İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/450 E. 2025/541 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/450
- Karar No
- 2025/541
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/450 Esas - 2025/541 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/450 Esas KARAR NO : 2025/541
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. ... Av... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/07/2024 KARAR TARİHİ : 09/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA Davacı vekili dilekçesinde özetle, 07.01.2024 tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağında "…Sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile Bursa otobanını takiben İzmir istikametinden gelip İstanbul istikametine seyir halinde iken (05-12/001) bahse konu km de bulunan yenikaraağaç viyadüğüne geldiklerinde viyadük üzerinde sol şeritteki mazgalların tıkalı olmasından dolayı oluşan yağmur suyu birikintisine girdiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun gidişe göre sağında bulunan demir bariyerlere aracının ön kısımları ile çarpıp spin atıp sol şerit üzerinde durması sonucu tek araçlı maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği…” şeklinde tespit yapıldığını, Yine, mezkûr tutanakta “Bu kazanın oluşumunda… yolun bakım ve onarımından sorumlu olan ... A.Ş.’ nin karayolları trafik yönetmeliğinin 7.a (yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak) maddesini ihlal ettiği..." nin belirtildiğini, Karayolları Trafik Yönetmeliği 19. maddesi gereğince, davalı/borçlu şirketin sorumluluğu altında olan karayolunda, davalı/borçlu şirket tarafından, gerekli tedbirlerin alınmaması ve karayolunun yapısını trafik güvenliğini sağlayacak şekilde bulundurma yükümlülüğünün ihlal edilmesi sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, müvekkil şirket sigortalısı ..... Ltd. Şti.’ ne ait ... plakalı araçta maddi hasar meydana geldiğini, Müvekkili şirket sigortalısına ait ... plaka sayılı araçta oluşan hasar nedeniyle, araca pert-total işlemi yapılmış, bu doğrultuda, müvekkil şirketçe ... nolu hasar dosyası üzerinden .... numaralı KASKO poliçesi gereği, sigortalısına 258.000,00TL ödeme yapıldığını, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlar B.4 Hasar ve Tazminatın Sonuçları kenar başlıklı, 4.3 maddesinde; “Sigorta şirketi ödediği tazminat tutarınca sigortalıya halef olur. Sigorta şirketi ödediği tutar için rücu talebini, sigorta limitleri dâhilinde, öncelikle ilgili risk için teminat sunan sigorta şirketine yöneltir. Sigorta şirketi ilgiliye karşı sahip olduğu rücu hakkını ilgili risk için sigorta teminatının bulunmadığı durumda kullanabilir…” şeklinde düzenleme mevcut olduğunu, Müvekkili şirket tarafından ödenen hasar bedeli toplamı olan 258.000,00TL’ nin, davalı/borçlunun kusur oranı (%75) doğrultusunda (193.500,00TL asıl alacak) tahsili için davalı/borçlu aleyhine ... 1. Genel İcra Müdürlüğü’ nün 2024/24350 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, karşı yanın itirazı sonucunda takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirketçe sigortalıya KASKO Poliçesi kapsamında yapılan ödemenin Sigorta Genel Şartları ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında davalıya rücusunun mümkün hale geldiğini, açıklanan nedenlerle davalı / borçlunun İcra takibine yaptığı itirazın iptaline, davalı yan aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili dilekçesinde özetle, davacı tarafın ödemekle yükümlü olduğu bedeli müvekkili şirketten talep etmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, işbu davaya dayanak gösterilen kaza tespit tutanağında yer alan tespitlerin kabulünün mümkün olmadığını, Müvekkili .. . ve İşletme A.Ş.'nin işletme, bakım, onarım, tadilat, temizlik ve bakım yükümlülüklerini Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalanan Uygulama Sözleşmesi ve eklerine uygun olarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile sair mevzuat tahtında eksiksiz bir şekilde yerine getirmekte olduğunu, dava konusu hasarın oluşumuna .... plakalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini, karayollarında izin verilen hız limitleri havanın açık ve zeminin kuru olması şartlarında geçerli olduğunu, aynı zamanda trafiğe çıkan aracın yük ve teknik özelliklerine göre bu limitlerin farklılık göstereceğini, bu şartları değiştiren her türlü etkeni sürücülerin göz önünde bulundurarak araçlarının hızlarını içinde bulundukları şartlara göre ayarlamaları gerektiğini, davaya konu kazaya ilişkin olarak alınan eksper raporunun 1. Sayfasının başında "rücu yok" ifadesinin yer aldığını, yine raporun 2. Sayfasında yer alan "hasar bilgileri" başlıklı bölümün altında da rücu imkanı bulunmadığının açıkça belirtildiğini, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, davacı tarafın kötü niyetli hareket etmiş olması nedeniyle davaıc aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminat davasıdır. 6102 sayılı TTK'nın 'halefiyet' kenar başlıklı, 1472 maddesine göre, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." denilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.) (Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir. Dosyamız arasına icra dosyası, poliçe ve hasar dosyası, kaza tespit tutanağı alınmıştır. Görev yönünden dosya değerlendirilmiş, 22/03/1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. Somut olaya gelindiğinde; davacının sigortalısı ile davalı arasındaki hukuki ilişki de haksız fiilden doğmuştur. Davalılar gerçek kişidir. Sigortalı araç ise hususi kamyonet olup, sigortalı .. ..... Bu durumda TTK'nun 4/1 maddesindeki nisbi ticari dava koşulları oluşmadığı gibi işbu davanın aynı maddede düzenlenen mutlak ticari dava niteliği de bulunmamaktadır. Bu haliyle mahkememizin görevli olmadığı, tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; 1-Açılan davada HMK 114/1-c maddesinde düzenlenen "Mahkemenin görevli olması" dava şartı bulunmadığından HMK 115/2 maddesi uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın GÖREVLİ ... TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ... e-imza
Hakim .... e-imza