Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1101 E. 2026/1552 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1101
- Karar No
- 2026/1552
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1101 KARAR NO : 2026/1552
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/02/2026 NUMARASI : 2025/108 E. 2026/163 K. DAVA KONUSU : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/01/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026
İSTEM: Davacı vekili, Aydın İli, ... Mahallesi, ... mevkinde bulunan ... Şti'ye ....tarafından 25/06/2015 tarihinde kanal bağlantı izni verildiğini, verilen bağlantı iznine şerh düşülerek evsel atık sular haricindeki atık sular için tesis çıkışına çamur ve yağ tutucu yapılması gerektiği firmaya aynı tarihte bildirildiğini, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından 20/11/2019 tarihinde tesis bağlantısının bulunduğu yerde yaptığı denetim sırasında almış olduğu numunelerin analiz sonucunda deşarj standartlarına uygun olmadığı denetim tarihinde davalı firmanın kanal bağlantı izini verilirken belirtilen koşullar ile önlemleri almadığını ve proses kaynaklı atık sularının arıtılmadan ...ne ait atık su altyapı tesisine verdiğini, 20/11/2019 tarihinde genel müdürlükleri aleyhine idari yaptırım uygulandığını, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen idari para cezasının ödemesi müvekkili tarafından yapıldığını, daha sonra işletmenin yükümlülüklerinin yerine getirmemesinden kaynaklı olmasından dolayı işletmeye yapılan ödemenin iadesine yönelik ihtarname gönderildiğini, davalı firma tarafından da genel müdürlüklerine geri ödemesi yapıldığını, söz konusu mahalde 28/10/2022 tarihinde yapılan denetim sonucu firmaya kesilen ilk ceza itibariyle hiçbir önlem alınmadığı alınan numuneler ve yerinde tespit sonucu görüldüğü, işletme tarafından 20/11/2019 tarihinde aynı kabahat fiili işlendiğinden toplamda 263.032,00-TL müvekkiline ikinci defa idari para cezası uygulandığını müvekkili tarafından herhangi bir yaptırım tehdidi altında kalmamak için ödeme gerçekleştirdiğini, davalı firmanın kanun ve yönetmelik maddeleri ile tarafına yüklenen görev sorumlulukları yerine getirmemesinden kaynaklandığını, ihtarname gönderildiği ancak davalı firma tarafından verilen 7 günlük süre içerisinde belirtilen idari para cezasının ödemesinin gerçekleştirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 29.12.2022 tarihinde yapılan 197.274,00-TL ödemenin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı firmadan alınarak müvekkili idareye ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı .... Şti vekili, Aydın Valiliğinin 22.11.2022 tarih ve 09.00.22.0063 sayılı işlemi gereğince tahakkuk ettirilen idari para cezasının davacı tarafından çekincesiz ödenmesi sonrasında müvekkili şirketin tesisinde kanalizasyon bağlantı ruhsatları ...nden 25.06.2015 tarihinde evsel ve proses kaynaklı atık sular için alınmasına; zeminde çamur ve yağ tutucularının 28/10/2022 tarihinde bulunmakta oluşuna rağmen ve sorumluluğun bütünü ile davacı ve/veya .....ne ait olmasına rağmen; hukuka ve/veya mevzuata aykırı olarak Aydın Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün 22.11.2022 tarih ve 09.00.22.0063 sayılı işleminde belirtmiş olduğu tutarın çekincesiz ödendiği ve davacı tarafından haksız ve yersiz olarak müvekkiline rücu istemi dava açıldığını, davada müvekkili şirketin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete rücu isteminin Çevre ve Şehircilik ilk Müdürlüğünün ihlal gördüğü tespit ile müvekkilinin faaliyetleri arasında uygun illiyet bağının bulunmaması nedeni ile davacı talebinin dinlenilebilir yönünün bulunmadığını, davacının çekincesiz ödeme sonrası müvekkiline başvurusu nedeni ile zarar görenin kusurlu olduğunun açık olduğunu,... İlçesi ...Mahallesinde 2872 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin 5. fıkrası gereğince atık su tesisi kurulmamış olması nedeni ile davacı Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünü cezasının birincil muhatabı olduğunu, belirterek davanın .....na ihbarına, davanın reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle: 6360 sayılı yasa ile ... Belediyesinin,....'ne dönüşmüş ve Aydın ili mülki sınırları içerisinde birtakım hizmetlerin görülmesi ile ilgili yetki ve görevlerin, yasa gereği ....ne verildiğini, ....nin yetki, görev ve sorumluluklarının ana dayanağı olan 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanununun 7. Maddesinin (r ) bendinde “r) Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, bunun için gerekli baraj ve diğer tesisleri kurmak, kurdurmak ve işletmek; derelerin ıslahını yapmak; kaynak suyu veya arıtma sonunda üretilen suları pazarlamak'' denilmek suretiyle su, kanalizasyon ve bunun için gerekli tesislere ilişkin tüm sistemlerin kurulmasının Büyükşehir Belediyesine verildiğini, ....nin kurulmasını müteakip 31.03.2014 Tarih ve 2014/6072 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de su, alt yapı hizmetleri ve kanalizasyon işlerinin tek elden yürütülmesi için ....nin kurulduğunu, 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon idaresi Genel Müdürlüğü Kurulu ve Görevleri Hakkında Kanunun Ek 5. maddesinde yer alan ''Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır.' hükmü gereğince .... de diğer su ve kanalizasyon idareleri gibi bu kanun hükümlerine tabi olduğunu, dolayısıyla ....nin ....nden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olmuş ve bu sayede ....nden bağımsız yönetim, mal varlığı ve personeli bulunan, özerk bir tüzel kişiliğe haiz bir kamu kurumu haline geldiğini, müvekkili kurumun ....’nden ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, bu hususun Danıştay 8. Dairesi 2015/14743 E. ve 2016/1147 K. İle de ortaya konulduğunu, dava konusu edilen hususun ....'nin yetki ve görev sahasında kaldığı ve ....'den farklı bir tüzel kişiliğe haiz olan ....ni ilgilendirmediğini belirterek ...ve ....nin birbirinden farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve bu sebeple dava konusu olayda müvekkili kurumun sorumluluğuna gidilemeyeceğini öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. MAHKEME: "...........Yapılan yargılama, bilirkişi heyet raporu, dosya arasındaki tüm bilgi ve belgelerden; idari yaptırıma konu olan atık suyu arıtma işlemi görev ve sorumluluğunun davalıda olduğu, davalının yükümlülüğünü yerine getirmediği, Çevre Kanunu 28. Maddesi gereğince sorumluluğun kirleten davalıya ait olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilerek rücuya ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "1-Davacının davasının KABULÜ İLE; 197.274,00 TL nin ödeme tarihi olan 29/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine " karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davalı vekili, Aydın Valiliği’nin 22.11.2022 tarih ve 09.00.22.0063 sayılı işlemi gereğince tahakkuk ettirilen idari para cezasının davacı tarafından herhangi bir iptal davasına konu edilmeksizin çekincesiz şekilde ödenmiş olduğunu, bu durumun idari işlemin kesinleştiğini gösterdiğini ve müvekkili şirkete yöneltilen rücu talebinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, müvekkilinin tesisinde .... tarafından verilen kanalizasyon bağlantı izinlerinin 25.06.2015 tarihinde alınmış olduğunu ve tesisin bu izinler kapsamında faaliyet gösterdiğini, ayrıca yağ ve çamur tutucuların da 28.10.2022 tarihi itibarıyla kurulu olduğunu, buna rağmen tüm sorumluluğun müvekkili şirkete yüklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, idari para cezasına dayanak işlemin hukuka aykırı olmasına rağmen idari yargıda iptal davası açılmadığını ve bu eksikliğin davacının sorumluluğunda bulunduğunu belirttiğini, idari işlemin denetlenmesinin idari yargının görev alanına girdiğini, bu husus tartışılmadan adli yargıda sonuca gidilmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu, 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında atıksu altyapı sistemlerinin kurulması ve işletilmesinden büyükşehir belediyelerinin sorumlu olduğunu, bu nedenle sorumluluğun ....ve ilgili idarelerde bulunduğunu, müvekkili şirketin kendisine verilen bağlantı izni sonrası yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve gerekli teknik ekipmanları kurduğunu, mahkemenin keşif ve bilirkişi raporuna rağmen hatalı değerlendirme yaptığını ve atıksuyun kaynağına ilişkin tespitlerin müvekkili aleyhine genişletildiğini, çevre kirliliği sorumluluğunun kusursuz sorumluluk kapsamında değerlendirildiği yönündeki kabulün somut olayda uygulanamayacağını, zira müvekkilin arıtma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bilirkişi raporları arasında teknik çelişkiler bulunduğunu ve bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin kamu kurumlarının kusur ve ihmalini müvekkile yüklediğini, verilen kararın icra edilebilir nitelikte olması nedeniyle telafisi güç zararlar doğuracağını belirterek, öncelikle tehiri icra kararı verilmesine, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, 22.11.2022 tarihli idari yaptırım kararı gereğince davacı tarafından ödenen 197.274,00-TL idari para cezası dolayısıyla rücuan alacak istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına, özellikle Dairemizin 30.01.2025 tarih 2024/229 Esas 2025/187 Karar sayılı kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılarak hüküm kurulmuş olmasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalının, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2026 tarih, 2025/108 E. 2026/163 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gereken 13.475,79-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.368,95-TL'nin mahsubu ile bakiye 10.106,84-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09/07/2026 günü oy birliği ile karar verildi.