İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/53 E. 2025/878 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/53
- Karar No
- 2025/878
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/53 KARAR NO : 2025/878
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/01/2024 KARAR TARİHİ : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; D Müvekkilinin ------ adresindeki inşaat ile ilgili davalı ile yaptığı 29.05.2023 tarihli sözleşme ile vestiyer, 18 adet banyo dolabı, tül vestiyer, tül iş. Banyo dolabı aynalı ve lavoba ürünleri alımı konusunda anlaştıklarını, ürünlerin ayıplı olduğu, ürünlerin iade için sökülmesinin müvekkiline zaman kaybettirdiğini, inşaatın zamanında teslim edilmemesi sebebiyle cezai şart ödemek durumunda kaldığını, ayrıca davalının ayıplı ifası sebebiyle bu ürünler için yeni anlaşma yapıldığını, bu nedenle fazla ödeme yapma durumunda kaldığını, söküm işlemleri sebebiyle masraf yapıldığını, ayrıca ayıplı ürünlere karşılık 54.626,44 TL ödemede bulunduğu, bunların iadesinin gerektiğini beyan etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesinde, Müvekkil adına 1.000,00-TL tazminat talepli olarak açılan davamızın değerini arttırarak toplam 74.757,00’nin davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, 74.757,00' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:ihtar----. Noterliği 12.09.2023 tarih ve ----- yev nolu ihtarnamesinde;"... SaYIN MUHATAP, 1- — Müvekkil şirkete gönderdiğiniz ----- Noterliğinin 04/09/2023 tarih ve ----- yevmiye numaralı ihtarname ile 21/09/2023 tarihli ------ numaralı e arşiv faturanın ödenmediği gerekçesi ile ihtarname gönderilmiştir. 2- — Faturaya konu sözleşme uyarınca 17 adet banyo dolabı ve lavabo teslim ve montajı hakkında anlaşmaya varılmıştır. Söz konusu malzemeler ve işçilik inşaat tekniğine tamamen aykırı olduğu için müvekkil şirket mağdur olmuştur. Bu nedenle ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ sayılı dosyası üzerinden delil tespiti için dava açılmıştır. 3- — Müvekkil şirket ayıplı mal ve hizmet satışı nedeniyle seçimlik haklarından sözleşmeden rücu hakkını kullanacaktır. İş bu cevap metninin tarafınıza ulaşmasından sonra üç iş günü içerisinde sözleşme konusu ayıplı malları sökerek uhdenize almanızı ve ön ödemenin iadesini sağlamanızı; aksi halde delil tespiti hususunda bilirkişi raporu alındıktan sonra bu malzemelerin sökülerek kaldırılacağı bundan kaynaklı zarar ve ziyandan sorumluluğumuzun bulunmadığını ve ön ödeme bedellerinin iadesi hususunda huküki süreç başlatılacağını ihtaren bildiririz. 11/09/2023" denildiği, ihtarnamenin 13.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, -----Sulh Hukuk Mahkemesinin---- dosyasında Alınan 05.10.2023 tarihli Rapor;"...Yukarıdaki tabloda ve keşif mahallinde yapılan incelemeler sonucunda 18 daireden 17 dairede eksik ve ayıplı emtialar olduğu ve bu ayıpların rayiç bedelleri hesaplandığında Toplam: 46.750,00 TL olarak ayıp tespiti hesaplanmıştır." Bilirkişi Raporları Mahkememizce alınan 03/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmında "1. Dosyada beyan edilen sözleşme ve diğer delillerin bulunmadığı, 2. Banyo üst dolaplarının teşhire uygun yapılmadığı, banyo üst dolabının hatalı yapıldığı, banyo alt dolaplarının ise teşhire uygun yapıldığı, banyo lavabolarının eksik olduğu 3.Ayıp bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkin bir belge tespit edilemediği, 4. ----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ------ dosyasında yer alan bilirkişi raporundaki tespitler kapsamında davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği,
5. İleri sürülen zarara ilişkin belge olmadığından bir tespit yapılamadığı" Yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce alınan 03/08/2025 tarihli ek rapporun sonuç kısmında, "Yeni incelenen belgeler doğrultusunda zararın 74.757 TL hesaplandığı" yönünde rapor tanzim edilmiştir. Dava; hukuki niteliği itibariyle Taraflar arasındaki 29.05.2023 tarihli sözleşmede davalının ayıplı ifada bulunduğu , davacının sözleşmeden dönme nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla başlatılan alacak davasıdır. Davacı, Taraflar arasındaki 29.05.2023 tarihli sözleşme nedeniyle davalının ayıplı ifada bulunduğu, ayıplı ifa nedeniyle uğradığı zararın tazminin talep etmektedir. TBK m. 291/1” göre, Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Ayıptan sorumluluğunu düzenleyen TBK hükümleri emredici nitelikte değildir. Taraflar ayıptan sorumluluğu kaldıran veya sınırlayan bir anlaşmayı geçerli kılabilirler. Ancak TBK madde 221'e göre satılanın ayıplı olarak devredilmesini de satıcı ağır kusurlu ise bu şekildeki anlaşmalar hükümsüz olacaktır. .Satılan maldaki ayıp, açık ayıp şeklinde olabileceği gibi, özel bir inceleme neticesinde sonradan öğrenilebilen gizli ayıp şeklinde de ortaya çıkabilir. Gizli ayıp, sözleşmenin kurulması ya da satılanı teslim alma zamanında alıcının bilmediği ve satılan üzerinde yeterli dikkati sarf etse bile bilemeyeceği nitelik noksanlıklarının bulunmasıdır. Gizli ayıp, olağan bir inceleme sonucu değil, ancak kullanıma bağlı olarak ortaya çıkabilecek ayıplardır. Diğer bir ifadeyle, gizli ayıplar (adi muayene ile anlaşılmayan ayıplar), tecrübeli ve dikkatli bir kişiden beklenebilecek muayeneden daha uzun bir muayene ile ortaya çıkabilecek olan veya meydana çıkmaları özel bir inceleme veya muayeneyi gerektiren ayıplardır.Satıcının ayıptan sorumlu olabilmesi için şu şartların sağlanması gerekir: - Yarar ve hasarın alıcıya geçmesi anında satılan anda ayıbın var olması gerekir. Hasarın alıcıya geçmesinden sonra ortaya çıkan ayıplar daha önce mevcut sebeplerden ileri gelmedikçe satıcının sorumluluğu kılınması mümkün değildir.- Satılandaki ayıbın önemli olması gerekir. Ayıp sonucunda satılanın değerinin ve ya elverişli ilinin önemli surette azalması veya tamamen ortadan kalkması ayıbın önemli olduğunu gösterir. - Ayıbın gizli ayıp olması gerekir. Alıcı sözleşmenin kurulması anda ayıpları biliyorsa bu durumda satıcının ayıptan sorumlu tutulması mümkün değildir. Nitekim TBK madde 222'de “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.” Düzenlenmiştir. Ayıptan sorumluluğun sözleşmeyle kaldırılmamış olması gerekir. Ancak burada da TBK madde 221 dikkate alınması gerekir. Tarafların tacir olması halinde, TTK m. 23 uygulama alanı bulabilecektir. Ancak TTK m. 23'te malın teslimi sırasında belli olan ayıplar ile gözden geçirme suretiyle görülebilecek ayıplar (açık ayıp) düzenlenmektedir. TTK m. 23-c'de malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde; açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu ifade edilmektedir. Gizli ayıp halinde ise TTK m. 23'teki atıf gereği TBK hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Buna göre, alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır (TBK m. 223). TTK m. 23-c'de ifade edilen “teslim sırasında açıkça belli olmayan ayıp” kavramı ile ifade edilmek istenen açık ayıptır. Açık ayıplar bakımından TTK m.23'te TBK'den ayrı süre öngörülmüştür. Gizli ayıplar bakımından TTK m. 23-c'deki atıfla TBK uygulama alanı bulur?. O halde gizli ayıp bakımından TTK'de öngörülen iki ve sekiz günlük ihbar süresi uygulanmayacaktır. Diğer yandan, ihbar süresi bakımından da TBK m. 225 hükmünün de değerlendirilmesi gerekir. Buna göre, Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.Bu hükme göre, meslekten satıcı, ayıbın süresinde ileri sürülmediğini ileri sürerek ayıptan kurtulamayacaktır”.Ayıp halinde alıcının hangi haklarını kullanabileceği TBK m. 227'de düzenlenmiştir:Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir. Dönmenin sonuçları bakımından TBK m. 229 hükmü ise şu şekilde düzenlenmiştir: Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir: 1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faizi ile birlikte geri verilmesi. 2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi. 3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi. Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür. ------. Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- dosyasında yer alan bilirkişi raporunda; 18 daireden 17 dairede eksik ve ayıplı emtialar olduğu ve bu ayıpların rayiç bedelleri hesaplandığında Toplam: 46.750,00 TL olarak ayıp tespiti yapıldığı, --- Noterliği 12.09.2023 tarih ve ------- yev nolu ihtarnamesi davacının sözleşmeden dönerek zararı talep ettiği, İhtarname ile davacının sözleşmeden dönerek zararı talep ettiğinin anlaşıldığı, Ayıbın varlığı konusunda TBK m. 227'ye göre alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği, -----. Sulh Hukuk Mahkemesinin ------dosyasında yer alan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği değerlendirilmiştir. Banyo üst dolaplarının teşhire uygun yapılmadığı, banyo üst dolabının hatalı yapıldığı, banyo alt dolaplarının ise teşhire uygun yapıldığı, banyo lavabolarının eksik olduğu, Ayıp bildiriminin süresinde yapılıp yapılmadığına ilişkin bir belge tespit edilemediği, Banyo dolabı imalatlarının kdv dahil 111.510 TL olduğu, 17 adet lavabo yok x 2.000 tl= 34.000TL, 111.510- 34.000= Lavaboları düşünce kalan toplam dolap ücretinin 71.510 TL olduğu, 71.510/29 M Tül=toplam alt üst tolap m tül fiyatı 2.466TL, Hatalı olan üst dolaplar 14.50m tülx2,466=35.757TL olduğu, Hatalı üst Dolaplar ve eksik lavabolar toplamı 34.000+35.757=69.757 TL, dolapların sökümü ve atılması maliyeti =5.000TL olmak üzere zararın 74.757 TL hesaplandığı, Davacı vekilinin 15.09.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000,00-TL tazminat talepli olarak açılan davasını 74.757,00TL olarak artırdığı, 74.757,00' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ettiği, Kısmi dava olarak açılan davanın kabulüne; 74.757,00-TL' nin 1.000-TL'sinin dava tarihinden, ıslahla artırılan 73.757,00-TL'sinin 15/09/2025 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş alşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davacının Davasının KABULÜNE 1-74.757,00-TL' nin 1.000-TL'sinin dava tarihinden , ıslahla artırılan 73.757,00-TL'sinin 15/09/2025 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 2-Alınması gerekli 5.106,65-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.687,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.419,05-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç , 1.260,00-TL ıslah harcı toplamı olan 2.115,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 8.705,00-TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.