İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/546 E. 2026/798 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/546
- Karar No
- 2026/798
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/546 Esas KARAR NO : 2026/798
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2024 KARAR TARİHİ : 09/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş ile davalı arasında 27.12.2021 tarihli 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesi, Çerçeve Protokolü, Ariyet Demirbaş Listesi İmzalanarak, akaryakıt Bayilik İlişkisi kurulduğunu, davalı Şirketin Bayilik Lisansı EPDK tarafından “213 sayılı VUK 359 maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiği tespit edilen akaryakıt istasyonunun mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına..” karar verildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve ekleri uyarınca bayilik lisansının devamlılığını sağlama yükümlülüğüne aykırı işlem yapan Bayinin Sözleşmesi Müvekkil şirket tarafından keşide edilen ... 16 Noterliği’nin 16.02.2024 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile feshedildiğini, taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesinin Protokol hükümlerinin ihlali başlıklı 12 Maddesi : “...Bayi İşbu Protokol Standart Bayilik anlaşması ve eklerinin Lukoil tarafından yukarıda açıklanan şekilde feshedilmesi ve/veya bayi tarafından işbu anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde..... …………c.) Lukoil’e standart Bayilik anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve cezai şart talepleri saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 170.000 TL (yüzyetmişsin türklirası) miktarında cezai şart ödemeyi, 170.000 TL olarak belirlenen işbu cezai şart tutarının her bir sözleşme yılında bir önceki yılın TÜFE Enflasyon oranında arttırılacağını kabul ve taahhüt etmiştir..” hükmünü içerdiğini, müvekkil, anılan tutarın ödenmesi için ... 16 Noterliği 16.02.2024 tarih ... yevmiyeli İhtarname keşide edilerek anılan tutarın ödenmesi ihtar edildiğini, cezai şartın yıllara göre güncellenmiş hali aşağıdaki tablodaki gibi hesaplandığı ve sözleşmenin feshine sebebiyet veren davalının Madde 25 göre ödemesi gerek cezai şart bedelinin 450,697,48 TL olduğunu, bu noktada müvekkil şirketin alacaklarının davalı şirketten tahsili için Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde dava şartı olarak öngörülen arabuluculuk görüşmeleri yürütülmüşse de, davalı arabuluculuk sürecine katılmaması nedeniyle arabuluculuk süreci sona erdiğini, davalı tarafından ödenmesi gereken tutarların halihazırda ödenmediğini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 27.12.2021 tarihli Standart Baylik Sözleşmesi yükümlülüklerinin ihlali ve Sözleşmenin 12 maddesi kapsamında Sözleşmenin erken sona ermesi nedeniyle doğan Cezai Şart alacağının şimdilik 1.000 TL ‘nın KDV’si ve sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalıdan tahsiline, davanın kabulüne, davalıya ait taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz niteliğinde İhtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davanın; taraflar arasında bayilik sözleşmesine istinaden cezai şart bedeli alacağının ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; Bayilik Sözleşmeleri, Çerçeve Protokol, Ariyet Demirbaş Belgesi, tutanaklar, ihtarnameler, faturalar, Arabuluculuk Tutanakları, keşif, bilirkişi incelemesi, ticari defter ve kayıtları, tapu kayıtları, EPDK kayıtları, Ticaret Sicil Kayıtları, mütalaa, emsal kararlar, yemin, isticvap ve karşı delil bildirme hakkımız saklı kalmak kaydıyla sair her türlü yasal delile dayanmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 20/10/2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi, çerçeve protokolü, davacı tarafından keşide edilen fesih ihtarı, davacı ticari defter kayıt ve belgeleri, taraflarca dosyaya sunulu olan belge ve bilgilerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda , taraflar arasında 27.12.2021 tarihli sözleşme ve ekleri imzalandığı ve imza tarihinden itibaren 5 yıl süreyle sınırlı olmak üzere, Sözleşme ve eklerinin süre sonunda kendiliğinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı, tarafların akaryakıt bayilik ilişkisi çerçevesinde akaryakıt alım/satımından dolayı her hangi bir alacak/borç taleplerinin bulunmadığı, davacı tarafından Sözleşme ve eklerinin feshinin dayanağı olarak ileri sürülen EPDK tarafından “213 sayılı VUK 359 maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiği tespit edilen akaryakıt istasyonunun mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına..” kararı ile ilgili somut belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla bu aşamada davacının ispat yükünü yerine getirmiş olduğundan sözedilmeyeceği, bu nedenle bu aşamada davacının talebin kabul edilmesinin mümkün görünmediği, fesih’e dayanak edilen EPDK Kararına ilişkin Somut belgenin dosyaya sunulması halinde ve sözleşme ve eklerin, davacı tarafından haklı nedenle fesih edildiğinin Mahkemenizce de benimsenmesi halinde, sözleşmelerin davacı tarafından haklı nedenle fesih edildiğinin kabulü ile çerçeve protokolünün 12 maddesi gereğince, davacı tarafından talep edilen 170.000 TL’li cezai şart bedelinin fesih tarihindeki tüfe artışı üzerinden yapılan hesaplamada, cezai şart bedelinin 490.964.00 TL’na baliği olacağı, davacı, fesih tarihi itibariyle 450.697,48 TL cezai şart bedeli hesapladığı, taleple bağlı olduğu ve fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutularak, şimdilik 1.000.00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca % 51,75 ve değişen oranlarda işleyecek faizi ile birlikte talebi, Mahkeme takdirlerinde olacağı hususu tespit ve rapor edilmiştir. 19/05/2026 Tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davalının 2022, 2023 ve 2024 yıllarına ilişkin olarak (Son 3 yıllık) faaliyetleri ile ilgili olarak ilgili yıllara ait Mali Tabloları üzerinde yapılan inceleme ve tespitlerde de, davalı şirketin 2023 yılı faaliyetinin % 98 oranında azaldığı ve Son yılda da (2024 yılı) Faaliyetin bulunmadığı, Öz kaynaklarının 2023 ve 2024 yılında tamamen kaybedildiği ve şirketin borca batık durumda olduğu, Bağlı olduğu Vergi Dairesi tarafından dosyaya sunulan 05.02.2026 tarihli yazıda da Davalı şirketin 31.12.2024 tarihi itibariyle Vergi Mükellefiyetinin Resen Terk ile her hangi bir faaliyetinin bulunmadığı ilgili yazıdan anlaşılmakla, davalının, borca batık olduğu ve davacının cezai şart bedeli olarak tarafımızdan 490.964,00 TL olarak hesaplanan, ancak davacı tarafından fesih tarihi itibariyle hesapladığı 450.697,48 TL cezai şart bedeli olarak ödenmesini ihtar ettiği tutarı, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL cezai şart bedelinin talebi ile ilgili olarak , tamamen Mahkeme takdirlerinde olmak üzere, davalının son 2022-2023 ve 2024 yılına ilişkin mali ve faaliyet sonuçlarına ilişkin mali tabloları üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalının mali durumunun davacı tarafından talep edilen cezai şart bedeli taleplerinin davalının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermediği hususu ile ilgili olarak , davalının 2023 yılı faaliyet hacminin % 98 oranında düşmesi, 2024 yılında da faaliyeti terk ile vergi mükellefiyetinin kaybedildiği, öz kaynaklarının tamamen kaybedildiği ve şirketin batık durumda olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalıdan talep edilen cezai şart bedelinin ödeyebilecek mali kaynak ve verilere sahip olmadığı, ve davacı tarafından talep edilen tutarları karşılamada yeterli kaynağa sahip olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir. Davacı yanın 05/06/2026 tarihli celse de ıslah için süre istediği, sürelerin verildiği, ancak bu süre zarfı içerisinde herhangi bir ıslah dilekçesinin sunulmadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; taraflar arasında 27.12.2021 tarihli sözleşme ve ekleri imzalandığı ve imza tarihinden itibaren 5 yıl süreyle sınırlı olmak üzere sözleşme ve eklerinin süre sonunda kendiliğinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı, tarafların akaryakıt bayilik ilişkisi çerçevesinde akaryakıt alım/satımından dolayı her hangi bir alacak/borç taleplerinin bulunmadığı, Taraflar arasındaki ihtilafın taraflar arasında imzalanan 27.12.2021 tarihli Sözleşmeler gereğince, davalı bayinin Sözleşmelere aykırı davranıldığı ve EPDK tarafından “213 sayılı VUK 359 maddesinde belirtilen kaçakçılık suçunun işlendiği tespit edilen akaryakıt istasyonunun mühürlenerek piyasa faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına..” karar verildiği şeklindeki İddiası sonrasında, davacı tarafından davalıya keşide edilen ... 16 Noterliği’nin 16.02.2024 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi ile Sözleşmenin fesih edildiği, EPDK'nın 02/02/2026 tarihli müzekkere cevabı incelendiğinde, Davalı şirkete ait BAY/...-82/... lisansı üzerinden faaliyet gösterilen şirketin Akaryakıt istasyonunun 25.10.2022 tarihinde mühürlendiği ve faaliyetinin durdurulduğu, gelişen süreçte ise ... ACM kararına istinaden davalı şirket ile ilgili beraat kararı verildiğinin bildirilmesi ile ve işbu beraat kararının ilgili kamu kuruluşlarının teyidi akabinde, ... İl Emniyet Müdürlüğü’nün 04.09.2025 tarihli ve ... sayılı yazısıyla, söz konusu tesiste 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunun 20.inci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca yapılan mühürleme işleminin kaldırıldığı , Davalı şirketin ticari defter ve belgelerini sunulmadığından davalı defterleri ve ekonomik durumu ile mahvına sebep olup olmayacağı hususunda değerlendirilme yapılabilmesi için davalının bağlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazıldığı, gelen müzekkere cevabında davalının son 2022-2023 ve 2024 yılına ilişkin mali ve faaliyet sonuçlarına ilişkin mali tabloları üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalının mali durumunun davacı tarafından talep edilen cezai şart bedeli taleplerinin davalının ekonomik mahvına sebebiyet verip vermediği hususu ile ilgili olarak , davalının 2023 yılı faaliyet hacminin % 98 oranında düşmesi, 2024 yılında da faaliyeti terk ile vergi mükellefiyetinin kaybedildiği, öz kaynaklarının tamamen kaybedildiği ve şirketin batık durumda olduğu, Davacının fesih’e dayanak edilen EPDK Kararına göz önüne alındığında sözleşme ve eklerin, davacı tarafından haklı nedenle fesih edildiğinin anlaşılması hususu tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davacının talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE; -Davacının talebi ile bağlı kalınarak 1.000 TL cezai şart alacağının dava tarihi 19/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00 -TL harçtan peşin alınan 427,60 -TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60 -TL başvurma harcı, 427,60 -TL peşin harç, 60,80 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 916,00 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 37.500,00 -TL bilirkişi ücreti, 1.670,40 -TL davetiye ve teskere gideri olmak üzere toplam 39.170,40 -TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-)Karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacının / davalının gider / delil avanslarından artan bakiyelerinin davacı / davalı / vekillerine iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA