Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/972 E. 2025/1829 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/972
- Karar No
- 2025/1829
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/972
KARAR NO : 2025/1829
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18.01.2022
NUMARASI : 2019/1023 Esas - 2022/37 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin, ... Açık Artırma ve Araç Pazarlama Ltd. Şti. tarafından yapılan açık arttırmaya ile davalıdan ... plakalı aracı 16.05.2018 tarihinde 57.500 TL bedelle satın aldığını, aracın müvekkil tarafından kendi yetkili satıcısı ... Motorlu Araçlar San.ve Tic. Ltd. Şti.’ne satıldığını, ancak 15.10.2018 tarihinde bu araca emniyet güçleri tarafından el konulduğunu, bu nedenle müvekkilince bedeli ödenerek aracın yetkili satıcıdan geri alındığını, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/11123 soruşturma dosyasında verilen karar sonucu araca el konulduğunu, aracın şasi numarasının change yoluyla başka bir araçla değiştirildiğini, şasi numarasının değiştirilen çalıntı araca Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından el konulduğunu ve aracın soruşturma sonucunda gerçek sahibine teslim edileceğini, davalının, gerçekte plakası ve şasi numarası farklı çalıntı bir araç satarak müvekkilin zarara uğrattığını, müvekkilince davalı hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına resmi evrakta sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu, el konulan aracın bedelinin tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; takip dosyasında aracın plakasının yazılmadığını ve icra takibinin konusunun belli olmadığını, ödeme emri ve eklerinde araçla illiyet bağını kuran somut belge sunulmadığını, müvekkilinin galericilik yaptığını ve yasa dışı bir işlemi bulunmadığını, müvekkilinin araç bedeli olan 54.000,00 TL'yi peşin olarak ...'a ödediğini, araç satış sözleşmesinde aracın şase ve motor numarasının yazdığını, müvekkilinin noterin resmi evrakına güvenerek işlem yaptığını, müvekkilinin tamirci olmadığını ve galerici olduğunu, satımdan kaynaklı sorumluluğun satışı yapan Gebze 6.Noterliğine ait olduğunu, müvekkilinin bedelini ödeyerek satın aldığı dava konusu aracı noter aracılığıyla davacıya sattığını, soruşturmanın halen devam ettiğini, ceza soruşturmasının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Öncelikle... Plaka sayılı aracın Gebze 10.Noterliğinin 16/05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 57.500,00 TL bedelle davalı tarafından davalıya satıldığı sabit olup uyuşmazlık konusu değildir. Yine oto galericilik faaliyete yürüten ve dolayısıyla tacir sıfatına sahip davalının işbu aracı Gebze 6.Noterliğinin 12/04/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı noter satış sözleşmesi ile dava dışı ... isimli kişiden 54.000,00 TL bedelle satın aldığı tartışmasızdır. Buna göre davalının aracı yaklaşık bir ay sonra davacıya sattığı görülmektedir. Satışa konu işbu araca Gebze CBS'nin 2018/11123 soruşturma sayılı dosyası kapsamında verilen Gebze 2. SCH 2018/2560 D.iş. kararı gereğince davacı tarafından satışı yapılan dava dışı ... Motorlu Araçlar San.Tic. Ldt Şti uhdesinde bulunduğu sırada 15/10/2018 tarihinde el konulmuştur. Davalı taraf aracın kendisinde 32 gün kaldığını, kendisinin bir kusuru bulunmadığını, sorumluluğun kendisinin aracı satın aldığı kişide olduğunu savunmuştur. Bu durumda olayın çözümü için 6098 sayılı TBK’nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 219 vd. maddelerine bakmak gerekir. 6098 Sayılı TBK'nın 219.maddesinde 'Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.' düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeye göre satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olması, davalının ticari iştigal alanına göre basiretli tacir gibi davranma yükümlüğüne göre davacının 6098 sayılı TBK'nın 219 vd. maddelerinde düzenlenen ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre davalıdan hukuki ayıp niteliğindeki vaki el koyma nedeniyle resmi mercilerce el konulan araç için ödediği miktarı tazmin etmesini istemesi haklı ve hukuka uygun bulunmuştur. Binaenaleyh davacı şirketin davasını, TMK'nın 6 ve HMK'nın 190. TBK'nın 219 vd. maddeleri nazarında ispat ettiği, tarafların maruf tacir sıfatına ve davadaki talebe bağlı harçlandırılan dava değeri esas alınarak ödeme ve takip tarihinden itibaren geçerli ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesi gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu 13.İcra Dairesinin... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının 57.500,00 TL asıl alacak ve 10.355,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.855,99 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına, davacının icra inkâr tazminatı talebi ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkemece satılanda ayıp bulunduğu belirtildiğinden, TTK'nın 23. maddesine göre süresi içinde ayıbın belirlenerek satıcıya ihbarının zorunlu olduğunu, yasa hükmüne göre satılanan iki ve sekiz günlük sürelerde muayene edilerek ayıp ihbarı yapılması gerektiğini, oysa davacının hiç bir şekilde ayıp ihbarında bulunmadığını, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 16.03.2006 tarihli bir kararında belirtildiği üzere, süresinde TTK'nın 18.maddesine göre ayıp ihbarında bulunulmaması nedeniyle satılanın olduğu gibi kabul edilmiş sayılacağını, TTK uygulamasında açık ayıplar için iki, gizli ayıplar için ise sekiz günlük yasal sürelerde ayıp ihbarında bulunulmadığını, hak düşürücü sürelerde muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı hakların ortadan kalkacağını, malın ayıplı olduğunun teslim sırasında açıkça belli olması halinde iki gün içinde, aksi halde malın tesliminden sonra sekiz gün içinde incelenmesi veya incelettirilerek bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğunun ortaya çıkması halinde hakların korunması için satıcıya ayıp ihbarında bulunulması gerektiğini, alıcının teslim aldığı satılanı işlerin olağan akışına göre gözden geçirip, satılanda, satıcının sorumlu olduğu bir ayıp gördüğü zaman bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmesi gerektiğinin yargı kararları ve doktrinde benimsendiğini, muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının TBK'nın 223. maddesi uyarınca satılanı olduğu gibi kabul etmiş sayılacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinin sonlandırılarak satım bedelinin iadesi amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı... plaka sayılı aracı Gebze 10.Noterliğinin 16.05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 57.500,00 TL bedelle davalıdan satın almıştır. Davalı oto galericilik faaliyeti yürüten bir tacirdir. Davacı anılan aracı Gebze 6. Noterliğinin 12.04.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı noter satış sözleşmesi ile dava dışı ...'dan 54.000,00 TL bedelle satın almıştır. Buna göre davalı satın aldığı aracı yaklaşık bir ay sonra davacıya satmıştır. Satılan aracın motor şase numarasının değiştirilmesi nedeniyle araç sahibince Gebze Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu ve 2018/11123 soruşturma sayılı dosya kapsamında yürütülen soruşturmada, Gebze 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2018/2560 D.iş sayılı kararı ile araca, dava dışı ... Motorlu Araçlar San.Tic. Ldt Şti uhdesinde bulunduğu sırada 15.10.2018 tarihinde el konulduğu anlaşılmıştır.Davacı 10.05.2019 tarihinde şasi numarası farklı olan ve bu nedenle el konulan aracın bedeli olan 57.500,00 TL ile ile 10.355,99 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.855,99 TL'nin avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Süresi için borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Takip konusu, satılan aracın şase numarasının değiştirilmesi nedeniyle ayıplı olmasıdır. Davada da bu takip konusu ile bağlı kalınarak itirazın iptali talep edilmiştir.Davalı satım sözleşmesinin ifasında kusuru bulunmadığını ve TTK'nın 23. maddesine göre süresinde muayene ve ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini savunmaktadır. TBK'nın 219. maddesinde, “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre satılanda bulunan maddi ve hukuki ayıplardan satıcı sorumludur. Aracın motor şase numarasının değiştirilerek satıldığı ve soruşturma organlarıca yapılan soruşturma nedeniyle araca el konulduğu, aracın bu hali ile hukuki ayıplı olduğu sabittir. Uyuşmazlığın ticari satıma ilişkin olması nedeniyle TTK'nın 23. maddesine göre alıcının muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmesi gerekmektedir. Aksi halde maddedeki atıf nedeniyle satılanan TBK'nın 223. maddesine göre olduğu şekilde benimsendiği sonucuna varılacaktır. Satım sözleşmesine konu bir eşyada ayıp ve eksik bulunması halinde izlenecek yol TTK'nın 23. maddesinde düzenlenmiştir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davalı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı, malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya inceletmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar etmekle yükümlüdür. Ayıp olağan bir muayene ile meydana çıkarılamayacak, kullanma sonucunda ortaya çıkan bir ayıp ise TBK'nın 223/2 maddesinin tatbik olunması gereklidir (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 08/06/2022 tarihli, 2020/8002 E. 2022/4625 K., 04/11/2020 tarihli ve 2020/3279 E., 2020/4723 K. sayılı ilâmı ilamı ile Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih ve 2018/270 E., 20218/6287 K. Sayılı ilamı).TBK'nın 223/2.maddesi ise ''Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir.Buna göre, galericilik yapan ve dolaysıyla oto ticareti ile uğraşan davalının sattığı aracın şase numarasının oynanarak değiştirilmiş olduğu, bu durumun TTK'nın 23 ve TBK'nın 223/2. maddesine göre olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkarılacak bir ayıp olmadığı ve bu tür bir ayıbın ortaya çıktığında her zaman satıcıya bildirilebileceği anlaşılmaktadır. Bu tür bir ayıp ve gizleme satıcı açısından esasında ağır kusur niteliğindedir. TBK'nın 225. maddesinde satıcının ağır kusurunun sonuçları başlığı ile; "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." düzenlemesine yer verilmiştir. Mahkemece bu nedenle satılandaki ayıbın gizli ayıp olarak kabul edilmesi ve ortayla çıkması ile bildirilmesi üzerine ayıp ihbarının süresinde kabulü yerindedir. Satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olması ve el konulması üzerine alıcının satım bedelini takip başlatarak talep edilmesi esasında bir ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan ilk derece mahkemesi inceleme ve gerekçesi yeterli görülmüştür. Takip öncesi işlemiş faiz bakımından, gerek aracın el konularak davacı kullanımından alınması, gerekse de hükmedilen işlemiş faize yönelik açık bir istinaf nedeninin bulunmaması ayrıca bu hususun kamu düzenine ilişkin olmaması nedeniyle re'sen incelenmemiş ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.476,43 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.