İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/434 E. 2025/763 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/434
Karar No
2025/763
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/434 Esas KARAR NO : 2025/763

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2017 KARAR TARİHİ : 22/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11.11.2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalılardan ... Ltd. Şti. ile davacı şirketin .... ana işveren olduğu "... " işine ilişkin sözleşme imzalandığını, ... Ltd. Şti. ile dava dışı ... İnş. ... A.Ş.'nin işveren kuruma karşı asıl yüklenici olarak işin yapımını üstlendiklerini, ... ... Ltd. Şti. ortakları ile ... ... Ltd.Şti. ile ... ... A.Ş.'nin kurucularının diğer davalı şahıslar olduğunu, dava dışı ... ... A.Ş. için .... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, davacının ... Ltd. Şti.'ne KDV dahil 4.881.744 TL tutarında fatura kestiğini, davalı ... Ltd. Şti. tarafından düzenlenen .... nolu hakedişe göre sözleşme dışı işler hariç 1.708.854,58 TL bakiye alacağı olduğunun karar altına alındığını, sözleşme dışı alacak kalemleri ile ilgili alacak talep haklarının saklı olduğunu, buna karşılık ... Şubesinden ... ... Ltd. Şti.'ne ait 13 adet çekle 1.200.000 TL çek verildiğini, ancak hiçbirinin ödenmediğini, bahse konu davalı şirketlerin ortakları-kurucuları ve yetkili müdürlerinin aynı kişilerden oluştuğunu, davalı şirketlerin ortak girişimin bir parçası oldukları işle ilgili ... Ltd. Şti. İle davacıya iş vermeleri asıl işveren .... yüklenici dava dışı ... A.Ş. ve ... Ltd. Şti.'nin kendilerine yazılan ve dilekçe ekinde bulunan idare yazısına kendi kurdukları ... Ltd. Şti. üzerinden ihtarname keşide ederek gerçek niyetlerini gizlemeye çalıştıklarını, her iki şirketin kuruluş amacı itibariyle ortak faaliyet gösterdiklerini, bu durumun TTK 613. Maddedeki rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini, dolayısı ile her iki şirketin de kurucu ortağı şahıslar yetki değişiklikleri ile rekabet yasağına aykırı davranmış ya da bu iki şirket arasında iktisadi ve mali bir ilişki bulunduğunu, var olan ilişkiyi perdelemek amacıyla farklı iki tüzel kişilik oluşturulduğunu, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, hukuki açıdan farklı tüzel kişilikler olsa da perdeyi kaldırma teorisi çerçevesinde iki davalı şirket arasında kardeş şirket ilişkisinden iktisadi özdeşlik olduğunu, bu çerçevede aralarında iktisadi özdeşlik bulunan bu iki ticaret şirketi arasındaki tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasından sonra kurucu ortakları üzerinde de davacının uğradığı zararın giderilebileceğini belirterek, MK. 2. maddesi çerçevesinde davalı şirketler ve davalı şahıslar arasındaki perdenin kaldırılarak davacının alacağına karşılık 25.000 TL alacağın davalılardan müştereken ve sorumluluğun kabulüne, hükmedilecek alacak kalemine kamu bankaların uyguladığı en yüksek ticari faiz oranının uygulanmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 16/03/2021 tarihli harçlandırılmış dilekçesi ile dava değerini 410.861,02-TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının borçlusu olan firma ile gizli veya açık bir ortaklığının bulunmadığını, İstanbul'da özel bir kurumda makine mühendisi olarak çalıştığını, anne ve babasının 1995 yılında boşanmış olmaları sebebi ile herhangi bir bağının olmadığını, borçlu firmadan herhangi bir şekilde mal veya para almadığını, söz konusu şirket ile herhangi bir şekilde ilişkilendirmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir. GEREKÇE: Dava; Tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle Eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir. Taraflarca Gösterilen Deliller Toplanmıştır; ..., ... İnş. A.Ş., ... A.Ş.'nin BA BS formlarının geldiği, ... A.Ş.'nin ticaret sicil kaydının geldiği, ... Ltd. Şti.'nin kaydına rastlanmadığı, ... Ltd. Şti.'nin .... nakledildiğinin bildirildiği, ... AŞ'nin ticaret sicil kaydının gelmiş olduğu ve Mahkememizce gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosya arasına alındığı görülmüştür. Mahkememizce daha önce 23/03/2022 tarihinde verilen .... sayılı kararında; "Davanın kısmen kabulüne, 410.861,02 TL'nin davalı ... İnş. Turz. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. (... İnşaat Taah. San. Tic. A.Ş.)'nden dava tarihinden itibaren ticari faizi ile tahsiline, diğer davalılara yönelik davanın koşulları oluşmadığından reddine" karar verildiği, davacının kararı istinaf etmesi üzerine, ... Hukuk Dairesinin 04.06.2024 tarih, .... sayılı ilamı ile; "Mahkememiz kararının, somut olayda davacı ile akdi ilişki kuran ... Şirketi ile diğer davalı şirket arasında organik bağ bulunduğu gibi diğer davalı şirketin, dava dışı ... A.Ş. İle birlikte davacının alt yüklenicisi olduğu işin ana yüklenicisi oldukları ve alt taşeronluk sözleşmesini bu şirketlerin önce davalı ... Ltd. Şti. İle akdettiği, alt yüklenici olan ... Ltd. Şti'nin de alt yüklenicisi olarak yapımını taahhüt ettiği işleri davacı alt yükleniciye dava konusu sözleşmeler ile devrettiği anlaşıldığı gibi dosyaya getirtilen ticaret sicil kayıtlarından her iki davalı şirketin kuruluş tarihleri ve ortakları ve yetkili temsilcileri ile hisse devir tarihleri ve yetkili adreslerinin aynı ve benzer olması getirtilen bu belgelerin bilirkişi raporlarında yeterince değerlendirilmemesi gibi her iki davalı şirket arasında tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasını gerektiren bir iktisadi faaliyet bütünlüğünün olup olmadığı, tüzel kişilik perdesinin alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla kötü niyetle kullanılıp kullanılmadığı, yani hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması konusunda davalı şirketlerin kendi aralarındaki yazışmaları ile dava dışı ana iş sahibi ile davalı yüklenici şirket aralarındaki yazışmalarının da dosyaya kazandırılmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle ve uzman bir bilirkişi kurulundan önceki bilirkişi kuruluna yapılan itirazlarında değerlendirilmesi suretiyle rapor alınmasından sonra " Perdenin Aralanması" teorisi kapsamında her üç şirketin ve şirket ortağı olan diğer gerçek kişilerin birlikte sorumlu olup olmayacakları değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle" Mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. Bozmadan Önce Mahkememizce Görevlendirilen Hukukçu Bilirkişisi ... ve SMMM Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 08.08.2019 Tarihli Raporda Özetle; "Dava dosyası ve ekleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun inceleme bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere; 1- Davacı ... Elk. Turz. Tah. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin 2014 ve 2015 yıllarına ait Yasal Defterlere ilişkin incelemeler asıl defterler üzerinden yapılmış olup, davacı şirkete ait ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nın 64.maddesinin 3.Fıkrası gereğince açılış ve kapanış tasdikleri usulünce ve zamanında yapılmış olup, 6102 Sayılı TTK'nun 64.maddesinde belirtilen sürelerde yasaya uygun olarak yapıldığı tespit edildiği, 2- Davacı tarafın davalı adına düzenlemiş olduğu Faturanın davacının yasal süresi içinde Yasal Defter kayıtlarına Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Usul ve Esaslarına uygun bir şekilde kayıt yapıldığı Ancak söz konusu faturalardan bir tanesinin mükerrer kayıt ile cari hesap bakiyesinin artırıldığı gibi herhangi bir belge ve bilgiye dayanmaksızın yapılan açılış maddesi ve devamında yapılan tahsilatların yer aldığından kanuni defterlerde yer alan cari hesap bakiyesi olan 732.799,86 TL”'nin kabul - edilemeyeceği, 3- Davacı Ticari defterleri üzerinde Davalı adına düzenlenen Cari hesap ekstresi incelendiğinde hatalı olan kayıtların çıkarılması sonucunda Davacının Davalıdan olan açık hesap bakiyesinin 410.861,02 TL olacağı, Davacı tarafından ödenmediği iddia edilen ve raporumuzun 3-e maddesinde İistesi belirtilen çekler ile ilgili olarak herhangi bir icra takibi yapılmadığı, söz konusu çeklerin yazıldığı belirtilmişse de dava dosyasında bu işlemlerle ilgili herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, sonuç ve kanaatine varıldığı." bildirilmiştir. Bozmadan Önce Mahkememizce Görevlendirilen Hukukçu Bilirkişisi ... ve SMMM Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 09.02.2021 Tarihli Ek Raporda Özetle; "Dava dosyası ve ekleri üzerinde Sayın Mahkemenin talimatları doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda, raporumuzun inceleme bölümünde ayrıntısı ile açıklandığı üzere; 1- 2013 yılından devir olan 314.118,98 TL ile ilgili olarak davacı vekili tarafından herhangi bir belge sunulmadığı tarafımızca da herhangi bir tespitte bulunulmadığı, “90.09.2014 tarihli .... Yevmiye Numarasında kayıtlara intikal ettirdiği 15.09.2014 tarih ve ... numaralı 6.627,00 TL tutarlı faturanın KDV eklenerek kayıtlara alındığı ancak söz konusu faturanın devam hükmünde olduğu yani söz konusu fatura açıklaması yetmediğinden dolayı ... nolu faturanın devamıhükmünde olduğu bu tutarın kabul edilebilir olmadığından cari hesaba aktarılan (6.627,0041.192,86)77.819,86 TL tutarın kabul edilemeyeceği,” Kök raporumuzun 3.b bölümünde açıklanmış olup, davacı vekilinin de bu konuyla ilgili herhangi bir belge sunulmadığı görüldüğünden dolayı; davacı Ticari defterleri üzerinde alacağı olan 732.799,86 TL'den hatalı işlemler olan — (314.118,98 TL4*7.819,.86 TL) 321.938,84 TL düşülmesi sonrasında (732.799,86 TL- 321.938,84 TL) 410.861,02 TL alacağının bulunması gerektiği kök raporumuzda belirtilmiş olup, söz konusu tutardaki görüşümüzle ilgili herhangi bir değişiklik bulunmadığı, 2- İki şirket arasındaki özdeşlik nedeniyle, farklı tüzel kişiliklerin mevcut olduğu savunması, hakkın kötüye kullanılmasına işaret edebileceği, bu konuda Nihai takdir ve münakaşası Sayın Mahkemenize ait olacağı, sonuç ve kanaatine varıldığını." bildirmişlerdir. Bozmadan Önce Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... ve İnşaat Mühendisi Bilirkişisi ...'dan Aldırılan 08.02.2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1-Dava konusu alacağa ilişkin “... İnşaatı” işinin alt taşeronunun davacı ... … Ltd. Şti. olduğu, 2-Davacının işi, işin kesin kabulünün yapılmış olması sebebi ile tamamladığı, 3-Daha önce yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde 410.861,02 TL alacağının olduğu, 4-Davalılardan ... … Ltd. Şti.’nin bu borçtan dolayı sözleşmeden kaynaklı sorumlu olduğu, 5-Davalılardan ...’ın hakkın kötüye kullanımına işaret edebileceği, Sayın Mahkemenin aynı kanaatte olması halinde tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak 410.861,02 TL ‘dan sorumlu tutulabileceği, 6- Diğer davalılar açısından ise dosyada tüzel kişilik perdesinin aralanmasını gerektirecek veriler bulunmadığı, Kanaat ve sonucuna ulaşıldığı. " bildirilmiştir. .... Kararı Doğrultusunda Mahkememizce Görevlendirilen Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ... ve SMMM Bilirkişisi ...'ten Aldırılan 07.07.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "1) Davacının dava konusu iş nedeniyle alacağının 410.861,02 TL olduğu, 2) ...'ın gerek ... Ltd. Şti'den devir yapma ve yeniden yönetici olma süreci gerekse ... hisselerini alma ve devretme süreçleri, ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. şirket hisselerini 08.11.2013 tarihinde devraldıktan yalnızca 4 gün sonra ...Taşeron Sözleşmesini ... İnş AŞ -... İnş. Taah. Ltd Şti iş ortaklığı ile imzalaması, yine hisseleri devraldıktan 12 gün sonra davacı ile ...elektrik işlerine ilişkin taşeron sözleşmesini imzalaması, iş devam ederken ise hisseleri üçüncü kişilere 25.09.2014 tarihinde devretmesi, işin geçici kabulünün 26.02.2015 ve kesin kabulünün 01.03.2016 tarihlerinde yapıldıktan sonra ise yine şirketin %100 hissedarının aynı aileden olduğu düşünülen ... ... olması, davacının alacaklı olmasına rağmen alacağının hâlen ödenmemiş olması, Yine ... ... ... İnş. 3) ... Şirketi kurulduğunda ... ... (%20) ortak olup diğer davalı ... sonra hisselerini 11.11.2016 tarihinde ... ...'a devretmiş olması, her iki davalı şirketin hisselerinin de dönem dönem “...” soy isimli kişilere devredilmiş olması, 18.08.2005 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde gerekse ile ... Şirketi (tür değişikliğinde önce) şirket eski adresinin “....” olduğu, aynı adresin uzun yıllar sonra ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından 23.01.2017 tarihli 9247 sayılı Ticaret Sicil gazetesinde yeni adres “....” olarak bildirilmesi, davalı şirketlerin faaliyet alan ve konuların aynı olması, 4) Davalı şirketlerin muhasebe kayıtlarını tutan yıllara göre üç farklı mali müşavir olması, mali Müşavirlerin 2017 yılında ve 2018 yılında değişmesi, her iki şirkette de muhasebe kayıtlarını tutan mali müşavirin aynı dönemde ve aynı mali müşavirlerle değişmesi, ayrıca davalı gerçek kişilerden ...'a ilişkin düzenlenen beyannamelerde de 2017 yılı ve 2018 yılı kayıtlarına bakıldığında davalı şirketler ile aynı mali müşavir değişikliklerini yapmış olması, birbirinden bağımsız şirketler arasında mali müşavir seçimi hususunda bu denli kesişme olmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, 5) ... Yapım İşi geçici kabulü 26.02.2015 ve kesin kabulü 01.03.2016 tarihinde yapıldıktan sonra davalılardan ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin devam eden işi nin olmaması, herhangi bir satış beyanında bulunmaması, 2014 ve 2015 yılı kayıt ve satışlarının incelenmesinden ise işlerin çok büyük bir bölümünün ... ...-İnş. ... İnş. İş Ortaklığına yapılması, tüm bu hususların incelenmesinden davalılardan ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ( ... İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş.) davalılardan ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ'den ayrı ve bağımsız bir iktisadi varlığının ve iktisadi bağımsızlığının olmaması, 6) Hususları bir arada değerlendirildiğinde davacı ile imzalanan sözleşme gereği davlılardan ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin (... İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş.) alacaktan sorumlu olduğu, bu şirketin davalılardan ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ'den ayrı bir iktisadi varlığının ve iktisadi bağımsızlığının olmaması nedeniyle yavru şirket olarak değerlendirilerek perdenin çapraz aralanması sonucunda davalı ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ'nin borçtan sorumlu olması gerektiği, davalı gerçek kişilerden ...'ın her şirketteki paydaşlık ve yöneticilik durumlarının ve bu hususlardaki değişiklik tarihlerinin incelenmesinden özellikle davacı alacağının halen ödenmediği de gözetilerek alacaklılardan kaçınma niyetiyle, hesaplı olarak yapıldığı ve perdenin kaldırılması teorisi kapsamında davacı alacağından gerçek kişilerden ...'ın da sorumlu olması gerektiği, 7) Diğer davalı gerçek kişiler ... ve ... açısından ise alacaklılardan kaçınmaya yönelik eylemlerinde yeterli yoğunluk görülmediğinden takdirin Sayın Mahkemede olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını."bildirmişlerdir. Borçlu şirketlerin veya şirket ortak ve üyelerinin, şirket tüzel kişiliğinin arkasına saklanarak alacaklılarına zarar verme kastıyla, dürüstlük kurallarına aykırı tasarruflarda bulundukları uygulamada sıklıkla görülmektedir. Hukukumuzda kabul edilen “ayrılık ilkesi” gereğince, tüzel kişi şirketler ile kendisini oluşturan ortak ve üyelerin birbirinden bağımsız kişilikleri ve malvarlıkları vardır. Bu bağlamda şirketlerin veya ortak ve üyelerinin karşılıklı olarak birbirlerinin borçlarından sorumluluğu bulunmadığı gibi, farklı tüzel kişiliğe sahip kardeş/yavru şirketler ile asıl şirketin karşılıklı olarak birbirlerinin borçlarından doğan sorumluluğu da bulunmaz. Ancak ayrılık ilkesinin mutlak biçimde her durumda uygulanması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına sebebiyet vereceğinden, tüzel kişilik perdesinin aralanması kurumu öngörülmüştür. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi hukukumuzda kanunla düzenlenmemiş olup, doktrin ve Yargıtay kararları doğrultusunda kabul görmüştür. Yargıtay, “Tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğuna gidilebilecektir. Uygulamada ve doktrinde... çok istisnai hallerde Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği de kabul edilmektedir.” (...., T. 3.12.2019) diyerek teorinin uygulanmasını açıkça kabul etmiştir. Bu uygulama ile ayrılık prensibi göz ardı edilerek, alacaklı olan üçüncü kişilere, tüzel kişilik perdesini aralaması ve bu doğrultuda şirketin borcu için şirket ortaklarına veya ayrı bir tüzel kişiliğe sahip kardeş/yavru şirkete, ortakların borcu için ise şirketin sorumluluğuna gidebilme olanağı sağlanmıştır. Tüzel kişilik perdesi genel olarak, şirketin sorumlu olduğu bir borç veya yükümlülükten ortakların da sorumlu olması yahut ortakların sorumlu olduğu bir borç veya yükümlülükten şirketin de sorumlu olması amacıyla aralanmaktadır. Burada, şirketin taraf olduğu hukuki ilişkinin kapsamına ortakları da dahil edilmekte, ortakların taraf olduğu hukuki ilişki kapsamına şirket de dahil edilmektedir. Tüzel kişilik kavramının arkasına gizlenerek kanuna karşı hile yapılması, tüzel kişiliği oluşturan kişilerin taraf oldukları sözleşmelerden doğan yükümlülükleri ihlal etmeleri veya üçüncü kişilere zarar verme amacı gütmeleri gibi Türk Medeni Kanunu Madde 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılığın veya hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olduğu durumlarda, bu uygulama ile tüzel kişilik kavramı vasıtasıyla elde edilmek istenen amaç engellenmeye çalışılmıştır. Organik bağ, bir tüzel kişinin borçlarının takip edilmesini ve bu takibin borçlu şirket ile birlikte, onunla belirli bir düzeyde hukuki ilişkiye ve bağa sahip olan diğer tüzel kişilere karşı yapılabilmesini sağlayan bir hukuki yoldur. Organik bağın varlığı için iki ayrı tüzel kişilik arasında belirli bir ilişkinin bulunması gerekir. Bu ilişki bazen ekonomik veya ticari bir bağımlılık, bazen aynı kaderi paylaşma, bazen de birlikte hareket olgusu şeklinde olabilir. Yargıtay istikrar kazanan kararlarında organik bağ kavramına; “Tüzel kişilik hakkının kötüye kullanılması, kanuna karşı hile, işçiye zarar verme (haklarının alınmasını engelleme), tarafta muvazaa (hizmeti kendisine verdiği halde başka bir kişiyi kayıtta işveren olarak gösterme) ve namı müstear yaklaşımı nedeni ile dolaylı temsil söz konusudur. Bu durumların söz konusu olduğu halde tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumlu tutulmaktadır. Organik bağ ise şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılır.” (.... 14.11.2018 T. ) şeklinde değinmektedir. Şirketlerin aynı kişi tarafından yönetilmesi, aynı ortaklara sahip olması ya da benzer iş kolunda faaliyet göstermeleri somut olayın niteliğine göre başka delillerle desteklendiğinde organik bağın varlığı için yeterli ise de; bu husus tek başına tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve alacağın perdenin arkasındakinden de istenebilmesi için sırf alacaklıdan mal kaçırmak ve onu zarara uğratmak amacıyla kötü niyetli işlemler yapıldığının da somut verilerle ispatlanması gerekmektedir. Organik bağ şirketlerin adreslerinin, faaliyet alanlarının, ortaklarının veya temsilcilerinin aynı olmasından ve aradaki hukuki ilişkiden tespit edilebilir. Tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasında her iki şirketin faaliyet alanı, ortaklık yapısı, ortakları gibi konularda öyle büyük ve derin bir kesişme vardır ki; bu şirketlerle iş yapan kişiler nezdinde tek bir şirketle iş yapılıyor algısı oluşmaktadır. Tüzel kişilik perdesi, ancak hakkın kötüye kullanılmasının tüm şartlarının bir arada bulunması hâlinde kaldırılabilir.

Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan denetlenebilir bilirkişi raporu tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek; Dava, aralarında iktisadi özdeşlik bulunan davalı şirketler ve davalı şahıslar arasındaki perdenin kaldırılarak alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebi ile açılmıştır. Dava dışı ... ile dava dışı .... Ve Tic.A.Ş. ve davalılardan ... Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığı arasında ... İşine ait Sözleşme'nin imzalandığı, 12.11.2013 tarihli Anahtar Teslim Yapım İşlerine ait Tip Alt Yüklenici sözleşmesinin .... Ve Tic. A.Ş. - ... Taah. San ve Tic. Ltd. Şti. ortaklığı ile davalılardan .... Ltd. Şti. arasında taşeronluk sözleşmesinin imzalandığı, 20.11.2013 tarihli .... ise taşeron davacı ... Tic. Ltd. Şti ve davalılardan ... İnş. Tur. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti arasında sözleşmede belirlenen işler hariç olmak üzere .... İnşaatı işindeki tüm elektrik işlerinin taşeron tarafından yapılması konusunda imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacının sözleşmeye göre üstlendiği işi tamamladığı, işin idarece geçici kabulünün yapıldığı anlaşılmaktadır. .... kaldırma kararı doğrultusunda dosya kapsamına alınmış olan; .... yazı ve eklerinde gönderilen belge ve kayıtlar, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi kayıtları, .... yazıları ile ekindeki belge, vergi beyannameleri, Ba-Bs formları ve tüm kayıtların incelenmesi sonucunda; Davacı ile yapılan sözleşmenin tarafı olan ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. İle ... arasındaki ilişki incelendiğinde; ...'ın davalı şirketlerden 08.11.2013-25.09.2014 tarihleri arasında ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hissedarı olduğu gibi, diğer davalı şirket ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ'de ve tür değişikliği ile ... İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti. de hissedar olduğu, davalılardan ...ın gerek davalı ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. gerekse ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ'de zaman zaman hissedar ve yöneticilik yaptığı, davalı iki şirket arasında ortaklık yapıları ve yöneticilerde benzeşme olduğu gibi adres konusunda da benzeşmeler bulunduğu, davalı şirketlerin her ikisinin de inşaat, müteahhitlik alanında faaliyet gösterdiği, davalı şirketlerin faaliyet alan ve konuların aynı olduğu, muhasebe kayıtlarını aynı mali müşavirlerin tuttuğu, birbirinden bağımsız şirketler arasında mali müşavir seçimi hususunda bu denli kesişme olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, tüm bu hususların incelenmesinden davalılardan ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin ( ... İnş. Taah. San. Ve Tic. A.Ş.) davalılardan ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ'den ayrı ve bağımsız bir iktisadi varlığının ve iktisadi bağımsızlığının olmadığı, davalı şirketin kendisine bütünüyle taşere ettiği işin tamamlanmasından sonra ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin herhangi bir iş kaydına rastlanmadığı, bu hâli ile ... İnş. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti'nin varlığının ... İnş. Taah. San. Tic. AŞ'ye bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davanın ...(...), ... İnşaat....A.Ş.(eski ... İnşaat....Ltd.Şt) Ve ... yönünden açılan davanın kabulüne, davalılardan ...'ın ve ...'ın alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik eylemleri kanıtlanamadığından bunlar hakkındaki davanın reddine ilişkin olarak aşağıdaki gibi davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜNE 1-410.861,02 TL'nin davalılar .... Ltd. Şti ( ... ), ... ... AŞ ve ...'tan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, Diğer Davalılar ... ve ... yönünden davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 28.065,92-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.016,94-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.048,98-TL harcın davalılardan .... Ltd. Şti.( ...), .... A.Ş, Ve ...'tan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 65.629,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan .... Ltd. Şti.( ...), .... A.Ş, Ve ...'tan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 31,40-TL Başvuru Harcı, 426,94-TL Peşin/nisbi Harcı, 6.590,00-TL Islah Harcı, 11.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 4.617,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.165,44TL'nin davalılardan .... Ltd. Şti.( ...), .... A.Ş, Ve ...'tan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... ve ... kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı e duruşma ile gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.22/10/2025

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/434, K. 2025/763, T. 22.10.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-434-e-2025-763-k-ffd0ad98707b