İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/407 E. 2026/518 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/407
Karar No
2026/518
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/407 Esas KARAR NO :2026/518

DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/07/2024 KARAR TARİHİ:16/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasında 27.05.2015 tarihinde... Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalının taşeron olarak yer aldığını, işin tamamlanması akabinde yapılan kesin hesap sonucunda cari hesaptan kaynaklanan 100.956,17 TL tutarındaki alacağın tahsili için .... İcra Dairesi 2021/... E sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 1. md ... Proje Yönetim ve Danışmanlık Ticaret AŞ'nin proje yönetimi sıfatıyla yer aldığını, sözleşmenin 2.2, 3.2, 3.5,12,13.3,14 ve 22. maddelerinde tarafların hak ve yükümlülüklerinin açıkça düzenlendiğini, 17.05.2016 tarihli kesin hakediş raporunda davalıya 125.492,51 TL tutarında fazla ödeme yapıldığının tespit edildiğini, bu bedel için 148.081,16 TL tutarlı A-... numaralı iade faturasının kesildiğini, davalının bu faturaya itiraz etmediği gibi ödeme de yapmadığını, fazla ödemenin vinç ve forklift masrafları ile zayi olduğu iddia edilen malzemelerden ve sözleşmeye aykırı birim fiyat değişikliğinden kaynaklandığını, davalının sözleşmenin 13.3 maddesine aykırı davrandığını, arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, müvekkil şirketin sözleşme gereği onay merci olduğunu, davalının onaysız ödeme taleplerinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, İİK m. 67 uyarınca %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 27.05.2015 tarihinde... Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamındaki işlerin müvekkil şirket tarafından tamamlanarak 10.10.2017 tarihinde Kesin Kabul Tutanağı düzenlendiğini, aradan yıllar geçtikten sonra davacı tarafça .... İcra Dairesinin 2021/... E dosyası ile ilamlı takip başlatıldığını, söz konusu takibe itiraz edilmesi üzerine huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, işin bitirilme tarihi olan 25.04.2016 ve kesin kabul tarihi olan 10.10.2017 dikkate alındığında 2021 yılında başlatılan icra takibinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın 17.05.2016 tarihli kesin hakediş raporuna dayanarak 125.492,51 TL tutarında fazla ödeme yapıldığını iddia ettiğini, bu iddiaya dayanak oluşturulan 148.081,16 TL bedelli A-... numaralı faturanın müvekkil şirket tarafından kabul edilmeyerek 24.04.2018 tarihinde iadeli taahhütlü posta yoluyla iade edildiğini, davacı tarafın 2016 yılında tespit edildiğini öne sürdüğü fazla ödeme iddiasına rağmen 10.10.2017 tarihinde kesin kabul tutanağını imzaladığını ve aradan geçen 3 yılın ardından 2021 yılında icra takibi başlattığını, sözleşme konusu işlerin yürütülmesi sırasında ... Proje Yönetim ve Danışmanlık A. Ş. isimli firmanın proje yönetimi sıfatıyla her aşamada onayının alındığını, vinç ve forklift masrafları ile zayi olan malzemeler ve birim fiyat değişikliklerinin bu onaylar doğrultusunda gerçekleştirildiğini, davacı şirketin o dönemde bu ödemeleri itirazsız bir şekilde bizzat kendisinin yaptığını, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının yıllar sonra kendi onayıyla yapılan ödemeleri habersiz yapılmış gibi göstermesinin inandırıcılıktan uzak olduğunu, müvekkil şirketin davacıdan zorla bir tahsilat yapmadığını, davacı tarafın yıllar sonra ödemelerin onaysız yapıldığı iddiasıyla icra takibi başlatmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, taraflar arasında akdedilen 27/05/2015 tarihli... Sözleşmesi kapsamında yapılan işlere ilişkin kesin hesap sonucu cari hesaptan kaynaklanan alacağa için .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. .... İcra Dairesi 2021/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ...AŞ, borçlunun ... AŞ olduğu, takibin 100.956,17 TL asıl alacak, 51.899,76TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.855,93 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 7.04.2018 tarihli A-... seri no'lu fatura ve cari hesap alacağı olduğu, 18/05/2021 tarihli ödeme emrinin 22/10/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 28/10/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyeti tarafından 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Huzurdaki 2024/407 Esas dosyada Davacı ...A.Ş. ile davalı ... ve Yapı San. Tic. A.Ş. arasında sürmekte olan İtirazın iptali davasında, dava dosyası üzerinde yaptığımız inceleme değerleme sonucu; ... İnşaat Sanayi ve Tic. AŞ'nin, yüklenici ... ve Yapı San. Tic. AŞ’den, taraflarca imzalanmış olan 17.05.2016 itibar tarihli 6 nolu (Kesin hakdedişten) KDV dahil 252.012,12TL tutarında alacaklı olduğu, Yüklenici, 17.05.2016 itibar tarihli kesin hakkedişi itirazsız olarak imzalamakla, yasal süresi dışında yaptığı itirazın geçersiz olduğu, Davacının, davalı Aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte 100.956,17 TL asıl alacak, 51.899,76TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.855,93 TL alacak talep ettiği, yapılan teknik inceleme sonucunda, davacı BJK Şirketi’nin davalıdan 252.012,12 TL alacaklı olabileceği, bu alacağın davalı Gözde Şirketi’nin davacıdan olan 158.200,62 TL tutarındaki alacağından mahsubu sonucunda, davacının net alacağının 93.812,17 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının, davalıyı takip öncesi temerrüde düşürmediğinden işlemiş faiz talep edemeyeceği ve asıl alacağa (93.812,17 TL) takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %16,75 orandan başlayacak değişen oranlarda avans faiz uygulanması gerekeceği" şeklinde görüş ve tespitlerini bildirir raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Muhasebe bilirkişisi ve İnşaat mühendisi bilirkişilerden oluşan heyet 13/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalının KÖK Raporumuza yaptıkları İtirazlar, Davalı/ Davacı arasındaki 27/5/2015 tarihli sözleşme, Sözleşme Eki Teknik Şartname Hükümleri, Sözleşmenin 2.5.maddesi: “Teklif Alma Şartnamesi, Birim Fiyat Tarifleri, Teknik Şartname ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Genel Teknik ve İdari Şartnameleri, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğünün bu konudaki yönetmelik ve şartnameleri, birim fiyat analizleri, bu ihale dokümanların dosyasının tabii ekidir. Her hangi bir sorunda yapılacak incelemede bu sıraya göre önceliği vardır” hükmüne, birim fiyat listeleri vb. belgeler ile yerleşik teamüllere göre incelmiştir. İTİRAZ-1: “Daha önce dosyaya ibraz ettiğimiz cevap dilekçemizde de yer aldığı üzere taraflar 10.10.2017 tarihinde sözleşmeye konu işin tamamlanması ile ilgili olarak "kesin kabul tutanağı"nı imzalamışlardır. Kesin Kabul Tutanağında açıkça işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kesin kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının görüldüğü tutanak altına alınmıştır.” Denilmektedir. CEVAP-1 Taraflar arasında geçici kabul tutanakları, geçici kabulde tespit edilmiş ise eksik ve kusurlu işlerin düzelttiği veya düzeltilmediği konusunda ihtilaf bulunmamış olduğundan dolayı Kesin Kabul yapılmış ve Kesin Kabul Tutanağında açıkça işin sözleşme ve eklerine uygun olduğu ve kesin kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızaların bulunmadığının görüldüğü tutanak altına alınmıştır. Bu konuda da taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, Huzur da ki Davanın Konusu da değildir. Uygulamada Şöyle ki; a) Müteahhit Sözleşme konusu işin geçici kabul ve kesin kabullerinin yapılmış olması, imalatların teknik şartnamelere uygun olarak yapılmış olmasının kabulünün yapılmış olmasının, Kesin Kabulde tespit edilmiş olsa idi eksik ve kusurlu işler için kesilmesi komisyon tarafından takdir edilmiş olan nefaset bedeli ile ilgili olabilirdi. Tespit edilen bedel kesin hesapta dikkate alınır kesilirdi. Kesin kabul heyeti sadece teknik inceleme yapar, Kesin hakkediş incelemesi yapmaz. Kesin hesap kesin kabul sonrası ilgili birim tarafından yapılır. Geçici ve Kesin kabul heyeti, kontrol Mühendisleri dışında kurulan bir heyettir. Huzurdaki dava konusu ihtilaflar kesin kabule ilişkin konular değildir. b) Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının “ Yapım İşleri Genel Şartnamesi” taraflar arasında ki 27.05.2015 tarihli sözleşmenin 2.5 maddesine göre, sözleşmenin uyulması gereken ayrılmaz bir parçası hükmündedir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi Madde:40, Kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi, Kesin hakediş raporu ve hesap kesilmesi “Madde 40 - (1) Birim fiyat esaslı sözleşmelerde kesin hesaplar aşağıdaki esaslara göre yapılır: a- İşin geçici kabulü yapıldıktan sonra, kesin hakediş raporunun düzenlenmesine esas olacak kesin metraj ve hesapların tamamlanmasına başlanır. Bunlar biri asıl olmak üzere en az üç suret halinde düzenlenir. Yüklenicinin kesin hakediş raporunun düzenlenmesinde geçici hakediş raporlarındaki rakamlara itibar edilmez ve kesin metraj ve hesaplar sonucunda bulunan miktarlar esas alınır.” denilmekte, Gerek Resmi ihaleli işlerde, idare müteahhit arasında ihtilaf halinde ihtilafları inceleyen ve karara bağlayan, Çevre , Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu kararlarında, gerekse Yerleşik yargıtay kararlarında ve Sayıştay Genel kurul kararlarında ara hakedişler avans mahiyetinde ödemeler olarak nitelendirilmektedir. Bu hüküm ve teamüllere göre avans mahiyetindeki ara hakediş ödemelerine itiraz edilmeden ödenmiş olmasının, davacı tarafından kabul gördüğü manasında olmadığı, Yine taraflar arsındaki sözleşmenin 9.3. Maddesinde; 3. PROJE YÖNETİM'in, ol yapılan işleri beğenmesi, inşaat, imalat ve tesisatın kontrol altında yapılmış olması, TAŞERON'a sözleşme, şartname ve proje hükümlerini bozmak ve fennin icaplarını ihmal etmiş olmak sorumluluğundan kurtaramaz.” Denilmektedir. Bu hükmün ara hakedişler içinde geçerli olduğu kanaatindeyim. Resmi Kurum ihalelerinde, zaman zaman yaklaşık her ihalede bütün harcamalar ve hakedişler, sözleşmeler, teknik şartnameler Sayıştay denetçileri tarafından incelenmekte, denetlenmekte, Huzurdaki dava da olduğu üzere, sözleşmede yazılı iş kalemleri veya sözleşmede olmayıp, gerekçesi açıklanmamış, sözleşme yapmaya yetkili makamın oluru alınmadan ödenen imalat bedelleri için zimmet çıkarılmakta, müteahhitten faizi ile birlikte talep edilmekte ve geri alınmaktadır. ... ... de Dernek statüsünde olmakta, denetim kurulları veya kurulun görevlendirdiği yetkili Denetim Kuruluşları tarafından denetlemekte ve huzurdaki davada olduğu üzere yapılan usulsüz ödemeleri ilgilere rapor halinde sunmaktadırlar. Sözleşme tadilatlarının yazılı talep ve karşı taraf sözleşme yetkilisinin onayı ile oladağı görüş ve kanaati ile KÖK rapordaki Teknik İnceleme ve değerlememde ki görüş ve kanaatimde değişiklik olmadığını, nihai takdir ve kararın Mahkemeye ait olduğunu, Davacı tarafın işlemiş faiz ile ilgili taleplerinde de kök raporda varmış olduğumuz kanaatte bir değişiklik olmadığı, ancak davacının takip öncesi faiz talebini mahkemenin benimsemesi halinde de yukarıdaki bölümde faiz hesabının yapılmıştır." şeklinde görüş ve tespitlerini bildirir raporunu dosyaya ibraz etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesi 2021/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ...AŞ, borçlunun ... AŞ olduğu, takibin 100.956,17 TL asıl alacak, 51.899,76TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 152.855,93 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının 7.04.2018 tarihli A-... seri no'lu fatura ve cari hesap alacağı olduğu, 18/05/2021 tarihli ödeme emrinin 22/10/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 28/10/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 12/07/2024 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Dava ve takibe konu edilen alacağın dayanağı takip talebinde 17.04.2018 tarihli A-... seri no'lu fatura ve cari hesap alacağı 100.956,17 TL olarak gösterildiği, davacı taraf iddiasında, stat yenileme çalışmaları için davacı ile davalı arasında akdedilen 27/05/2015 tarihli sözleşme kapsamında yapılması kararlaştırılan işe ilişkin olarak tarafların karşılıklı alacak ve borçlarının takip edildiği cari hesaptan kaynaklanan 100.956,17-TL alacak istemi ile takip yapıldığını ve davalının takibe itirazının iptalini talep ettiğini bildirmiş, davalı taraf ise savunmasında, zamanaşımı itirazında bulunmuş, fazla ödeme yapılmadığını ve faturaya itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Zamanaşımı yönünden yapılan incelemede, taraflar arasında akdedilen 27/05/2015 tarihli sözleşme, prakas kaplama yapım iyine dair eser sözleşmesi niteliğinde olup, Sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 147/6. maddesine göre “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmakla birlikte davacının dava ve takibe konu ettiği alacağının 17/04/2018 tarihli fatura nedeniyle cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin olduğu ve dava ve takibe konu edilen alacağın 6098 sayılı TBK’nın 147/6. maddesine göre 5 yıllık süreye değil, TBK’nın 146. maddesinde belirtilen 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu ve takip tarihinde 10 yıllık süre dolmadığı gibi takiple kesilen ve 18/05/2021 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresi için arabuluculukta geçen süre de dikkate alındığında dava tarihi olan 12/07/2024 tarihinde 10 yıllık sürenin dolmadığı değerlendirilmekle davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı ve davalının incelenen kayıtlarına göre tarafların defterlerinin usule uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davacı kayıtlarına göre davacının davalıya 48.024,22-TL cari hesap kaynaklı borcu ve 110.176,40-TL teminat borcu olmak üzere toplam 158.200,62-TL tutarında borçlu olduğu, davacının davalı adına toplam 252.012,79-TL tutarında iade faturası düzenlediği ve bu faturalar dikkate alındığında davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan bakiye 100.956,17-TL tutarında alacaklı olduğu, bu alacağın davacı tarafça takibe ve davaya konu edildiği, davalı kayıtlarına göre 48.024,22-TL cari hesap kaynaklı alacağı ve 110.176,40-TL teminat alacağı olmak üzere toplam 158.200,62-TL alacaklı olduğu ve 252.012,79-TL tutarında iade faturalarının davalı kayıtlarında yer almadığı belirlenmiş, taraflar arasında akdedilen sözleşmede davalı yüklenici, davacı ise iş işveren olup, sözleşmede kararlaştırılan prekast kaplama işine sözleşme ile başlandığı, 30/04/2016 tarihinde geçici kabul yapıldığı ve 10/10/2017 tarihli kesin kabul raporu ile 25/04/2016 tarihi itibariyle kesin kabulü yapılarak işin tamamlandığı, işin kontrolü için davacı ile dava dışı ... ... AŞ arasında sözleşme imzalandığı, 17/05/2016 tarihli 6 nolu hakedişin düzenlendiği ve anılan hakedişte işveren olarak davacının imzasının bulunmadığı, davacının ... firmasını yetkilendirmesi ile kesin hesap ve hakedişleri incelenmesi neticesinde 17/05/2016 tarihli kesin hakediş raporunun düzenlendiği ve anılan hakediş raporunun tarafların tamamınca imzalandığı, belirtilen bu iki hakediş raporlarında imalat toplam tutarlarında davacı aleyhine ve davalı lehine 213.570,16-TL tutarında farklılık olduğu, yapılan işin metraj miktarı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın fiyat değerlemesindeki farklılıktan kaynaklandığı, farklılıkların incelenmesi neticesinde, artan imalat nedeniyle sözleşmenin 14. Maddesine göre 36.493,20-TL tutarındaki fiyat farkı ödemesinin usulsüz olduğu, ilavelere ilişkin yazılı onay bulunmadığı, prekast döşeme bedelinin 206.794,82-TL olduğu 16. Sırada yer alan tutanaklar nedeniyle düşülmesi gereken tutarın 16.455.91-TL olmak üzere toplam 223.250,71-TL tutardan 6. Sırada kayıtlı eksilen işler bedeli 9.681,12-TL'nin mahsubu neticesinde bakiye alacak bedelinin 213.569,59-TL olduğu ve KDV dahil 252.012,12-TL tutarında davacının davalıdan alacaklı olduğu belirlenmiş, davacı ve davalı kayıtlarına göre belirlenen 48.024,22-TL cari hesap kaynaklı alacağı ve 110.176,40-TL teminat alacağı olmak üzere toplam 158.200,62-TL tutarında davalı alacağının mahsubu neticesinde davacının davalıdan bakiye 93.812,17-TL olduğu belirlendiğinden davalının takibe itirazının 93.812,17-TL asıl alacak yönünden haksız olduğu, ayrıca takip öncesi temerrütün gerçekleştiğine dair belge bulunmadığından davalının temerrütünün takiple gerçekleştiği değerlendirilmekle işlemiş faiz talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmış, davalının takibe itirazının 93.812,17-TL asıl alacak için iptali ile asıl alacağa dair fazla talebin ve işlemiş faize ilişkin fazla talebin reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 93.812,17-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 93.812,17TL asıl alacağı yıllık %16,75 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20 si oranında 18.762,43TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmeisne, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.408,31-TL harçtan peşin alınan 1.846,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.562,19-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 1.914,75-TL tutarındaki kısmının davalıdan tahsili, bakiye 1.205,25-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 122,50-TL tebligat/ posta gideri, 21.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 21.122,50-TL'nin haklılık durumuna göre 12.962,88-TL tutarındaki kısmı ile 427,60-TL başvurma harcı, 1.846,12-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 15.297,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı,gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/407, K. 2026/518, T. 16.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-407-e-2026-518-k-0f01e984306d