz ettiklerini, davacı firma tarafından kendileriyle herhangi bir sözleşme, anlaşmama yapılmamasına herhangi bir hizmet verilmemesine rağmen dava konusu edilen faturaların tanzim edildiğini, faturanın müvekkili şirket tarafından kabul edilmediğini, şirket kayıtlarına işlenmediğini, iade edildiğini, takibe dayanak fatura içeriklerini kabul etmediklerini, fatura içeriğinin doğruluğunu, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, faturaya itiraz edilmemiş olması fatura içeriğini kesinleştirmediğini, davacı tarafın müvekkili şirket hakkında başlatmış olduğu icra takibindeki 6.839,98-TL ve 18.314,49-TL temerrüt faizlerinin de taraflarınca kabulünün mümkün olmayacağını, davacı tarafın ihtiyati tedbir kararı konulmasına yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin birçok şirketle ticari ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin arasında uyuşmazlık bulunan şirketlerle arasında devam eden davaların bulunması tasfiye aşamasında olduğunun göstergesi olmadığı gibi tasfiye aşamasında olan bir şirketin ticaret unvanının başına "tasfiye halinde" ibaresinin ticaret siciline tescil ettirileceğini, yargılama konusu alacak talebinin likit bir alacak olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerekeceğini ve haksız, hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; .... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporlarında özetle; Davacının 2023 yılı e- defter kayıtlarında 31/12/2023 tarihinde 148 yevmiye kayıt no ile 120- 07.... alıcılar hesabında davalıdan 78.685,20.-TL asıl alacak kaydının gözüktüğünün ve dava konusu faturalara istinaden davalı şirket tarafından davacıya yapılmış herhangi bir ödemenin bulunmadığı, davalı şirket yasal defterlerinde dava/takip tarihi itibariyle davacı .....‘ın davalı ....‘ den KDV dahil 78.685,20 TL Alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davalı defterlerinin incelenmesi suretiyle alınan raporda da; 78.685,20 TL Alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, taraf ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla,.... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, davalı tarafın temerrüde düşmediği anlaşılmakla işlemiş faize yönelik talebin reddine, alacağın likit olduğu göz önüne alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 21.396,00-TL asıl alacak , 57.289,20-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si olan 15.737,04-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.374,98-TL harçtan, dava açılışında alınan 1.773,33TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.601,65-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 110,00 TL tebligat ücreti, 8.600,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler, toplamı 9.162,60-TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.735,00-TL'si ile dava açılışında alınan 1.773,33-TL peşin harç ile toplamından oluşan 10.508,33-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 2.451,42 TL'sinin davalıdan; 1.148,58 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 25.154,47-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafına verilmesine, 6) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2026
....