İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/433 E. 2026/537 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/433
- Karar No
- 2026/537
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/433 Esas KARAR NO : 2026/537
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 23/06/2023 KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davanın davalı şirketin 28 Mart 2023 günü toplanan Olağan Genel Kurulunda alınan üç kararın Türk Ticaret Kanununun 445. Maddesi uyarınca iptaline ilişkin olduğunu, davacı 1990 yılında kurulan davalı şirketin kalan üç kurucusundan birisi olduğunu, üç kurucu ortak İşviçre kökenli ....,... ve ... olduğunu, davalının 4 ortağının yönetim kurulu üyesi olduğunu ve şirket işleri konusunda istedikleri bilgiyi almak, belgeleri incelemek hakkına sahip olduklarını, davacının ise şirket işleri konusunda 2022 yılına kadar ancak Genel Kurula sunulan belgelerden bilgi alabildiğini ayrıca 2023 yılına gelinceye kadar davalı şirketin Olağan Genel Kurulları TTK’da öngörüldüğü gibi Ocak-Mart ayları içinde değil ilerideki aylarda toplandığını, buna karşılık içinde bulunulan yıldaki işlerle ilgili bilgi vermediğini, 2021 Genel Kurulu 2022 Haziran ayında toplandığını, 2020 yılı işlerine ilişkin Genel Kurul ise 2021 Ekim ayında toplandığını, bu uygulama sonucunda yönetim kurulu dışındaki ortakların güncel bilgi almasının da engellendiğini, ilk kez 2022 Genel Kurulu, davacının yönetim kurulu başkanına ilettiği talebin kabul görmesi üzerine zamanında 28 Mart 2023 tarihinde toplandığını, açıklanan nedenlerle ara kararlarla davanın yürütülmesini, muhasebe ve bilişim konularında uzman bir bilirkişinin atanmasını ve denetime elverişli bir rapor alınmasını, tutanağın 3, 4, 5 ve 6. Maddelerinde yazılı, oy çokluğu ile kabul edilen, ret oyu verdiğim ve muhalefet şerhlerini eklettiğim dört kararın iptali yönünde hüküm kurulmasını, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Asıl davada Davalı davaya cevabında : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle usule ilişkin itirazda bulunarak genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası açmanın ön şartının karara ilişkin olumsuz oy kullanmak ve muhalefet şerhini tutanağa geçirmek olduğunu, ancak huzurdaki davada iptali talep edilen kararlara ilişkin muhalefet şerhi niteliğini haiz olmayıp hukuken gerekli şartları taşımadığını bu nedenle davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek olmaksızın dava şartı eksikliğinden reddi gerektiğini, esasa ilişkin cevaplarında ise davacının huzurdaki davayı genel kurulda usule ve yasaya uygun şekilde alınan ve herhangi bir iptal sebebine konu olmayan kararlara ilişkin bir yerindelik denetimi aracı olarak kullanmaya çalıştığını, şirketin finansal tabloları ve yönetim kurulu faaliyet raporu ilgili tüm mevzuata uygun olarak hazırlandığını, bu rapor ve tablolardaki konularla ilgili açıklamalardan tatmin olan davacı bilgi alma ve inceleme hakkı ile ilgili dava dahi açmadığını, genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyeleri için belirlenen huzur hakkı bedeli şirketin durumu ve gösterilen emek ve mesai göz önüne alındığında oldukça makul olduğunu, şirketin kar dağıtımına ilişkin genel kurul kararı, kar dağıtım önerisinde ve toplantıda ortaklara tüm detayları açıklandığı üzere ülke ekonomisinin genel olumsuz havası, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve depremin etkileri, teknoloji şirketlerinin içinde bulunduğu rekabetçi ortam, yatırımların artması ve yazılım sektöründeki istihdam problemleri göz önüne alındığında hukuka uygun olduğunu, şirketin yönetim kurulu üyelerinin TTK hükümlerine uygun olarak ibra edildiklerini beyan ederek davanın öncelikle dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesini talep etmiştir. Birleşen Dava Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 29 Eylül 2024 tarihli Olağan Genel Kurulunda müvekkilinin vekaleten temsille tutanağa geçirilen muhalefet oyları şerh düşülerek alınan beş adet kararın yoklukla malul olduğundan bahisle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde : Davacının dava dilekçesinde yer verdiği iddiaların bir çoğunun dayanaksız olduğunu, mahkemeyi yanlış şekilde yönlendirme kastıyla kaleme alınmış beyanlar olduğunu, yönetim kurulu kararların hükümsüzlüğünün ayrı bir dava konusu olduğunu, huzurdaki dava kapsamında bu yönde bir talep bulunmadığından inceleme yapılmasının mümkün olmadığını, kaldı ki TTK md.391 de sayılan hükümsüzlük hallerinin mevcut olayda mevcut olmadığını, genel kurul kararlarına ilişkin iptal davası açmanın ön şartı karara ilişkin olumsuz oy kullanmak ve muhalefet şerhini tutanağa derç etmek gerektiğini, huzurdaki davada iptali talep edilen kararlara ilişkin muhalefet şerhleri nitelik itibarıyla muhalefet şerhi niteliğine haiz olmadığından hukuken gerekli şartları taşımadığını bu nedenle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının kar dağıtımı önerisi doğrultusunda mahkemece kar dağıtımına karar verilmesi talebinin abesle iştigal olduğunu, zira TTK md.408/1 -d uyarınca kar dağıtımına karar verilmesi şirket genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olup başka bir merci tarafından bu hususta karar verilmesinin mümkün olmadığını, davayla konu genel kurul toplantısında alınan kararların tamamen usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir DELİLLER; Ticaret sicil kayıtları, genel kurul ve yönetim kurulu kararaı, taraf açıklamaları ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, genel kurul kararının yokluk ve iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı şirketin 28.03.2023 tarihli genel kurulu ve 26.09.2024 tarihli genel kurulunda alınan kararların yokluk ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Dosyaya sunulan deliller ve yapılan bilirikişi incelemesi neticesinde: Davalı Şirketin 28.03.2023 Tarihli Genel Kurulu Kararı 3 nolu gündem maddesi ve 26.09.2024 Tarihli Genel Kurulu 3 nolu gündem maddesi; Davalı Şirketin 28.03.2023 tarihli Genel Kurulu ile 26.09.2024 Tarihli Genel Kurulunun 3 nolu gündem maddesine konu karar, davalı şirketin faaliyet raporu ve finansal tablolarına ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan mali veriler çerçevesinde mali açıdan herhangi bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalı Şirketin 28.03.2023 Tarihli Genel Kurulu 4nolu ve 26.09.2024 Tarihli Genel Kurul 5 nolu gündem maddesi; İşbu karar davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkindir. Toplantı yeter sayısı açısından "...şirketin toplam itibari değeri 2.000.000,-TL olan sermayesini temsil eden toplam 2.000.000 adet paydan, toplam itibari değeri 976.'130,-TL olan 976.130 adet payın vekaleten, toplam itibari değeri 1.023.870,-TL olan 1.023.870 adet payın da asaleten olmak üzere toplantıda temsil edildiği ve böylece gerek kanun gerekse esas sözleşmede öngörülen asgari toplantı nisabının mevcut olduğu... " tutanak altına alınmıştır. Karar yeter sayısı açısından bakıldığında ise; pay sahiplerinin kendi ibralarında oy kullanmadığı ancak birbirlerinin ibraların oy kullandıkları anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasının “Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.”Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.” hükmünü içermektedir. Buna göre ibranın veya ibra edilmemenin yönetici dışındaki ortakların oylarıyla karara bağlanması gerektiği emredici bir şekilde düzenlenmiştir. Yönetim kurulu üyeleri, ...'nın (%40), ...'un (%28.20), ...'un (%1), ...'in (%22) gerek kendilerinin gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin olarak oy hakkından yoksunlukları bulunduğu, burada kullanılan oylar çıkartıldığında, ibra açısından olumlu oy kullanılmadığı, sadece %8.80 paya sahip davacının olumsuz oyunun bulunduğu, dolayısıyla hukuka uygun bir ibra kararının söz konusu olmadığı, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin karar yeterli karar nisabı bulunmadan alındığından yoklukla maluldür. (Aynı şekilde yargıtay 11. HD ... E. ... K.) Davalı Şirketin 28.03.2023 Tarihli Genel Kurulu 5 nolu, 26.09.2024 Tarihli Genel Kurul 6 nolu gündem maddesi; Kâr payı hakkının pay sahibinin vazgeçilmez mahiyetteki hakları arasında yer almaktadır. Kâr payı dağıtım kararı genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunmakla birlikte kar payı dağıtımının genel kurul tarafından sınırlandırılması açısından objektif iyiniyet kurallarını dikkate alan dengeli bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir. Davalı şirketin faaliyet raporunda yapılacak olan yatırımlar sebebi ile kâr dağıtımı yapılmayacağını belirtmiş olmasına rağmen şirketin herhangi bir yatırım yapmadığı ve bu durumun objektif iyiniyet kullarına aykırılık oluşturduğu anlaşılmakla kararın iptaline karar verilmiştir. Davalı Şirketin 28.03.2023 Tarihli Genel Kurulu 6 nolu, 26.09.2024 Tarihli Genel Kurul 7 nolu gündem maddesi; Bilirkişi incelemesi, şirketin büyüklüğü ve piyasa koşulları ile mali verilere göre 2023 yılı genel kurul toplantısında yıllık 60.000,00 TL (Aylık 50.000,00 TL), 2024 yılı genel kurul toplantısında yıllık 750.000,00 TL (Aylık 62.500,00 TL) huzur hakkının makul bir bedel olduğu, belirlenen miktarda esas sözleşme ve TTK hükümlerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. 26.09.2024 Tarihli Genel Kurul 8 nolu gündem maddesi: Yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin olup yönetim kurulu üyelerinin seçiminde esas sözleşme ve mevzuata bir aykırılık bulunmadığından iptal talebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 323/1-g maddesi, ''Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri ''ni, yargılama giderleri kapsamında düzenlenmiştir. Davacı seyahat ve konaklamaya ilişkin masrafların yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Dava süresince otobüs ve tren biletleri ortalama fiyatları ve duruşma saatleri dikkate alınarak seyahat ve konaklama gideri olarak 10.000,00 TL takdir edilmiştir. Kabul ve red oranına göre bu miktarın yarısından davalı sorumlu tutulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; Asıl dava yönünden 1- Davalı şirketin 28.03.2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 4. Maddesi ile alınan yönetim kuru üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, 2-Davalı şirkete ait 28.03.2023 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin 5. Maddesi ile alınan kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin kararın iptaline, 3- Gündemin 3 ve 6 numaralı kararların iptaline ilişkin davanın reddine Birleşen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası yönünden 1- Davalı şirketin 26.09.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında gündemin 5. Maddesi ile alınan yönetim kuru üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, 2- Davalı şirkete ait 26.09.2024 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında gündemin 6. Maddesi ile alınan kar dağıtımı yapılmamasına ilişkin kararın iptaline, 3- Gündemin 3, 7 ve 8 numaralı kararların iptaline ilişkin davanın reddine, ASIL DAVADA 1-Alanması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 45.000,00 TL bilirkişi ücreti, 10.000 TL seyahat ve konaklama ücreti, 513,75 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere 55.911,95 TL yargılama giderinin 27.955,97 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, BİRLEŞEN DAVA 1-Alanması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20 TL yargılama giderinin 427,60 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerine bırakılmasına, 6-Asıl ve birleşen davada taraflarca yatırılan kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, hazır bulunan tarafların yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2026
Başkan (e-imza) Üye (e-imza) Üye (e-imza) Katip (e-imza)