Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/971 E. 2026/1110 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/971
Karar No
2026/1110
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/971

KARAR NO: 2026/1110

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 25/08/2025 D.İş kararı - 14.01.2026 tarihli ek karar

NUMARASI: 2025/473 D.İş - 2025/476 K.

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına ihtiyati hacze itiraz eden... vekilince yapılan itirazın incelenmesinde, ihtiyati haciz kararı infaz edilmediğinden kararın kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine dair verilen 14.01.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; 2.000.000,00 TL bedelli, 30.07.2025 tarihli, ...) sayılı çekin verildiğini, çeke istinaden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/459 D.İş sayılı kararı ile 100.000 TL değerinde ihtiyati haciz kararı alındığını, bu defa 1.000.000,00 TL bakımından ihtiyati haciz başvurusu yapma gereği hasıl olduğunu, iş bu başvuru tarihi itibariyle 2.000.000,00 TL bedelli 1 adet çekten doğan alacağa istinaden ödeme yapılmadığını,alacaklı tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız olduğunun görüldüğünü, çek arkasına işlendiğini, alacağın hiçbir teminata bağlı bulunmadığını, borç da vadesi dolduğu halde bugüne kadar ödenmediğini ileri sürerek, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, İstanbul 37. İcra Dairesinin ... dosyasından infazına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 25.08.2025 tarihli değişik iş kararında; " ...Talep konusu alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; 1.000.000,00 TL alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden 150.000,00 TL teminat karşılığında İİK”nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE, " karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu... vekilli tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili ... çekin vade/keşide tarihi olarak kabul edilen tarihte 2.000.000 TL'den fazla nakit bulunduğunu, muhatap bankanın sahtecilik nedeniyle ödeme yapmadığını, vadesi gelmiş bir borçtan söz edilemeyeceğini, muhatap bankanın ödeme yapmamasının çekin karşılıksız olduğundan değil de üzerindeki sahteciliğin tespit edildiğinden kaynaklı olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden tarafın aynı çek dayanak gösterilerek İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/459 D.İş sayılı dosyası üzerinden de ihtiyati haciz kararı aldığını, işbu talebin mükerrer talep olduğunu, ihtiyati hacze konu edilen çekin kambiyo vasfında olmadığını, sahte olduğunu, imzanın müvekkiline ait olmadığını, icra dairesinin yetkisiz olduğunu, İstanbul 43. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/541 Esas sayılı davasının açıldığını, mahkemece verilen 27/08/2025 tarihli tensip ara kararı ile birlikte İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibin borçlu... açısından takibin durdurulmasına karar verildiğini, çekin bedel hanesindeki 1.000.000 TL tutarının 2.000.000 TL’ye çıkarıldığını, düzenleme tarihindeki 30/06/2025 ifadesinin 30/07/2025’e çevrildiğini kambiyo senedinde asli unsurları ortadan kaldıran vahim bir sahtekârlık olduğunu, muhatap banka ...'ın ... Şubesi’nin 11/08/2025 tarihli resmi yazısında ve çek arkasına yazdığı yazısında, çek üzerinde keşide tarihi ve bedelde tahrifat yapıldığını, bu tahrifata ilişkin parafların keşideci imzası ile uyuşmadığının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin çek hesabında 2.003.227,40 TL nakit bulunduğunu, çekin karşılıksız olmadığını, icra takibinde yetki, borçlunun yerleşim yeri veya senedin ödeme yeri olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin İstanbul dışında olduğunu, ...'ın ... İlçesi olduğunu, takibe konu evrakın muhatap bankasının da ... ... şubesi olduğunu, İstanbul yetki çevresi dışında olduğunu, İstanbul 37. İcra Dairesinin yetkisiz olduğunu, bu nedenle mahkemenin de yetkisiz şekilde ihtiyati haciz kararı verdiğini ileri sürerek itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi, 14.01.2026 tarihli ek kararında; "...Mahkememizin 25/08/2025 tarih, 2025/473 D.İş Esas, 2025/476 D.İş Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararına konu ... .../... şubesine ait, 30/07/2025 Keşide Tarihli, ... Seri Numaralı, 2.000.000,00 TL Bedelli Çek Aslı istinaden ihtiyati haciz kararı verilmiştir.Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına karşı itiraz edilmesi üzerine İİK 265/4. maddesi gereğince itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verilmiş, 17/09/2025 tarihinde murafaa duruşması yapılmıştır.İtirazın ihtiyati haczin dayandığı nedenler, mahkemenin yetkisi ve teminat ile sınırlı olarak incelenmektedir.Yapılan yetki itirazında açıkça yetkili olduğu belirtilen mahkeme/icra dairesi itiraz eden tarafından bildirilmediğinden yetki itirazı incelenmemiş, çek üzerinde tahrifat iddiası ve imzaya yönelik itiraz ile kötü niyete ilişkin itirazın açılması muhtemel davanın konusu oluşturması, ihtiyati haciz kararına itiraz nedeni olarak düzenlenmemiş olması nedeni ile itirazın reddine karar verilmiştir.17.09.2025 tarihli ek karar itiraz eden vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 13.11.2025 tarih, 2025/1945 E., 2025/1797 K. Sayılı ilamı ile ek kararın kaldırılmasına ve itirazın yeniden değerlendirilmesine karar verilmiştir. 14.01.2026 tarihinde murafaa duruşması yapılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İİK md. 261/1 maddesi uyarınca alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Mahkememizce 25.08.2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de, talep eden tarafından belirlenen teminatın yatırılmadığı, on gün içeriisnde kararın infaz edilmediğinden ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, İİK'nın 261/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içerisinde infaz edilmediğinden, kararın kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden borçlu... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; istinafa konu 14/01/2026 tarihli kararın, yerel mahkemenin evvelki kararı olan 17/09/2025 tarihli ek kararına karşı yaptıkları istinaf başvurusunun İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 13/11/2025 tarih ve 2025/1945 Esas, 2025/1797 Karar sayılı ilamıyla kabulü üzerine verilen yeni bir karar olduğunu, 14/01/2026 tarihli ek karar ile yerel mahkemenin ihtiyati haciz talep eden tarafın kararı infaz ettirmediğinden bahisle kendiliğinden kalktığının tespitine dair karar vermiş ise de kararın hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından evvela yetki itirazları konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiğini, mahkemelerin yetkisinin, itiraz ile karşılaşılması durumunda ilk incelenmesi gereken bir mesele olduğunu,her ne kadar yerel mahkemece ilk ek kararında açıkça yetkili yer gösterilmediğinden bu hususun incelemediği gerekçesinde yazılmış ise de itiraz dilekçelerinin açıkça incelendiğinde yetki itirazının olduğunun, itiraz eden borçlunun yerleşim yerinin ... olduğunun açıkça yazıldığını, kaldı ki, aynı dilekçe ile yine aynı taraflar arasındaki İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/459 D.İş sayılı dosyasına yaptığımız yetki itirazlarının da İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2025/1989 E., 2025/1850 K.sayılı 13/11/2025 tarihli kararı ile "yazılan adresin borçluların yerleşim yeri adresleri olmadığının tespit edildiği, buna göre ne alacaklının yerleşim yeri, ne borçluların yerleşim yerleri, ne keşide yeri ne de ödeme yerinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetki sınırları dahilinde bulunmadıkları, mahkemece bu gerekçelerle yetki itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsiz olmuş, bu yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmuştur." şeklindeki gerekçe ile kabul edilerek İstanbul Mahkemeleri ve dolayısıyla İstanbul İcra Daireleri'nin yetkisiz olduğunun kesin olarak tespit edildiğini, dolayısıyla evvela yetki yönünden itirazın kabulü gerektiğini, aksi yöndeki kararın bu sebeple hukuka aykırı olduğunu, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 13/11/2025 tarih ve 2025/1945 E., 2025/1797 K.sayılı ilamı incelendiğinde yapılan kanun yolu giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda değerlendirilmesine karar verildiği halde kaldırma kararı üzerine yerel mahkeme tarafından verilen istinafa konu kararda yargılama giderleri, istinaf masrafları hakkında bir karar alınmadığının görüldüğünü,oysa evvela yetki yönünden aksi halde de ihtiyati haciz kararının infazı yönünden yapılan değerlendirmelerde yapılan ihtiyati haciz talebinin ve karar infaz edilmediğinden talebin reddi gerektiğinden yargılama giderlerinin kendilerince ilk karara karşı yapılan istinaf başvurusu açısından yatırılan istinaf başvuru harcı ile bu uğurdaki istinaf masrafları ve ihtiyati haciz talebinin reddi nedeniyle hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin talep edenden alınarak aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen müvekkiline ödenmesine karar verilmesi gerekirken aksi yöndeki kararın hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,14/01/2026 tarihli ek kararın kaldırılmasına ve lüzum eden kararın sayın daire tarafından oluşturulacak yeni hüküm ile hukuka aykırılıkların giderilmesine, aksi halde dosyanın yeni bir karar verilmek üzere mahalline iadesine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu tarafın yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu... vekilince yapılan itirazın incelenmesi sonunda, ihtiyati haciz infaz edilmediğinden kararın kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine dair verilen 14.01.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince, keşidecisi..., lehtarı ... olan ... ... Şubesine ait, 2.000.000 TL bedelli ve 30.07.2025 tarihli çeke ilişkin olarak 23.08.2025 tarihinde çekin 1.000.000,00 TL'lik kısmına yönelik olarak ihtiyati haciz talep edildiği, mahkemece 25.08.2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, borçlu... vekilince karar itiraz edilmesi üzerine mahkemece itirazın reddine dair 17.09.2025 tarihli ek kararın verildiği, bu ek kararın borçlu... tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2025/1945 Esas, 2025/1797 Karar sayılı ilamı ile ''... Borçlu... vekilince sunulan 16.09.2025 tarihli talep dilekçesinde, alacaklının İİK'nın 261.maddesi uyarınca teminat yatırarak kararı infaz ettirmediğinden ihtiyati haczin kaldırılmasını talep ettiği, ancak alacaklı vekilinin bu talebine ilişkin bir karar verilmediği, bu konuda bir inceleme ve araştırma yapılmadığı, 17.09.2025 tarihinde itirazın reddine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda mahkemece, borçlu... vekilinin 16.09.2025 tarihli dilekçesinde de ileri sürmesine rağmen, alacaklının teminat yatırarak kararı infaz ettirip ettirmediği husunda araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. ''denilerek ilk derece mahkemesinin 17.09.2025 tarihli ek kararının HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verildiği,Dairemiz kaldırma kararı sonrasında mahkemece, istinaf konusu 14.01.2026 tarihli ek karar ile ihtiyati haciz kararının on gün içinde infaz edilmediğinden kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespitine dair eldeki ek kararın verildiği, bu karara karşı borçlu... vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu İİK'nın 261/1 maddesi uyarınca, alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararının infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkmış sayılır. Bu sebeple mahkemece, somut olayda süresi içinde teminat yatırılmayarak kararın infazı sağlanmadığından ihtiyati haczin kalkmış olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmuştur. Ancak değişik iş dosyası kapsamında talepte bulunulduğu nazara alındığında mahkemece, itirazın değerlendirilmesi sonucunda verilen ek kararda itiraz eden borçlu... lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu sebeplerle ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak, itiraz eden... lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmek üzere yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir. İtiraz eden borçlu vekili her ne kadar mahkemenin yetkili olmadığını, itirazın kabulü ile ihtiyati haczin bu sebeple kaldırılması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, süresi içinde infaz edilmediğinden ihtiyati haciz kararı kalkmış ve esasen ortada kaldırılacak bir ihtiyati haciz kararı kalmamış olduğundan mahkemenin yetkisinin değerlendirilmesinde de yarar kalmamış ve aksi yöndeki istinaf sebebinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/5. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 14.01.2026 tarihli ek kararın vekalet ücreti ve giderler yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu... vekilinin ihtiyati hacze itirazı hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca borçlu...'nın itirazının kabulü ile 25.08.2025 tarihli ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış olduğunun tespitine,

2-İş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 9.500,00 TL maktu avukatlık ücretinin, ihtiyati haciz talep eden alacaklıdan alınarak, itiraz eden borçlu...'ya verilmesine,

3-İhtiyati haciz talep eden alacaklının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde ihtiyati hacze itiraz edene iadesine,

b-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu... tarafından yapılan 2.002,00 TL başvuru harcı gideri ile 315,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.317,00 TL kanun yolu giderinin, esas hakkındaki dava veya takipte haklı olması kaydıyla, ihtiyati haciz talep eden alacaklıya tahmiline,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine derhal gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 11.06.2026 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/971, K. 2026/1110, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-971-e-2026-1110-k-ad310473e257