İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/485 E. 2025/415 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/485
- Karar No
- 2025/415
- Karar Tarihi
T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/485 Esas - 2025/415 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/485 KARAR NO : 2025/415
.........x.........x...... .........,.........x..............x x..x.............xx............. .............x.............x
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ : 30/06/2025 KARAR Y. TARİHİ : 02/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden vekili talep dilekçesi ile özetle; müvekkili ... Taahhüt Enerji Elektrik San. Ve Tic. Ltd. Şti. ünvanı ile 25.10.2021 ... Ticaret Sicili Gazetesinin 25.10.2021 tarih ve 10437 yevmiye numarası ile 534, 535 ve 536 nolu sayfalarda tescilli ile ticari hayatına devam ettiğini, Şirket halihazırda ticari faaliyetini, .................................. Çankaya/.......... adresinde sürdürdüğünü, müvekkili toptan satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, konutlar, işyerleri ve sanayi tesislerinde kullanılan bilumum elektrik ve elektronik cihazların aksesuar ve yedek parçalarının satışı başlıca çalışma alanları olduğunu, müvekkilinin, sektörün önde gelen markalarından .......................Kablo ve ......... Kablo bayiliğini yaptığını, deneyimli kadrosu ve müşteri odaklı çalışma anlayışı ile ... Enerji Ltd. Şti. Kaliteli ve güvenilir ürünleri kusursuz hizmet prensibi ile sizlere ulaştırmayı amaçladıklarını, müvekkilinin talep ve ihtiyaçlarınıza en uygun ürünleri ekonomik maliyetlerle hizmetinize sunarak aradığınız ürünü hızlı ve uygun maliyetle temin ettiklerini, sektördeki teknolojik gelişme ve yenilikleri takip ederek bilgi birikimimizi sürekli geliştirdiklerini ve bu birikimi işlerine yansıtarak en doğru çözümleri sunmayı hedeflediklerini, genelde dünya ekonomisinin pandemi sonrasında girmiş olduğu duraksama özelde ise ülkemizin hem pandemi dönemi zorunlu ekonomik uygulamalarının uzun süreli kuyruk etkileri, hem de ülkemizin ekonomik yapısının kendine özgü yapısal sorunları ve kırılgan niteliği nedeniyle ülkemizde yaşanan derin ekonomik kriz bu kriz temelinde ortaya çıkan kur dalgalanmaları firmanın finansal durumunu ve gelecek stratejik yönelimlerini önemli oranda etkilendiğini, Bu durumun yıkıcı etkileri firmanın krize yakalandığı dönemdeki genel pozisyonunun yarattığı risklerle birleşince, tahsilat sorunu -nakit dengesinin bozulması-borçlanma sorunu ve ödeme acziyetinin ilişkisel düzleminde bir dizi sorun firmanın finansal kompozisyonunun ve gelecek yönelimleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu, ifade edilen düzlemde ortaya çıkan sorunların, firmanın gelecek yönelimleri ve sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerinin derinleşmeden mevcut durumun ortaya çıkardığı risklerin bertaraf edilmesi gerektiğini, ifade edilen odak temelinde, firmanın nakit sıkıntısı nedeniyle girmiş olduğu döngüden çıkması, mevcut borçlarını bu projede ön görülen ödeme planı çerçevesinde ödeyerek alacaklılar temelinde bir mağduriyetin yaşanmaması ve firmanın faaliyetlerini sürdürülebilir kılarak ekonomik değer üretme kabiliyetinin devam etmesi için konkordato süreci firma için önemli bir stratejik yol haline geldiği, bu stratejik yolun firmanın aynı zamanda tasarruf, yeni kaynakların aktarımı ve kaynakların etkin kullanımı ile mali olarak etkin bir disiplinin sağlanmasına yönelik olası katkılarının da firmanın sürdürülebilirliği ve ekonomik değer üretme kapasitesi üzerinde de çok önemli katkıları olacağını, bu temelde sürecin en belirgin katkısının şirketten alacakları olan alacaklılar odağında gerçekleşeceği düşünüldüğünü, çünkü projenin finansal analizler başlığı altında yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere şirketin/firmanın tasfiyesi-ya da -iflası halinde firmadan alacaklı olanlar alacaklarının ancak belli bir kısmını alabileceklerini, oysa, şirketin ön projede tasvir edilen stratejik yolun etkin şekilde yönetilmesi ve bu süreçte sağlanacak olan mali disiplinle şirketin sürdürülebilirliğine yönelik gerekli unsurların tesis edilmesi sağlanacağını ve bu durumun doğal bir uzantısı olarak firma yeniden borç ödeme kabiliyeti kazanmış olacağını, müvekkilinin sektörün önde gelen markalarından ...................... gibi piyasada önde gelen firmaların ürünlerini, ülkemizde .......... ve enerji sektörüne yönelik faaliyet yürüten alt yapı ve üst yapı enerji sektöründe çalışan firmalara satış ve tedarikini yaptığını, bu firmalar; Hes, güneş enerji ve enerji sektöründe devlet kurumları ile çalışan alt yapı taahhüt alanında faaliyet sürdüren firmalar olduğunu, çalışmalarının maliyetlerinin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini ve işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve şirketin işletme sermayesi ihtiyacının artması nakit darboğazına girilmesine neden olduğunu, konkordato talebi ile amaçlanan belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu, işletme sermayesi ihtiyacının karşılanması amacıyla yeni ortak adayları ile muhtelif görüşmeler yapıldığını ve yapılmaya da devam edildiğini, ancak ortak adayı, hisse satışı veya kar ortaklığı kararını uygulayabilmek için müvekkilin alacaklılarca haciz yolu ile çalışamaz hale gelmesi çekincesini belirttiğini, İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesinde "Konkordato talebi üzerine mahkeme, 286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı verir ve 297 nci maddenin İkinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır. denildiğini, 286. maddede yazılı belgelerin ibraz halinde mahkemece tensiben 3 aylık geçici mühlet kararı verileceği ve borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alınacağı belirtildiğini, davacı müvekkilin malvarlığı borçlarını karşılar durumda olmadığı tespit edildikten sonra konkordato talebinin kabul görmemesi halinde davacı müvekkilin borçlarını ödeme kabiliyetini tamamen yitireceği üzücü bir gerçek olacağını, müvekkilinin varlıklarının muhtemel satış fiyatlan ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda varlıklarının toplam değeri davacı için dilekçe ekinde ayrıntılı olarak konkordato ön projesinde sunulduğunu, olası bir iflas durumunda muhtemel satış değeri ile varlıkların paraya çevrilerek borçların ödenmesi halinde alacaklıların alacağına kavuşma oranı %100 seviyesinde olduğunu, ancak alacaklıların alacağına daha yüksek oranda kavuşmasını sağlamak amacı ile yapılan planlamada müvekkili lehine konkordato kararı verilmesi halinde davacı-müvekil faaliyetlerine devam edecek, gerek sermaye artırımı gerekse diğer kaynaklar ile müvekkilinin ödeme gücüne/mali durumuna katkıların yapılması mümkün olabileceğini ve böylece davacı müvekkil borçlarını şu anki haline göre daha yüksek oranda ödeme imkanına kavuşacağını, izah olunan mevcut durum nedeniyle müvekkilin, alacaklılarının haciz ve diğer hukuksal tacizleri ile karşı karşıya geleceği kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkilinin üretim araçlarına, stoklarına ve diğer hak ve alacaklarına yönelik her an haciz ve ihtiyati haciz kararlan alınıp, müvekkilin faaliyetine son verilebileceğini, müvekkile ait işletmelerin haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan çalışması halinde hem yeni ortak adayı ile devam etmekte olan görüşmelerin başarıya ulaşabileceğini, aksi halde sektöründe ...'nin öncü kuruluşlarından olan müvekkilinin haciz ve muhafazalarla yok pahasına malları satılacak hem ülke ekonomisi hem de alacaklılar zarar göreceğini, alacaklıların haklarında yapılan bu sınırlamaların temel nedeni, konkordato mühleti içinde borçlunun rahat hareket edebilmesi ve alacaklıların baskısı altında olmadan konkordato projesinin hayata geçirilebilmesi için faaliyetlerine devam edebilmesinin sağlanmasıdır." denildiğini, madde gerekçelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere geçici mühlet kararı ile birlikte kesin mühlette verilen tedbirlere hükmedilmesi kanunun lafzı ve müessesenin niteliği gereği kanuni bir zorunluluğu olduğunu, İİK.'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkili aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasını, davacı müvekkili hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasını, müvekkilinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkiline iadesine, müvekkiline ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda müvekkiline ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK'nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacının bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının ilgili banka hesabına davacının kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın Davacıya iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, müvekkiline ait çeklerin arkasının karşılıksızdır olarak yazılmasının önlenmesine, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesine, müvekkilinin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkiline komiser tayinine, müvekkilinin konkordato talebinin kabulü ile öncelikle İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına geçici İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İİK'nun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı Vekili 16/06/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkili şirketin borca batık olmadığını, açılan davadan görülen lüzum üzerine feragat ettiklerini beyan ederek gereğinin yapılmasını talep etmiştir. Konkordato komiserler kurulu 23/06/2025 tarihli raporunda; şirketin TTK. m. 376/III’de ifade edilen aktiflerin satış fiyatı esasına göre 31/03/2025 tarihi itibariyle mevcut varlık ve alacaklar toplamının 208.901.403,67 TL, borçlar toplamının 185.954.043,30 TL, reel öz varlığının 22.944.360,37 TL, varlıkların borçları karşılama oranının 1,12 yüzdesinin ise %112 olduğu, alacalıklar toplantısının ilan edildiği şekilde 20.06.2025 tarihinde gerçekleştirilmek üzere ilan edildiği adreste komiserler kurulunca hazır bulunulduğu, ancak adresin kapalı olduğunun görüldüğü, borçlu veya vekilinin hazır bulunmadığı, bu hususun hazır bulunan alacaklı vekilleri ile komiserler kurulunca tutanak altına alındığı, alacaklılar toplantısı yapılamadığından bu hususta ayrıca bir tasdik değerlendirmesinin yapılamadığı bildirilmiştir. Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur. Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (Aynı Yönde Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/3021 Esas , 2020/292 Karar Sayılı İlamı) İİK'nun "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince: "İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir: a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa, b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa, c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse, İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir. Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü içermektedir. İİK m.292/d bendinde borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatifin konkordato talebinden feragat etmesi halinde iflasına karar verileceği ve Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet edeceği belirtilmiştir; Talep eden hakkında 25/10/2024 gününden itibaren geçerli olmak üzere 1 yıllık kesin mühlet verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Kesin mühlet içerisinde davacı vekili 16/06/2025 tarihli dilekçe ile davadan kayıtsız ve koşulsuz feragat ettiğini beyan etmiş; davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur. HMK.nun 309/2 madde hükmü gereğince feragatin hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değil ise de, İİK'nın 292/1.d bendi gereğince konkordato isteminden feragat halinde şirketin borca batık olduğu tespit edilirse re'sen iflas kararı verileceği düzenlenmiştir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkememizce bu hüküm doğrultusunda, konkordato komiser heyetinden rapor alınmış, alacaklılar kuru davacı şirketin Komiserler Kurulu'nun 29.05.2025 tarihli raporunda da belirtiliği gibi şirketin rehinli alacaklısının da kalmadığı, şirketin borca batık olmadığının tespiti ile İİK m. 292/1-d hükmünün uygulanmasının gerekli olmadığı, talepte bulunan şirket’in yukarıda tespiti sağlanan adi alacaklılara ilişkin borçların ödendiğinin belirtildiği, borca batık olmayan şirket hakkında iflasına karar verilemeyeceği bununla birlikte alacaklılar toplantısı tarihinin ilan edildiği ve duruşma ile karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla konkordato talebinden feragat neticesi konkordato talebinin reddine karar vermek ve aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-(C) Konkordato talep eden ... TAAHHÜT ENERJİ ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin (Vergi No: ...) (Ticaret Sicil No: 4...........09) İİK. 287/5 maddesi yollamasıyla İİK 292. maddesi uyarınca kesin mühlet kararının kaldırılmasına, konkordato isteminin REDDİNE kesin mühletin kanuni sonuçlarının kalkmış olduğunun tespitine, 2-Mahkememizce verilen tedbir kararlarının 30/06/2025 günü saat 14.30 itibari ile kaldırılmasına, Konkordato komiserler kurulunun görevine 30/06/2025 günü saat 14.30 itibari ile son verilmesine, Mühlet kararının kaldırılarak konkordatonun reddine karar verildiğine ilişkin işbu kararın İİK. 288/2 maddesi gereğince ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine, 2-Harç peşin aldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Ödenen komiser ücretlerine ilişkin gider avansından varsa kondordato komiserlerinin görevlen yasal ücretlerinin ödenmesine, 4-Yapılan yargılama giderlerinin konkordato talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde, yatırana iadesine, Dair, Konkordato Talep Edenler Vekili Av. C..............................................i'nin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliği ve ilanı tarihinden itibaren 2 hafta içinde .......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2025